"ŞEHİTLER VE ÖLÜLER"

1 view
Skip to first unread message

SANAT DÜNYASI

unread,
Oct 10, 2008, 6:41:41 AM10/10/08
to
 
 
ÜSTÜN AKMEN'in
günlük EVRENSEL
GAZETESİNİN
BUGÜNKÜ SAYISINDAKİ KÖŞESİ "GÖZLEMEVİ", BİLGİ VE ARŞİVİNİZ İÇİN AŞAĞIDA SUNULMAKTADIR
 
BU TÜR İLETİLERİMİZDEN RAHATSIZLIK DUYUYOR OLMANIZ HALİNDE,
GÖNDERİMİZİN AYNEN İADESİNİN YETERLİ OLACAĞINI HATIRLATIR, SAYGILARIMIZI SUNARIZ.
SANAT DÜNYASI
RESİM                    : ŞEHİT CENAZESİ
RESİM ALTI YAZISI: Y O K
Diğer köşe yazıları ve haberler için www.evrensel.net adresini tıklayınız.
Giriş sayfası yap | Favorilere ekle
Anasayfa
Güncel
Ekonomi
İşçi-Sendika
Politika
Bölge
Dünya
Kültür
Toplum-Yaşam
Medya
Mizah
Mektup
Spor
Dosya
Köşe Yazıları
Evrensel Hayat
Genç Hayat
İletişim
Bağlantılar
Arşiv
Metin Göktepe
Evrensel Avrupa
Ekim 2008
Pts
Sa
Ça
Pe
Cu
Cts
Pa
01
02
03
04
05
06
07
08
09
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
10/10/2008
GÖZLEMEVİ
Üstün Akmen
Şehitler ve Ölüler
Hiiiç mi hiç gocunmamak gerek kardeş!
Eğri oturmak, doğru konuşmak gerek.
Cumhuriyetimizi kuran şükran duyduğumuz kadrolar, Türk olmayan unsurlara zamanında inanılmaz baskı uygulamışlar. Bu tarihsel bir gerçek! Gerek var mıydı? Ne gerek gördüler, kendilerince ne yarar elde ettiler bilemem! Sevr de bu baskı tutumunu etkilemiş doğal olarak. Oysa Kürtler, bu ülkeyi oluşturan unsurların en önemlisiymiş ve bu yanlış devlet politikalarından en fazla mağdur olan kesim haline gelmiş.
“Kürt” diye bir halk varmış ve Kürtçe de bir dilmiş diyorum, yanlış mı?
Devletimiz bu doğruya yanıt olarak, yandaşı bilim adamları aracılığıyla “Kürt yoktur” tezini halkımıza “komprime” olarak vermiş. Kürtleri aşağılayan gülmeceler hayatımızda yer etmiş: “Kürdün biri, fotoğraf çektirmek için fotoğrafçıya gitmiş. Fotoğrafçı içeri girip hazırlanmasını istemiş. Bir müddet sonra fotoğrafçı dönmüş ve görmüş ki Kürt soyunmuş, anadan üryan koltukta yatıyor…” En enteli bile bunun bir insanlık ayıbı olduğunu fark etmemiş. Şeyh Said ve 47 yoldaşı, önderlik ettikleri Kürt ayaklanmasından ötürü 28 Haziran 1925 günü devletimiz tarafından asılmış; tamam da, idamların ardından, isyana destek olsun olmasın Kürt köylerine yönelik neden toplu katliamlara girişilmiş? Neden kadın, çocuk ve genç ayrımı yapılmaksızın on binlerce yoksul Kürt öldürülmüş, göçe zorlanmış, tutuklanmış?
Öldürülmüşler, göçe zorlanmışlar, tutuklanmışlar… Tarihçiler böyle diyor. Yoksa, ben tarihçi değilim ki, nereden bilebilirim?
Yoksa yalancı mı bu tarihçiler?
İsyanları engelleyemeyen devlet, Kürt sorununu gizlemek, yok saymak, unutturmak amacıyla olsa gerek, değişik teoriler yaratmış. Kürtlerin “dağlı Türkler” oldukları “tevatür” edilmiş, “Kürtçe diye bir dil olmadığı” savlanmış, Kürt sözcüğünün “karda yürürken çıkan kart-kurt sesinden kaynaklandığı” halkımıza anlatılmış, hatta bu benzetme en son, şunun şurasında yirmi yıl kadar önce “Estergon Kenan Paşa” tarafından tekrarlanmış.
Kürtler için “Mağaralarda yaşayan, kuyruklu insanlardır” denmiş. “En iyi Kürdün ölü Kürt olduğu” söylenmiş, Kürt isyanlarının “dış mihrakların bir oyunu” olduğu halk arasında dillendirilmiş; Kürt liderlerinin “terörist”, “bölücü” ve “bebek katili” oldukları, oysa aslında ülkemizde Kürt ve Türk arasında hiçbir ayırım yapılmadığı, Kürtlerin başbakan dahi olduklarının altı yeri geldikçe çizilmiş.
Oysa benim derin Türk devletim, Kürt sorununun Sevr’den beri Batı elinde bir koz olduğunun meğer bilincine ermişmiş. Geçmişteki Kürt isyanlarındaki deneyimler de masaya yatırılarak, Batı’nın elindeki olası koz kontrol altına alınmak, hatta yok edilmek istenmiş. Bu amaca yatkın olarak, Abdullah Öcalan 1973’te gece nöbetçi savcı tarafından serbest bırakılmış; Diyarbakır Cezaevi’ndeki ünlü mü ünlü işkencelerle PKK’ya devlet eliyle eleman kazandırılmış.
1979 İran İslam Cumhuriyetiyle birlikte ABD Ortadoğu’daki en önemli müttefikini kaybetmiş, o zaman derhal İran yerine Türkiye ikame edilmiş. Hemen ardından 12 Eylül… Rastlantıya bakın yahu! Peh… Peh… Peh… Ballıbaba Özallı, Baba Bush’lu dönemde, PKK-ABD ilişkileri kendince daha kapsamlı bir anlam edinmiş. Siyonist İsrail’in denetimindeki bu yeni dönem, Clinton ile beklemeye alınmış ve PKK, yavru Bush döneminde ABD’nin bölgedeki en önemli kozlarından biri haline ge(tiri)lmiş. Hem tezkere fiyaskosu nedeniyle Türkiye’ye, hem de 29 yıllık düşmanı İran’a karşı kullanılabilir bir koz elde edilmiş.
PKK, öyle inanıyorum ki bugün başlangıç ideolojisi ve iddialarından çok uzaklara devrilmiş. Artık, ABD ve İsrail’in bölgedeki en önemli tetikçisidir PKK. PKK ile kurulan dengeler, Türkiye’yi kuzeyde kurulacak bir Kürt devletinin meşrulaştırıcısı konumuna getirmiş. Diğer taraftan, ABD ve müttefikleri, Irak’ın üçe bölünmesi projesinin peşinde.
Dün, Kürt halkının özgürlüğü için verilen uğraşın her adımı, günümüzde her ne hikmetse başkalarınca ayarlanmaktadır. Bu ayarlamaların yararı hiç kuşkunuz olmasın ABD-siyonist işbirliğine tereyağı, zararı Türk-Kürt halkının boynuna prangadır. Ve siyasiler bizi bu konuda bile bile uyutmaktadır. Günümüzde gene sıkıyönetimler, gene OHAL’ler konuşulmaktadır.
Şimdi sormam gerekiyor: “PKK mı terörü doğurdu, yoksa devletin Kürt halkına yaptığı terör mü PKK’yı doğurdu?” Soruya yanıtım fevkalade kısa ve öz: “PKK’yi Türk devleti doğurttu, ABD-İsrail siyonist idaresi büyütüp bugünlere getirdi.”
İyi de, sorunun çözümü ne? Çare üretimi, bana göre genel aftan geçmekte. Bir genel af çıksa Kandil’dekilerin çoğu evlerine döner ve PKK sorunu biter gibime geliyor. Dağdakileri getirip siyasal ve sosyal yaşama karıştırmak gerekiyor. Doğu’ya ekonomik yatırım gerekiyor. Aş gerekiyor, iş gerekiyor. Ama şiddet asla gerekmiyor.
Bir gerçek var ki, savaş ya taraflardan biri yenilip meydandan çekildiği ya da aralarında uzlaşıp savaşa son verdikleri; yani iki tarafın da savaşın bitmesini istemeleri halinde sona erer. Ama nedense(!) biz savaşın bitmesini hiç istemedik ve istemiyoruz. Savaşın adını değiştirdik, “terörist saldırı” deyip geçinip gidiyoruz. Anımsasanıza: PKK, Ballıbaba Turgut Özal döneminde Talabani’nin araya girmesiyle tek yanlı ateşkes ilan etti, ama Türk devleti buna olumlu yanıt vermedi; aksine, tedirginliği körükledi. PKK daha sonra yine tek yanlı ateş kesti, yetkililerimiz gene omuz silkti geçti. Öcalan yakalandıktan sonra PKK hem siyasi, hem ideolojik olarak teslim oldu, aldırmadık. PKK’nin silahlı eylemleri tümden durdu, siyasal çözüme ilişkin temel istemler (bağımsızlık, federasyon, hatta otonomi) kesildi, umursamadık. Türk üniter devleti ve Kemalizm savunuldu; hatta ve hatta “Barış Heyeti” adı altında PKK’li gruplar yurtdışından gelip teslim oldu, PKK adı bile terk edildi. Biz savaş istiyorduk, Öcalan ve arkadaşlarının tümüyle silah bırakmak için genel af çıkarılmasını istemelerine karşı bile kulağımızı salladık.
Şimdi öyle bir noktaya geldik ki, çözüm artık Türkiye’nin demokrasi güçleri ve var olan durum arasındaki mücadelenin sonucuna bağlı. Bir yıl içerisinde “700-800 PKK’liyi etkisiz hale getirdik” diyen anlayışın körelmesine bağlı. O “etkisiz hale gelen” 700-800 insanın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Kürtlerin çocuğu, kardeşi, bacısı, oğlu olduğunun düşünülmesine bağlı. Ateş düşen o evlerde de kardeşlik köprülerine darbe vurulduğunun bilinmesine bağlı. Mehmetçik ile Kürt Mehmet’in cenazesinde aynı hüznün duyumsanabilmesine bağlı.
O halde, ordu kışlasına çekilmedikçe, Türk Silahlı Kuvvetleri, Kürt sorunu dâhil tüm temel sorunlarda politika belirlemeyi sürdürdükçe, sivil yönetimler üzerinde bir tehdit unsuru oluşturdukça; bırakın Kürt sorunu gibi köklü, demokratik değişimler gerektiren kocaman bir sorunun çözümünü, PKK sorununun çözümü bile artık mümkün değildir.
Bu ortamda, bitmesini istemediğimiz bir savaşta iki halkın çocuklarını “şehitler” ve “ölüler” diye ayrıştırmamız ise ayıp ötesidir.
Bilinmesi gereken gerçek: Ölenlerin tümü, dışarıya bağımlı olmanın getirdiği siyasal aymazlığın şehitleridir!
KÖŞE YAZILARI
ÖZGÜRCE
Kriz dalgasına karşı mücadele dalgası!..
Özgür Müftüoğlu
GERÇEK
Krizden çıkışın mantığı ve TİS
İ. Sabri Durmaz
Sefer Selvi
Anasayfa | Güncel | Ekonomi | İşçi-Sendika | Politika | Bölge | Dünya | Kültür | Toplum-Yaşam | Medya | Mizah | Mektup | Spor | Dosya | Köşe Yazıları
Evrensel Hayat | Genç Hayat
logo1.gif
rss2.gif
menu.gif
menug.gif
sgalt.gif
karik.jpg
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages