Anayasa Mahkemesi aşağıda bilgileri belirtilen kararı ile TCK'nın 267/5. hükmünün iptaline karar vermiştir.
Esas Sayısı : 2013/14
Karar Sayısı : 2013/56
Karar
Günü : 10.4.2013
Kararın gerekçesinden:"Kanun
koyucunun, iftira suçunun temel şekli ve nitelikli hâlleri ile failin
cezalandırılmasında esas alınan özellikleri düzenlerken iftira sonucunda
mağdurun uğradığı zararın ağırlığını ve mağdur hakkında uygulanan yaptırım
miktarını ve türünü de dikkate alacağı açıktır. İşlemediğini bildiği hâlde, hakkında
soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını
sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişinin 5237 sayılı
Kanun’un 267. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince bir yıldan dört yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılması öngörülmüşken, anılan Kanun’un 267.
maddesinin (5) numaralı fıkrası gereğince iftira neticesinde mağdurun
yargılanıp hapis cezasıyla cezalandırılmasına neden olan sanık hakkında ise
mahkûm olunan hapis cezasının üçte ikisi kadar hapis cezası öngörülmesi,
sanıklar açısından ceza adaletine uygun olmayan sonuçlar doğurmaktadır.
Örneğin, sanığın hukuka aykırı bir fiili mağdura isnat etmesinden ibaret
eylemini gerçekleştirmesi durumunda mağdur hakkında bu iftira nedeniyle
soruşturma ve kovuşturma yapılmış olmasına bakılmaksızın sanık asgari bir yıl
hapis cezası ile cezalandırılacakken; iftira neticesinde mağdurun işlemediği
bir suçtan yargılanıp üstelik hapis cezasıyla cezalandırılmasına neden olan
sanık ise, itiraz konusu kural uyarınca (mahkûm olunan cezanın üçte ikisi)
asgari yirmi günden başlayan hapis cezası ile cezalandırılacaktır. Anlaşılacağı
üzere itiraz konusu kural uyarınca, iftira neticesinde suç isnadının gerçek
dışı olduğunun ortaya çıkmaması ve mağdurun yargılanıp hakkında da hapis cezası
özellikle de kısa süreli hapis cezası uygulanması hâli, suçun temel şekline
oranla daha hafif bir şekilde cezalandırılmaktadır. Bu bakımdan, itiraz konusu
kural suç ile ceza arasında bulunması gereken adil dengeyi korumadığı gibi
adalet duygularını zedeleyen bir durumun ortaya çıkmasına da neden olmaktadır.
Dolayısıyla, iftira suçunun temel şekli için öngörülen ceza miktarı ile suçun
nitelikli hâli olan iftira neticesinde mağdur hakkında süreli hapis cezası
uygulanması hâli için öngörülen ceza miktarı arasında kabul edilebilir bir
orantının bulunmadığı anlaşıldığından itiraz konusu kuralın hukuk devletinde
olması gereken adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaştırılması mümkün
değildir.
Açıklanan
nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2. maddesine aykırıdır. İptali
gerekir.
Kuralın, Anayasa’nın 2.
maddesine aykırı görülerek iptal edilmesi nedeniyle Anayasa’nın 10., 11. ve 38.
maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir."
Kararın Sonucu:
"VII- SONUÇ
26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza
Kanunu’nun 267. maddesinin (5) numaralı fıkrasının
“…süreli hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, mahkûm
olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve
İPTALİNE, iptal hükmünün, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla
30.3.2011 günlü, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama
Usulleri Hakkında Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince,
KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ALTI AY SONRA YÜRÜRLÜĞE
GİRMESİNE, 10.4.2013 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi."
http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx?home=http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2013/12/20131211.htm&main=http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2013/12/20131211.htm