"BAŞBUĞ PAŞA'NIN PARMAĞI"

1 view
Skip to first unread message

SANAT DÜNYASI

unread,
Oct 21, 2008, 5:26:53 AM10/21/08
to
 
ÜSTÜN AKMEN'in
günlük EVRENSEL
GAZETESİNİN
BUGÜNKÜ SAYISINDA YER ALAN KÖŞESİNİN INTERNET BASKISI,
BİLGİ VE ARŞİVİNİZ İÇİN AŞAĞIDA SUNULMUŞTUR.
BU TÜR İLETİLERİMİZDEN RAHATSIZLIK DUYUYOR OLMANIZ HALİNDE,
GÖNDERİMİZİN AYNEN İADESİNİN YETERLİ OLACAĞINI HATIRLATIR, SAYGILARIMIZI SUNARIZ.
SANAT DÜNYASI
RESİM                    : İLKER BAŞBUĞ
RESİM ALTI YAZISI: Y O K
Diğer haber ve köşe yazıları için lütfen www.evrensel.net adresini tıklatınız
Giriş sayfası yap | Favorilere ekle
Anasayfa
Güncel
Ekonomi
İşçi-Sendika
Politika
Bölge
Dünya
Kültür
Toplum-Yaşam
Medya
Mizah
Mektup
Spor
Dosya
Köşe Yazıları
Evrensel Hayat
Genç Hayat
İletişim
Bağlantılar
Arşiv
Metin Göktepe
Evrensel Avrupa
Ekim 2008
Pts
Sa
Ça
Pe
Cu
Cts
Pa
01
02
03
04
05
06
07
08
09
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
21/10/2008
GÖZLEMEVİ
Üstün Akmen
Başbuğ Paşa’nın parmağı...
Ortada Genelkurmay Başkanı, iki yanında “hazır olda” ikişer ordu komutanı… Televizyon kanallarında, gazete sayfalarında görünce; “Yahu, ben bu filmi daha önce görmüştüm” diye geçirdim içimden. İster istemez 12 Eylül 1980 günlerini anımsadım. Ortada “Estergon” Paşası, iki yanında “birlik ve beraberlik” iletisi veren Milli Birlik Komitesi komitecileri… “Beşibiryerde”ler… Ortadakinin “Netekim…” diye başlayan lafazanlıkları… İki yandakilerin olur olmaz kafa sallayışları.
İlker Başbuğ Paşa’nın kaşları çatık, sözleri sivri, gözleri çivi… Sanki Genelkurmay Başkanı değil “Kağan” gibi Başbuğ Paşa. “PKK’nin başarılı olduğunu söyleyenler akacak kandan sorumlu olacaktır” diyor. Kim söylü-yor ki PKK’nin başarılı olduğunu? Örneğin biz, çocukları gerillada bulunan, savaştan mağdur olan aileleri savunuyoruz. “Bu savaşı durdurun” diyoruz, daha doğrusu “niyaz ediyoruz”. Operasyonların çözüm olamayacağı görüşünü dur durak bilmeksizin yıllardır savunuyoruz. Durmaksızın barış istiyoruz. Çözüm için irade birliği diliyoruz. Demokratları, aydın olanları sorumluluk yüklenmeye çağırıyoruz.
PKK’yi neden başarılı olarak gösterelim ki?
Paşa’nın parmak sallayışını hiç mi hiç ciddiye almıyorum.
İlker Başbuğ; “PKK çağa uyum sağlamış bir örgüt değildir” dese, vallahi ben de alkış tutacağım. “PKK’nın öncelikli hedef kitlesini, gençler oluşturmakta. Bunların başında da, lise ve üniversitede okuyanlar ile kırsal bölgelerdeki yoksul, işsiz ve toplum içerisinde herhangi bir sosyal statü elde edememiş gençler gelmekte. Örgüt, gençler arasındaki işsiz-güçsüz kesimi, kırsal kadroya militan olarak hedeflemekte” dese, bir de; “Ekonomik ve siyasal çözüm şart” diye eklese; “Hah, işte İlker Başbuğ çözümün başbuğu oluyor” diye yazılar yazıp, göbekler atacağım.
Olmuyor…
Milyarlarca dolar para verip aldığımız Awacs’lara, insansız ve insafsız hava araçlarına, termal kameralara, taaa(!) Amerikalardan “ithal” ettiğimiz boy boy silahlara karşın, Başbuğ Paşa Irak sınırını aşarak siper kazan “birileri”nin görüntülerini görmezden geliyor. Kılı kıpırdamıyor. Aynı karakol beşinci kez vuruluyor, gene insanlar ölüyor. Bizler ekranlarda katırlarla taşınan ağır silahları izliyoruz, belli ki o izlememiş, hiç sözünü etmiyor. Saldırı olacağı gelen istihbarat bilgilerinde ayan beyan açık, o bilmiyor. O bilmeyince, komutanlardan biri de turistlerle golf oynuyor.
Paşa parmağını sallıyor… Yasaklama kararı alıyor.
Oysa Paşa da, Taraf gazetesinin “Paşasının Başbakanı” dediği Recep Tayyip Erdoğan da, PKK’nin işbirlikçisi olarak, ilçe ve köylerde hayvancılıkla uğraşan ve “koçer” olarak tanımlanan, kırsal alanda (köyde veya mezralarda) yaşamaktayken şimdilerde ilçe merkezlerine gelen insanları kullandığını biliyor. PKK, il merkezlerinde özellikle “serhildan” diye anılan sivil itaatsizlik türü eylemlerde, kadın ve çocuklar başta olmak üzere her türlü kesimden faydalanıyor. Gelir düzeyi düşük, hatta iş bulamadığından hiç geliri olmayan, eğitimsiz vatandaşları örgütsel faaliyetlere dâhil ediyor ve bütün bunları hepsi biliyor.
Evet… Evet… Hepsi biliyor…
İlker Başbuğ da, komutanlar da, Abdullah Gül de, Recep Tayip Erdoğan da; Gül’ün, Başbuğ’un ve Erdoğan’ın koltuğunda daha önce oturan Necmettin de, Ecevit de, Ahmet Necdet Sezer de, Özal da, Akbulut da, Marmarisli beygir ressamı da, Büyükanıt da, Tansu da, Süleyman da, Mesut da, General Karadayı da, Torumtay Paşa da, Kıvrıkoğlu Paşa da, ”O ‘tak’ diye emrediyor, ben ‘şak’ diye yapıyorum” diyen Tak-Şak Paşa da… Hepsi, ama hepsi biliyor.
Gel gelelim, kimseden ses çıkmıyor.
Bölgedeki gençler arasından örgüte katılımlarda son bir kaç yıldır görülen artışın nedenini; İstanbul gibi bazı büyük kentlerden örgüte katılım oranının, bölgedeki katılımlardan daha da yüksek olmasının “niçin”ini hepsi biliyor da, hiçbiri önlem önermiyor. PKK bu! Örgüt! Bölgenin geri kalmışlığını, halkın açlığını, feodal yapı bunalımını, aşiret yapısı içerisinde ezilmeyi; etnik kimliği, ana dili ve eğitimsizliği göstere göstere istismar ediyor.
1978 yılında kurulan PKK’nin, 12 Eylül askeri idare döneminin insanlarımıza uyguladığı işkence, baskı ve şiddet nedeniyle ciddi ölçüde eleman temin ederek büyüdüğünü hepsi unutuyor ya da bilmezden geliyor. Güvenlik güçlerinin, toplumsal olaylarda kitlelere karşı aşırı şiddet ve zor kullanmasının PKK’nin işine yaradığı da biliniyor, ama bunların hepsi kof alkışa bayılıyor. Hukuk dışı uygulamalar, yöre halkının güvenlik güçlerine olan güvenini olumsuz yönde etkiliyor, kimsenin kılı kıpırdamıyor, sadece terörden yakınmakla yetiniliyor. Muhterem Cumhurbaşkanı Gül bile imana gelip; “… Çok sayıda Kürt geçmişte kökenlerinden dolayı ayrımcılığa uğradılar. Kürtçe konuşma ve yazmalarına izin verilmedi” diyor, basınımız savaş ile terör olgusunu her geçen gün birbirine karıştırı-yor.
Savaş ve çözümsüzlük kavramı, karşılıklı operasyonlar sürecini geliştiriyor.
Holdingi olan Türk Silahlı Kuvvetleri, “terör” ayağına kendi halkının üstüne yüzlerce ton bomba yağdırıyor. PKK da büyük kentlere “canlı bomba”lar gönderiyor.
“Terör”, çeyrek yüzyıldır bitmiyor.
Medya üzerinden psikolojik bir savaş yürütülüyor. Ölenler medyada “şehitler” ve “ölüler” diye ikiye ayrılıyor.
Analığın dini, dili, ırkı, mırkı olur mu? Analar evlatlarının cesedine sarılıp sarılıp ağlıyor. Aynı halkın, hatta aynı bölgenin anaları giderek birbirlerine diş biliyor.
Kimse ayırtında değil, halk sindirilmekten bıkmış, demokratik mücadeleden bile artık cayıyor.
Paşa parmağını sallıyor.
Demokratik çözümden ve çözümsüzlükten yana olan güçlerin ciddi anlamdaki irade savaşı yaklaşıyor.
Devlet memuru İlker Başbuğ Paşa, parmağını boşa sallıyor.
KÖŞE YAZILARI
DURUM
Nasıl çözülecek?
Ahmet Yaşaroğlu
GÖZLEMEVİ
Başbuğ Paşa’nın parmağı...
Üstün Akmen
DÖNÜŞÜM
Krizin gösterdikleri
Serdar Derventli
Anasayfa | Güncel | Ekonomi | İşçi-Sendika | Politika | Bölge | Dünya | Kültür | Toplum-Yaşam | Medya | Mizah | Mektup | Spor | Dosya | Köşe Yazıları
Evrensel Hayat | Genç Hayat
logo1.gif
rss2.gif
menu.gif
menug.gif
sgalt.gif
İLKER BAŞBUĞ.jpg
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages