Hatırla İstanbul:1920'ler

38 views
Skip to first unread message

cetin kalafat

unread,
Feb 28, 2009, 12:12:33 PM2/28/09
to merake...@googlegroups.com

Hatırla İstanbul:1920'ler

Çimen Uzsoy

Aralık 2008

20'lerin İstanbul'una ve kenti kent yapan unsurlara bakıyoruz...

İşgal günleri
16 Mart 1920-6 Ekim 1923 tarihleri arasında İstanbul düşman işgali altında yaşadı. İşgal kuvvetleri komutanı Fransız General D’Esperey, Fatih Sultan Mehmet’in 1453’te şehre beyaz atıyla girmesine karşılık beyaz bir atla Şişhane yokuşundan çıkarak Belediye Şube Müdürlüğü Binası’na geldi. Öldürülen siviller, Anadolu’ya sürülen milletvekilleri, kundaklanan yalılar bir yana kapanan tiyatrolar, barlar sebebiyle İstanbulluların sosyal hayatı da bir süreliğine askıya alındı.

Başkent artık Ankara
12 Ekim 1920’de Ankara’nın resmî başkent ilân edilmesiyle İstanbul başkentlik statüsünü kaybetti kaybetmesine, ama ‘kültür başkenti’ olmaya devam etti. ABD’nin New York’u, Avustralya’nın Sydney’i, İsviçre’nin Zürih’i gibi idarî yetkisi olmamasına rağmen ülkenin diğer tüm şehirlerinden daha fazla popülaritesiyle en önemli konser, tiyatro, sinema ve benzeri olaylara ev sahipliği yapmaya devam ediyor.

İçki yasağı ve sonrası
Cumhuriyet öncesi panççı, kafe şantan, kafe jarden ve kabare barlarda farklı içki kültürleri yaşanıyordu ama meyhaneci her zaman kraldı. 14 Eylül 1920’de çıkan ‘Men-i Müskirat Kanunu’ ile 9 Nisan 1924’te yasağı kaldıran 470 sayılı yasa arasındaki sürede alkollü içki satışı yapılan yerler kapılarına kilit vurmuştu. Savaş sonrası maddi ve manevi buhran içinde, yeni bir rejimin eşiğindeki bir halk bir yana, bu iş en çok meyhanecileri üzdü çünkü bu arada yeniden yapılanan barlar Batılılaşma modasının da bir parçası olarak meyhaneye sıkı bir rakip olmaya başladı.

Şarap
Cumhuriyet’e kadar müslümanların üretmesi yasak olan şarap, ancak gayrimüslimler tarafından sınırlı sayıda üretilip satılıyordu. Yeni rejimle birlikte müslüman Türkler kolları sıvadı. Almanya’da enoloji ve vinikültür eğitimi alan Nihat Kutman 1926’da Türkiye’ye dönerek Galata’da ‘Vinikol Şarap Evi’ni kurdu ve Doluca’nın temellerini atmış oldu. Fransız kültürünün moda olduğu o yıllarda şarap sevdası da halk arasında hızla yayıldı.

Cumhuriyet Anıtı
Pek çoklarının ismini bilmediği ama önünde defalarca randevu verdiği, ektiği/ekildiği anıt 1928’den bu yana Taksim’in göbeğinde dikiliyor. İtalyan heykeltraş Pietro Canonica’ya ait eserin kaide ve çevre düzeni ise mimar Giulio Mongeri imzasını taşıyor. Fikir dönemin CHP İstanbul Milletvekili Hakkı Şinası Paşa başkanlığındaki komisyondan, parası ise bağış aracılığıyla İstanbulluların cebinden çıkmış.

Baylan Pastanesi
Patiseri’ konseptinin İstanbul’daki öncülerinden Banyan ilk dükkânını 1923’te ‘Loryan’ (L’Orient’ın Türkçe okunuşu) adı altında Beyoğlu’nda açtı. Hali hazırda popüler olan Markiz ve Lebon’a rakip olacak kadar beğeni toplayınca şubesini iki yıl sonra Karaköy’de, daha sonra ise Kadıköy’de açtı. İsmi Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki ‘Türkçeleştirme’ kampanyaları sonucunda Baylan (Çağatay Türkçesinde ‘kendi alanında mükemmellik’ anlamına geliyor ama Fransızcasının daha anlaşılır olduğu kesin!) olarak değiştirildi. Beyoğlu’ndaki Baylan 1920’lerden  1960’lara kadar özellikle edebiyat çevresinden çok rağbet gördü. Behçet Necatigil, Orhan Kemal, Haldun Taner, Atillâ İlhan, Cemal Süreya sıklıkla mekânda rastlanan simalardandı. Beyoğlu’nun yıldızının sönmesiyle Baylan’ın 1967’de Tünel’deki dükkânı, 1992’de ise Karaköy’deki kapandı. 1920’lerde moda olan petit four’lar, vişneli çikolatalar, mousse au chocolat ve özellikle de meşhur coupe grillé’si bugün hâlâ Kadıköy şubesinde yenebiliyor.

Kaynak: www.timeoutistanbul.com

---

Çetin Kalafat
www.sertkahve.blogspot.com

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages