Gürsan Makina Satış ve Pazarlama Müdürü Arif Çankaya; "Anahtar kelime; avantaj"

49 views
Skip to first unread message

maden

unread,
Jun 17, 2014, 5:35:21 AM6/17/14
to maden...@googlegroups.com

 

madenlogo.jpgwww.e-maden.net

 

“Anahtar kelime; avantaj“

 

Gürsan, asfalt ve beton agregasının yanı sıra; çeşitli madenlerin işlenmesi için kırma, yıkama ve eleme gibi mineral işleme teknolojisi üzerine faaliyetlerini sürdürüyor. Konjonktüre paralel olarak özellikle son 5 yıldır maden sektörüyle güçlü ilişkiler içerisinde olduklarını söyleyen Gürsan Makina Satış ve Pazarlama Müdürü Arif Çankaya; “Anahtar kelime; avantaj. Hem kullanıcı, hem de iş sahibi için avantaj sağlayabildiğimiz sürece Gürsan Makina`nın felsefesini uygulamış oluruz“ diyor.

 

http://www.haberortak.com/image/haber/2014/06/16/Resim_1402931279.jpg

Gürsan, 1979 yılından bu yana Türk sanayisine kırma, yıkama ve eleme gibi mineral işleme teknolojileri hizmeti sunuyor. Son yıllarda özellikle artan bir ivmeyle maden sektörüne ağırlık veren firma, Zorlu Holding, Meta Nikel Kobalt A.Ş, Esan Eczacıbaşı A.Ş ve Demir Export gibi sektörün önemli isimlerine hizmet sunuyor. Gürsan Makina Satış ve Pazarlama Müdürü Arif Çankaya, Türkiye’de sert malzemelerin işlenmesinde işletmeciler problem yaşadıklarını gözlemlediklerini ve sektördeki açığı görerek yerli konik kırıcı ürettiklerini söylüyor. Çankaya; “Beş senedir piyasaya yerli konik kırıcı sağlıyoruz ki bu olay gerçekten sektörel olarak bir dönüm noktası niteliğindedir“ diyor.

Gürsan hangi sektörlere ne tür ürünlerle hizmet sunuyor? “Amiral gemimiz“ diyerek adlandırabileceğiniz, öne çıkan bir sektör var mı?

Biz Gürsan olarak, 1979 yılından bu yana gerek asfalt ve beton agregası, gerekse çeşitli madenlerin işlenmesi için kırma, yıkama ve eleme gibi mineral işleme teknolojisi üzerine faaliyetteyiz. Dolayısıyla yol işi yapanlar, beton üreticileri, minerallerini işleyen madenciler bizim hizmet alanımızda yer alıyor. Gürsan olarak farklılaşma çabalarımız sonucu son 5 senelik dönemde madenciler ile iyi ilişkiler kurduk. Bir çok başarı madenci firmasının projelerinde kendileri ile iş ortaklığı yaptık. Dolayısıyla amiral gemimiz diyebileceğimiz öne çıkan sektör bizim için şu dönemde madencilik sektörü.

Cevher Hazırlama alanına sunduğunuz çözümler ve ürünler hakkında detaylı bilgi alabilir miyiz? Sunduğunuz hizmetler kullanıldığı alanlara ne gibi avantajlar getiriyor?

Biz kırma & eleme sektöründe kullanılan makinalar açısından geniş bir ürün gamına sahibiz. Sürekli yenilik yaparak müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmaktayız. Dolayısıyla değişen ihtiyaçlara göre talepleri değerlendirip, piyasaya yeni ürünler sürebiliyoruz. Birkaç vaka üzerinden gidelim, Türkiye’de sert malzemelerin işlenmesinde işletmeciler hem problemler yaşamaktaydılar. Ya yüksek yatırım maliyetlerine katlanıp gerekli kırıcıların bir kısmını veya tamamını yurtdışından getirmek zorundaydılar, ya da kullanım amacı dışında olan bir kırıcı tipi seçip onun bir kaç modifikasyonla bu işi yaptırmak zorunda bırakıldılar. Biz bu açığı görüp, sahip olunan mühendislikle yerli konik kırıcıyı ürettik. Beş senedir piyasaya yerli konik kırıcı sağlıyoruz ki bu olay gerçekten sektörel olarak bir dönüm noktası niteliğindedir. Diğer bir vaka da var olan makinalarda sürekli iyileştirme yapmak. Çeneli kırıcı tipi yaklaşık 40 yılı aşkın süredir, Türkiye’de üretilmekte olup sektörde en çok bilinen makinadır. Biz şantiye tecrübemizle operatörlerin fikirleri alarak, mühendislik gücümüzle sektörü takip ederek ve iş sahibi gözüyle maliyet hesabı yaparak sonuca gittik. Bunların kombini sonucunda kullanıcı ve maliyet dostu bir tasarımla tüketicilerimizle buluştuk. Hidrolik sistem entegrasyonu sayesinde şantiyede saatler alan, operatörlere zorluk yaratan bakımlar artık sadece birkaç dakikada çözülebiliyor. Böylece hem operatör hem de iş sahibi kazanıyor. Toparlamak gerekirse avantaj anahtar kelime, fakat hem kullanıcı için, hem de iş sahibi için avantaj dersek Gürsan Makina’yı tarif etmiş oluruz.

Cevher Hazırlama’da sadece size özel, Ar-Ge’si Gürsan tarafından yapılmış ürünleriniz bulunuyor mu? 

Kesinlikle. Sektörün en büyük açığı Ar-Ge. Genellikle üreticiler Ar-Ge sürecinin getirdiği zorluklar ile karşılaşmamak için bu süreçten kaçınıyorlar. Çünkü Ar-Ge yapmak hem zaman hem de parasal olarak oldukça maliyetli bir süreç. Bu süreci yaşamadan diğer firmaların işlemlerine bakarak, kestirmeden gitmek bizim ülkemizde oldukça yaygın. Hem de böylelikle Ar-Ge yapan firmaların müşterilerinde sağlayamadıkları memnuniyeti kısa yoldan da sağlamış oluyorsunuz. Çünkü siz aslında artık gelişim sürecini tamamlamış bir ürünü direk kullanıyorsunuz. Ar-Ge yapan firmalar ise bunu sağlamak için çok fazla çaba harcıyorlar çünkü yeni yapılan ürünlerde işletme aşamasında bazı problemler yaşanabiliyor. Müşteriyi mağdur etmeden kısa zamanda doğru çözümü bulmak zorunda oluyorsunuz ki bu mühendisliğin doğasında var. O yüzden ben sadece Ar-Ge yapabilen firmalara mühendislik yapıyor diyorum.

Biz bu süreci en son daha önce anlattığım gibi konik kırıcı ile yaşadık. Türkiye’de başarıyla bu kırıcı tipini üretebilen tek firma niteliğindeyiz ki bu tamamen Ar-Ge’si yapılmış ve süreçlerini başarıyla tamamlamış bir ürün niteliğinde. Beş sene önce Ar-Ge’si tamamlanmış ve piyasaya sürülmüş bir ürün. Fakat inovasyonu sürekli sağlanan bir ürün. 30’a yakın yerde çalışan makinamız için şu anda iki adet model mevcut. Bunlar K950 ve K1150 modeli ile bilinen adlarını manto çaplarından alan modeller. Sert ve aşındırıcı malzeme söz konusuysa, bu kırıcıların sağladığı faydaları hiçbir kırıcı tipiyle sağlayamazsınız. Uzun ömürlü ve sık olmayan aralıklarla değişen yedek parçalar nedeniyle düşük astar maliyeti, düşük elektrik sarfiyatı, hidrolik sistem sayesinde çok kolay kullanım ve bakım olarak bunu çok kısa olarak özetleyebiliriz. K950 modeli 160 kw bir motorla ortalama 200 ton/saat, bir diğer model K1150 ise 200 kw bir motorla 300 ton/saat malzeme işleyebiliyor. Hatta şu an iki daha büyük model için çalışıyoruz.

Cevher Hazırlama özelinde yer aldığınız projeler, işbirliği içinde olduğunuz şirketler hakkında bizleri bilgilendirir misiniz? 

Biz yıllardır türk madenciliğiyle kolkola çalışıyoruz. Son dönemde Zorlu Holding’in ortağı olduğu Meta Nikel Kobalt A.Ş.‘nin Manisa Gördes’teki dev projesinde cevher hazırlamada besleme hattını ve otomasyonunu ayrıca kireçtaşı kırma & eleme tesisini kurduk. Ayrıca Esan Eczacıbaşı A.Ş.‘nin Güllük-Bodrum ve Milas-Muğla‘da bulunan feldspat kırma ve eleme tesislerini, Balıkesir Balya’da çinko-kurşun işleme tesisinin öğütme öncesi kırma & eleme ve ön stoklama tesisini ve son olarak da Konya İnlice’de kurulacak olan altın işleme tesisinin kırma-eleme hattını tamamladık. tesislerini kurduk. Ayrıca Demir Export firmasının Sivas tesisinin kurulumunu yaptık. Bunun yanında yurt dışında da Azerbaycan, Romanya gibi ülkelerde madencilik üzerine çalışan firmalar için kurulumlar gerçekleştirdik.

Türkiye’de cevher hazırlama alanında faaliyet gösteren firmaları sahip oldukları teknolojik altyapı ve mühendislik bilgileri açısından değerlendirmenizi istesek neler söylersiniz? Size göre sektörün artıları ve eksileri nelerdir? 

Türkiye’de daha önce Ar-Ge konusunda söylediklerim aslında şunu gösteriyor ki bizim mühendislik gücümüz sadece varolanı üretmek ile sınırlı, yeni bir ürün ortaya koymak Türk firmaları için ne yazık ki çok zor. Bunun nedeni hem ekonomik, hem de yeni başlayan endüstriyelleşme dönemi. Türkiye’de ve Türk firmaların ihracat yaptığı diğer ülkelerde fiyat bazlı bir pazar mevcut. Dolayısıyla istenilen marjla satış yapamayan firmaların yeni ürün üretmeye veya tasarlamaya maddi gücü de yok. 

Ayrıca yerli firmayı destekleme de ülkemiz de son dönemde oldukça azalmış durumdadır. Çünkü bizim yerli kullanıcılarımızda yurtdışı üretiminin kaliteli olduğuna inanmaktadırlar. Dolayısıyla yurtdışından makina getirirken yüksek meblağ ödemeye gönüllü olan tüketici, sizden makina alırken aynı istekle davranmamaktadır. Bu sektörün Ar-Ge yapmamasına, üreticiyi desteklemeye, ve yenilik yapmamaya neden olmaktadır. 

Sektör, doğası gereği çevreye zarar verebilecek handikaplara sahip. Bu konuda AB yasaları çerçevesinde kimi yaptırımlarda uygulanıyor. Sizin bu konuda yaptığınız çalışmalar, aldığınız önlemler var mı? 

Öncelikle insanlar sürekli daha iyi yaşam standartlarına sahip olmak istedikçe, yola, betona, agregaya ve işlenmiş madene ihtiyaç duyulacaktır. Aslında bu durumda çevreye zarar yerine çevreyi şekillendirme desek daha doğru olacaktır. Fakat doğanın korunması için zaten devlet ve çevre bakanlığı gerekli düzenlemeler getirerek, bu konuyu ele aldı. Tabii işletmeciler için bu konu ne kadar sıkıntılı olsa da, bu Avrupa’da süre gelen ve uygulanan bir olay. 

Biz tesislerimizi üretip ve kurarken de artık, doğaya daha az zarar için; opsiyonel olarak sızdırmazlık sistemleri, bandlı konveyör ve elek kapamaları, toz indirgeme ve filtre sistemleri de sunabiliyoruz. Zaten son düzenlemeden sonra taş ve maden ocakları bina içine alınıyor. Bu çevreye verilecek zararı engelleyeceği, daha doğa dostu sonuçlar alınacaktır.

Biz Kırma & Eleme sektörü olarak sürekli yenilik içindeyiz. Hatta Türkiye; bir çok yurtdışı ülkenin bu sektörel ihtiyaçlarını giderdiği bir sanayi ülkesi olarak giderek büyüyor. Biz yurtiçi madenci firmalarımızdan da bize bu konuda destek olmalarını talep ediyoruz.

image002.jpg
image001.png
image003.jpg

madenportal

unread,
Jun 25, 2014, 7:14:58 AM6/25/14
to maden...@googlegroups.com, ma...@e-maden.net
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages