|
| ||
|
|
![]() |
![]() |
|
SON USKUMRU |
HAFTANIN MAÇLARI | |
|
Marmara bir balik cenneti.
Karadeniz'den oluk oluk balik akiyor. Yayiliyor baliklar, sonra Sivriada ile Yassiada'nin oralardan Marmara'nin ortalarina ve Çanakkale yoluyla Akdeniz'e.
Çanakkale Bogazini kiliç baliklari tutuyor, bazi sürüler dönüyor geriye, Marmara'ya dagiliyor, ama çogunluk dogru Akdeniz'e…
Bunlar göçmen baliklar, Karadeniz soguyunca güneye inerler, Akdeniz isininca bu sefer tersine kuzeye, serin sulara dönerler , geçit yeri Bogazlar ve iki Bogaz arasinda güzelim Marmara.
|
SALI 6-11-2007 ÇARSAMBA 7-11-2007 PERSEMBE 8-11-2007
CUMA 9-11-2007 CUMARTESI 10-11-2007 PAZAR 11-11-2007 |
PAZAR KAHVALTILARI
Zarif ve Özenli bir açikbüfeye davetlisiniz...
Reçeller Peynir Çesitleri Gemlik Siyah Zeytini Hindi Salam Açarlar Antreler Omlet Çesitleri Yesillikler 4 çesit Salata Sosu Kornison Tursu Sade Misir Gevregi Süt Meyve Çesitleri Içecek Çesitleri Rezervasyon 0224 244 76 20 |
|
Marmara'nin Karadeniz'e açilan kapisinin dibinde Dersaadet diye bilinen Istanbul sehri. Bizim Prens Adalari, Büyükada, Heybeliada ve ötekileri.. Istanbul'a çok yakin olan adalar, Aralarinda kanallar, akintilar ve her tarafta baliklar… baliklar… Balik sürüleri akin akin geçer Adalarin arasindan, Adalarin önünden arkasindan. Uskumrular, kolyozlar, istavritler, peslerinden lüferler, kofanalar, palamutlar, torikler, kiliç baliklari, orkinoslar, yunuslar… sürü sürü, piril piril, dipdiri baliklar. Bir de yerli baliklar var, göç etmeyenler, durduk yerde üreyenler. O zamanlar ne trol var, ne bomba, ne deniz kirliligi… Marmara'nin sulari masmavi, cam gibi, koy bardaga iç.
| ||
|
Duran baliklar, yerli baliklar, oldugu yerde yasayan baliklar, sinagritler, mercanlar, karagözler, dülger baligi, pisi baligi, tekir, kirlangiç… cins cins, çesit çesit balik. Bu baliklarin nerelerde oldugu bellidir, kimi deniz dibindeki kayaliklari, kovuklari sever, kimi kumluk yerlerde gezer. Bostanci-Vordonos-Adalar arasi, Tuzla'nin oralari, Adalarin arkasi, Neandros, Yassiada, Sivriada'nin oralari hep balik kaynar. Sonra kabuklular var. Midyeyi geçelim, istiridyenin en lezzetlileri Sivriada'nin oralardan çikar, pavuryalar, istakozlar… Sahiller pavurya ve istakoz dolu. /…/
Bu anlattigim çok eski yillar degil, 60'li 70'li yillar. Oktay Akbal'in ünlü öyküsü var ya, "Önce ekmekler bozuldu" diye. Önce kiliç baligi yok oldu . Bizim tutacagimiz balik degil tabi kiliç, ama tutulani ve satilani azaldi, azaldi ve sonunda kiliç hiç kalmadi. Kiliç baliklarini katlettiler, küçük büyük demeden, tuttular demiyorum, katlettiler. Kiliç, Çanakkale Bogazi'ni tutar, sürülerin Akdeniz'e gitmesini önlerdi. Kiliç bitince denge bozuldu.
Sonra uskumru yok oldu, kolyoza düstük, kolyoz da yok oldu, istavrite düstük. Artik sürekli istavrit avlar olduk, uskumru çaparilerini kaldirdik, yanimiza bile almaz olduk, varsa yoksa istavrit. Hiç unutmam, bir istavrit akini sirasinda, Burgaz Adasi ile Hayirsiz Adalarin arasinda sandallar yayilmis, deniz dümdüz, üç-bes yüz metre uzakliktaki bir sandalda konusulanlar duyuluyor. Herkes çapari salliyor, istavrit çekiyoruz. Nüzhet oltasini hizli hizli çekti ve heyecanla bagirdi: Uskumru!.. Sesi hizla yayildi dümdüz denizde. Gerçekten uskumruydu… Nüzhet ayaga kalkmis, oltanin ucundaki uskumruyu gösteriyordu, bizim sandaldaki herkes ayaga kalkti, çevremizdeki sandallardan motor isletip yanimiza gelenler oldu, "Bakalim sahiden uskumru mu!" dediler.
Baktilar, evet uskumruydu. Sanki deniz kizi tutmustu Nüzhet. Herkes uskumruya bakti, bakti. Belki de son gördügümüz uskumruydu bu. Istavrit devam etti. Artik sinagrit, mercan da azalmisti, tekir bile azaldi, iskorpit bile kalmadi. Kirlangiçlar gitti. Denizde balik kalmadi. Neredeyse horozbinaya fit olacaktik. Kiyilarda horozbina bile kalmadi, kaya baligi bile kalmadi. En son istavrit… Arada sirada, kis vakti istavritin arkasindan gelen lüfer… Bir yilda kaç defa? Palamut da kisin birkaç kez ya geldi, ya gelmedi. Deniz küstü. Nejat Gülen, Son Uskumru, Engül Yayincilik, Istanbul
| ||