|
Bir g�n seminere ba�lamadan �nce k�sa boylu g�ler y�zl� birisi geldi. Hocam elinizi �pmek istiyorum, dedi. Ben el �pt�rmekten pek ho�lanmad���m i�in, yanaktan �p��elim, dedim, �p��t�k. Aram�zda ��yle bir konu�ma yer ald�: - Hayrola, neden elimi �pmek istedin? - Hocam, �� y�l �nce sizin bir seminerinizi kat�ld�m. Hayat�m de�i�ti. O seminerden sonra daha mutlu bir ailem var ve size te�ekk�r etmek istiyorum; onun i�in elinizi �pmek istedim. - Ne oldu, nas�l oldu? - �� y�l �nce �irketimizin organize etti�i iki g�nl�k bir seminerde bizimle beraberdiniz. O seminerin biti�ine do�ru dediniz ki, "Bir insan�n anavatan� �ocuklu�udur. �ocuklu�unu doya doya ya�ayamam�� bir insan�n mutlu olmas� �ok zordur. Bir annenin, bir baban�n en �nemli g�revi, �ocuklar�n�n �ocuklu�unu doya doya ya�amas�na olanaklar yaratmakt�r." Bir s�re sustu, bir �ey hat�rlamak ister gibi d���nd�, sonra konu�maya devam etti: - Hatta daha da ilerisi i�in s�ylediniz; dediniz ki, "Bir ulusun en �nemli g�revi �ocuklar�n�n �ocuklu�unu doya doya ya�amas�na olanaklar yaratmakt�r." Ben bir baba olarak sizi duydu�um zaman kendi kendime d���nd�m: Ben bir baba olarak �ocu�umun �ocuklu�unu doya doya ya�amas�na f�rsatlar yarat�yor muyum? B�yle bir sorunun o zamana kadar hi� akl�ma gelmedi�ini fark ettim. Ben ne yap�yorum, diye d���nd�m. Benim yapt���m san�r�m bir�ok baban�n yapt���n�n ayn�s�yd�. Dokuz ya��ndaki o�lum ben i�ten eve gelince beni g�rmemeye, benden ka�maya �al���yordu. Neden ka�maya �al���yordu, biliyor musunuz, Hocam? - Hay�r, neden? - ��nk� onu g�r�nce hemen �u soruyu soruyordum. "O�lum bug�n �devini yapt�n m�?" Tuhaf tuhaf bak�yor, g�z�n� ka��r�yor, daha da s�k��t�r�nca, hay�r anlam�na gelen, "c�k" sesini ��kar�yordu. K�z�yordum, s�yleniyordum, "Niye yapm�yorsun �devini!" diyordum. Aram�zda s�rekli tart��malar, s�rt��meler olu�uyordu. Tabii bunun sonucunda b�t�n aile huzursuz oluyordu. Burada biraz sustu, solukland�. Sanki hat�rlamak istemedi�i an�lar vard�; onlar�n �stesinden gelmeye �al���yordu. Sonra konu�maya devam etti: - Ben sizin seminerinizden ��kt�ktan sonra d���nmeye ba�lad�m. "Ben ne bi�im babay�m," diye kendime sordum. Seminer i�in geldi�im �stanbul'dan �al��ma yerim olan Kayseri'ye gidinceye kadar d���nd�m; otob�ste b�t�n gece d���nd�m ve sonra kendi kendime dedim ki, e�imle konu�ay�m, biz birlikte bir karar alal�m. Diyelim ki bu �ocuk isterse be� y�l s�n�fta kals�n, ama doya doya �ocuklu�unu ya�as�n. - Radikal bir karar! - Evet, u�ta bir karar, ama bu karar i�ime �ok iyi geldi, Hocam.Gerginli�im, �z�nt�m gitti, i�im rahat etti. Ben eve gelince e�ime dedim ki, hadi gel otur, konu�al�m. Yemekten sonra oturduk konu�tuk, �ocuklar yatt� biz konu�maya devam ettik. Seminerde anlat�lanlar� aktard�m, b�yle b�yle b�yle diye izah ettim ona ve en nihayet dedim ki, ya benim g�nl�mden ne ge�iyor sana s�yleyeyim. Bizim o�lumuz var ya bizim o�lumuz, o isterse be� y�l s�n�fta kals�n, ama �ocuklu�unu ya�as�n! �imdiye kadar onun �ocuklu�unu ya�amas�yla ile ilgili pek bir �aba g�stermedik, bir bilin� g�stermedik, oluruna b�rakt�k. Gel �imdi de�i�tirelim bunu. - E�iniz ne dedi? - Hocam biliyor musun ne oldu? - Ne oldu? - Kar�m hayretle bana bakt� ve dedi ki, "Bu ne bi�im seminer be! Kim bu adam? �yle �ey mi olur; yok bizim ki �ocuklu�unu ya�ayacakm��! Bizim �ocuk �ocuklu�unu ya�arken �b�rk�ler s�n�flar�n� ge�ecek ilerleyecek! �yle �ey olmaz." - Anl�yorum; anne olarak �ocu�unun geride kalmas�n� istemiyor, kayg�lan�yor! - Fakat hocam ben pes etmedim, b�rakmad�m, m�cadeleye devam ettim. Herg�n, her ak�am gece yar�lar�na kadar kar�mla konu�tum. �� gecenin sonunda bana, peki ne halin varsa g�r, dedi. - Pes etti, yani. Peki, sen ne yapt�n? - ��te onu dedi�i g�n�n sabah� e�ofman�m�, ayakkab�m� ��yle kap�n�n yan�na b�rakt�m i�e gittim; i�ten d�n�nce o�lumun g�z�ne bakt�m ve dedim ki, o�lum bug�n doya doya oynad�n m�? Bana hayretle bakt� ve "Hay�r!" anlam�na gelen "c�kk" dedi. O zaman, hadi gel beraber a�a��ya inece�iz, oynayaca��z, dedim. E�ofman�m� giydim, ayakkab�m� giydim, onunla beraber soka�a ��kt�k. Pencereden arkada�lar� bak�yorlarm��, onlar da soka�a ��kt�lar; birlikte sokakta oyun oynad�k. Ak�am saat alt�dan sekiz bu�u�a kadar sokaktayd�k. Eve gelince toz toprak i�indeyiz, beraber banyoya girdik, du� yapt�k. Havluyla kurulad�m, �ok mutluyduk ve o g�nden sonra i�ten d�n�nce her g�n onunla oynamaya ba�lad�m. Her g�n, her g�n, her g�n oynad�m. Yedi g�n sekiz g�n sonrayd� galiba, bir g�n banyodan ��karken onu kuruluyorum havluyla, kolumu tuttu, bana d�nd� ve dedi ki, baba ya, ben seni �ok seviyorum. Hocam nefesim durdu, g�z�m ya�ard�, konu�amad�m. ��nk� fark�na vard�m ki, �imdiye kadar sevdi�ini hi� s�ylememi�ti. D���nd�m, �imdiye kadar hi� s�ylemedi�inin fark�nda de�ildim; belki �m�r boyu s�ylemeyecekti. "Ne b�y�k tehlike!" diye d���nd�m. �m�r boyu onun bana bu c�mleyi s�ylemedi�inin fark�nda olmayacakt�m. - Demek fark�na vard�n, seni kutlar�m. Senin fark�na vard���n bu durum bir�ok anne ve baban�n fark�nda olmad��� gizil, �rt�k ama �nemli bir tehlike! - ��imde bir ��k�r duygusu, havluyla �ocu�umu kurulad�m ve giydirdim ve art�k her g�n oyun oynamaya devam ettik. Zaman ge�ti, iki hafta sonra okul, ��retmen veli bulu�mas� i�in okula davet etti. Daha �nceki veli bulu�malar�nda ��retmen, "Sizin o�lunuz ak�ll� bir �ocuk, ama �devleri kargac�k burgac�k yaz�yor, dikkat etmiyor. S�n�fta arkada�lar�n� rahats�z ediyor, onlar� itiyor kak�yor, l�tfen onunla konu�un. �devlerine ilgi g�sterin, s�n�fta arkada�lar�n� rahats�z etmesin. �devlerini do�ru d�r�st yaps�n," demi�ti. O nedenle ��retmen bulu�mas�na gitmekten �ekiniyordum. Bu davet gelince ben e�ime dedim ki, hadi okuldaki bulu�maya beraber gidelim! Yok, dedi, sen tek ba��na gideceksin, ben gelmeyece�im. - E�iniz gelmek istemedi! - Hay�r istemedi. Ya beraber gidelim, diye �srar ettim hay�r hay�r sen yaln�z gideceksin dedi. Ben yaln�z gittim ve di�er veliler geldik�e s�ra bende oldu�u halde s�ran�n arkas�na ge�tim, s�ran�n arkas�na ge�tim ki ba�ka kimse olmadan ��retmenle konu�ay�m, diye. Mahcup olaca��m� d���n�yordum. Her �eyin daha k�t�ye gitti�ini d���n�yordum. En nihayet b�t�n veliler ��retmenle konu�malar�n� bitirip gittiler. S�ra bende! ��retmenin kar��s�na ge�tim, bana bakt� g�l�msedi, siz ne yapt�n�z bu �ocu�a, dedi. Hi� cevap vermedim, �n�me bakt�m. L�tfen s�yleyin ne yapt�n�z bu �ocu�a, dedi. "�ok mu k�t� hocam?" diye sordum. G�l�msedi, hay�r, k�t� de�il, dedi. "Art�k s�n�fta arkada�lar�n� hi� rahats�z etmiyor, �devleri iyile�ti, tam istedi�im ��renci oldu. Ne yapt�n�z bu �ocu�a siz?" - Herhalde bir baba olarak �ok mutlu oldunuz? - Hocam biliyor musunuz ��retmenin kar��s�nda a�lamaya ba�lad�m. �nanam�yordum kula��ma, i�imden, vay evlad�m, biz sana ne yapt�k �imdiye kadar, duygusu vard�. Eve geldim, kar�m y�z�me bakt�, g�zlerim a�lamaktan k�pk�rm�z�. "O kadar m� k�t�?" diye sordu. Ona da cevap veremedim Hocam, ona da cevap veremedim! A�lad�m. Daha sonra anlatt�m. Hocam onun i�in sizin elinizi �pmek istedim, te�ekk�r ediyorum. Benim o�lumun ve onun k����� k�z�m�n hayat�n� kurtard�n�z. Ailemin mutlulu�u kurtuldu. Hakikaten bir insan�n anavatan� �ocuklu�uymu�. Anavatan� mutlu olan bir �ocuk �al��mas�n�, okulunu her �eyini b�t�n g�c�yle yapar ve orada ba�ar�l� olurmu�. "Gel seni yeniden kucaklayay�m!" dedim. Kucakla�t�k. "�ocuklar G�ls�n diye!" ya�ayal�m. ��nk� insan�n anavatan� �ocuklu�udur. �ocuklar g�lerek, oynayarak b�y�rse, sonunda b�y�kler g�ler. B�y�kler mutlu olup g�l�mseyince t�m �lke, t�m insanl�k g�ler. �ocuklar�n g�lmesine hizmet veren herkese selam olsun! Do�an C�CELO�LU |