Eğer ''Ge Keşfettiğim İin En ok Kahrolduğum Oyunlar'' adlı bir liste oluşturacak olsaydım bu listenin en başına oturtacağım oyun kesinlikle LIMBO olurdu. Yıllarca farklı senaryolarda, gelişmiş grafiklerde ve oyun motorlarında onlarca oyun oynadık. Ama insan zerinde bylesi şaşkınlık ve merak uyandıran bir oyunla karşılaştık mı orası tartışılır.
Ne bir senaryo, ne de bir başlangı grnts var. Tek bildiğimiz oyunun yapımcılarının oyunu zetlediği o tek cmle; ''Kk kardeş, kız kardeşini aramak iin LIMBO'ya girer...'' ve mthiş bir macera bizleri bekler...
Oyun, sinematik bir aıyla başlıyor. Karanlık bir ormanda yerde beliren bir silet ve bir ift parlayan gzle karşı karşıya kalıyoruz. Kontrol tuşları olduka basit. Karakterimizi hareket ettirmek iin yn tuşlarını, karşılaşacağımız bazı cisimleri tutmak iinse CTRL tuşunu kullanıyoruz. Yukarı yn tuşunu kullanarak karakterimizi ayağa kaldırıyoruz ve maceraya atılıyoruz.
Oyuna Siyah-Beyaz tonlar hakim. Olabildiğince karanlık mekanlar, sis, nefes alıp verme ve rzgar sesleri gibi şeyler olduka gergin bir ortam sağlıyor ve muazzam bir atmosfer yaşıyorsunuz. Siyah-Beyaz grafikler hikayeyi diyalog olmadan sanatsal bir dille anlatıyor baştan sona adeta... Yolunuza devam edebilmek iin birden fazla ayrıntı ierebilen ve baştan sonlara doğru zorlaşan, kafa yoran bulmacaları zmek zorundasınız. Tabi ki oyundan alacağınız zevkten olmamanız iin bilmeceler hakkında bilgi vermeyeceğim.
LIMBO'nun yapımcıları oyunun mantığını ''dene ve l'' olarak tanımlıyorlar. İlerleyebilmek iin bir şeyleri denemeniz ve işe yaramazsa sonunda da muhtemelen lmeniz gerekiyor. Ama neyse ki lnce oyuna kaldığınız yerden devam edebiliyorsunuz. Dev bir rmcek ve ilkel insanlar dolu ilk blmlerin sonrasında basit makinalar, elektrikli aletler, silahlar ve hatta yerekimini değiştiren (Evet! Yerekimini!) aletler gibi şeyler de grmeye başlıyoruz.
Dinozor oyuncuların oyun sektrne ilişkin bakış aılarını bana kalırsa iki dneme ayırabiliriz: 2010 ncesi ve sonrası. Otuza merdiven dayadığımdan, kendimi de dinozordan hallice gryorum ve kendi bakış aımdan ben bu sreci şyle değerlendiriyorum: 2010 ncesinde oyunlarda boyuta ve grafiğe ok nem veriliyordu. Oyuncular aık dnya ve gzel grafikli oyunlara her zaman 1-0 nde bakıyordu ve bu oyunların kimisi leş gibi olsa da, mutlaka bir şekilde satış başarısı elde ediyordu.
Somerville, yine Limbo ve Inside tarzı bir senaryo anlatımını benimsemiş. Fakat bu sefer bu algıyı ok daha genişletmiş ve sinematografik bir hale getirmiş. Oyunda tek bir kelime diyalog olmamasına rağmen, olduka bayat fakat srkleyici bir hikaye var. Biz de diyalogsuz bir şekilde bu senaryoyu keyifle takip ediyoruz.
Senaryoyu hi anlatmasam da başlıktan anlayabilirsiniz aslında. Ailece, tatlı orman kulbemizde takılmak iin ufak bir seyahat dzenliyoruz. Baba, anne, ufak ocuk ve şeker kpeğimizle beraber aile saadetine doyarken, bir anda uzaylı istilası başlıyor. Biz de isimsiz kahraman aile babasını oynatıyoruz ve bir şekilde ailemizden kopup onları aramaya başlıyoruz. Spoilersız olarak bu kadar anlatabileceğim senaryo, grdğnz gibi salt bir Dnyalar Savaşı klişesi. Ama merak etmeyin, senaryo hafiften dallandıka tat vermeye ve klişeleri inceden kırmaya başlıyor.
İnceleme boyunca karşılaştıracağım o tahmin ettiğiniz iki oyunda olduğu gibi, temelde aslında Somerville de bir platform oyunu. Oyunda iki farklı platform mekaniği var. Uzaylılarla yaşadığımız ufak bir temas sonrası, ana karakterimiz iki farklı sper g elde ediyor. Bunlardan ilki, uzaylı formlarını eritmeye yarayan bir gken, diğeriyse bu formları katılaştırmaya yarıyor. Yani 4 saat boyunca kullandığımız mekanikler bunlar olsa da, oyun bu srede kendini tekrar etmemeyi ve sıkıcılıktan uzak bir şekilde bu dinamiklerle kendini oynatmayı başarıyor.
Peki byle kameranın fır fır dnmesi gzel bir şey mi? Oyuna dinamizm kattığı ve sinematik yaklaşımını gnlendirdiği doğru. Ama teknik aksaklıklar yznden bolca ıldırttığı da bir gerek. Bazen kamera aıları o kadar kt ayarlanıyor ki ne karakterimizi grebiliyoruz, ne de gideceğimiz yeri. E madem altından kalkamayacaktınız, o zaman keşke bu toplara girmeseydiniz diye de bolca sylenip duruyoruz o yzden.
Somerville ok iyi fikirler ve harika bir yaratıcılığın, teknik ve tasarımsal problemler tarafından nasıl ezilebileceğinin en iyi rneklerinden biri. Fakat yine de iyi ve farklı bir oyun tecrbesi vaat ediyor.