Yağmur suyuyla, dere ve kuyu sularıyla, havuz sularıyla ve tatlı veya tuzlu olsun deniz sularıyla gusletmek ve abdest almak caizdir. Ağaç veya yapraklardan sıkılmış olan sularla, karpuz ve kavun suyuyla ve şeker kamışından sıkılmış sularla abdest almak caiz değildir. Temiz bir madde suya karışmış veya temiz bir şey suda pişirilmiş olsa ve nihayetinde suyun ismi değişip ona artık “su” ismi verilemeyecek hâle gelse; meselâ meşrubat, sirke ve çorba gibi isimler alsa onunla abdest almak caiz değildir. Toprak, safran veya sabun gibi temiz bir nesne suyla karışmış olsa ve suyun üç vasfı -yani tadı, rengi veya kokusu- değişmiş olsa, fakat incelik (rikkat) ve akıcılığı değişmese onunla abdest almak caizdir.
Temiz bir nesne suda kaynatılmış olsa ve suyun üç vasfından -yani rengi, tadı veya kokusundan- birisi değişmiş bulunsa onunla abdest almak caiz değildir. Ancak daha iyi temizlemesi amacıyla temiz bir nesnenin, suda kaynatılmış olması bunun haricindedir; ölüyü gasletmek için sedir ağacı yapraklarını suda kaynatma böyledir. Böyle bir su ile gusletmek ve abdest almak caizdir. Safran suyunda kızıllık baskın gelir ve onun, elbise boyanan su gibi olması durumunda onunla abdest almak caiz değildir. Sütün suya karışmış olması durumunda bakılır, eğer sütün rengi baskın durumda ise onunla abdest almak caiz değildir, fakat baskın durumda değilse caizdir.
(Eşref Ali et-Tehânevî, Hanefi İlmihali, s.79-80)
Mevlâna Takvimi