Masaru EMOTO nun Su Deneyi...

413 views
Skip to first unread message

şirin Nergis

unread,
May 28, 2012, 9:32:24 AM5/28/12
to merake...@googlegroups.com



Masaru EMOTO nun Su Deneyi

Masaru EMOTO nun Su Deneyi


“İÇİNDE SU OLAN ŞİŞENİN ÜSTÜNE YAZILMIŞ VEYA SÖZEL SÖYLENMİŞ OLAN SÖZCÜKLER, DÜŞÜNCELER, SUYA ÇALINMIŞ OLAN MÜZİK VEYA OYNATILMIŞ FİLM İLE SUYUN YAPISAL ÖZELLİĞİ DEĞİŞİR.”

Yaratıcı Japon bilim adamı Emotonun çalışmasında somut kanıtlarla insanın titreşimsel enerjisinin, düşüncesinin, kelimelerin, fikir ve müziğin, hatta son yaptığı çalışmalarda suya oynatılan filmlerin dahi suyun moleküler yapısını etkilediğini ispat etmiştir. Su bu gezegendeki yaşamın kaynağıdır. Beden bir sünger gibidir ve hücre denilen, sıvı dolu trilyonlarca odacıktan oluşur.

Yaşamımızın kalitesi sıvımızın kalitesi ile direk bağlantı halindedir. Su son derece uyumlu bir maddedir. Fiziksel şekli kolayca bulunduğu ortama adapte olur. Fakat değişen sadece fiziksel şekli değildir, moleküler şekli de değişir. Çevreden aldığı enerji veya titreşimler suyun moleküler şeklini değiştirir. Bu anlamda su sadece görsel olarak çevresel durumu yansıtmaz, aynı zamanda moleküler anlamda da yansıtır.

Bay Emoto görsel anlamda bu moleküler değişimi belgelemekte. Su damlacıklarını dondurup fotoğraf çekme kapasitesi olan bir karanlık alan mikroskobu altında inceliyor. Yapılan çalışmalar çevresel etkilerin suda yarattığı moleküler değişimi açıkça ortaya koymakta.

Bay Emoto dünyanın değişik kaynaklarından alınan ve değişik durumlarda olan suyun kristalize şekillerinde birçok büyüleyici farklılıklar keşfetmiş. Akarsulardan ve kaynaklardan alınan su çok güzel geometrik şekilleri olan kristal desenler gösterirken, sanayi ve yerleşimin yoğun olduğu yerlerden alınmış kirli ve toksik su ve su borularında, depolarda bekletilen durgun su kesin olarak şekilsel bozukluk ve rastgele oluşmuş kristal şekiller oluşturuyor .


Bu fotoğraflar suyun inanılmaz yansıtmalarını gösteriyor. Canlı ve her duygu ve düşüncemize tepki veren bir madde. Suyun, çevresindeki titreşim ve enerjiyi kolayca kopyaladığı açıkça ortada. Su, bir şey söylendiğinde, aktarıldığı anda, anında etkilenmekte.

Fotoğraflardaki dondurulmuş sulara fotoğrafları çekilmeden önce ya sözel olarak veya şişenin üstüne yazılarak resimlerin altındaki kelimeler yüklenilmiş. Suyun kelimelerin manalarının enerjisini kopyalayıp, görüntü olarak verdiği yansımanın gerçekliği şaşırtıcı.

Yapılan araştırmada suya müzik de çalınmış, film de oynatılmış. Örneklerde kelimelerin ve müziğin etkisini görebiliyorsunuz. Film oynatıldığında da korku filmlerinin, şiddet içeren filmlerin kötü bir etkisi olup şekil bozuklukları oluşmuş. (Bu yüzden sizlere bu tarz filmleri hiç seyretmemenizi veya mümkünse hiç olmazsa hemen uykudan önce seyretmemenizi tavsiye ederim. Uykudan hemen önce yapılan şeyler bilinçaltına daha çabuk yerleşir ve etkiler.)

Su hücreler arası bilgi alış-verişini sağlar. Bu şekilde var olabiliyoruz. Sizin gün içinde düşündüğünüz ve söylediğiniz her şey tüm hücrelerinizi etkiler, çünkü bedeninizdeki su bunların enerjisini kopyalayıp hücrelere dağıtır.

Dolayısı ile siz bir bakıma düşündüğünüz ve konuştuğunuz şeyler olursunuz, bedeninizi de etkilersiniz. “Ben hep hasta olurum.” dediğinizde içinizde dolaşan su o kaliteye bürünüp bunu hücrelere iletir. “Beni hasta ediyorsun, seni öldüreceğim” cümlesi yüklenilmiş olan suyun fotoğrafına bakınız.

Düşündüklerinizin ve konuştuklarınızın kalitesinde yaşarsınız. Tüm hayatınız ve sağlığınız hücrelerinizde var olan, atalarınızdan aktarılan ve kendi geçmişinizden gelen bedeninizdeki sudaki bilgilerin kaydıdır.


Burada iki ilk okul talebesi, okul için bir deney yapmışlar. İki farklı şişeye pişmiş pirinç koyup şişenin birine “Teşekkür ederim!” diğerine ise “Seni Aptal!” diye tekrarlamışlar. Bir ayın sonunda “Teşekkür ederim!” denilen pirincin renginin sarı ve kokusunun helmelenmiş pirinç gibi olduğunu ve “Seni Aptal!” denilen pirincin ise simsiyah ve kötü kokulu olduğunu, pirincin bile kelimelerden etkilendiğini görmüşler. Bu deney yayılmış ve birçok insan aynı deneyi tekrarladığında aynı neticenin elde edildiğini görmüşler. Siz de deneyebilir, farklı kelime veya cümlelerle ne tür netice elde ettiğinizi görebilir, söz ve düşüncenin etkisini bizzat gözlemleyerek yaşayabilirsiniz.



Erhan Bilici

unread,
May 28, 2012, 11:40:40 AM5/28/12
to merake...@googlegroups.com

Masaru EMOTO günümüzde pseudo-bilim denince akla gelen 3-5 sahtekardan biri. 

En ufak bilimsel dayanağı olmamasına rağmen kandırılmaya dünden razı new-age tayfası sayesinde sattığı ürünlerden (40 dolara bir şişe su gibi) ciddi bir servet kazandı ve kazanmaya devam ediyor. 




2012/5/28 şirin Nergis <sirin...@gmail.com>

--
===========================================
BİLGİLENMEK HERKESİN HAKKIDIR
http://groups.google.com/group/merakediyorum
===========================================

ismet soner

unread,
May 28, 2012, 4:03:39 PM5/28/12
to merake...@googlegroups.com

Masaru Emoto bu deneyleriyle ilgili bulgularını, daha doğrusu fotoğraflarını 1999'da yayınladı. O günden bugüne çoğunlukla çalışmaları hakkında, bazen de (bu yazı gibi) şahsiyeti hakkında çok şey yazıldı. Ama şaşırtıcıdır ki hiçbir yazı sahibi o çalışmaları tekrarlayıp aksi neticeler elde ettiğini söyle(ye)medi. Demek hepsi afâki konuşuyordu.

merakediyorum'un konu hakkındaki yazısına bir tenkit yazısı geldiğini görünce önce heyecanlandım: nihayet biri, hele ki ülkemizden biri nihayet aynı deneyleri yaptığını, lâkin hiç de öyle Emoto'nunki gibi netice elde etmediğini yazıyor herhalde dedim. Ama heyhat! Billboard yazısı büyüklüğünde yazıyla "bu adam tu kaka" diyen iki satırla karşılaştım. Referans gösterilen yazıya baktım; gerçi oradaki adamımız yazılarını daha küçük (normal) puntolarla yazmıştı, ama orada da "ben yaptım, olmadı" olayı yoktu.

Yazık! adam, hücreler tarafından tam (ve kolay) özümseneceği iddiasıyla çeyrek litrelik şişesi 35 usd'dan moleküler yapısı mükemmel su satıyor, milletin eli armut topluyor. Nasıldı o lâf? Hah! Su akar, Türk bakar!

Dedikodu, çamur atma, alkışlama, omuzlara alma değil, bugüne kadar Masaru Emoto hakkında yazılmış en eli ayağı düzgün (tarafsız) bir tenkit yazısı okumak isterseniz aşağıdaki linke bir göz atın. Sonuna yorum da yazabilirsiniz. Ama lütfen "en büyük Masaru, başka böyük yok!", veya "la bu adam şarlatan la!" gibi sloganlar olmaz inşallah. Orada doktorlar, araştırmacılar, yazarlar yorum yazmış, ayıp olur valla.





28 Mayıs 2012 18:40 tarihinde Erhan Bilici <bilici...@gmail.com> yazdı:
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages