Grup üyelerimizden Kadri Bey tarafından
hazırlanmıştır.
Tek
kanallı televizyon günlerinde en çok konuşulan dizilerden biri Zengin ve Yoksul'du.
Jordache Kardeşler'i herkes çok sevdi ve hiç unutmadı.
Falconetti,
Tom Jordache'i bıçaklayıp öldürünce, Türk izleyicilerinin büyük tepkisini almış,
ertesi gün gazeteler, 'Ellerin kırılsın
Falconetti' diye manşet atmıştı.
AYDIN EROL - Popüler TARİH Haziran 2000
Amerikalı ünlü yazar ve senarist Irwin Shaw'un hemen
tüm dünya dillerine çevrilen Rıch Man, Poor Man adlı eserinden televizyona
uyarlanan Zengin ve Yoksul, 17 Kasım 1977 Perşembe gecesi Türk seyircisiyle
buluştu. Ve bu buluşma, neredeyse hiç ayrılmamacasına gerçekleşti. Çünkü Irwin
Shaw'un 700 sayfa tutan eserinde anlattığı birbirine zıt karakterdeki iki kardeş
ve onların hayatlarını etkileyen güzel bir genç kızdan oluşan bu üçlünün
serüvenleri, yıllarca hafızalardan silinmedi. Tom Jordache'in vurdum duymazlığı,
Rudy Jordache'in paraya olan tutkusu, giriştiği her işte başarıya ulaşması ve
iki kardeş arasındaki çekişmeler, sanırız orta yaşın üzerindekiler tarafından
hemen hatırlanacaktır.
Başrollerde oynayan Nick Nolte, Peter Strauss
ve Susan Blakely'in adı, tüm
dünyada olduğu gibi ülkemizde de duyulmamıştı. Zengin ve Yoksul
gösterime girdiğinde, bu üç oyuncu da hafızalardaki yerini almaya
başladı.
Başta Amerika olmak üzere gösterildiği
ülkelerin hepsinde 'en çok beğenilen dizi' seçilince 32 bölümden oluşan
Zengin ve Yoksul uzatıldı.
Yazardan,
diziye devam
etmek için gerekli izin alındıktan sonra senaristler kolları sıvayıp Invin
Show'un kahramanlarını yeni serüvenlere taşıdılar.
Dizi başlar başlamaz, kahramanları Türk halkının günlük hayatında
önemli rol oynamaya başladı. Genç erkekler Tom Jordache'in görünüşünü ve
davranışlarını taklit ediyor. Genç kızlar beğenilerini Tom'un özellikleriyle
kıyaslıyorlardı. Gazetelerin magazin sayfalarında o dönem, hemen her gün Zengin
ve Yoksul dizisi ya da oyuncularının hayatıyla ilgili bir haber bulmak mümkündü.
Öyle ki hükümetin Amerikan Doları bulmak konusundaki sıkıntısı bile, 'Döviz
stoklarımızda iyileşme olmazsa Tom Jordache'i artık izleyemeyeceğiz' başlığıyla
verilmişti. (20 Ocak 1978; Günaydın)
Aynı dönem
televizyon ekranlarında ilgiyle izlenen bir başka dizinin, Charlie'nin
Melekleri'nin kahramanlarından Sabrina'nın gerçek hayatta Nick Nolte ile kurduğu
ilişkiyse, 'Sabrina, Tom'dan hamile' başlığıyla duyuruluyordu okuyucuya. Dizide
olup bitenler, ertesi gün sohbet konusu oluyor, hatta biraz da tartışmalara
neden yol açıyordu.

Çünkü dizideki kahramanların yerine kendini koyan
izleyiciler, aynı olayları gündelik yaşamlarına da taşıyordu. Tartışmalar
sırasında kendine göre haklıyı savunuyor, karşısındakinin fikirlerini çürütmeye
çalışıyordu. Tom Jordache'in o gün oynayacak olan bölümdeki boks maçının sonucu
üzerine yorumlar yapılırken, ağabeyi Senatör Rudy Jordache'in politik hayatında
yapması gereken stratejik değişiklikler aile sohbetlerinin baş konularından biri
oluyordu.
Dizinin en ilgi çeken bölümü, 28 Ocak 1978
Perşembe gecesi yayınlanan bölümüydü. Nick Nolte'nin canlandırdığı Tom Jordache,
filmin kötü adamı Falconetti tarafından öldürülüyor ve Türkiye'de ertesi gün Tom
Jordache için yas başlıyor. Günaydın gazetesi, 'Elin Kırılsın Falconetti'
başlığını atarken, Hürriyet, 'Tom'un ölümü herkesi ağlattı' manşetiyle
çıkıyordu.
70'lı yılların sonunda ülkede gündemi
oluşturan anarşi, 'Zengin ve Yoksul'da da karşılığını buluyor, Milliyet gazetesi
'Tom anarşi kurbanı' başlığını atıyordu. Dergiler ise konuya daha sosyolojik
yaklaşıyor ve 'Tom ölmeli miydi' sorusunu
tartışmaya
açıyordu. Tom'un
ölümü bu dönem epey konuşuldu. Falconetti, kötü adam tipinin sembolü
oldu uzun süre. İnsanlar
sevmedikleri birinden bahsedecekleri zaman Falconetti benzetmesini yaptılar. Ta
ki JR Ewing (Dallas) televizyon ekranına çıkıncaya kadar...
Hazırlayanlar: merakediyorum grubu,
merake...@googlegroups.com, kadri cinkarataş kadr...@gmail.com,
Kaynak: Popüler TARİH.
Lütfen bu
kısmı silmeyiniz, kaynak göstererek paylaşınız. Saatlerce uğraşarak verdiğimiz
emeği bir "Delete" tuşuyla yok
etmeyin.