Son günlerde benim yorum yapmama pek gerek kalmıyor.
Benim bir sürü emek ve beyin jimnastiği ile zor ulaşabileceğim bilgilerin
bir kısmı bazı istihbaratçılar tarafından bu yazara akıtılıyor.
Öyle kolayca ulaşılabilen haberlerde kuşku payım da olur ama,
yazdıkları olayların akışı ile de örtüşüyor.
Ne ise biz sözü yazara bırakalım. Yazı okunmazsa kısa yolu tıklayabilirsiniz.
A.D.Şimşek
http://www.takvim.com.tr/Yazarlar/ergundiler/2013/01/09/bir-bolen
Bir bölen!
· 09 Ocak 2013, Çarşamba
·
Öcalan'la
İmralı'da temas başladığından beri yaşanan trafiği çok yakından takip ediyorum.
"Kandil ne diyor?", "PKK'nın Avrupa kanadı ne istiyor",
"BDP neden isteksiz davranıyor?", "MHP neden sertleşiyor?",
"CHP niye rengini tam olarak belli etmiyor?", "Sermaye topu
neden taca atıyor?", "Batı basını neden köpürüyor?" gibi birçok
önemli sorunun cevabını arıyorum...
Cevapları alacağım dostuma bir türlü ulaşamadığım için birkaç gündür
beklemedeydim...
Bu işlerin içinde yer aldığı için onun söyleyecekleri önemliydi. Dün tam yazımı
yazmak için klavyenin başına oturduğumda aradı... Şaşırmıştım... Daha "ALO" diyemeden "Kayıptım yeni döndüm.
Sorularını bekliyorum" dedi...
Bana söyleyecek bir şey bırakmamıştı... En çok PKK, Öcalan ve Avrupa kanadının
ne yaptığını merak ediyordum. Sonuçta Öcalan, devletle masadaydı. Ama ya onun
dışındaki unsurlar! Hiç beklemeden en can alıcı soruyu sorarak başladım...
Bu yaziyi sahsen, genel yapisi itibariyla soyle tasnif ediyorum:
Turk Kamuoyunun, kendi bakis acilarindan, uygulanan-uygulayacaklari politikalara destek vermesini saglamak amacli ve Yazar E.Diler, onlarla her turlu rabita icinde, birlikte calisiyor (sordugu sorular ve verilen yanitlar öntanimli-sabit), yani, benim gibi objektif (halktan bir Yazar-muhabir-gazeteci veya vatandas gibi) degil…
PKK saldırmaya devam eder mi?
Başladılar
zaten... Çukurca'ya dün (önceki gece) saldırdılar. Bunu biliyorduk. Yine
geleceklerdir...
Esasen, hakim guc olan Devletle Pazarlik masasinda bulunan teror orgutunun, ellerinin guclu, sulh icin tavize mecbur ve muhtac olmadiklarini gostermek icin, saldirmaya devam edecekleri zaten ve her sekilde bilinirken, sanki bu, daha once veya epeyden beri yokmus da, yeni ve beklenmeyen bir sekilde baslamis gibi, sunulup, sorulmasinin gayesi ne ola ki?
Barış için adımlar atılmaya
başlandı ama!
Fark etmez. Sokaktaki insan
Öcalan'ı PKK'nın tek hakimi sanıyor. Oysa başka faktörler var. Öcalan, bir yere
kadar etkili. Ama ondan sonrasını yaşayarak göreceğiz.
Yazarin buradaki yaklasimina bakar misiniz?
Milleti (sokaktaki insan) avallik pozisyonuna sokup, bildigi veya bekledigi cevaba zemin hazirlamak icin, safdilce sormasi karsisinda, kendimi tebessum etmekten alamiyorum.
Zira, sanki, pkk hakkinda kimsenin bilgisi-gorgusu yok, daha dogrusu, bu tutumlariyla, terorist cenahta tek lider veya mumessil saydiklari, Apo’dan baska etki sahibinini bulunmayip, madem ki o,(sorunlari veya baris sartlarini kosmak-muzakere etmek icin) sulh icin masaya oturdu, her halde, diger eliyle de kilic sallayacak hali olmayacakti. O halde, niye veya nasil oluyor bu yeni saldiri? Diye, cok sasirmiscasina, soruyor…
Nasıl yani?
Daha önce
konuştuğumuzda sen söylemiştin: Öcalan şeyh değil, Kandil'dekiler de mürit...
Hımmm, yani, Ocalan Apo, malum-mahut kisilik degil de, eger bir Seyh olsa idi, durum cok daha farkli olur, sozu muhakkak muteber sayilirdi, demek istiyor yazar.
Bu durumda, Apo bu care veya yontemi duyar da, pek yakinda, mevcut ve etkili tarikatlarin (Orn. Naksibendi) bir Seyhlerinden, el ali, kendisine halife olmaya niyetini aciklarsa, kimse sasirmasin artik…
Anlamadım!
Anlaşılmayacak
bir şey yok... PKK dediğin çok uluslu bir şirket. İran, ya da, Suriye'nin
yönettiği bir yapı değil!
Anladik; Iran ve Suriye’de pkk’yi destekliyor, demek istiyor yazar; tipki diger devletler gibi…
Hem içeriden, hem dışarıdan, ortakları var.
Iceriden desteklendigi veya kimlerin, ne surette destek verdigi de malum.
Herkes için iyi bir kazanç kapısı. İşte bu nedenle PKK üzerinden para kazananlar ve örgüte sınırsız destek veren Avrupa devrede..
Ve, sinirsiz destekleri ile Avrupa bile var arkalarinda…
Ama, bu arada Amerika’dan hic bahis edilmemesi tuhaf degil mi?
Ne yapıyorlar?
PKK'nın içinde
yer alan, AVRUPALI
DANIŞMANLAR; "Türkiye,
Irak'taki enerjiye ulaşmak için, sizi devredışı bırakacak. Ama ortada ne
Anayasa, ne Öcalan'a ev hapsi, ne de üzerinde anlaşılmış şartlar var"
diyerek, barış sürecini tıkamaya çalışıyor! Yetmiyor; "Üst düzey
yöneticiler Avrupa'ya gelip oturum alacak, siz ne olacaksınız" diyerek de
örgütü karıştırıp tek sesliliğin önüne geçmeye çalışıyorlar...
Hmm, bu Avrupalilar da cok hinoglu hinler yani…
Meselenin, girift, cok yonlu ve maksatli, nirengi noktalarini (Turkiye, yani AKP iktidari sizi fena oyuna getirmek istiyor, demeleri) cok iyi ongoruyorlarmis…
Yani, bu durumda, liderleri baris masasinda ve niyetce samimi olsa bile, pkk’nin cok daha kesif saldirilara girismesi kimseyi sasirtmamali. Bu arada, kazara, sehit sahiyisi kabarir-mabarirsa, artik bu normalden sayilip, sineye cekilmeli, demek istiyor yazar…
PKK'nın
tasfiyesiyle birlikte, bu yapıdan beslenenlerin hortumları kesilecek.
Sorunun bir ayağı bu anlayacağın...
Butun yapilan, terorist saldirilarinin devam ettigi bir ortamda, surdurulen muzakerelerden ibaret oldugu halde, “konusmaya basladilar ya, o halde pkk tasfiye edilip, bitti artik”, gibisinden bir yaklasimin pazarlanmasina ne demeli; maksat avutmak degilse milleti?
Çözülmeyecek mi?
Çözülmesi için her şey yapılıyor. Ancak, PKK hem bölge, hem
Avrupa için çok önemli bir denge unsuru. Kimse bu kartı elinden atmak
istemiyor. Aldığımız bilgilere göre, yeni saldırı planları bile yapılıyor...
Soz, asil mesele veya soruna gelince, her seye ragmen tekrarlanan durumun ne oldugu, yeniden ortaya cikiyor; saldirilar devam edecek; kimse sasirip, ofkelenip, hatta mumkunse, uzulmesin; yeni sehitler gelse bile…
Cunki, pkk herkes icin cok onemli denge unsuru(!) imis ya, o halde Turk milletinin odedigi veya odeyecegi ilave bedeller de normal (!)sayilir…
Süreç saldırı altında nasıl
işler?
Yazarin, b soru sekli ile konuya ( pazarlik veya guya, sulh muzakereleri) nasil yaklastigi manidar; saldiri altinda, surec nasil isler?
Bu veya boyle bir saldirilar surerken, hic baris ve sulh gorusmesi mi yapilirmis? Diyecegine, boyle diyor sayin yazar…
Bu adamlar gelmeye devam edecek.
Cevap keza manidar; bu adamlar (yani eli kanli-kalles teroristler) sanki, turist veya tacir imisler gibi, gelmeye devam edecekler, deniliyor.
Ama bizim DEVLET olup, tek bir hamle bile yapmalarına izin vermememiz
gerekir. Şimdi bunu yapacağız. Dün gece nasıl gelirken tepelendilerse, bundan
sonra öyle olacak.
Haa bu arada dün gece (önceki gece) saldıran PKK'lı grubunun kaybının 14
olduğuna bakma... Rakam çok daha yüksek! Örgütün bir kanadı, yani Londra ve
Avrupa ile bağlantılı kolu, DEVLETİ oyuna getirmek istiyor.
Anlayacağın birkaç cephede savaşıyoruz. İnançlıyız...
Buraya kadar yazilan veya okunan, tek ele-avuca gelip, akla yatan, dogru-durust bir yaklasima nihayet rast gelebildik; buna da cok sukur.
Avrupa diyorsun, açar mısın?
Ya Norveç bile olayın içinde.
Sadece onlar da değil, inanmayacaksın ama, İsveç'in bile örgütten çıkarı var.
Daha ne söyleyeyim. Sadece Kürtler bunu bilmiyor! Kıytırık ülkeler bile Öcalan
görüşmesinden dolayı hesap ve dosya peşinde... Ankara'da bunun için koşturan
çok adam var...Onlar her yerde, biz de her yerdeyiz...
Kiytirik ulkelerin bile, eli kanli toror orgutune destek vererek, buyuk devlet iddiasini elden birakmayan Turkiye’ye, (nezdimizde, AKP hukumetimize, askerimiz), yani bize karsi saldiri icinde bulunduklari itiraf edilirken, bunlar karsisinda, ne yapip, nasil onlem aldigimiz, gayet onemli bir basari gibi, (saldiriya gecen sivrisineklerden bir kismi oldurulmus) vurgulaniyor.
Ne yapılacak peki?
Öcalan'ı
karşımıza alıp konuşmaya başladık. Yol uzun.
Kandil ve Avrupa'dakilerin ayrışmasını göreceğiz. Belki halk, çıplak gözle bunu
seçemeyecek ama, biz göreceğiz.
Bak, sana önemli bir tüyo vereyim: PKK'ya karşı çok sert söylemi olanlar ile
PKK'yı savunanlar aynı kampta!
Önümüzdeki günlerde bunları çok net göreceksin!
Burada, bir birine karistirilip,asli anlam ve onemleri ciddi olcude perdelenen bir cok muhim kavram-durum oldugunu goruyoruz.
Birincisi, ilk olarak ve gayet sarih bir sekilde; terorist elebasi ile karsilikli, masaya oturulup, devlet reisi imis gibi, muhimsenerek, gorusuldugu, tartisildigi, mesru ve gayet normal bir tutum imis gibi, ifsa ediliyor.
Yol uzun, denilirken, bundan veya boyle bir durumdan ne cikabilecegi, daha dogrusu, umulan sonucun kolay kolay cikmayacagi pesin olarak kabul ve itiraf ediliyor.
Belki halk, yani bizler, goremeyecekmisiz (dogru, ne de olsa bizim gozlerimiz miyop, kulaklarimiz sagir, idrakimiz alil) elde edilen, ettikleri o muhtesem, muspet sonuclari (basarilari) ama onlar, goreceklermis!
Verilen tuyonun niceligine bakinca, bunlara gore, ben bile, pkk’ya karsi tavizsiz, katil-hain piyonlar-kuklalar teskilati falan diyorum ya, oyle ise, ben dahi ayni cenahtan sayiliyorum; demektir.
Kim bunlar?
Boş ver! İsim vermek doğru olmaz.
İzle... Görürsün!
Bunlardan birinin ben oldugum veya olacagim belli de, otekilerin kim olduklarini, onlar biliyorlarmis zaten, yakinda sizler de ogrenirsiniz…:-))
Barışı istemeyen PKK ne yapacak sizce?
Ortadoğu'daki dengeler açısından
PKK'nın varlığını isteyen Avrupa yakında onu ileri sürer! Sanırım bu kez GERİ
SABOTAJ TİMLERİ ile gelecekler. Dikkat et hedefte Hakan Fidan var. Neden? Çünkü
PKK üzerinde etkili olan şirketlerin ilişkisini o biliyor! Şimdiden o grup
"Barzani'ye silah vermeyiz. Dağdan inmeyiz" demeye başladı.
Duydunuz mu, ne kadar basarili isler olmus veya olacakmis; sanki hic yokmuslar da, yakinda, sabotaj timleri de gelebilirmis…
Her ne kadar, hedefte esasen MIT yoneticisi H.Fidan olsa veya denilse de, degil mi ki amac-hedef SURECI SOBOTE etmek, o zaman, bu herkese de isabet edip, suikastlere maruz kalinabilirmis…
Marjinal kalacaklar ama!
Silahlar patladığında süreci
götürmek için çelik gibi sinir lazım. Ama bunu yapma becerimiz ve gücümüz var.
Onlar gelecek, biz de üzerlerine gideceğiz. Avantajımız herkesin kim olduğunu
bilmemiz...
Ne iyi yav, en azindan bir teselliye daha rastladik.
Onlar gelecek, biz uzerlerine gidecekmisiz; nasilsa cok gucluymusuz ya…
Kim, kim?
Başbakan'ı,
Öcalan'ı, Kürtler'i, BDP'yi dinleyen güç, OSLO'yu sızdıran güç... Karşımızda
kimin olduğunu biliyoruz... Uzun ve zor bir süreç ama sonuna kadar gideceğiz.
Kürtler'e "Türkiye'den başka devletleri olmadığını" anlatacağız.
Kollarımız açıp kucaklayacağız.
Haydaaaa!
Olacak is mi bu yani simdi?
Hem o kadar guclu, kendimizden eminiz, diye ovunup, sisinirken, bir de bakiyoruz ki, adamlar (nereden gelip, nasil ediyorlarsa) devlet ricalimizin, bastan sona, alayinin yanina okadar sokulup, adeta aldiklari nefesi dinliyor-izliyorlarmis her seyi!
Kendini ifade eden ve önü kesilmeyen biri neden başka bir yapıya ihtiyaç
duysun!
Dogru ya, nasilsa artik, en onemli hedefleri olan, Kurtce yasagi kalkti, her turde orgutlenmeleri, ticari faaliyetleri, her sey serbest, daha ne istesinler ki?
Federasyon sözü çok geçiyor?
Türkiye'nin içinde federasyon
olmaz... Birileri bunu kaşıyor. Kürtler'i kucaklayıp yolumuza devam edeceğiz.
Çünkü onların da başka şansı yok. Eğer çözüm için başka bir önerisi olan varsa
buyursun gelsin!
Dogru, Turkiyenin icinde federasyon olmaz, cunki, boyle bir durumda bir Turkiyenin varligi ile yoklugu arasinda bir fark yok veya olamaz ki…-:))
Bilinmedik bir provokasyon
olabilir mi?
Yapacaklar. Ama biz de boş
durmayacağız. PKK'yı anlatacağız. "Örgüt bir HOLDİNG... Yöneticileri ve
ortakları KÜRT de değil, TÜRK de değil" diyeceğiz...
Vay canina…. Demek, simdiye kadar henuz deneyip, tatbik sahasina koymadiklari baska tarz provokasyon eylemleri de olabilir imis? De, buna karsi verilebilecek degil, mevcut Turkiye muhafizlarinin verecegi yegane cevap, bunu yapanlarin ne Turk, ne de Kurt olduklarini soyleyecekleri imis.. !
Kafam karıştı galiba...
Karışmasın. PKK'nın lideri ile
konuşuyoruz. Ama Kandil'dekilerin bir kısmı onu dinlemeyecek. Örgütü kullanıp
para kazananların hortumu kesilecek. Ayrışma sağlanacak. Belki BDP bile
bölünecek.
Bu durumda peki, normalde ne olur? Ic ihtilaf ve yani, ic catismag husule gelip, hangi taraf guclu ve atak ise, o taraf ustun gelip, idare ve iradeye hakim olur; pkk orgutunun Kandil kanadinda… Degil mi? Evet. O halde, veya madem oyle, neden gereken olmadi veya yapilmadi su ana kadar?
Daha dogrusu, Apo, PKK nin sozde birincil ve en guclu-etkili lideri ise, nasil olur da bu kuskudan soz edilirken, gerekleri-eksikleri hala devam edip, kuskulu konusulur bu konuda?
Çünkü bu süreç samimiyet ister.
Devlet samimi ve kararlı... Gerisini bekleyip göreceğiz...
Bu bolum, belli ki, onlara, yani teroris Apo ve yandaslarina ithaf edilmis.
Fakat bana gore, kotu bir hata, berbat bir mukayese ve de ifsaat soz konusu. Zira, onlardan isim, paye verilmiyor ama, bu tarafta Devlet, deniliyor. Hic olmazsa koca devletin, onca temelkurum ve muüsselerinden biri ile kiyaslamag yapilmis olsa idi; butun Devlet ile degil.
Sonucu nasıl görüyorsunuz?
Türkiye büyük
bir devlet olmak için, bu sorunu çözmek zorunda.
Bu tumceye de lutfen dikkat.
Ornegin soyle denilmiyor; denilmesi gerekir iken hem de.
Buyuk devlet olmak icin Turkiye, bu sorunu cozmek zorunda.
Oysa, burada ne veya nasil denildigi ortada. Bir cok buyuk devletten biri olabilmesi icin Turkiye’nin, bu sorunu mecburen cozmesi gerekir imis, yani, bu durum ve halinde Turkiye, sadece kucuk degil, dogru durust devlet bile degil; cunki, siradan kisiler, teroristlerle pazarlik etmege muhtac… Yina oysa, Turkiye, her zaman oldugu gibi, dunyanin sayili bir kac guclu, buyuk devletinden biri amma velakin, sahip oldugu gucler, adam gibi adamlar tarafindan sevk ve idare edil-e-medigi icin, iste boyle bir durumda; hem de, biz ne idik, ne duruma yukseldik, diye ovunenlerin zamaninda; maalsef…
Önce Kürtler'e bunun anlatılması gerekli. Basına büyük görev düşüyor.
Su yaklasima bir bakin lutfen.
Once Kurtlere anlatilacakmis bu. Ne?
Turkiyenin ne yapilirsa buyuk devlet olabilecegi meselesi…
Turku, Kurdu ve sair etnisitelerden butun vatandaslara anlatilmali, denilmesi gerekir iken, boyle denilerek, Kurtlerin (Ki, malum, buna yegane ve her zaman ilk karsi cikan, Boluculuk isyanlari cikaran onlar) cok ozellikli, ekstra bir konuma yukseltilmesi, hangi mantik veya zihniyetin mahsulu olabilirki?
Geleceğini bu ülkede gören insanlar başka bir yapıya gitmez.
Uzun vadede hem Irak'taki hem de Suriye'deki Kürtler gelir...
Kime ne kardesim, kimin nerede kalip, nerede kalmayacagi veya nereye gidip, nereye gitmek istemeyeceginden…?
Aksi durumda, bunun olup, olmayacaginin pesin teminati olabilir mi?
Bu Ortadoğu'ya
hakimiyetin ilk adımı olur. Kendi kurallarımızla ilerliyoruz. Önce Türkiye...
Kimsenin kara kaşı, kara gözü için risk almayız... Şu unutulmamalı...
Kürtler'i dışlarsanız, elinizin uzandığı
yerdeki insan size inanmaz! Şüphe duyar! Amacımız adaletli ve mutlu bir BÜYÜK
TÜRKİYE...
Bunlar keza, neye matuf oldugu muphem, beylik sozler…
Hayatin kendisi, basli basina bir rizk ve siz bu sayfa boyunca, ister istemez yasanan rizklerden bahsetmemis ve gelecek olanlarin tehdidini hatirlatmamis gibi, nasil boyle ipe, sapa gelmez sekilde sozler edersiniz?
Turkiye kendisine ait topraklar uzerinde ve kelimenin tam manasi ile hakim olduktan sonra, bolgenin baska yerlerinde de hakim olmak gibi bir isteme luzum olmayip, zira bolgede bulunanlarin bizzat ve gonullu tabi olmak istemleri ile karsilasacagi beklenir.
Bunun boyle olacagi bilinmiyor ise, bilmeyenlerin izleyecegi politika veya anlayis da ancak bu veya boyle olur.
Son soru! Merak ettim; PKK
gelmeye devam edecekse Ankara ne yapacak?
Hic boyle soru gordunuz mu sahi? Sahsen ilk defa goruyorum da…
PKK gelmeye devam edecek edecek ise, Ankara ne yapacak?
Demek ki, diyorum, bu siralar bilhassa, pkk Ankara’ya surekli olarak gelmekte…? De, ne olarak yani? Turist mi, ticaret erbabi mi, yoksa adam oldurmek icin, gudulenmis katiller guruhu olarak mi?
Bak, bugüne kadar geldikten sonra haberimiz olurdu! Şimdi bu da değişti. Bir kaza olmazsa, artık adımlarını duyacağız. Bu da bizim sırrımız...
Demek, masaya karsilikli oturup, baris muzakeresinde bulunduklari, muhterem muhataplari, emsalsiz lider, Apo Cenaplarina destek vermeleri icin, simdiden sonra, kendileri davet ediyorlar artik pkk’yi Ankara’ya… Dogrusu, iste buna, Muthis bir degisim ve de gelisim denir; eger yanlis anlamadi isek?
Tekrar ediyorum inşallah bir ihmal ve kaza olmaz. Yoksa gelenlerin göreceği var!
Su muthis, firaset dolu tumceyi de ilk defa duyuyor, okuyor ama, ne care ki, boylesi kapsamli, mana dolu tumcelere hic alisik olmadigimdan olacak, merami hala net anlayabilmis degilim…