![]() | |
|
PAZAR GÜNÜ KENDINIZE BIR IYILIK, SEVDIKLERINIZE DE SURPRIZ YAPIN. YEMYESIL BAHÇEMIZDE PILATES ÖGRENIYORUZ. | |
|
10:00 - 14:00 AÇIK BÜFE KAHVALTI 11:00 PILATES 14:00 ÖGLE SERVISI 13:00 PILATES 20:00 AKSAM SINEMASI (CAFE HIZMETI - BALIK ÇESITLERI - IZGARA CESITLERI) NOT: Yagmurlu havalarda kapalı mekanimizdayiz. | |
|
|
DANS SPOR OKULU KURUCUSU ISIL YILDIRIM’IN EGITMENLIGINDE, BÜYÜKMAVI BALIK RESTAURANT’IN EVSAHIPLIGINDE PILATES KEYFI.
Pilates Nedir?
Joseph Pilates'in “kontroloji” adini verdigi metodu, zihin ve beden bütünlügü öngören denge nefes ve hareket sistemlerinin bir sentezidir. Eklem ve kemikleri hayat boyu korumak için kas güçlendiren, esneten ve özellikle içsel karin kaslarinin kuvvetlendirilmesi esasina dayanan bir sistemdir. Joseph Pilates, egzersizlerini söyle tanimlamisti: “Sadece üç derste farki hissedecek, on derste farki görecek ve 20 derste tamamen farkli bir vücuda sahip olacaksiniz”.
Pilates egzersizlerinin amaci; karin ve sirt bölgelerini esit oranda güçlendirip, vücudumuzun üst kisminda saglam bir iskelet olusturmaktir. Pilatese göre vücut merkezi, derindeki kaslarla bel kemigine en yakin kaslardan olusur. Klasik egzersizlerde zayif kaslar zayiflama, güçlü kaslar güçlenme egilimindedir. Bu da dengesiz adale yapisina, kronik bel agrisi ve sakatliklara yol açabilir. Pilates'te kas yapisi bir bütün haline getirilir. Kilo vermeseniz de ince görünürsünüz. Sakatlanmalar zorlasir. Dayaniklilik artar, metabolizma hizlanir. DAHA FAZLA BILGI ICIN http://www.danspor.com/pilates.html
|
|
PAZAR GUNU SAAT 20:00 MUHSIN BEY – BUYUKMAVI SINEMA
AÇIK HAVA SINEMAMIZ BASLIYOR. | |
|
Filmin tanıtımı 1980 sonrasinda "degisen Türkiye"yi, degisen degerleri, yitip gidenleri ve yerlerine gelenleri traji-komik üslupla sorgulayan Muhsin Bey, tipik bir toplumsal ayna niteliginde. Ömrünün hazan mevsimini yasayan, prensipleri nedeniyle kedi olali çok fazla fare tutamamis, KlasIk Türk Müzigi sevdalisi (ve kuskusuz arabeskten nefret eden !), yel degirmenlerine karsi duran müzik organizatörü Muhsin Kanadikirik ile Urfa'dan gelen yanik sesli genç türkücü adayi Ali Nazik'in iliskileri çerçevesinde biçimlenen film, bastan sona bir "çatisma" üzerine kurulu. Yavuz Turgul, senaryosuna da imza attigi Muhsin Bey'de, benzetmek gerekirse "kültürlerarasi diyalog" yerine "kültürlerarasi çatisma"ya yönelmis; üstelik de bu çatismayi "eski" ve "yeni" Türk sinemasinin en geçerli kaliplarini kullanarak çok hos biçimde sergilemis. Dostluklar, ihanetler, asklar, beklenmedik olaylar, hem bir "Yesilçam klasigi"nden beklenen biçimde akip gidiyor perdede, hem de farkli bir anlatimin hizmetine giriyorlar. Basrollerdeki Sener Sen ve bu usta sanatçi karsisinda tek sahnede bile ezilmeden mükemmel biçimde uyum saglayan Ugur Yücel'in akillardan çikmayacak oyunculuk gösterileriyle, "kazanan" ve "kaybeden"e yönelik sosyolojik yaklasimiyla, çok hos, çok etkili bir duygusal-nostaljik güldürü niteligi kazaniyor Muhsin Bey. Yavuz Turgul'un asil kaybeden olarak, kisa sürede kolay yoldan söhrete ulasan Ali Nazik'i göstermesinin alti da çizilmeli. Filmin zaman zaman yari belgesel olarak da tanimlanabilecek bir kulvara girdigini, örnegin tarihi Beyoglu semtine, arka sokaklara, müzikhollere, ses yarismalarina dönük gerçekçi yaklasimiyla mekan-insan iliskisinin en çarpici beyazperde örneklerinden biri olma özelligini tasidigini da önemle belirtelim | |