Matematik ve Yaşam

19 views
Skip to first unread message

MATİHMATİK

unread,
Jan 7, 2009, 3:08:43 PM1/7/09
to MATİHMATİK
MATEMATİK VE YAŞAM

Matematik yaşamı doğrulamıyor. Matematik'in yaşamla ilişkisi olduğu
bilinir ve doğrulanabilir. Matematik'in yaşamla ilişkisi konusunda
savları olan matematikçiler, matematikseverler bunları birebir
ilişkilendirirler ve matematiğin, yaşamın soyutluğunla denkliğini/
özdeşliğini kurarlar. Yaşamda matematik vardır; matematikte yaşam
azdır; yaşam matematikten çoktur.
Matematik yaşamı izler; yaşam, matematiğin önünden gider. Matematik
başlangıçta yalını ve güzeli simgelerdi; kesinliği açıklardı. Zamanla
yaşam karmaşıklaştı. Günümüzün matematik dilini, göstergelerini
kullanan matematikçiler yaşamı taklit edercesine, matematiğin özünü
yalanlarcasına öyle karmaşık ve uzun işlem ve kanıtları kullanır
olmuşlardır ki: iyi ki, yaşam matematiği izlemiyor diyesi geliyor
insanın; yaşam bayağı yalın ve güzel kalıyor bugünkü matematik
yazılımına göre.
Yaşamla matematiği denkleştirmenin karşıtını da düşünebiliriz.
Matematik yaşamı güzelleştirmeye uğraşır diyebiliriz. Yaşamda eğriler,
dönümler belirgindir. Doğrusallıklar matematik doğrusallığı değildir;
iki nokta arasındaki en kestirmeyi yaşamda bulamayan insan çoktur.
Yaşamın çevrimi ve çemberinin pi'si, katsayısı durağan değildir;
değişir durur.
Yaşamda "ideal"i arayanlar erken düşerler, yorulurlar. Matematik
"ideal"in öteki adıdır. Üçgen, dörtgen, çokgen, çember matematiğin
idealleridir. Yaşamın idealleri onca kesin, onca düzgün, onca ideal
olamaz. "İdeal" dünyada herşey güzeldir, herşey açıktır, Herşey
çekicidir. "İdeal" bir gerçeklik değildir; "ideal" ardında koşulan
güzeldir. Matematik idealle başladığından, matematiğin güzelliği
yaşamı bulmaktır; yaşamı açıklamaktır.
Matematik buluş ve açıklama gücüdür. Matematiği yaşamdan ayıran
sayılarıdır, niceliktir. Sayılar soyuttur, nesneler somuttur.
Nesnelerin sayılması, sıralanması, kümelendirilmesi işi ile ya da
sayı, sıra, dizi, küme kavramları ve nesneler evreni ayrıdır. Soyut
nesneler düşünülebilir ama nesne somutu çağrıştırır. somut nesneler
sayılabilir, sıralanıp dizilebilir ve kümelere ayrılabilir ama sayı,
sıra, dizi, küme açıklama için araçtır; kendi başlarına,
soyutluklarıyla amaç değildir.
Matematiğin kuralları, kuramları, belitleri, kanıtları vardır;
matematiğin somutluklarıdır bunlar. Yaşam içinse; kural, kuram, belit,
kanıt çok soyuttur. Matematikte kural, kuram, belit, kanıt başlangıçta
vardır ve sonuca gitmek için yararlıdır. Yaşamın kuralları, kuramları
sonuçtadır; beliti ve kanıtı yoktur yaşamın.
Yaşamın sorunlarının çözümsüzlüğü apaçıktır; matematiğin sorunlarının
çözümsüzleri kısıtlıdır. Yaşamın bilinmezleri çoktur; matematiğin
sonsuzu vardır, matematiğin sonlu ayrımları vardır ve bilinmezlerini
dönüştürme yolları ve yöntemleri vardır.
Matematiğin tarihi ile yaşamın tarihi de aykırıdır. Yaşamın tarihi
milyarlarca yılla ölçülürken, matematiğin tarihi binlerce yılla
bilinir. Yaşamı çoğaltıp, bugüne getirenleri milyarlarca iken;
matematiği geliştirip, yayanlar binler, belki de yüzbinlerdir olsa
olsa. Felsefe, mantık, dil, hesap matematiğin öteki adı değildir;
matematiğin felsefe, mantık, dil ve hesapla ilişkisinin çakışma
noktası tanımsızdır.
Matematiğe ve matematikçiye değişik yaklaşır ya da uzaklaşır insanlar.
Matematiği oyun gibi seven, matematikle oynayanlar kendilerinde özel
güç bulurlar. Salt onlar mı? Onlardaki bu güce imrenenler de
pekiştirir o gücü. Kimi zaman matematik korkuyla benzeşir. Korkutmak
için matematik kullananı ya da matematik gücüyle korkutanları
matematiğin gücünü kötüye kullananlardan sayabiliriz.
Matematiğin büyükleri olduğunca, matematiğin dostları, matematiği
uğraştıranları vardır. Pisagor, Tales, Öklid geleneksel devlerdir;
onları doğrudan ya da dolaylı tanımamak, adını bilmemekle
eşdeğerlidir. Dekart'ın, Paskal'ın katkıları; astronominin, fiziğin
matematikçileri Kepler, Nevton bilmek için yüksek öğrenim gerekmez.
Laplas'ı, Öler'i anlamak ise matematikle özel ilişkinin ve
bilgilenmenin ölçütüdür. Kant'ı tanıyan, bilenler matematiği
uğraştırmasını da bilirler. Hilbert, Rieman, Gödel ise en az Dekart,
Paskal düzeyinde önemliyseler de; uzmanlığın ölçütüdür.
Geçmiş yüzyıllarda felsefe, fızik ve astronomi matematiği ençok
ilerleten uygulama alanlarını açarken; yüzyılımızda elektrik
mühendisliği ve bilgisayarların matematikle ilişkileri salt
matematiğin ençok kullanımını değil, matematiğin ençok
ilerletilmesinin ardındaki itici güçleri tanımlar.
Bertran Russell'ın matematiğin dilini ve mantığını simgelerle
birliğini bulma ideası henüz gerçeklenmemiş olsa da, geleceğin
önkoşuludur. Matematik ile uygulaması ise Beethoven ile Beethoven'ı
seslendiren, dillendiren ilişkisini çağrıştırır.
Matematiğin önündeki büyük sorular, çözülmemiş sorunlar ile çözülemez
sorular/sorunlar yumağı yeni matematikçileri matematiğin
uygulamasından, matematiğin soyutluğu düzeyinde tutmaktadır.
Biyolojiden iktisata, psikolojiden müziğe matematiğin salt desteğini
değil, matematiğin varoluşunu simgeleriz. Geleceği öngörmeye kalksak
şunu demenin güvenirliği yüksek olmalıdır diyebiliriz:
Matematik yaşamda dallanıp budaklandıkça yeniden arınacak, yeniden
yalınlaşacaktır. Ne zaman ki, matematik saydam bir varoluşla, varlıkla
karşılıklı bağımsızlığa kavuşacak; o zaman matematik bugünden güçlü
olacaktır.
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages