Peygamberimiz (s.a.v.) Allâhü Teâlâ’nın şöyle buyurduğunu bildirmiştir: "Âdemoğlunun her ameli kendisine mahsustur. Oruç müstesna. Zira o, bana mahsustur. Onun mükâfatını ben takdir edeceğim." Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır: "Oruç bir kalkandır. Sizden biri oruçlu olduğu gün cinsel ilişkide bulunmasın, cahillik edip de kem söz söylemesin. Biri ona sataşacak veya dalaşacak olursa "ben oruçlu bir kişiyim" desin. Muhammed (s.a.v.)’in canı yed-i kudretinde olan Allâh’a yemin olsun ki; elbette oruçlunun ağız kokusu, Allâhü Teâlâ katında misk kokusundan daha hoştur." (Buharî) "Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından altı gün ilave ederse, sanki yılın bütününde oruç tutmuş gibi olur." (Müslim, Tirmizî, Ebû Dâvûd) "Muhakkak oruçlu için, iftar anında reddolunmayacak duâ vardır." (İbn-i Mâce) "Oruç tutunuz ki sıhhat bulasınız" (Taberani, Mu’cemu’l- Evsat) "Her şeyin bir zekâtı vardır. Cesedin zekâtı da oruçtur." (İbn-i Mâce)
"Bizim orucumuzla Ehl-i Kitab’ın orucunu ayıran sahur yemeğidir." (Nesaî) "Sahura kalkın. Çünkü sahurda bereket vardır." (Buhârî) "Allâh rızası için bir gün oruç tutan bir kulu Allâhü Teâlâ muhakkak o bir gün oruç sebebiyle cehennemden yetmiş vadi uzaklaştırır." (Müslim) "Oruçlu olan kişi, bir Müslüman’ı gıybet ve yahut ona ezâ ve cefâ etmedikçe ibâdettedir." (Suyûtî, Câmiu’s-Sağir) "İki haslet vardır ki onlardan (kendini) muhâfaza edenin orucu sâlim olur: Gıybet ve yalan." (Beyhakî, Şuabü’l-Îmân) "Kim bir oruçluya iftar ettirirse, -oruçlunun sevâbından hiçbir şey eksilmeden- onun orucunun sevâbının bir misli sevâb alır." (Tirmizî)
Mevlâna Takvimi