TIHK Nefret Soylemi, Kisi Ozgurlugu Hakki, Tutuklu ve Hukumlu Haklari Calistayi

7 views
Skip to first unread message

Yasemin güllüoğlu

unread,
Dec 17, 2013, 5:20:28 PM12/17/13
to huseyinhatemi
TÜRKİYE İNSAN HAKLARI KURUMU (TİHK)
 
BASIN BÜLTENİ - 13.12.2013
 
 “10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü” etkinlikleri çerçevesinde Türkiye İnsan Hakları Kurumu tarafından düzenlenen ve 10.12.2013 tarihinde basına programı duyurulan “Nefret Söylemi ve İfade Özgürlüğü, Kişi Özgürlüğü ve Güvenliği Hakkı, Tutuklu ve Hükümlü Hakları” konulu çalıştay Rixos Grand Ankara Otel’de 12.12.2013 tarihinde gerçekleştirilmiştir.
Çalıştaya Adalet Bakanlığı, Avrupa Birliği Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nın ilgili birimlerinden temsilciler ile Anayasa Mahkemesi, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı, Kamu Denetçiliği Kurumu, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Türkiye Ülke Ofisi, Avrupa Konseyi Proje Ofisi, UNİCEF, TODAİE, Türk Tabipleri Birliği’nin de içinde olduğu birçok kurum ve kuruluşun temsilcilerinin yanında İHD, TİHV, Mazlumder, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi’nin de aralarında olduğu konuyla ilgili çok sayıda Sivil Toplum Kuruluşu’ndan temsilciler katılmıştır.
Çalıştay, Türkiye İnsan Hakları Kurumu Başkanı Dr. Hikmet TÜLEN’in açılış konuşmasıyla başlamış ve sırasıyla “Tutuklu ve Hükümlü Hakları”, “Nefret Söylemi ve İfade Özgürlüğü” ve “Kişi Özgürlüğü ve Güvenliği Hakkı” başlıklı üç ayrı oturum gerçekleştirilmiştir.
Feray Salman’ın yönettiği “Tutuklu ve Hükümlü Hakları” başlıklı birinci oturuma, Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nden Zafer KIRAÇ ile Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünden Hakan UMUT konuşmacı olarak katılmıştır.
Hakan UMUT’un “Ceza İnfaz Sistemi ve Uygulaması” başlıklı konuşmasında; Türk ceza infaz sistemindeki gelişmeler konusunda bilgi verilmiş, cezaların infazı sırasında en çok göze çarpan sorunun Ceza İnfaz Kurumlarının kapasitesi olduğu belirtilmiş, halen 305 Ceza İnfaz Kurumunun var olmasına rağmen bu yerlerin yetmediği ve bu konudaki çalışmaların devam ettiği, 2008 yılından itibaren infaz kurumlarına ayrılan ödeneğin üç kat arttığı ifade edilerek, bir çözüm yolu olarak Denetimli Serbestlik Uygulamalarından bahsedilmiştir.
Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği adına Çalıştaya katılan Zafer KIRAÇ, “Hapsedilmiş İnsan MAHPUS ve Hakları” başlıklı konuşmasında; ceza infaz kurumlarındaki fiziki şartların kadınlar, yaşlılar, çocuklar, engelliler ve cinsel yönelimi farklı kişilere uygun olmadığını ifade ederek, genç ve çocuklara ilişkin rehabilitasyon merkezlerinin kampus şeklindeki infaz kurumlarının dışında olması gerektiğini belirtmiştir. Öte yandan, cezaevleri izleme kurullarına eleştiri getirilerek, bu kurulların sivil toplumla işbirliği yapılmak suretiyle işlerliğinin sağlanması gerektiğini özellikle vurgulanmış, ayrıca OPCAT ile ilgili mekanizmanın bir an önce kurulması ve ceza infaz kurumlarının denetiminin şeffaflaştırılmasının birçok eleştiriyi ortadan kaldıracağı belirtilmiştir.
Prof. Dr. Ergun ÖZBUDUN’un yönettiği “Nefret Söylemi ve İfade Özgürlüğü” başlıklı ikinci oturuma, İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Yrd. Doç. Dr. Ulaş KARAN ile Stratejik Düşünce Enstitüsünden Selvet ÇETİN konuşmacı olarak katılmıştır.
Yrd. Doç. Dr. Ulaş KARAN tarafından yapılan “Nefret Söylemi: Teoride ve Uygulamada Ortaya Çıkan Sorunlar” başlıklı konuşmada; nefret söylemi ile nefret suçlarının farklılığı, bu iki kavramın zaman zaman birleştiği, ancak hakaret, zarar verme vb. bir eylem ve kastın nefret suçunun oluşumu için gerekli bulunduğu, öte yandan nefret söylemi ve nefret suçlarının hedef aldığı grupların artmakta olduğuna değinilmiş, Türkiye’nin bu konuda hemen tüm uluslararası sözleşmelere taraf olduğu belirtilerek, uluslararası düzenlemeler ile nefret suçlarına ilişkin olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 216, 125 ile 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 8. maddelerine ilişkin uygulamalardan bahsedilmiştir. TCK 216. maddesinde nefret söylemiyle ilgili olarak getirilen “kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması” kıstasının ifade özgürlüğünün alanını genişletirken nefret suçlarının uygulanma alanını daralttığı, bu anlamda ifade özgürlüğü ile nefret suçlarının uygulanması arasındaki çatışma alanına dikkat çekilmiştir. Yine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) ifade özgürlüğüne ilişkin 500 civarında davanın yaklaşık % 40’ının Türkiye aleyhine olduğu belirtilerek, Mahkemenin, ifade özgürlüğüne ilişkin davalarda ırkçılığın koruma görmeyeceği yönündeki Ferel (Belçika) ve Le Pen (Fransa) başvurularına ilişkin olarak verdiği kararlardan söz edilmiştir.
Stratejik Düşünce Enstitüsü adına toplantıya katılan Selvet ÇETİN tarafından yapılan “Nefret Söylemi olarak İslamofobi” başlıklı konuşmada; bu kavramın 11 Eylül saldırılarından sonra güncel olarak tartışılmaya başlanmış ise de geçmişinin 1960’lara kadar uzandığı, küresel güçler tarafından islamofobinin ekonomik ve kültürel çıkarlar için bir silah olarak Müslümanlara karşı yaygın ve sistematik olarak kullanıldığı, islamofobiyi dünyaya yayan güçlerin aynı zamanda İslamcı yönetimleri de dönüştürmeye çalıştığı görüşlerine yer verilerek, bu tür faaliyetlerin Müslüman topluluklarda da bir karşı nefret yarattığı ve ötekileştirmeye neden olduğu, Avrupa’da İslamofobi sayesinde güç kazanan sağ partilerin bu ülkelerdeki Müslümanlar üzerinde baskı oluşturduğu (İsviçre, İsveç, Avusturya, Fransa örnekleriyle) ifade edilmiş, ayrıca İslamofobinin Amerika ve Avrupa kadar Türkiye’nin de bir sorunu olduğu belirtilmiş ve medyanın bu konudaki rolüne değinilmiştir.
Prof. Dr. Abdurrahman EREN’in yönettiği, “Kişi Özgürlüğü ve Güvenliği Hakkı” başlıklı üçüncü oturuma, İstanbul Şehir Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Prof. Dr. Mahmut KOCA, İnsan Hakları Derneğinden Avukat Öztürk TÜRKDOĞAN ve İnsan Hakları ve Mazlumlar için Dayanışma Derneğinden Avukat Kaya KARTAL konuşmacı olarak katılmıştır.
Bu oturumda, Prof. Dr. Mahmut KOCA “Kişi Özgürlüğü ve Güvenliği Bakımından Yakalama, Tutuklama ve Koruma Tedbirleri” başlıklı konuşmasında; yargılama kültürümüzün soruşturma evresinde tutuklamayı esas aldığını, tutukluluk süreleri konusunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarına uyulmadığını, mevzuatın çağdaş uygulamalar getirdiğini ancak pratikte kanun uygulayıcılarının bu hükümleri yeterince göz önüne almadığını ifade etmiştir.
Av. Öztürk TÜRKDOĞAN tarafından yapılan “Kişi Özgürlüğü Hakkı Bağlamında Tutukluluk ya da Tutuklama Pratikleri” başlıklı konuşmada; tutuklama kararına itiraz mekanizmasının işlevsiz olduğu, özel yetkili mahkemelerin adil yargılanma kurallarına uymadığı, yargılamanın uzunluğu ve uzun tutukluluk sürelerinin kişilerin mağduriyetine neden olduğu ifade edilerek, başta Terörle Mücadele Kanunu olmak üzere ceza yargılaması mevzuatının değişmesi gerektiği belirtilmiştir.
Av. Kartal KAYA tarafından yapılan “Haksız Tutuklama Pratikleri” başlıklı konuşmada ise; tutuklamaların hükümden önce tedbir olarak uygulandığı ve bunun tutuklamanın esasına aykırı olduğu, tutuklama ve tutuklamanın uzatılmasına ilişkin kararların şablon kararlar şeklinde olduğu, tutukluluk sürelerinin bazen yargılama sonunda verilebilecek ceza sürelerini aştığı, bu anlamda kimsenin hukuki güvenliğinin bulunmadığı ifade edilmiştir.
Çalıştay’ın genel değerlendirme bölümünde, insan hakları rejiminin çok aktörlü bir yapıya sahip olduğu, gerek kurumlar arası gerekse kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşları arasında diyalog eksikliğinin bulunduğu, toplumda insan hakları kültürünün geliştirilmesi ile yeni fikirlere ve yeni düzenlemelere ihtiyaç bulunduğu, keza kamu kurumları tarafından verilerin derlenmesi/paylaşılmasının faydalı olacağı, zaman içerisinde ortaya çıkan yeni konuların ve sorunların ele alınması ihtiyacı konularında mutabakata varılmış, keza bu alanda yeni kurulan Türkiye İnsan Hakları Kurumunun üstlenebileceği role dikkat çekilmiştir.
 Basın kuruluşlarına ve kamuoyuna duyurulur.
                                                                                                                                                                  
                                                                    TİHK BAŞKANI
                                                                    Dr. Hikmet TÜLEN
 
İletişim:           Türkiye İnsan Hakları Kurumu (TİHK)
                        Adres: Yüksel Caddesi No:23 Kat:3, Yenişehir 06650 ANKARA                                            Tel:  (0312) 422 29 20
                        Fax: (0312) 422 29 96   
Web: www.tihk.gov.tr                                  
 





--
Yasemin GÜLLÜOĞLU, LL.M. (LL.D. candidate) 
Attorney at Law 
Email: lawyer...@gmail.com 
Cell: +90 (532) 786-8077
TIHK Nefret Soylemi, Kisi Ozgurlugu Hakki, Tutuklu ve Hukumlu Haklari Calistayi.docx
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages