 |
|
Konuya ilişkin bir açıklama yapan
MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı Av. Emrullah Beytar, İlker Başbuğ'un
adı geçen toplantılarda kamuoyuna yansıyan ifade ve görüşleriyle,
demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti ilkelerini içine
sindiremediğini açıkça ortaya koyduğunu kaydetti.
"Demokrasi
ve hukuku askıya alarak dindar yurttaşlarımızın hak ve özgürlüklerinin
ihlali neticesini doğuran 28 Şubat postmodern darbesine rejim adına
sahip çıkmış olması demokrasi ve insan hakları adına kaygı vericidir"
diyen Beytar, tepkisini şöyle sürdürdü: "Siyasal mekanizmalarını
evrensel demokrasi standartlarıyla modernize etmeyi başaran ülkelerde
ki silahlı kuvvetler, 'rejim ordusu' olmaktan çıkıp 'savunma ordusu'
olmayı başarmıştır. Bu tür ülkelerde hiçbir kurum temsilcisi hukuku ve
demokrasiyi askıya alarak hak ihlalleri üreten süreçleri övemediği gibi
bu tür süreçlerin arkasında olduğunu da dile getiremez. Dile getirdiği
anda hukuku ve adaleti korumakla görevli yargı mekanizması gerektiği
işlemi yapmaktan çekinmez."
Beytar, "Demokrasi, İnsan hakları,
adalet, özgürlük gibi evrensel değerlerin tehdit ve düşman olarak
algılandığı, yargının adaleti ve hukuku korumaktan ziyade devleti
korumayı kendine görev gördüğü, evrensel hukuk yerine askerden brifing
almayı tercih eden bir yargı anlayışının olduğu ülkelerde darbe yapmak
hukuken serbest olduğu darbe yapanları veya darbeyi övmenin
cezalandırılması da mümkün değildir" dedi ve ekledi: "28 Şubat süreci
ve demokrasi ve insan hakları konusunda Sayın Başbuğ'un TSK adına
yapmış olduğu değerlendirme İnsan hakları savunucuları tarafında
kaygıyla karşılanmıştır."
İnsan hakları, demokrasi ve özgürlük
kavramlarının, Başbuğ'un algıladığı gibi Türkiye toplumu için bir
tehdit oluşturmadığının altını çizen Beytar, "Bilakis bu değerler
farklılıkları barış içinde bir arada yaşamaya katkı sunan değerler
silsilesidir. Siyasal kurumlarımız bu evrensel değerlerle yüzleşmekten
başka bir alternatifi olmadığını, TSK'nin rejimin ordusu olmanın yerine
memleketi savunma ordusu olması gerektiğini duyarlı Türkiye toplumu
birçok defa açıkça göstermiş ve göstermeye devam etmektedir. MAZLUMDER
tüm tehdit ve dayatmalara rağmen demokrasi, özgürlük, adalet
mücadelesinden vazgeçmeyeceğini bu vesileyle bir kez daha duyarlı
Türkiye toplumuna hatırlatmak isteriz" değerlendirmesinde de bulundu.
Engin Kaşdaş-habervaktim.com |