haki_evliya
unread,Jan 17, 2009, 5:58:58 AM1/17/09Sign in to reply to author
Sign in to forward
You do not have permission to delete messages in this group
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to Mahmut Ustaosmanoğlu
22 yıl papazlık yaptıktan sonra Müslüman olan Santos, ismini İsmail
olarak değiştirmiş. Brezilya'lı Müslümanlar ona Hacı İsmail diyorlar.
Hacı İsmail şu an bir davetçi. Şam da hem Arapça öğreniyor, hem de
kurdugu internet sitesi vasıtasıyla Brezilya'lıların İslam'la İlgili
sorularını cevaplıyor.
-
SUNUŞ:
Müslüman olmadan önceki ismi İsrail Komis Duı Santos... Vatanı çılgın
insanların ülkesi Brezilya... 22 yıl papazlık yaptıktan sonra
Müslüman
olan Santos, ismini İsmail olarak değiştirmiş. Brezilya'lı
Müslümanlar
ona Hacı İsmail diyorlar. Hacı İsmail şu an bir davetçi. Şam da hem
Arapça öğreniyor, hem de kurdugu internet sitesi vasıtasıyla
Brezilya'lıların İslam'la İlgili sorularını cevaplıyor. Hacı İsmail
tam 248 Brezilyalı'nın Müslüman olmasına vesile olmuş. Tam bir
Hristiyanlık uzmanı olan Hacı İsmail'in
ayrıca basılmaya hazır durumda olan 5 de kitabı var. Kitapların
isimleri ise şunlar: "Nasıl ve niçin Müslüman oldum? Hristiyanları
İslam'a nasıl davet edelim? Müslümanlar neye iman ediyor?
Müslümanların Akaidi nedir?"
Yaşı 60'a yaklaşmasına rağmen heyecanından hiçbir şey kaybetmemiş
olan
Brezilyalı eski papazla zevkli bir sohbet gerçekleştirdik. Hacı
İsmail
Santos'un anlattıklarını ilgiyle okuyacağınızı tahmin ediyoruz.
- Brezilyalı arkadaşlarım sizin bir zamanlar Brezilya'nın en meşhur
papazları arasında olduğunuzu söylediler. Bu ünü nasıl elde ettiniz?
Şöhret hem Hristiyanlık hem de İslam'da övülen bir şey değildir.
Çünkü
şöhret insanı kibre sürükler. Kibir de dinler tarafından kötü görülen
duyguların başında geliyor. Ben tanınmak için hiç bir zaman özel bir
çaba göstermedim. Fakat dünyada Kitab-ı Mukaddes'in tamamını ezbere
bilen sayılı papazlardan biri olmam ve aldığım eğitim,
Brezilya'lıların beni tanımalarını sağladı.
-Ne tür bir eğitim aldınız? Okuduğunuz okullardan bahseder misiniz?
Babam papaz olmamı istediği için eğitimime 14 yaşımda başladım. 18
yaşıma geldiğimde ise Nübüvvet'in Sesi Kilisesi'ne kayıt oldum.
Burada
Kitab-ı Mukaddes'in tamamını ezberledim.
-Kitab-ı Mukaddesi ne kadar zamanda ezberlediniz?
3 sene de ezberledim. Fakat Kitab-ı Mukaddes'i ezberlediğim sırada
başka ilimleri de okudum.
-Daha sonra...
Nübüvvet'in Sesi Kilisesi'ndeki eğitimimi tamamladıktan sonra,
papazlar tarafından San Pauloya gönderildim. San Paulo'da Tanrı'nın
Kilisesi isimli okulda 9 yıl daha eğitim gördüm. Bu 9 yılın ardından
papaz oldum. Aldığım yoğun eğitim ve elde ettiğim başarılar nedeniyle
San Paulo şehrindeki 5 kilisenin yönetimi bana verildi. Papazlık
yaptığım sırada da eğitimimi sürdürdüm. En büyük üstadlarla 3 sene
daha ders okudum. Bu 3 senenin ardından Prof. ünvanı kazandım.
Müslüman olmadan önce 22 sene çeşitli kiliselerde papazlık ve
yöneticilik yaptım.
-İslam'la nasıl tanıştınız? Müslüman olma serüveninizi anlatır
mısınız?
İslamı daha önce de biliyordum. Papazlık eğitimi aldığım sırada
hocalarım İslam'la ilgili bilgiler vermişlerdi. Fakat o sıralar
edindiğim bilgiler salt eğitim amacı taşıyordu. Bundan dolayı da
İslam
benim için bir anlam ifade etmemişti. Taki 1997 yılına kadar...
-1997 yılında ne oldu?
1997 yılında Medde Kilisesi'nde yöneticilik yapıyordum. Bir papaz
arkadaşım ziyaretime gelerek, benden kızıyla ilgili yardım istedi.
Papaz arkadaşımın kızı Hristiyanlığı terk etmiş ve Müslümanların
toplantılarına gidiyormus. Arkadaşım bu durumdan çok rahatsızdı.
Benden kızıyla konuşup onu ikna etmemi ve kızını İslam'dan
uzaklaştırmamı istedi.Ben de arkadaşımın isteğini kabul edip, kızı
kiliseye davet ettim.
-Davetiniz kabul edildi mi?
Evet. Arkadaşımın kızı bir kaç gün sonra ziyaretime geldi. Onunla
İslam hakkında tartışmaya başladık. Kızcağızın İslam hakkında pek
fazla bilgisi yoktu. Fakat yeni iman etmesine rağmen çok sağlam bir
imana sahipti. Arkadaşımın kızını ikna edemedim. Fakat o beni,
Müslümanların toplandığı mekanı ziyaret etmeye ikna etti. Amacım
İslam'la ilgili daha fazla bilgi edinip, bu sayede arkadaşımın kızını
ikna etmekti. İki gün sonra San Paulo'daki Latin Amerika İslam Davet
Merkezi'ni ziyarete gittim.
-İslam Merkezi'nde nasıl karşılandınız?
Tanınan biri olduğum için merkezdeki Müslümanlar beni görünce
şaşırdılar. İlk olarak Lübnan'lı Ahmet Ali Sayfi isminde bir davetçi
tarafından karşılandım. O beni merkezin mescidine götürdü. Mescidde
Bilal isminde bir Brezilyalı ile tanıştım. Bilal daha önce ateistmiş.
Müslüman olduktan sonra bütün hayatı değişmiş. Yüzünde etkili bir
huzur ve sukünet vardı. Bilal'den bana İslam'ı anlatmasını istedim. 4
saat hiç konuşmadan Bilal'i dinledim. Anlattıklarından o kadar
etkilenmiştim ki, konuşamıyordum. İçimde büyük bir ağlama isteği
oluştu.
- Mescidde tanıştığınız Bilal, size İslam'la ilgili neler anlattı?
Sizi etkileyen neydi?
Bilal bana önce Tevhid'i anlattı. Daha sonra İslam'ın ve Kur-an'ın
emirlerinden bahsetti. Özellikle İslam'ın Tevhid anlayışı beni çok
etkiledi. Uzun yıllar teloji eğitimi aldığım için,Tevhid'e dair
emirler taşıyan her türlü görüşü rahatlıkla tesbit edebiliyordum.
-Bilal'le yaptığınız sohbetin ardından hemen Müslüman olmaya karar
verdiniz mi?
Hayır. Bilal bana "Kur'an, İncil ve ilimler" isimli bir kitap hediye
etti. 3 gün gece gündüz bu kitabı okudum. O kadar etkilenmiştim
ki...Kitabı bitirdikten sonra İslam'ın Allah'ın dini olduğuna bütün
kalbimle inandım. İslam'ın Tevhid anlayışı harikulade. Hristiyanlıkta
ise Allah'ın yerinde kutsal sayılan tarihi şahsiyetler var. İslam
Akaidi de çok sağlam ve güçlü. Ayrıca İslam sadece Hz. Muhammed'in
getirdiği bir din değil; Hz. Adem'in, Hz. Musa'nın, Hz. Davud'un ve
İsa Mesih'in getirdiği ilahi yolun devamı.
-Papaz olduğunuz dönemlerde de Hristiyanlığa karşı şüpheleriniz var
mıydı?
Teoloji konusunda yaptığım araştırmalar geliştikçe, Hristiyanlığı
sorgulamaya başladım. Sürekli olarak Allah'a, bana doğruyu göstermesi
için dua ediyordum. Fakat Hz. İsa'ya karşı içimde büyük bir sevgi
vardı. Kendi kendime; "Acaba İsa Mesih gerçekten Hristiyan mıydı,
bütün nebiler Hristiyan mıydı?" diye soruyordum. Kitab-ı Mukaddes'de
tevhide aykırı 500'e yakın bahis tesbit etmiştim. Ruhumda büyük bir
ateş vardı. Hristiyanlık bu ateşi bir türlü söndüremiyordu. İslam'ı
kabul ettikten sonra kalbim sukün buldu. İslam'ın bütün nebilerin
dini
olduğuna bütün kalbimle inanıyorum.
-Müslüman olduğunuz duyulunca çevrenizin tepkisi ne oldu?
Arjantin'de Suudlu'ların açtıkları bir İslam Merkezi vardı. Orada 1
sene Akide, Kur'an, Hadis, Fıkıh ve davet dersleri aldım. Daha sonra
yakınlarımdan başlayarak, insanları İslam'a davet etmeye başladım. 1
senelik davet çalışmamın ardından, başta hanımım ve 4 çocuğum olmak
üzere yakın akrabalarımdan 17 kişi Müslüman oldu. Hanımım ismini
Hatice olarak değiştirdi. Ben de İsrail olan ismimi İsmail olarak
değiştirdim. Brezilya'daki davet çalışmalarım devam ederken, Suud
Kralı tarafından Mekke'ye davet edildim. 2 ay Mekke ve Medine'de
gözlem ve araştırmalar yaptım. Mekke ve Medine bana İslam hakkında
yeni tecrübeler kazandırdı. Allah, Hz. Muhammed'e karşı kalbime büyük
bir sevgi koydu.
Hac'dan sonra Brezilya'ya dönüp 2 sene daha davet çalışmalarına devam
ettim. Kur'an'ı anlamak için arapçayı öğrenmeyi çok istiyordum. Allah
bana hiç beklemediğim yerden bir imkan sundu. Şam'daki Fetih
Üniversitesi'nin yöneticileri beni Suriye'ye davet ettiler. Şu an
Şam'da hem arapça öğreniyorum, hem de kurduğum internet sitesi
aracılığıyla Brezilya'lıları İslam'a davet ediyorum. 248 Brezilya'lı
internet sitesi aracılığıyla yaptığım davet çalışmaları sonucu
Müslüman oldu.
-Şu an Brezilya'da İslam ne durumda?
İslam'a Brezilya'da büyük bir ilgi var. Özellikle 11 Eylül olayı,
Brezilya'da hatta bütün Latin Amerika'da İslam'a büyük bir ilginin
oluşmasına neden oldu. İnanıyorum ki Brezilya, hatta bütün Latin
Amerika İslam'ın çağrısına kulak verip yakında büyük bir diriliş
gerçekleştirecek. Bizim ülkemizde kendisine İslam daveti
ulaştırıldığında çok kısa zamanda Müslüman olacak bir çok insan var.
Fakat şartlarımız çok kısıtlı. İslam'ı bilen davetçilere ihtiyacımız
var.
-Eski bir papaz, yeni Müslüman olarak dinlerarası dialoğa nasıl
bakıyorsunuz?
Böyle bir şey mümkün değil. Tevhid ile şirk kardeş olabilir mi? İslam
Tevhid ve esenliktir. İslam dışındaki dinler ise şirkin çeşitleridir.
-İslam Dünyası'nın şu anki durumunu nasıl görüyorsunuz?
İslam Dünyası şu an uyuyor. Fakat bu uyku yakında son bulacak. Çünkü
hadisler bize bu müjdeyi veriyor. Yapmamız gereken daha çok iş var.
İslam davetini yeryüzünün her yerine ulaştırmalıyız. Müslümanlar
Latin
Amerika'ya ticaret yapmaya geliyorlar. Ticaret için gösterilen çaba
İslam daveti ıçin de gösterilmeli.
-Brezilya'ya geri dönüş ne zaman?
9 yaşındaki torunum Necah okuyup alime olunca, Brezilya'ya geri
döneceğim. Torunum Brezilyalı genç kızlara İslam'ı anlatacak.