Google Groups no longer supports new Usenet posts or subscriptions. Historical content remains viewable.
Dismiss

Kant Ahlak Felsefesi Pdf Download

340 views
Skip to first unread message

Eden Kolander

unread,
Dec 25, 2023, 8:44:18 PM12/25/23
to
Kant, evrensel bir ödev ahlakının varlığını savunmaktadır. Kant bu düşüncesiyle, insanların kurallara her şartta uymalarını öngörür. Örneğin, trafik polisinin olduğu bir yerde, kırmızı ışık yanınca duran araba sürücüsü, trafik polisi olmadığı zaman da hatta gecenin ortasında, etrafta hiç kimse yokken bile ödev ahlakının gereği olarak kırmızı ışıkta durabilmelidir.



kant ahlak felsefesi pdf download

Download Zip https://stupimoplanze.blogspot.com/?download=2wVYV6






Kant'a göre ahlakın kaynağı asla tecrübe olamaz. Ona göre insanlarda bir iyilik iradesi vardır. Bu irade de davranışları menfaat gözetmeksizin ortaya koymanın ta kendisidir. İnsanlar bu iradeyi tecrübeden değil, numenden kazanmaktadırlar.


Kant, ödev ahlakının dışında bir de toplumsal ahlaktan bahseder. Bunun en basit örneklerinden birisi de savaş esnasında insan öldürmektir. Savaş ortamında insan öldürmek, toplumsal bir ahlak anlayışının desteğindedir.


Bir eylem, bir çıkar veya beklenti içerisinde yapılmışsa bu eylem, koşullu eylemdir ve bu eylem ahlaki değildir. Fakat bir eylem, ödev duygusu içerisinde, hiçbir çıkar veya beklenti içerisine girmeden koşulsuz buyruk ile yapılmış ise ahlakidir. Örneğin araç kullanırken kırmızı ışık yandığında sadece vicdanen bu kurala uymak, Kant'a göre ahlaklı bir eylemdir. Çünkü kırmızı ışıkta, salt çıkarın tamamen dışında, sadece vicdani gereklilikten ötürü durulmuştur. Kırmızı ışıkta durma nedenimiz ceza almamak, kameraya yakalanmamak, birilerine hoş görünmek vb. ise de bu eylem Kant'a göre ahlaksızca bir davranıştır; çünkü davranışın temelinde çıkar vardır.






Kant, ahlakın insanların rasyonel ve yükümlülüklerine dayalı bir düzen olarak tanımlar ve ahlak kurallarının rasyonel olarak üstün bir düzen olduğunu ve herkes için geçerli olduğunu vurgular. Kant, insanların ahlaki davranışlarını insanlar arasındaki adaleti koruyacak ve insanların haklarını koruyacak rasyonel prensipler baz alarak yapmaları gerektiğini söyler.[2]


Kant'ın ahlak felsefesi, deontolojik ahlak anlayışının temelidir ve insanların doğruluğu ve yanlışlığı açısından belirli ahlaki kuralların varlığına dayanır. Kant, insanların doğrularını ve yanlışlarını belirlemelerine yardımcı olan ahlaki yargıların rasyonel olduğunu ve insanların ahlaki davranışlarının bu rasyonel yargılar doğrultusunda olması gerektiğini savunur.


Kant, evrensel bir ahlaki yükümlülüğün varlığını savunur. Bu düşünceyle Kant, insanların her koşulda kurallara uyacağını öngörür. Örneğin trafik polisinin bulunduğu bir yerde kırmızıda duran arabanın sürücüsünün gecenin bir yarısında bile etrafta kimse yokken kırmızı ışıkta durabilmesi gerekir, görev etiğinin bir gereği olarak.


Ahlaki görev ona göre evrensel ahlak yasası mümkündür. Ancak böyle bir yasa, bir doğa yasası olarak ne olduğunu değil, olması gerekeni içeren bir yapıda olduğunda mümkündür. Bu yasa, bizde var olan irade ile gerçekleşir. Özerklik yasası, kendi içinde olmaktır. Bununla birlikte özgürlük gelir.


Başka bir deyişle, insan kendi ahlaki yasasını belirler. Bu, ahlaki eylem için temel gereksinimdir. Bu etik kurallara uymak bir yükümlülük değil, bir görevdir. Kendimizi gönüllü olarak adadığımız, yerine getirdiğimiz ve kendimiz için sorumluluk aldığımız bir görevdir. Bu emir, insanı dışarıdan şartlandıran şartlı bir emir değildir. Bu emir, bize verilen bir emir anlamında koşulsuz bir emirdir. Yani görev insana başkası tarafından değil, kendisi tarafından, kendi vicdanı tarafından verilmiştir. İnsan kendi görevini yaratır.


Ahlak Metafiziğinin Temellendirilmesi (Grundlegung zur Metaphysik der Sitten) 100 sayfayı aşmayan oldukça kısa bir metin olmasına rağmen Immanuel Kant'ın ahlak felsefesinin temellerini ortaya koyduğu en önemli metindir. Ahlak felsefesi alanında sistematik bir eser hazırlama girişiminden ilk kez 1768'de bahseden Kant, yazımına 1783 yılında başladığı eserin[1] ilk baskısını 1785 tarihinde, en önemli eseri kabul edilen Saf Aklın Eleştirisi'nden dört yıl sonra yaptı. Ahlak Metafiziğinin Temellendirilmesi aslen Pratik Aklın Eleştirisi'ne hazırlık olarak düşünülmüştü. Bu eserde ortaya konan ahlak felsefesinin esasları Pratik Aklın Eleştirisi'nde ve geç bir dönemde yazdığı Ahlak Metafiziği'nde (Metaphysik der Sitten) geniş biçimde açıklanır ve incelenir[2].


Dolayısıyla Ahlak Metafiziğinin Temelleri, Kant'ın etik sistemini ortaya koyduğu bir metin olmakla birlikte, tek başına bu sistemi bütünüyle anlamak için yeterli değildir. Roger J. Sullivan, Saf Aklın Eleştirisi başta olmak üzere diğer iki kritiğin, Saf Aklın Sınırları Dahilinde Din (Die Religion innerhalb der Grenzen der Bloßen Vernunft) ve Türkçeye çevrilmemiş olan Ahlak Metafiziği adlı eserinin yanı sıra siyaset felsefesine dair metinlerinin de eşit öneme sahip olduğunu dile getirir[5].


Kant birinci bölümde her insanın kendi aklıyla bulabileceği ahlak bilgisinin ilkesine ulaşmayı amaçlar. İyi isteme kavramıyla açılan birinci bölüm, yasaya saygıdan dolayı yapılan eylemin zorunluluğu olarak tanımlanan ödev kavramının açıklanmasıyla sona erer.


Kant için bir eylemin ilkesinin ahlaki bir değere sahip olması, o eyleme yönelik hiçbir eğilimin olmaması ya da tersi eğilimlerin varlığı halinde, eylemin sırf ödeve saygıdan dolayı gerçekleştirilmesiyle ilişkilidir. Örneğin insan sever bir kişinin içindeki bu eğilimden dolayı ve hiçbir bencil eğilim taşımadan insanlara yardım etmesinde herhangi bir ahlaki değer bulunmaz. Ama aynı kişinin kendi dertlerine fazlaca gömülmüş ve dolayısıyla başka insanların sıkıntıları karşısında içinde herhangi bir duygudaşlık hissi oluşmadığı durumda, içinde bulunduğu sıkıntılara rağmen sırf iyilik yapma ödevine saygıdan dolayı insanlara iyilik yapması, bu eylemini ahlaki değere sahip kılar. Dolayısıyla doğa kişiye ne tür bir karakter vermiş olursa olsun, eylemlerini bu karakterinden ötürü değil ödevden dolayı gerçekleştirmesi bu eylemlere ahlaki değer katar.


Ahlak Metafiziğinin Temellendirilmesi'nin ikinci bölümü Kant'ın yaygın ahlaksal dünya bilgeliği adını verdiği genelgeçer düşüncelerin eleştirisiyle başlar ve buyruk kavramının incelenmesiyle devam eder. Buradaki temel soru eylemi zorunlu kılan ilkenin ne olduğu sorusudur.


Kesin buyruğu üç ayrı formülasyonla dile getiren Kant'ın ilk formülü, yani evrensel doğa yasası formülü, hangi ilkenin evrensel yasa olmaya uygun olduğunu gösteren formel bir test yöntemi olarak görülebilir. Yani, herhangi bir eylemimi belirleyen ilkenin herkesin eylemini belirlemesini isteyip isteyemeyeceğimi sorarak ilkemin ahlaka uygun olup olmadığını test edebilirim.


Bu noktaya dek ahlaklılık kavramı geliştirilmiş ve isteme özerkliğinin ahlaklılığın temelinde olduğu gösterilmiş olmakla birlikte, ahlak yasasının yani kesin buyruğun akıl sahibi varlıklar için zorunlu olup olmadığı ve özgürlüğün akıl tarafından kanıtlanıp kanıtlanamayacağı bu bölümün konusudur.


Kant, ahlaki bakımdan iyi diye adlandırılan şeyi insanın doğal arzularının, eğilimlerinin doyurulması olarak açıklayan ahlak kuramını şiddetle reddeder. Ahlaki değerler, insanın empirik-duyusal doğasından türetilemezler ve onlara indirgenemezler. Ahlak değerlerinin kaynağı, insan aklı veya akıllı insandır (onu aşan herhangi bir dış, aşkın ilke değil) ve bu akıl, insanda, ahlak planında kendisini vicdan olarak ortaya koyar. Kant, ahlaklılığın özünü, yapmış olduğumuz eylemin sonucunda değil, motifinde, yani niyetimizde bulur. Saf iyi niyete dayanan ve ödev duygusundan doğan eylemler, sonuçları ne olursa olsun, ahlaki eylemlerdir.


6) Bazı durumlarda yalan söylemek gerekçelendirilebilir mi? Eğer Herbert sevdiği adamın ona saygı duymaya devam etmesi için yalan söylemişse, yalanının haklı bir gerekçesi olduğunu ve dolayısıyla ahlaksız bir davranış olmadığını söyleyebilir miyiz? Yalanın haklı gerekçelerinin olabileceğini düşünüyor musunuz?

0aad45d008



0 new messages