Karamanlılar gidiyor

285 views
Skip to first unread message

merakediyorumgrubu

unread,
Mar 8, 2011, 6:17:04 PM3/8/11
to merakediyorum

 

ATLAS Tarih Sayı:5 - Gazanfer İBAR

 

İki kere yabancı:

KaramanlIlar

Kimdi Karamanlılar?

Rum ahaliden farkları neydi?

Neden çoğu Rumca bilmiyordu?

Türkçeyi Yunan harfleriyle yazıp okuyan ve Türkçe konuşan Ortodokslara Karamanlı adı veriliyor. Bu adın kökeni hakkında farklı görüşler var. Bunlar arasında ismin kökeninin Karamanlıların yaşadıkları yörenin adından kaynaklandığını söyleyen görüş yaygın kabul görür. İlkçağdan ortaçağa dek Anatolikon, ortaçağdan yakınçağa kadar da Karaman diye anılan yöre günümüzdeki Kayseri, Niğde, Nevşehir, Konya ve Karaman illerini kapsar. Ancak Türkçe konuşan Ortodokslar, Anadolu'da sadece bu yörede değil, Karadeniz'den Akdeniz'e, İç Anadolu'dan Ege'ye kadar pek çok bölgede yaşamışlardı.

Yakın dönemlere kadar

 kimi Yunan tarihçiler Karamanlıların, kültürel açıdan Türkleşmiş ancak etnik açıdan Yunan olduğunu,

 kimi Türk tarihçilerse Hıristiyanlaşmış Türkler olduğunu ispatlamaya odaklandı.

Kanıtlanması eldeki verilerle hiç de kolay olmayan bu köken tartışması, kendini Türkçe ifade eden, Osmanlı-Türk âdetlerine yakın bir yaşam tarzı sürmüş olan bu Ortodoksların zengin ve benzersiz kültürüne yönelik araştırmalara neredeyse her zaman hâkim olmuştur. Araştırmacı gazeteci Bruce Clark, 2008'deTürkçeye çevrilen İki Kere Yabancı adlı kitabında kanaatini şöyle İfade ediyor:

"Bir Kapadokya köyündeki Osmanlı Hıristiyan köylüsü hayatının bazı alanlarında Rum Ortodoks Patrikhanesi'nin yetkisine uygun hareket etmek zorundaydı: Sadece dinsel yaşamı değil, eğer varsa eğitimi, doğum, evlenme ve ölüm törenleri de Rum Ortodoks patriğinin yetki alanı içindeydi. Ama o aynı zamanda padişahın tebaasıydı ve padişahın Anadolu tebaasının büyük bölümüyle aynı dili konuşuyordu; yani bir başka deyişle Türk'tü. Onun gerçekte Türk mü yoksa Yunanlı mı olduğunu sormak neredeyse cevabı olmayan bir soruyu sormak demektir. Çünkü bu sözcükler bugünkü anlamlarıyla 19. yüzyılda mevcut değildi."

Anadolu'da yaşayan Karamanlılar Lozan Antlaşması gereğince zorunlu mübadeleye tabi tutularak Yunanistan'a gönderildi. Bu sözleşmenin dışında tutulan, İstanbul'da yaşayan Karamanlılar ise Varlık Vergisi, 6-7 Eylül olayları sonrası sayıları biraz azalsa da esas olarak 1964'te patlak veren Kıbrıs olayları sonrası hükümetin ülkede yaşayan Yunan uyrukluları sınır dışı etme karan akabinde hemen tümüyle Türkiye'den ayrılmak zorunda kaldı. Yunanistan'a giden Karamanlılar, büyük acılar çekti, horlandılar, itelendiler. Ancak üçüncü kuşakla birlikte tam olarak kabullenildiler. Ancak dedelerinin topraklarını hiç unutmadılar.

 

Hem kendileri hem de tarihleri hakkında çoğu zaman ancak varsayımlarda bulunabildiğimiz Karamanlılara dair kesin cevabını bildiğimiz belki de tek soru, konuştukları dili nasıl adlandırdıklarıdır. Günümüze ulaşmış pek çok Karamanlıca kaynakta birbirlerine “Anadolulu hemşehrilerimiz” veya “Anadolulu karındaşlarımız” diye hitap ettikleri kayıtlı. Genelde kendilerine “Anadolulular”, “Anadolu Hıristiyanı” ya da “Anadolu Rumu”, kullandıkları lisana da “Yavan Türkçe”, “Sade Türkçe” veya “Anadolu Lisanı” demekteydiler.

Karamanlıca bu gün artık kullanılmamakla beraber pek çok kitap, süreli yayının yanında çekler, senetler, faturalar, işyeri kartları, kartvizitler, piyango biletleri, paralar, pullar, ilanlar, posterler, destanlar, mektuplar, mühürler ve mezar taşları gibi pek çok form ve şekilde günümüze ulaştı. Karamanlıca kitapların basıldıkları yere göre tasnifinde, yaklaşık yüzde 70’ini İstanbul’da basıldığı görülür; 803 kaydın 566’sı İstanbul menşelidir. İstanbul’dan sonra önemli Karamanlıca kitap basım merkezleri Venedik, İzmir ve Atinay’dı. Venedik’te 57, Atina’da 54 ve İzmir’de basılmış 20 kitap vardır. Bundan sonra 10 kitap ile Londra, 5 kitap ile Selanik, 4 kitap ile Samsun, 3 kitap ile Odessa gelir. İkişer kitap basımına rastlanan şehirler Trabzon, Leipzig ve Bükreş’tir. Basel, Paris Samoz, Patras, Hermupolis, Viyana, Varna, NewYork, Cezire-i Sira, Amsterdam, Melenik, Kalamata, Malta ve Kayseri’de de birer kitap basılmıştı.

…………. En önemli Karamanlıca süreli yayın ünlü Karamanlı aydını gazeteci, yazar Evangelinos Misailidis’in çıkardığı Anadoli gazetesiydi. Bu gazete 1851’de yayımlanmaya başlayıp 1921’e kadar 70 yılı aşkın yayın hayatına devam ederek basın tarihimizin en uzun süre çıkmayı başarabilmiş süreli yayınlardan biriydi. 

Türkiye'den gönderilen Rum nüfusun içinde Karamanlı adı verilen, Türkçe konuşan Hıristiyan halk da yer alı­yordu. Oysa Karamanlıların büyük kısmı hemen hiç Rumca bilmiyordu. Ahali mübadelesi, Milli Mücadele'nin ardından Yunanistan'la 1923'te yapılan antlaşmayla fiilen 1924'te başladı. Dönemin Antalya Valisi Hilmi Uran’ın tanıklığı olayın trajik boyutuna işaret ediyor:

 

"Yüzlerce senelik ecdat yurdunu bırakıp böyle sefil ve şaşkın halde yola çıkıp gidiyorlar, Çoğu Türk âdet ve ananesini benimsemiş. Hele İsparta ve Burdur'dan gelenlerin büyük kısmı hiç Rumca bilmiyordu. Çocuklar bile büyükleri me­sela 'Mariya Hala', 'Despina teyze' diye Türkçe çağırıyorlardı."

 

Batı Anadolu'da Yunan işgali sırasında işgal­ci güçlerle işbirliği yapan yerli Rumların büyük bölümü zaten mübadele antlaşmasından önce Anadolu'yu terk etmişti. Ancak işgale uğramamış bölgelerde yaşayan ve Milli Mücadele boyunca çetecilik, isyan veya muhaliflikle ilgisi olmamış Karamanlılar için mübadele kararının tebliği bü­yük sürpriz olmuştu. Pek çok bölgede Karamanlı halk aslen Türk olduklarını söyleyerek mübadele kapsamı dışında kalma talebinde bulunmuştu.

Ancak sonuçta Karamanlılar da Anadolu'daki Rum Ortodoks ahaliden sayılarak Yunanistan'a göç etmek zorunda kaldı.

Karamanlıların Anadolu'dan ayrılışlarının tra­jik öyküleri göç eden insanların anılarının en çar­pıcı sayfalaro oldu. Pek çoğu, Türk komşularından ağlayarak ayrıldıklarını anlattı. Karışık veya ayrı köylerde yaşayan Müslümanlarla Orto­dokslar arasındaki ilişki hep "çok mu­habbetteydik" sözleriyle anılırdı.

Nevşehir’den Yunanistan’ın Larissa kentine giden Despi­na ve Anastasya Merküroğlu kardeşlerin hatıralarına ay­rılık günü şöyle yansımıştı:

"Daima ağ­lıyorlardı. Bu kadar evleri nereye koyup gideceğiz. Kağnılarla geldiler Türklerimiz, kucaklayıp öpüyorlardı. 'Ah yavrularım nereye gideceksiniz, nerelere gidiyorsunuz' deyip gönderdiler."

1924'te mübadele sırasında Konya'dan Mersin Limanı'na gelen 5 yaşındaki Anasta Hacıteodo­ridu ilk kez denizi orada görmüş ve "Ana, ana! Bir büyük su" diye bağırmıştı. Kapadokya'dan Mersin'e doğru yürüyen kafilenin söylediği içli şarkı Karamanlıların mübadeleyle yaşadığı hayal kırıklığını anlatıyor:

"Mersin yollarında tütün tütüyor

Mistiyan evlerinde baykuş ötüyor

Ana bu muhacirlik ölümden beter(...)"

Bu acı ayrılık sürecinin son­rasında çetin göç günleri ve Yunanistan'da, ken­dilerine tamamen yabancı topraklarda, dillerini dahi bilmedikleri topluluk içinde zorlu günler yaşadı Karamanlılar. Amerikan Kadın Hastaneleri Örgütü'nün Yunanistan'daki faaliyetlerinin başın­da bulunan Esther Lovejoy Yunanistan'ın Makronissi Adası'na ulaşan Karamanlıların durumunu raporunda şöyle aktarıyordu:

"Göçmenlerin hali tarif edilemez. Bunlar bütün dünyanın reddettiği vatansız insanlar, çoğu da kadın ve çocuk. Yunanca konuşamıyorlar, oradan oraya hayvan gibi   güdülüyorlar. Islak çukurlara, mezbeleliklere dol­duruluyorlar; yemek kıt, su kıt, yatak, giysi yok; soğuk altında aç ve hasta bekleşiyorlar."

 

 

 


Hazırlayanlar :  merakediyorum grubu üyeleri merake...@googlegroups.com

Kaynak : ATLAS Tarih Sayı:5 Gazanfer İBAR "Karamanlılar gidiyor"başlıklı yazıdan özet alınmıştır.

Lütfen bu kısmı silmeyiniz, kaynak göstererek paylaşınız.

Saatlerce uğraşarak verdiğimiz emeği bir "Delete" tuşuyla yok etmeyin.


atlas karamanlılar 06.jpg
atlas karamanlılar 05.jpg
atlas karamanlılar 07.jpg
atlas karamanlılar 01.jpg
atlas karamanlılar 02.jpg
atlas karamanlılar 04.jpg
atlas karamanlılar 08.jpg
atlas karamanlılar 09.jpg
atlas karamanlılar 11.jpg
atlas karamanlılar 03.jpg
atlas karamanlılar 10.jpg

Tarihci

unread,
Mar 13, 2011, 8:04:04 PM3/13/11
to merakediyorum
Bu konuya dikkat çektiğiniz için teşekkür ederim...

Aslında Türklerin Anadolu'ya gelişi için 1071 Malazgirt Savaşı milat
olarak gösterilse de bu doğru bir bilgi değildir...1071'den önce de
Anadolu'ya ve Balkanlara Oğuz ve Peçenek Türkleri gelmiş ve
yerleşmişlerdi.Hatta Ortodoks Hristiyan oldular ve Bizans ordusunda
paralı asker olarak görev aldılar.

Herkesçe bilinen bilgidir malum bu Hristiyan Türkler Büyük Selçuklu
Ordusu'nun da Türklerden oluştuğunu anlayınca saf değiştirmişler ve
Büyük Selçuklu safına geçmişlerdir..Savaşın Büyük Selçuklular
tarafından kazanılmasının en önemli sebeplerinden biri de budur.

Bu Oğuz ve Peçenek Türkleri daha sonra Konya Karaman çevresine
yerleştiler.. Onlara genelde Karamanî dendi.Mimar Sinan da Karamanî'
dir.Sonradan Müslüman olmuştur.

Mübadele sırasında Karamanilerin de Yunanistan'a gönderilip
gönderilmemesi mevzusu T.B.M.M.'nde çok tartışılmış ancak kurunun
yanında yaş ta yanmış ve gönderilmişlerdir.Rumca bilmedikleri ve aslen
de Rum olmadıkları için Yunanistan'da rahat da edemediler..Kendilerine
"el Turco"gibi lakaplar takıldı..Daha sonra büyük bir kısmı Karamanlis
soyadını aldı.

Bildiklerimi paylaşmak istedim.Saygılar.

Derya Özkan

unread,
Mar 15, 2011, 8:18:34 AM3/15/11
to merake...@googlegroups.com
ne yazık ki bu tür bilgiler ilkokul ve liselerde öğrencilere öğretilmiyor. bizlere dayatılan müfredat ile öğrencilere Türklerin anadoluya malazgirt ile girdiklerinden bahsedip geçiyoruz. bilgileriniz için teşekkürler.

14 Mart 2011 02:04 tarihinde Tarihci <tarihcininyeri.net@gmail.com> yazdı:
--
===========================================
BİLGİLENMEK HERKESİN HAKKIDIR
http://groups.google.com/group/merakediyorum
E-posta : merake...@googlegroups.com
===========================================
Grup çalışmalarından yararlanarak oluşturduğumuz bloglar
http://fotograflarlaataturk.blogspot.com (Albüm Kitap -Tamamı)
http://kuvayimilliyedestani.blogspot.com (Video animasyon)
http://merakediyorumtarih.blogspot.com (Yakın Tarihimiz -30 fasikül)
http://resatekremkocu.blogspot.com (Osman Gazi'den Atatürk'e)
http://merakediyorumgrubu.blogcu.com (Grup iletilerini takip edebilirsiniz)
http://80lerdetv.blogcu.com (meraklısı için eski tv dizileri...)



--
Derya ÖZKAN
0506 535 48 34
Sosyal Bilgiler Öğretmeni

Emrah OKAN

unread,
Mar 15, 2011, 2:51:06 PM3/15/11
to merake...@googlegroups.com
Hocam sonradan gelip de Konya' yı istemesinler bizden. :)) (Megali İdea)

15 Mart 2011 14:18 tarihinde Derya Özkan <ozkand...@gmail.com> yazdı:



--
Emrah OKAN
539 698 09 77

nortik portik

unread,
Mar 16, 2011, 8:36:30 PM3/16/11
to merake...@googlegroups.com, Emrah OKAN
Bildiklerinizi paylaşmak istedinizde birde kaynak yazmanız gerekmez mi?
wikipadi'da karaman kökenli yunanlı aile diye yazıyor. Fakat, Oğuz veya Peçeneklerin Karaman'a yerleştiğini nereden çıkardınız.?
 
O dönem için Kaynak Psellos veya Urfalı Meteos haricinde bir bilgiye mi sahipsiniz.?
 
Anadolu'da elbette türkler vardı fakat bildilerinizi paylaşmak gibi bir yücelik yaptığınızda lütfen kaynak yazınız.
 
Sadece Tarihe meraklı bir kişi olarak,
iyi çalışmalar dilerim
Tanju
 

 
15 Mart 2011 20:51 tarihinde Emrah OKAN <okan...@gmail.com> yazdı:

Cenk bilgeoğuz

unread,
Mar 17, 2011, 12:09:13 PM3/17/11
to merake...@googlegroups.com, Derya Özkan
 
 

Bu konuda referans kaynak gösterir misiniz rica etsem.
 
8 yıldır amatör tarihçi olarak çom sayıda eser okudum / okuyorum ancak mübadele Yunanistana gönderilen hristiyan Türklerin peçenek - uz kökenli olduğunu yazan bir kaynak henüz görmedim.
 
Selamlar
 
Cenk
2011/3/15 Derya Özkan <ozkand...@gmail.com>

Kayıhan Cönger

unread,
Mar 17, 2011, 2:30:28 PM3/17/11
to merake...@googlegroups.com

Sinan Meydan’ın “Son Truvalılar” adlı eserini okumanızı tavsiye ederim herkese. Türklerin 7000 yıldır Anadolu’da olduklarını göreceksiniz.

 

Saygılarımla,

 

S.Kayıhan Cönger

Gelen iletide virüs bulunmadı.
AVG tarafından kontrol edildi - www.avg.com
Sürüm: 9.0.894 / Virüs Veritabanı: 271.1.1/3512 - Sürüm Tarihi: 03/17/11 09:34:00

Hakan Eğinlioğlu

unread,
Mar 17, 2011, 5:34:54 PM3/17/11
to merake...@googlegroups.com
Çok özür dileyerek soruyorum: Bir eserin ya da yazının kabul edilebilir bir "kaynak" olması hangi kriterleri içermelidir? Türklerin 7000 yıl Anadolu'da yer alması çok iddalı bir söz. Çok sağlam kanıtlar ister. Türk Tarihinin çok daha eskilere dayandığını görmek duygularımızı okşayabilir ama bilimsel tavır soğukkanlı olmamızı sadece bizce değil, herkesce reddedilemez kanıtlar gerektirir diye düşünüyorum. Friglerin, Lidyalıların, doğuda Urartuların dağılmaya başladığı, perslerin istilalara giriştiği M.Ö. 5. yy'lardan bahsediyoruz.
Ayrıca, Mimar Sinan'ın kökeni hakkında da gerçekten Karamanlılığına dair geçerli bir belge var mı? Bunları polemik yaratmak için değil önemsediğim ve bilmek istediğim için soruyorum.
 
hakan eğinlioğlu

17 Mart 2011 20:30 tarihinde Kayıhan Cönger <kco...@ada.net.tr> yazdı:

Kayıhan Cönger

unread,
Mar 17, 2011, 6:10:46 PM3/17/11
to merake...@googlegroups.com

Bu eserde Karamanlılarla ilgili bilgiye yer verilmemiş. Daha çok Truva ve Antik Tarih işlenmiş. Tarih araştırmacılarının ve antik tarih yazarlarının ortaya koydukları kanıtlar ve bunların yanı sıra yapılan arkeolojik çalışmalar, filolojik incelemeler bu iddiaların bugün gerçek olduğunu bize gösteriyor. Büyük Atatürk’ün bu konu ile ilgili yaptırmış olduğu araştırmalar ve meşhur “Türk Tarih Tezi” de Atatürk’ün vefatından sonra kulak ardı edilmişti. Ama şimdi bu işin ciddiyetini kavrayabilmiş olan yazar ve araştırmacılarımız bizlere daha gerçekçi, araştırmaya ve dolayısiyle belgelere dayanan eserler vermeye başladılar. Bizler maalesef tarihimizi hep kasıtlı batı yazarlarından duyarak, öğrenerek bugünlere geldik. Ama dediğim eseri okumanızı mutlaka tavsiye ederim. Sayın Meydan’ın bunun dışında da çok değerli eserleri vardır ve genellikle tarih ağırlıklıdır. Ayrıca, Anadolu’daki Türk varlığını daha iyi etüd etmek için Muazzez İlmiye Çığ, Kazım Mirşan, Haluk Tarcan gibi araştırmacıların eserlerini de okumanızı öneririm. Hatta İzmirli Homeros’un İlyada ve Odyssius adlı eserleri de bir fikir verecektir. Ben de tüm bunları polemik yaratmak amacıyla yazmış değilim. Tarihe çok ilgi duyan ve çok okuyan biri olarak bazı önerilerde bulunmaktı sadece niyetim.

 

 

 

S.Kayıhan Cönger

Hakan Eğinlioğlu

unread,
Mar 17, 2011, 7:29:04 PM3/17/11
to merake...@googlegroups.com
Kayıhan bey, nezaketiniz için teşekkür ederim. Muazzez hanımı mümkün olduğunca yakından takip ediyor, okuyorum. Kazım ve Haluk beylerin de bazı eserlerini okudum ve eski dönemde tv programlarından da anımsıyorum. Yalnız, Kazım ve Haluk beylerin çalışmalarına halen akademi çevrelerinden kesin bir onay ve desteğin gelmediğini de bilmekteyim. Ben çalışmalarını ilginç ve önemli bulmakla beraber, bütün tasam "biz pişirelim, biz yiyelim" şeklinde değil de, bu çalışmaların uluslararası bilimsel çevrelerce de kabul edilebilir olduğunu görmek. Yerleşmiş kemikleşmiş önyargıları aşmak kuşkusuz çok zahmetli, ama mutlak önemi var.
 
hakan eğinlioğlu

18 Mart 2011 00:10 tarihinde Kayıhan Cönger <kco...@ada.net.tr> yazdı:

sakir yavuz

unread,
Mar 18, 2011, 3:25:58 AM3/18/11
to merake...@googlegroups.com
Tamamlayıcı bilgiler için teşkkürler.

17 Mart 2011 02:36 tarihinde nortik portik <bartho...@gmail.com> yazdı:

nortik portik

unread,
Mar 18, 2011, 10:57:45 AM3/18/11
to merake...@googlegroups.com, Hakan Eğinlioğlu
Tamamen Hakan Bey gibi düşünüyorum.
Ciddi olmak lazım.
Milli tarih diye birşey yaparsanız olmaz.
 
 
 
 
17 Mart 2011 23:34 tarihinde Hakan Eğinlioğlu <hakan...@gmail.com> yazdı:

Mücahit ARSLAN

unread,
Mar 18, 2011, 12:27:31 PM3/18/11
to merake...@googlegroups.com
Merhabalar,
 
4. yy'da 20 yıl kadar Bizans İmparatoru olan Zenon Ermenekli'dir (Karaman).
Halen adını taşıyan ve Ermenek'e bağlı olan bir köy vardır (Zenenepolis Osmanlı döneminde İnzebol olmuştur.
(Bugün her ne kadar ismi Elmayurdu'da olsa halk arasında İnzebol olarak bilinir). 
 
Ermenek, Karamanoğlu Beyliğinin ilk başkentidir. Karamnoğlu Mehmed Bey (Türkçe'yi kullanan ilk Devlet Adamıdır) Ermeneklidir ve kabri de Ermenek'tedir.
 
Ermenek bölgesi 1000 yıldır Türk yurdudur. Osmanlı'nın Anadolu'da ele geçirdiği son toprak parçası burasıdır. (Fatih dönemi: 1472)
Bu nedenle de Osmanlı döneminde Ermenek bölgesi kasıtlı olarak unutturulmuştur.
Şehre Osmanlı dönemine ait hiçbir şey yoktur. Tarihi Camii ve Medreselerin tamamı Karamanoğulları dönemindendir.
Bahsedilen Karamanilerin - Ermenek bölgesi ile hiç mi hiç alakası yoktur. Bunu lütfen not düşelim...
 
Bölgemizin talihsizliği Cumhuriyet döneminde de devam etmiş, Ermenek önce Adana'ya, sonra Konya'ya en son (1990) Karaman'a bağlanmıştır. Karaman'a 220, Konya'ya 230 km, Adana'ya 350 km mesafede olan bir şehri il yapmak yerine coğrafi olarak hiçbir bağı olmayan şehirlere ilçe yapmak her halde verilebilecek en büyük cezadır.
İş size örnek: Karaman Valisi kendisine bağlı Ermenek'e giderken Mersin'e bağlı Mut ilçesi üzerinden geçmek zorundadır.
Türkiye'de kendi ilçesine gitmek için bir başka şehrin sınırlarına girilen başka bir ilçe var mıdır merak ediyorum.
 
 
Mücahit ARSLAN
ANKARA

tamerolgun

unread,
Mar 18, 2011, 3:47:05 PM3/18/11
to merake...@googlegroups.com
Mimar Sinan'ın Karamanlı olduğu iddiası yanlıştır.Mimar Sinan
olasılıkla Ermeni asıllı ve Kayseri doğumludur.Bilgi için İbrahim
Hakkı Konyalı'nın Yazdığı Mimar Koca Sinan/1948,İstanbul adlı yapıtta
bulunabilir.İbrahim Hakkı Konyalı kayıt düştüğü bilgiyi Acemi Oğlanlar
Pençik Defterlerini incelemesiyle elde etmiştir.Kaynak yazma eserler
şunlardır;Tezkiret'ül Enbiyye,Ali Emiri Efendi Kütüphanesi,Tarih
Bölümü923 Noda kayıtlıDayızade'nin Selimiyye adlı kitabının kenar
yazısında görülebilir.Asıl adı bazı kayıtlarda(müslüman olmadan
önce)Gebrlere olarak verilmektedir.Babasının adına tarihi belgelerde
bulunamamıştır.Bir Erkek kardeşi bulunmaktadır.Kardeşi bir Hristiyan
olarak yaşamış ve ölmüştür.Kardeşininin iki çocuğu
bulunmaktadır.İkiside İslam dinine ihtida etmişler ve ölmüşlerdir.

18 Mart 2011 16:57 tarihinde nortik portik <bartho...@gmail.com> yazdı:

>>> 14 Mart 2011 02:04 tarihinde Tarihci <tarihcini...@gmail.com>

Tarihci

unread,
Mar 18, 2011, 6:26:13 PM3/18/11
to merakediyorum
Tekrar merhabalar..

Öncelikle her zaman sıkıcı bir ders olarak görülen tarihle bu kadar
ilgilenilmesi,cevap yazılması beni müthiş sevindirdi...Çok
teşekkürler...

Bu konu son yıllarda araştırılmaya başlanan,su yüzüne çıkan bir konu
olduğu için bilgiler de yeni haliyle...

Mimar Sinan'ın Türk olduğu söylemi bana ait değil,Doç.Dr.Erhan
Afyoncu'ya ait...Sadece bilgi olsun diye bu konuda sözlerinin geçtiği
gazetenin linkini veriyorum:

http://haber.gazetevatan.com/Haber/316099/1/Gundem

Erhan Afyoncu kendi programında da defalarca dile getirdi zaten..Mimar
Sinan 'ın aslen Hrıstiyan Türk olduğunu ...Mimar Sinan Karaman ilinden
değil Kayserilidir fakat bizim bahsettiğimiz Karaman günümüzdeki il
olan Karaman değil..Tarihte Orta Anadolu'nun çok büyük bir kısmını
kapsayan bölgenin adıdır..O nedenle Mimar Sinan'a da Karamanî
denilmekte...

Karamanîlerin Oğuz ya da Peçenek Türkü oldukları bilgisi, Janos
Eckmann'ın "Karamanlıca'da bir kaç Geridium Terkibi"(Türk Kültürünü
Araştırma Enstitüsü Dergisi 1988 26/2) makalesinde ve İlyas Gökhan'ın
"1821 Rum İsyanı ve Kayseri'ye Etkileri" adlı sempozyum bildirisinde
geçmektedir.

Karamanîlerin mübadelede Türk oldukları için Yunanistan'a göç etmek
istemedikleri bilgisi ise Ramazan Tosun'un "Türk-Rum Nüfus Mübadelesi
ve Kayseri'deki Rumlar"(Niğde 1998 Tolunay Yayıncılık) adlı kitabında
geçiyor..

Aslında bu konuyu özet veren Murat Tongal'ın yapmış olduğu bir tez
çalışması da var...Kaynak isteyen-arayan arkadaşlar Kaynakça kısmına
da bakabilirler...

http://www.mediafire.com/?z7wlculnwsceuz2

Saygılar...



Hakan Eğinlioğlu

unread,
Mar 18, 2011, 6:39:48 PM3/18/11
to merake...@googlegroups.com
Tamer bey, teşekkürler. Benim de aklımda Koca Sinan'ın kökeninin bu şekilde olduğu kalmıştı. Verdiğiniz kaynak bilgiler için de ayrıca teşekkürler. Yıllarını Tarih Bilmine adamış İbrahim Hakkı Hoca'nın ismi zaten başlı başına referanstır.
 
hakan eğinlioğlu 

18 Mart 2011 21:47 tarihinde tamerolgun <htame...@gmail.com> yazdı:
>>> 14 Mart 2011 02:04 tarihinde Tarihci <tarihcininyeri.net@gmail.com>

Mehmet Oguz Togal

unread,
Mar 18, 2011, 6:46:59 PM3/18/11
to merake...@googlegroups.com
Çok iyi bilmiyorum ancak belkide coğrafi bir gerekliliktir sizin bu istisna dediğiniz durum. Sorunuzun cevabının en bariz örneği Adana'nın merkezinden Pozantı ilçesine gitmek için Mersin'in Tarsus ilçesinden geçmeniz gereklidir denebilir. 
Saygılarımla. 

2011/3/19 tamerolgun <htame...@gmail.com>
>>> 14 Mart 2011 02:04 tarihinde Tarihci <tarihcininyeri.net@gmail.com>



--
Mehmet Oğuz TOĞAL
+92 308 5550 231 Pakistan
+90 505 5411788 Turkiye
Skype: oguztogal
Facebook: Oğuz Toğal

izgilik munaymas

unread,
Mar 19, 2011, 12:33:08 AM3/19/11
to merake...@googlegroups.com
Ben Kazakistan'dan yaziyorum, Ermenek kelimesi kazakca kelimelere benziyor, arastirmak lazim, bizde mesela Sirmanak Shuwmanak isimli kabileler var cok eskiden gelen...

2011/3/18 Mücahit ARSLAN <sur...@gmail.com>
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages