salamalaikum

1 view
Skip to first unread message

Rauf Blanco

unread,
May 8, 2009, 12:44:04 AM5/8/09
to menev...@googlegroups.com

Ebu Bekir Sıddik ( R.A.) garip bir riya görüp,uykusunda ağlamaya başlar.Öyle ağlar ki,evin dışından duyulur.Bu sırada Ömer bin Hattap ( R.A.) oradan geçer.Ağlama sesini duyunca,kapıyı çalar.Ebu Bekir Sıddik uykusundan uyanıp,kapıya koşar,gözlerinden yaşlar aktığı halde kapıyı açar.Hazreti Ömer onu görür ve kendisine :
 
- Bu ağlamak nedir ? diye sorar. Ebu Bekir :
 
- Sahabeleri buraya topla ki,sana anlatayım, der.
 
Bunun üzerine Hz.Ömer bütün sahabeleri oraya toplar.Ebu Bekir ( R.A.) anlatmaya başlar.
 
- Rüyamda kıyametin koptuğunu gördüm.Bir takım insanları,parlayan yıldızlar gibi minberlerin üzerinde buldum.Meleğe : " Bunlar kimdir ? " diye sordum.Melek :
 
- Onlar peygamberlerdir.Hazreti Muhammed Mustafa ( S.A.S.)'i bekliyorlar.dedi.Ben :
 
- Muhammed ( S.A.S.) nerededir ? Beni onun yanına götür.Ben onun hizmetçisi ve sahabelerinden Ebu Bekir'im,dedim.
 
Melek beni onun yanına götürdü.Onu Arş'ın altında,sarığını önüne koymuş,sağ elini Arş'a uzatmış,sol elini uzatıp cehennemin kapılarını kapamış bir halde gördüm.O,bu haliyle şöyle niyazda bulunuyordu :
 
- Ey Allah'ım,ümmetimi bağışla.Onların içinde alimler,salihler,hacılar,umre yapanlar,gaziler,mücahitler vardır.
 
Böyle niyazda bulunurken,gaipten şöyle bir bir nida geldi :
 
- Ey Muhammed ( S.A.S.),sen itaat edenleri zikrediyorsun,diğerlerini anmıyorsun.Zalimleri,şarap içenleri,zina yapanları,faiz yiyebleri,bunlarıda zikret.
 
Bunun üzerine peygamber Aleyhisselam şöyle niyazda bulundu :
 
- Ey Allah'ım,onlar senin buyurduğun gibidirler.Fakat,onlardan hiçbiri sana ortak koşmamıştır,puta tapmamıştır,sana çocuk isnad etmemiştir,Tevhidi bırakmamıştır.Ey Allah'ım,onlar hakkındaki şefaatımı da kabul buyur.Onlara olan merhametimide kendilerine ulaştır,diye yalvardı.
 
Ben kendisine çok acıdığım için :
 
- Ya Muhammed ( S.A.S.),kendine acı,dedim.O :
 
- Ya Ebu Bekir,ümmetime şefaat etmek için Rab'bime niyazda bulundum.Rab'bimde kabul buyurdu,dedi.
 
Hazret-i Peygamber'e :
 
- Hepsinemi,yoksa bazısına mı ? diye sordum.Tam o anda sen kapıyı çalıp beni uyandırdın ve cevap almaya vakit bırakmadın,ey Hattap oğlu Ömer.
 
Hazret-i Ebu Bekir,Hazret-i Ömer'e böyle söylediği anda bir de bakalrı ki,gaipten bir ses üç kere :
 
< SPAN style="COLOR: #0000ff">- Hepsine ya Ebu Bekir,hepsine.
 
diye sesleniyor.Her ikisi de " El-Hamdü Lillah" diyerek şükrettiler.
 
 
 
 
 
--
Rauf Blanco.
 
--
Творческий конкурс Мисс и Мистер Студенчество-2009. http://planeta.rambler.ru/users/start4you/

Rauf Blanco

unread,
May 8, 2009, 1:07:19 AM5/8/09
to menev...@googlegroups.com

Efsanevi Wimbledon tenis oyuncusu Arthur Ashe AIDS'den ölmekteydi. Dünyanın her köşesindeki hayranlarından mektuplar yağmaktaydı. Bunlardan bir tanesi şöyle soruyordu: "Neden Tanrı böyle kötü bir hastalık için seni seçti?" Arthur Ashe buna su cevabi yazdı: Tüm dünyada… 50 milyon çocuk tenis oynamaya baslar, 5 milyon tenis oynamayı öğrenir, 500,000 profesyonel tenisi öğrenir, 50,000 yarışmalara girer, 5,000 büyük turnuvalara erişir, 50'si Wimbledon'a kadar gelir, 4'u yarı finale, 2'si finale kalır. Elimde şampiyonluk kupasını tutarken Tanrı'ya "Neden ben?" diye hiç sormadım. Ve bugün sancı çekerken, Tanrı'ya "Niye ben?" mi demeliyim? 
--
Rauf Blanco.
 
--
Творческий конкурс МÐ �сс и Мистер Студенчество-2009. http://planeta.rambler.ru/users/start4you/

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages