YARGITAY
19. Hukuk Dairesi 2010/14080 E.N , 2011/681 K.N.
İlgili Kavramlar
DOĞMAMIŞ ALACAĞIN HACZİ
KDV İADE ALACAĞI
SIRA CETVELİNE İTİRAZ
İçtihat Metni
Taraflar arasındaki birleştirilen sıra cetveline itiraz davasının
yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın
kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi
içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi,
gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Asıl ve birleşen şikâyetler sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.
Şikâyetçi L..... Ö.....vekili borçlunun Vergi Dairesinden olan KDV
iadesi alacağının haczi için 19.2.2010 günü müzekkere gönderildiğini,
alacağın 23.3.2010 günü tahakkuk ettiğini ve haczin diğer hacizlerden
önce olduğunu;
Şikâyetçi S..... Y....... vekili 9.2.2010 günü haciz müzekkeresi
yazıldığını ancak bunun dikkate alınmadığını ileri sürerek sıra
cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Şikâyet olunan şirket vekili şikâyetçi L..... Ö....'in şikâyeti
hakkında derdestlik itirazında bulunmuş; Vergi Dairesinin mahsuptan
sonra 23.3.2010 günü 71.095,14 TL iade kararı verdiğini ve alacağın
doğumundan sonra konulan tek haczin kendi hacizleri olduğunu
bildirerek şikâyetlerin reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece şikâyetçi S..... Y.......'ın alacaklı olduğu dosyadan
11.2.2009 tarihinde haciz konulduğu, borçlu ile Vergi Dairesi arasında
süregelen ilişki bulunması nedeniyle doğacak alacağın önceden haczinin
mümkün olduğu, Vergi Dairesi'nin haczi işlememek şeklindeki işleminin
geçersiz olduğu gerekçesiyle şikâyetçi S..... Y.......'ın sıra
cetvelinde birinci, şikâyet olunan şirketin ikinci, üçüncü ve
dördüncü, nihayet şikâyetçi L..... Ö....'in beşinci sıraya alınması
suretiyle yeniden sıra cetveli düzenlenmesi için sıra cetvelinin
iptaline karar verilmiş; hüküm şikâyet olunan şirket vekilince temyiz
edilmiştir.
Üçüncü kişilerdeki mal ve hakların ne şekilde haczedileceği İcra ve
İflâs Kanunu'nun 89 uncu maddesinde gösterilmiştir. Anılan yasa
hükümlerinin uygulanmasından vazgeçilerek, bir diğer ifade ile haciz
ihbarnamesi göndermek yerine müzekkere ile alacak üzerine haciz
konulması aynı yasanın 88 inci maddesinde düzenlenen menkul haczi
hükümlerine tâbidir.
Haciz müzekkeresi ile ancak mevcut bir mal, hak ya da alacak üzerine
haciz konulabilir; öte yandan bu yöntemde üçüncü kişinin itirazına
ilişkin bir düzenleme de bulunmamaktadır. Vergi Dairesindeki alacağın
23.3.2010 tarihinde doğduğu belirtildiğine göre bu tarihten önce
gönderilen haciz yazılarının bir hüküm ifade etmeyeceği ortadadır. Bu
ihtimalde sadece belirtilen tarihten sonra gönderilen haciz
yazılarının dikkate alınması gerekir. Nitekim Vergi Dairesi
müdürlüğünün şikâyetçi S..... Y.......'ın alacaklısı bulunduğu takip
dosyasından gönderilen yazıya verdiği cevap da bu yöndedir.
Bu durumda mahkemece şikayetlerin reddi gerekirken yazılı şekilde
hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA,
peşin harcın istek halinde iadesine, 26.1.2011 gününde oybirliğiyle
karar verildi.
--
Dr.iur.Özcan Günergök
https:
twitter.com/gunergok
www.gunergok.com
www.fotoen.com
www.benfenerbahceyim.com