Maddenin üç biçimini birleştiren mucize: DONDURMA

364 views
Skip to first unread message

merakediyorumgrubu

unread,
Oct 6, 2010, 5:04:23 PM10/6/10
to merakediyorum

KATI, SIVI ve GAZ...

Maddenin üç biçimini birleştiren mucize:

DONDURMA

Eksi 15 derecede tüketilebilen tek besin maddesi olan dondurma, her toplumun damak zevkine ve kültürüne bağlı olarak farklılıklar gösterse de, yediden yetmişe herkesin çok sevdiği bir yiyecek…

 

Bir çilekli dondurma yiyorsunuz. Ağzınızda ilk hissettiğiniz, şeker ve "soğuk" duygusudur... Birkaç saniye sonra dondurma ağzınızın için­de erir. Dilin sıcaklığıyla birlikte dondurma­nın içindeki hava boşlukları yayılmaya ve serinlik duy­gusu yerini yavaş yavaş çileğin aromasına bırakmaya başlar. Bu aroma bir anda burnumuza kadar çıkacak ve buradaki sinirler aracılığıyla mesaj beyine ulaşacaktır. İşte, eksi 15 derecede tüketilebilen tek besin maddesi olan dondurmanın içindeki aromayı ancak bu mekaniz­ma sayesinde algılarız.

 

Dondurmanın kimyasal sırrı, hammaddesi sütten kay­naklanıyor

Dondurmaya katılığı ve besin zenginliğini veren de süt... Süt ağızda erimeye başlayınca, içerdiği laktik yağlar (bu laktik yağlar 150 çeşitten fazla yağlı asit içeriyorlar) dondurma aromasını serbest bırakıyor.

 

Kimyasal olarak dondurmanın ta­nımı şöyle:

Sütün, şekerin, suyun, yumurtanın meyva katkılarının ve yağlı maddelerin "karıştırılarak" dondurulması... Bu karıştırma işle­minde başrolü su oynuyor. Donan su bütün bu maddeleri birarada tutmayı başarıyor ve dondurmaya katılığı veriyor.

 

Donma işlemi ise kendi başına müthiş bir dengenin sonucu...

Ne kadar "donarak birarada tutuluyor" görünseler de, bazı maddeler bir­birlerinden farklı konumlarını ko­ruyorlar. Su, donma işleminin so­nunda büyük buz kristallerini oluş­turuyorlar. Yağlar, gruplar halinde toplanıyorlar ve dondurmanın kat­larını oluşturuyorlar. Diğer ele­manlardan daha hafif olan hava ise, dondurmanın üst bölümünde yoğunlaşıyor.

Dondurma üretiminde en önemli nokta, kuşkusuz farklı maddelerin "karıştırılması" aşamasında... Bü­tün dondurmalarda temel bazı maddeler söz konusu... "Kaymaklı dondurma" diye tanımladığımız klasik dondurmanın malzemesi, süt, yumurta, şeker ve yağ. Meyvalı dondurmada yumurta kullanıl­mıyor; su ve şekere meyva özü konsantresi ya da püre halinde meyva ilave edilir. Daha sonra da, doğal ya da sentetik aromalar ekle­nir. En son olarak ise renklendiriciler ve kimyasal katkı maddeleri katılır. Bu katkı maddeleri olma­dan, dondurmanın farklı elemanla­rını birarada tutmanın olanağı yok­tur. Yine bu katkı maddeleri saye­sinde dondurmanın içindeki hava, buz kristalleri halinde kalır ve dondurma erimeye başladığında ağızın içine yayılır. Eskiden katkı maddesi olarak un ya da nişasta kullanılırdı. Oysa bugün, hayvansal bir protein olan "jelatin" ve bir yosundan elde edilen "karejenin" gibi daha etki­li katkı madde­lerinden yararla­nılıyor.     Katkı maddelerinin don­durma içindeki oram yüzde 0,1 ile 0,3 arasında değişir ve dondurmanın tadını asla etki­lemez.

 

Dondurmanın tarihi

Dondurmayı 13. yüzyılda Uzakdo­ğu'dan Avrupa'ya getirip tanıtan ilk kişi Marco Polo oldu... Bazı tarihçilere göre, 16. yüzyılda Catherine de Medici'nin Floransalıçıları dondurma sa­natını iyice geliştirdiler. 1660 tarihinde Sicilyalı Procopio Coltelli dondurmayı Fransa Kralı 14. Louis'ye sundu. Don­durmanın tadını çok beğenen Fransa Kralı, Paris'in ünlü Procope kahvehane­sinde bir davet vererek dondurmayı di­ğer asillerle tanıştırdı. İngiliz ev kadını Hannah Glasse, 1760 yılında "Compleat Confectioner" (Mükemmel Tatlıcı) isimli bir kitap yazdı ve içinde dondurma tarifleri verdi. 1846 yılında, yine bir ev kadini olan Amerikalı Nancy Johnson, el­le çalışan ilk dondurma makinesini yaptı. Dondurmayı ilk kez seri olarak üreten kişi ise, Baltimorelu sütçü Jacob Fussell'di. 1851 yılında satamadığı fazla sütlerini dondu­rarak depoladığı için, tarihe "ilk seri dondurma üreticisi" olarak geçti. 1874 tarihinden itibaren ABD'de dondurma­nın içine nelerin konulacağı kanunla saptanmaya başlan­dı. Dondurma Avrupa'da uzun yıllar zenginlerin sofrasını süsledi. Ancak 20. yüzyılın başlarında koruma ve konservasyon tekniklerinin gelişimiyle birlikte üretimi yaygın­laştı ve halk kitlelerine indi.

 

Külahın öyküsü...

Külah, ilk kez yüzyılın başında ABD'de kullanılmaya başlandı. Önceleri çörek kalıplarında el ile üre­tiliyordu. Bugün fabrikalarda seri ha­linde üretilen külahın ana maddeleri, buğday unu, şeker, bal, tuz, soda, süt­tozu ve yağlı maddelerdir. Bu madde­ler birbirine karıştırılıyor ve elde edi­len hamur daha sonra kalıplara dökü­lüyor. Bugün üretilen külahlar, yüzyı­lın başındakilerden çok daha farklı... Yüzyılın başında kü­lahlar çok daha ince ve tatsızdı. Bugün ise çok daha sağlam, çok daha gevrek ve çok daha lezzetli. Külahların lezzetini artırmak için hamura bazen çikolata da ek­leniyor.

 

Dondurma ve sağlık

Dondurmanın her 100 gramı yaklaşık 200 ile 250 kalori sağlar. Kalori oranındaki fark­lılık, dondurmanın tipinden kaynaklanır. Kaymaklı dondur­ma kalori açısından meyvalı dondurmalara oranla daha zengindir. Meyvalı dondurma­lar daha az miktarda süt ve yağlı maddeler içerdikleri için kalori oranları daha düşüktür. Kaymaklı dondurmanın yakla­şık yüzde 4'ünü oluşturan süt hayvansal bir proteindir. Bu nedenle, yüzde 13-14'ünü yağlı maddeler, yüzde 20'sini de şe­ker oluşturur. Geri kalanı ise sudur.

Dondurma besleyici ve fay­dalı bir besin maddesidir. Bir külah dondurma yaklaşık 86 ile 130 miligram kalsiyum içerir. Aromatize şekerlerden ve meyvalardan üretilen dondur­malarda ise kalsiyum maddesi bulunmamaktadır. Dondurma C vitamini açısından da zen­gindir. Bir porsiyon dondurma insanın günlük C vitamini ihti­yacının yaklaşık yüzde 10'unu karşılar. Bu miktar, C vitamini açısından bir buçuk elmaya bedeldir. İtalya'da son yıllarda yapılan araştırmalar, dondur­maların özel olarak yaşlılarda çok yararlı olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle dondurma, diyet programı uygulayan­lar için de ideal bir besin mad­desi... Eğer izlenen diyet programı belli bir kalori ve kal­siyum eksikliği ortaya çıkarı­yorsa, bu yetersizlik çok kolay tüketilebilen ve sindirimi çok kolay olan dondurma ile gide­rilebiliyor. Örneğin, bir meyva­lı dondurmanın sindirimi için birkaç dakika yetiyor. Kaymak­lı dondurma için ise birkaç dakika daha fazla zaman ge­rekiyor.

 

 

Anadolu’nun bağrından gelen serinletici...

MARAŞ DONDURMASI

12 metreye kadar uzayarak Guinness Rekorlar Kitabına giren Maraş dondurması, bu özelliğini başka hiçbir dondurmada kullanılmayan "sahleb"e borçlu...

Bugün, dünyada üretilen hiçbir dondurma, Güneydoğu Ana­dolu kentlerimizden Kahraman­maraş'ın adıyla tanınan dondur­maya benzemiyor... Satırla kesi­lebilecek kadar sert ve 12 metre uzayacak kadar esnek bir yapıda üretilen bu dondurmanın ünü, ar­tık Amerika Birleşik Devletleri'ne kadar uzanıyor.

Yiyecek-içecek tarihiyle ilgile­nen tarihçiler, dondurmanın batı dünyası tarafından ilk kez 13. yüzyılda tanındığını öne sürüyorlar ama, Maraş dondurması hak­kında anlatılan efsaneler, bu farklı dondurmanın kökeninin taa Hititler'e kadar uzandığını düşün­dürüyor. 

Orkideden gelen şifa

Efsaneye göre, Hititler zama­nında ünlü bir kale komutanı, bir türlü iyileşmeyen bir hastalığa yakalanır. Hekimler, komutana şifa bulmak için dağlara çıkarlar ve binbir çeşit bitki toplayarak bunlardan ilaç üretmeye çalışır­lar. Bu bitkilerin arasında, günü­müzde bile tohumu bulunama­yan yabani orkide de vardır. Ku­rutulan bitkinin köklerinin tozunu sütle karıştıran ve elde ettikleri karışımı saklayabilmek için dağ­lardaki kara gömen hekimler, ko­mutanlarının hem bu yiyecekten çok hoşlandığını ve hem de sü­ratle iyileştiğini farkederler. Ka­rışım, hemen "şifalı yiyecekler" listesine alınır ve ün kazanır. Ön­celeri şekersiz olarak yapılan bu yiyecek, en sıcak günlerde bile 5-6 saat erimeden kalabilmekte­dir. Ona bu koyuluğu veren mad­de ise, bugün adına "sahlep" de­diğimiz, kurutulmuş yabani orki­de köklerinden elde edilen toz­dur.

 

Gizli formüller

Günümüzde Maraş dondurma­sı, dağlarda doğal bitkilerle bes­lenen keçilerin sütüyle karıştırı­lan şeker ve sahlepten üretiliyor. Ancak, bu ünlü dondurmanın for­mülü ve tarifi bu kadar basit değil; tıpkı Coca Cola'nın formülü gibi özenle gizleniyor. Her Ma­raş dondurma üreticisinin kendi formülü var. Ama bunların ara­sında ünü taa ABD'ye kadar ya­yılan "Mado" dondurmalarınınki en beğenileni...

Maraş dondurması kelimeleri­nin ilk iki harfinin birleştirilme­siyle üretilen "Mado", dört kuşak Kahramanmaraşlı bir ailenin ba­ba mesleği olarak gelişmiş ve ünlenmiş... Bugün artık hayatta olmayan baba Yaşar Kambur'dan işi devralan büyük oğul Mehmet Kambur, daha önce ge­leneksel yöntemlerle küçük atöl­yelerde ürettiği Maraş dondur­masını bugün teknolojik açıdan en son model cihazlarla donan­mış dondurma fabrikalarında üretiyor.

 

Kar kuyularında, karla karıştırılan meyveli süt

Mehmet Kambur, Türkiye'de dondurmanın tanınma öyküsünü mesleğiyle ilgili araştırmalarına dayanarak bir başka türlü anlatı­yor. Bu öyküye göre, Osmanlılar zamanında, saraylarda "karsambaç" adı verilen bir yiyecek türü tanınırmış... Bu yiyeceği yapmak için, dağların pek güneş görme­yen kuzey yamaçlarına kuyular açılır ve bu kuyular kışın karla doldurularak saklanırmış. Yazın sıcak günlerinde, süt ve çeşitli meyva suları bu karla karıştırıla­rak soğutulurmuş. Daha sonra, bu karışıma o sıralarda Halep'ten gelen şeker eklenmiş. Şekerin bulunmadığı zamanlar­da ise, karışıma pekmez ve bal katılmış...

 

Maraş Dondurması nasıl ortaya çıktı

Karsambaç'a sahlebin ilk kez katılma öyküsü de yine Mehmet Kambur'dan... Saraylara ve ko­naklara sıcak sahlep satan büyükdedesi Osman Ağa, yörede "cinsel gücü arttırıcı" olarak bili­nen bu içeceğin artanını bir gün sonrasına kadar saklamak için kara gömmüş. Ertesi günü baktı­ğında, sahlebin kıvamındaki de­ğişiklik dikkatini çekmiş. Süt, şe­ker ve sahlep karışımının yoğun­luk kazandığını ve sakız gibi uza­dığını farketmiş. Bu yeni yiyeceği de tadan herkes çok beğenmiş. Sahlepli Karsambaç olarak baş­layan bu gelişme, birkaç kuşak sonra Maraş dondurması olarak tanınmış...

 

Sadece keçi sütü kullanılı­yor

Bugün, hemen her dondurma markasında olduğu gibi, Maraş dondurmasında da üretim süt ile başlıyor. Bu dondurmada, sade­ce ve sadece keçi sütü kullanılı­yor. Belirli bölgelerde otlayan ve özellikle kekik, keven, reyhan ot­ları yiyen sürülerin sütü tercih ediliyor. Bu tercihin de nedeni, keçinin yediği her farklı otun aromasının süte yansıması... Örne­ğin, hayvan soğan yemişse, so­ğan kokusu sütüne de yansıyor.

Toplanan süt önce bir eksper tarafından tadılıyor ve yoğunluğu ölçülüyor. Özellikle sütteki yağ oranının belirli bir yüzdenin altı­na düşmemesi gerekiyor. Daha sonra 90 derecede kaynatılan süt mikroorganizmalardan temizle­niyor. Artık, kaynatılarak dondur­ma olacak duruma gelen bu süte önce sahlep, ardından şeker ve diğer çeşniler katılıyor, iyice ka­rıştırılan bu karışım, artı 4 dere­ceye kadar soğutulup 6-8 saat dinlendirildikten sonra eksi 6 de­receye kadar tekrar soğutuluyor ve tüketiciye sunuluyor.

Ne var ki, artık tüm Türkiye'de ve batı ülkelerinde tüketilmeye başlayan Maraş dondurmasının üreticileri, bu özel dondurmanın eksi 10-15 derecede yenmesi ge­rektiğini savunuyorlar. Saklamak ve uzak satış bölgelerine gönde­rilmek için ayrılan dondurma, özel yöntemlerle şoklanarak eksi 35 dereceye kadar donduruluyor ve yine özel kaplarda taşınıyor. Sofraya getirildiğinde bir buz parçası kadar katı olan Maraş dondurmasının yenecek hale gelmesi için oda sıcaklığında 10-15 dakika beklemesi gerekiyor.

Yazı ve Fotoğraflar: Mustafa ŞAPÇ1


Hazırlayanlar :  merakediyorum grubu üyeleri merake...@googlegroups.com

        Kaynak : Focus Temmuz 1995 sayısından alınmıştır.  Resim ve başlıklar yazıya eklenmiştir.
Lütfen bu kısmı silmeyiniz, kaynak göstererek paylaşınız.
Saatlerce uğraşarak verdiğimiz emeği bir "Delete" tuşuyla yok etmeyin.

Yazının alındığı FOCUS dergisinin tamamını aşağıdaki linkden indirebilirsiniz. 
 
 
Focus 1995 Temmuz
40 mb Pdf
resim olarak taranmıştır
http://rapidshare.com/files/419985828/Focus_1995_07_Sualti.rar.html
Dondurma 02.jpg
Dondurma 01.jpg
Dondurma 05.jpg
Dondurma 03.jpg
Dondurma 07.jpg
Dondurma 10.jpg
Dondurma 08.jpg
Dondurma 09.jpg
Focus 1995 07 sualtı k.jpg
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages