On Soruda Osmanlı Tarihçiliği

276 views
Skip to first unread message

Tarihci

unread,
Jul 27, 2009, 6:05:04 PM7/27/09
to merake...@googlegroups.com

On Soruda

Osmanlı Tarihçiliği

Osmanlı tarihinin en önemli kaynakları, imparatorluk döneminde kaleme alınmış Osmanlı tarihleridir. Bu yazımızda, Osmanlı tarihçiliğinin ne olup ne olmadığını ve Osmanlı'da tarihçiliğin nasıl geliştiğini sorguladık.

 

Erhan AFYONCU / Popüler Tarih Mayıs 2004

 

1.Osmanlı tarihçiliği ne zaman başladı?

Osmanlı tarihçiliği, devletin kuruluşuna oranla, oldukça geç bir dönemde başlar. Osmanlı İmparatorluğu'nun tarih sah nesine çıktığı 13. Yüzyıl'ın sonları ile 14. Yüzyıl'ın başlarına ilişkin bir Osmanlı tarihi yok tur. Osmanlı'nın kuruluş dönemi hakkında başka milletler tarafından yazılmış tarih kitaplarında da sınırlı bilgiler yer alır. Bu yıl larda eserlerini kaleme alınış Pakhymeres, Nikephoros ve Kantakuzenos gibi Bizans ta rihçileriyle İbn Battuta, İbn Said ve El-Umarî gibi Arap gezgin ve coğrafyacılarının ki taplarında, Osmanlı'ya ilişkin bazı bilgiler verilir.

İlk Osmanlı tarihi, 15. Yüzyıl'ın başlarında yazılmış olan 'Yahşi Fa kih Menakıbnâme si 'dir. Ancak bu eser bugün mevcut değildir. Yahşi Fa­kih, Orhan Gazi'nin imamı İshak Fakih'in oğludur. Eserini yazarken kendi gör düklerinin yanı sıra, babasının şahit olduğu ve duyduğu ha­diseleri de kullanmış olmalıdır.

İlk devirlere ait önemli bil giler veren bir tarih kaleme al mış olan II. Bayezid dönemi ta­rihçisi Aşıkpaşazâde, 1413 yı lında Gebze'den geçerken has talanır ve Yahşi Fakih'in evin de misafir olur. Burada Yahşi Fakih 'in yazdığı kitabı görüp okuyarak, kendi tarihini ya zarken, bu bilgileri kullanır.

Bugün elimizde mevcut en erken Osmanlı tarihi, Ahme di'nin 15. Yüzyıl başlarında yazmış olduğu 'İskendernâme’ sidir.

İskendername'nin sadece 340 beytinde Osmanlı tarihin den söz edilir.

Ertuğrul Gazi'den Yıldırım Bayezid devri ortalarına kadar gelen ve Emir Süleyman’a su nulan eserin ”Dastan-ı Teva rih-i Mülûk-ı Âl-i Osman” ad lı bölümü Osmanlı tarihi hak kında bazı bilgiler içerir. 1390'da yazılan bu esere mü ellif daha sonra 1410 yılına kadar eklemeler yapmıştır.

İlk nüvesi II. Murad'ın ilk yıllarında hazırlanmış olan popüler anonim tarihler de ilk dönem Osmanlı tarihinin önemli kaynaklandır. 'Anonim Tevârih-i Âl-i Osman' diye adlandırılan bu ta rihler, Süleyman Şah’ın Anadolu’ya gelişi ile başlayıp değişik tarihlerde sona ermektedirler. Osmanlı İmpa ratorluğu'nun ilk dönemleri hakkında en teferruatlı bilgi leri veren eserlerdendir.

 

2.“Saray takvimleri” nedir?

Ahmedi' den son ra gelen ilk dö nem Osmanlı tarihi kaynaklarından biri de, tarihi takvimlerdir. 'Saray tak vimleri' diye de adlandırılan bu kısa metinli manzumeler, Hazreti Âdem' den itibaren peygamberlerin ve halifelerin kronolojik listeleriyle Selçuklu, Osmanlı ve Karamanlıların ta­rihlerine ait önemli olayları içerirler.

Bu takvimlerde ayrıca ke hanetler ve rüya tabirleri tü ründe bilgiler de bulunur.

Altısı yayımlanmış bu tak vimlerin çoğunluğu, II. Murad döneminde hazırlanıp padişa ha sunulmuştur.

Bu takvimlerde kısa bilgiler yer alsa da, zaman zaman önemli noktalara değinilir.

Osmanlı kroniklerinde “Düzmece” diye nitelenen Şeh zade Mustafa'nın Yıldırım Ba yezid'in gerçek oğlu olduğu ifadesine de bu takvimlerde rastlanır.

Takvimlerde bir olayın geçtiği yıl değil, takvimin ha zırlandığı yıldan ne kadar ön ce meydana geldiği belirtilir.

Bazı takvimler kimi yazar lar tarafından ele alınıp biraz süslenerek, tarih kitabı haline getirilmişlerdir.

3.Osmanlı tarihçiliği nasıl yükseldi?

Fatih Sultan Mehmed'in hükümdarlık yılları Os manlı tarihinin en önemli dönemi olmasına rağ men, tarihçilik bu yıllarda da fazla gelişmemiştir. Bu dö nemde yazılmış üç tarih var dır. Bunlar; Enveri' nin “Düs türname”si, Şükrullah bin Şe habeddin Ahmed'in, “Behçe tü't- Tevarih” adlı Farsça tarihi ve Veziriazam Karamanî Mehmet Paşa'nın “Tevarih-i Selatinü's Sultaniye” sidir.

Osmanlı tarihine ilişkin ayrıntılı bilgi veren ilk eserler, 15. Yüzyıl'ın ikinci yarısında II. Bayezid döneminde yazıl mıştır.

Osmanlı tarihinin ilk dö nemleri üzerine en önemli bil gileri ihtiva eden“Aşıkpaşaza de Tarihi” de bu dönemde ka leme alınmıştır.  

 

4.İbn Kemal, neden bir dönüm noktasıdır?

II.Bayezid'in emriyle Türkçe bir tarih kaleme alan ve daha sonra bunu sürdürerek eseri ni, ilk 10 padişahın anlatıldığı 10 ciltlik bir tarih haline geti ren Şeyhülislam İbn Kemal'in çalışması, Osmanlı tarihçili ğinde bir dönüm noktasıdır. İbn Kemal'in tarihiyle, ilk dö nem Osmanlı tarihçiliği en önemli eserini vermiştir.

Yazar, daha önce yazılmış tarihlerde olduğu gibi, tarihi birbiriyle ilgisi olmayan bir olaylar dizisi olarak değil, bir birine bağlı bir hadiseler zinci ri olarak ele alır.

İbn Kemal'in eseri, Osman Gazi'den Mohaç Seferi sonra sına kadar olan süreyi içerir. Her padişaha bir defter yani bir cilt ayrılmıştır. Ancak Ke mal Paşazade'nin 10 defter den oluşan eserinin tamamı bugün elde değildir. 

5.Resmi tarihçilik nasıl başladı?

Osmanlı İmparatorlu ğu'na ilişkin olarak 'resmi tarihçilik' de­nilince, akla vakanüvislik ge lir. Osmanlı resmi tarih yazı cılığı, vakanüvislik kurumu nun 13. Yüzyıl başlarında or taya çıkmasından itibaren, İmparatorluk sonuna kadar sürecek devamlı bir 'devlet hizmeti' haline gelir.

Ancak vakanüvislik, Fatih zamanında ortaya çıkıp Kanuni devrinden itibaren de vamlı bir memuriyet haline dönüşerek 17. Yüzyıl'ın baş larına kadar süren şehnameci liğin bir devamıdır.

Bu iki kurumun amaçları ve ortaya koydukları eserler arasında önemli farklar bu lunsa da, şehnamecilik ve va kanüvislik, resmi tarih yazıcı lığının iki farklı dönemidir. Şehname yazıcılığı Fatih dev rinde başlamıştır.

II. Bayezid döneminde res mi tarih yazıcılığı ilk ürünleri ni, Türkçe ve Farsça olarak, İdris-i Birlisi ve İbn Kemal'in eserleriyle vermiştir.

  

6.Şehnamecilik nasıl bir tarihçilik türüdür?

Şehnamecilik, edebi tarih çiliktir ve bu tarz, İran ta rihçiliğinin ürünüdür. Bu tarihçiliğin ortaya çıkıp yay gınlaşmasında, Firdevsi'nin meşhur manzum destanı Şeh name'sinin büyük rolü olmuş tur. Süslü bir üslubu içerikten üstün tutan, olaylarda gerçeği aramak yerine, ahlaki değerle ri ortaya koymayı amaçlayan ve yazarın içinde bulunduğu çevrenin görüşlerini aksettiren şehnamecilik, Müslüman hü kümdarların saraylarında ka bul görmüştür.

Şehnameler genellikle Fars ça şiir olarak yazılmakta ve minyatürlerle süslenmektedir. İran'da yazılmış şehnamelerde hayal ürünü ve romantik tas virler yer alırken, Osmanlı şeh namelerindeki minyatürler savaşları, törenleri, yani gerçek hayatı yansıtmaktadır.

Fatih döneminde başarılı olamayan şehnamecilik Kanu ni devrinde resmi bir kurum haline gelmiş ve 16. Yüzyıl sonlarına kadar, İran'dan ge­len yazarlar bu görevi üstlenmişlerdir.

En meşhur Osmanlı şeh namecisi olan Seyyid Lokman bin Hüseyin el-şurî el-Urmevi, yaklaşık 27 yıl sürdürdüğü bu görevi sırasında, Hünernâme, Şehname-i Selim, Şehinşahnâ me, Zafernâme gibi eserler kaleme almıştır.  

7.Vakanüvislik nasıl bir tarihçilik türüdür?

Vakanüvis "vak'a ya zan" anlamına gelir. Bu tarihçiliğin özelliği, olayların arka arkaya, yıl be yıl anlatılmasıdır.

16. Yüzyıl'da “vakanüvis” unvanı, tarih yazıcıları için kullanılsa da bu gö revin Divan-ı Hüma yun'a bağlı devamlı bir memuriyet ola rak ortaya çıkması,

Naimâ ile başlamış ve Raşid'den itibaren devamlı lık kazanmıştır. İlk resmi vakanüvis olan Halepli Mus tafa Naimâ, 18. Yüzyıl'ın baş larında bu göreve getirilmiş ve 1592- 1660 yılları arasının ta rihini kaleme almıştır.

Son vakanüvis, Abdurrah man Şeref'tir. Yazdığı tarih; II. Meşrutiyet'i gerektiren ne denleri, 31 Mart olayını, II. Abdülhamid'in tahttan indi rilmesini ve Sultan Reşad dö neminin bir ayını kucaklar.

 

8.Cevdet Paşa'nın tarihçiliği neden önemlidir?

Osmanlı İmparatorlu ğu'nun yetiştirdiği en büyük tarihçi Ahmed Cevdet Paşa'dır. İlmiye sınıfı na yükseldikten sonra, uzun yıllar çeşitli bakanlık ve vali­liklerde bulunmuş, Mecelle'yi hazırlayarak Osmanlı huku­kunun yenileşmesine damgası nı vurmuştur.

Aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu'nun ye tiştirdiği en büyük resmi tarihçi olan Ahmed Cevdet Pa şa 1855'de vaka nüvisliğe getiril­miştir. Ancak Cev det Paşa bu tayinden bir yıl önce, Encümen -i Daniş'in kararıyla 1774- 1826 arasının tarihini yazma ya memur edilmiştir. Cevdet Paşa, evrak ve tarihleri incele yerek, dönemin üst kademe devlet adamlarından olayları dinleyerek, çağdaş başka kay nakları da kullana­rak, 'Tarih-i Cevdet' adlı 12 ciltlik bir ta rih yazmıştır.

Hadiseleri yal nızca tasvir etmemiş, sebep-sonuç ilişkilerine dikkat etmiştir. Eserinde İbn Haldun'un tarih teorisini kul landığı gibi, önceki tarihçile rin pek yer vermediği Avrupa Tarihi'ne de yer vermiştir.

Ahmed Cevdet Paşa vaka nüvisliği döneminde, 19 Şubat 1855- 12 Ocak 1866 tarihleri arasında notlar da tutmuş ve vakanüvisliğinin sona erme sinden sonraki 7 yılı da içine alan, 'Tezakir' adını verdiği eserini kendisinden sonraki ta rihçi Lütfi Efendi'ye vermiştir.  

9.Resmi tarihçilik dışındaki kaynaklar neler?

Resmi tarih yazıcılığının yanı sıra, bürokrasi ve ilmiye sınıfı kökenli birçok yazar da tarih alanında eserler vermiştir.

Bir şehrin, kalenin fethini veya bir sava şın kazanılmasını anlatan eserlere ga zavâtnâme, zafer nâme, sefernâme denildiği gibi fetih name adı da verilir.

İlk örneklerine Arap edebiyatında rastla nılan gazavâtnameler ise, da ha çok gayrimüslimlerle yapı lan savaşları anlatan eserler dir. Genel olarak, gazanâme lerde tek, gazavâtnamelerde ise, birden çok savaş veya akın anlatılır.

Yavuz Sultan Selim ile birlikte ise, bir hükümdarın dönemini esas alarak yazılmış tarihler karşımıza çıkar. I. Se lim'in dönemini anlatan ve onun ismine nispetle 'Selimna me' olarak anılan bu tarihler, dönemin en önemli kaynakla ndır. Kanuni'nin tahta geçme sinden sonra, 'Süleymannâ­meler' karşımıza çıkar.  

10.Osmanlı tarihçiliğinin özelliği nedir?

Osmanlı tarihçiliği, İran menşeli edebi tarihçi lik yerine, klasik İs­lam tarihçiliği ekolünde eser vermiştir. Osmanlı'dan önceki İslam dünyasında oluşan bu tarihçilik anlayışı, olaylarla il gili kaynakların tespitine, riva yetlerin doğruluğunu bulmaya çalışır. Bu yönde de belirli bir yöntem gelişmiştir. Bu tür ta rihçilikte kullanılan dil, İran tarihçiliğine oranla çok daha sadedir.

Şunu da vurgulamak gere kir ki, Osmanlı tarihçiliği, ta rih felsefesi alanında önemli bir teori de geliştiren İbn Hal dun'un etkisinde kalmıştır. Tarihçiler genellikle devlet ileri gelenlerin den birinin himaye sinde olduklarından veya üst düzey biri nin himayesini ka zanmak istediklerin­den, değerlendirme lerde zaman zaman tarafgir olabilmişlerdir. Bu yüzden, bir Osmanlı ta rihi, yazarı ve çevresiyle bir likte değerlendirilmelidir.            

Osmanlı tarihçiliğinde anlatım yıllara göredir. Her yılın sonunda, o yıl içinde ölen önemli kişilerin biyogra fileri de verilir.

 

KAYNAK : Popüler Tarih / Mayıs 2004 / Erhan AFYONCU


Hazırlayanlar : 

Tarihci http://www.tarihcininyeri.net

 

merakediyorum grubu üyeleri merake...@googlegroups.com 

Lütfen bu kısmı silmeyiniz, kaynak göstererek paylaşınız.

Saatlerce uğraşarak verdiğimiz emeği bir "Delet" tuşuyla yok etmeyin.

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages