Yan: {liberal-izmirliler.62554} Re: Kafir olarak geberen TÜRKAN SAYLAN"A Kinim neden mi? (cevap veriyorum)

60 views
Skip to first unread message

neval kavcar

unread,
May 28, 2009, 1:24:01 PM5/28/09
to liberal-i...@googlegroups.com
 
Kuranı kerimdeki yahudile rile ilgili ayetlerin gunumuz yahudilerini kapsamadığını söyleyenlerin cenazesi kılındıktan sonra herkesin kılınır kanımca.
 
Vakit gazetesi T.Saylan gibi bırakın eğitim alanında yaptıklarını ilmi çalışmayla ömrünü geçirmiş şimdi vefat etmiş biriyle uğraşacağına, bilmem kaç yaşına gelmiş tecavüz sanığı yazarı ile uğraşsın.
 
nkavcar
 
**

--- 28/05/09 Per tarihinde ahmet dogan simsek <ahmetdog...@gmail.com> şöyle yazıyor:

Kimden: ahmet dogan simsek <ahmetdog...@gmail.com>
Konu: {liberal-izmirliler.62554} Re: Kafir olarak geberen TÜRKAN SAYLAN"A Kinim neden mi? (cevap veriyorum)
Kime: liberal-i...@googlegroups.com
Tarihi: 28 Mayıs 2009 Perşembe, 19:19

Ölenin cenazesinin kılınmış olduğu dahi ne kadar gerçektir. Velev ki kılınmış olsun yanlış yapılan iş sahih olmaz. Zaten caminin imamı yasal olarak cenazeyi kıldırmak zorundadır. Bu yasallık 35 - 40 sene önce Allahı insanlar yarattı diyen bir Yargıtay başkanının cenazesini kafir olduğu gerekçesi ile kıldıracak imam bulunmadığı için cami imamları kim olursa olsun cenaze namazı kıldıracaktır diye bir zorunluluk konulmuştur. Anlaşıldığına göre Teşvikiye camisinin imamı her şeyi göze alıp namazı kıldırmaktan imtina etmiş olmalı ki, CHP li emekli bir müftü namazı kıldırıp bir de konferans veriyor. Anlaşılan namazını imam kıldırmadı denmesin diye de konunun dile getirilmediği gibi bir sürü kuşku barındıran bir konudur bu konu.

Ayrıca Namazı bırakın ve bale yapın diyen bir kişinin İslam’ın kesin beş şartından birini inkar ederek kafir olduğuna kuşku yoktur. Kaldı ki zaten Müslüman olduğuna dair de bir işaret yoktur. Arkasına sığınılan her şeyin aslını Allah bilir belki de iman etmiştir gibi gerekçelere dair bir işaret de yoktur. Allah bağışlarsa, Allahın kendisinin kullarına ne yapacağına bizler elbette karışamayız. Bu halka gizlibir konu olup yasalar gibi şeriat da zahiri delillere göre hükmeder. Ve bu konu namaz gibi şer’i konulardan biridir. Yasa çıkarıp kafirlerde cennete girecek desek de bununda bir anlamı olmaz ancak komik bir durum olur. Mesele sadece o değildir. Bu ülke Siyonistlerin, Kendi halindeki vatandaşlarımızı tenzih ederek söylüyorum. İslam’a saldırmayı kendince şeref zanneden kripto gayrimüslimlerin, masonların, ve ateist kafirlerin önemli mevkileri işgal ederek basındaki medyadaki yargıdaki ordudaki makam ve mevkilerini kullanarak milletimize ve milletimizin dinine yıllardır saldırıp durmaktadırlar. Bu gibi kimselerin namazı kılınmayarak deşifre edilmeleri bu yüzden tarih sahnesinden silinmek istenen milletimiz için hayati önem taşımaktadır.Türkan Saylan tipik bir örnek olarak daha pek çok İslam’a saldırılarının yanında sadece namaz kılmayın bale yapın demekle  İslami açıdan kesinlik kazanacak şekilde bir kafirdir.

Bu gerçeklik ortada iken aksini iddia edenler sadece zan ve vehimlerini dile getirmiş olurlar. Ya konu hakkında yeterli bilgiden yoksundurlar ya da kendileri de aynı kategoride olup açıklamaktan çekinmektedirler diye düşündürmektedirler. Bu ülkede her konunun cevabını verecek, konularında resmi otorite olan, devlet kurumlarımız vardır. İsteyen gidip diyanet işleri başkanlığına sorabilir. Namaz kılmayın bale yapın diyen bir kişinin İslami açıdan durumu nedir diye sorabilirler. Cevap farklı olmayacaktır.

A.D.Şimşek

28 Mayıs 2009 Perşembe 13:20 tarihinde Akkartal <akkar...@gmail.com> yazdı:
Allah'ın yeri ve hesabına hüküm vermek kimsenin haddi de, hakkı da değildir.
Onun için, herkes kendi akıbetinin ne olup, ne olmayacağını düşünse gerek...


 
28 Mayıs 2009 Perşembe 08:55 tarihinde ahmet ali arslan <aaarsl...@yahoo.com> yazdı:
Kusuruma bakma evlat,
Sen İslamı bilmiyor veya kendince yorumluyorsun. İslam'a göre yıkanıp-kefenlenen ve yine İslam'a göre Cenaze Namazı kılınıp defnedilen bir kula sen hangi yetki ve hakla "kafir" diyorsun? Sen "Allah" mısın?

--- On Wed, 5/27/09, By_Exx <sessi...@gmail.com> wrote:

From: By_Exx <sessi...@gmail.com>
Subject: {liberal-izmirliler.62495} Re: Kafir olarak geberen TÜRKAN SAYLAN"A Kinim neden mi? (cevap veriyorum)
To: liberal-i...@googlegroups.com
Date: Wednesday, May 27, 2009, 2:35 PM

Allah(c.c.) işini bilir .Kimin işine karımak istedigini kimin dinini yıpratmak ve yok etmek istedigini bilir ve hakkına göre muamele eder.Kimse kimseye bakmaz dinde Hekes kendinden mesuldur.Ama sizin boyle bir suurunuz olmadıgı için anlama zorlugu çekiyorsunuz...

25.05.2009 tarihinde KADRİ CİNKARATAŞ <kadr...@gmail.com> yazmış:
bak yine allahın işine karışıyorsun.
sus da milleti dinden soğutma.

 
25 Mayıs 2009 Pazartesi 20:57 tarihinde By_Exx <sessi...@gmail.com> yazdı:
onlarca türbanlı genc kızın hakkını nasıl ödeyecek bu türkan saylan.....

25.05.2009 tarihinde Ayhan Özturkeri <ayhanoz...@hotmail.com> yazmış:
SAYIN CEM TAŞKIRAN
KÜÇÜLME PAHASINA SİZİNLE AYNI SEVİYEYE DÜŞEREK CEVAP VERME ZORUNDA HİSSETTİM KENDİMİ.SİZ MÜSLÜMAN OLAMAZSINIZ SİZ OLSA OLSA İSLAM VE İNANANLAR ÜZERİNDEN RANT PEŞİNDE KOŞAN ZAVALLI BİR ACİZSİNİZ.
ÇOK MERAK EDİYORUM SİZİN ARKANIZDAN RAHMET OKUNACAKMI,CENAZE NAMAZINIZ KILINACAKMI ? BİZLERDE SİZE HAKKIMIZI HELAL ETMİYORUZ.
 

Date: Sat, 23 May 2009 16:28:09 -0700
From: antisi...@rocketmail.com
Subject: {liberal-izmirliler.62171} Kafir olarak geberen TÜRKAN SAYLAN"A Kinim neden mi? (cevap veriyorum)
To: turkan...@geberdi.com
CC: Bagimsiz...@yahoogroups.com; BaS...@yahoogroups.com; basken...@yahoogroups.com; bigaogr...@yahoogroups.com; bilgi_...@yahoogroups.com; bilgi...@yahoogroups.com; bilinme...@yahoogroups.com; Bilisim...@yahoogroups.com; birl...@yahoogroups.com; bit...@yahoogroups.com; canda...@yahoogroups.com; cesme-...@yahoogroups.com; Ceviri_...@yahoogroups.com; Cin...@yahoogroups.com; communista...@yahoogroups.com; comut...@yahoogroups.com; asrin_...@yahoogroups.com; e-...@yahoogroups.com; erisa...@yahoogroups.com; gencfed...@yahoogroups.de; milleti...@yahoogroups.com; morotesi_...@yahoogroups.com; muna...@yahoogroups.com; mun...@yahoogroups.com; Nesl-...@yahoogroups.com; NurCe...@yahoogroups.com; nurme...@yahoogroups.com; risaleinur_stud...@yahoogroups.com; kara...@yahoogroups.com; isra...@yahoogroups.com; izmirtu...@yahoogroups.com; liberal-i...@googlegroups.com; 3ekimd...@googlegroups.com; yoru...@googlegroups.com; vuslatgu...@googlegroups.com; acikistihb...@yahoogroups.com

 

Demokratça

Cem Taşkıner Cem Taşkıner - cemtaskiner( et)yahoo( nokta)com

19 Mayıs 2009 Salı

Siyaset

Saylan'ın Fikirleri de Ölür Temennisiyle

Şimdi bugün Türkan teyzemiz için ağıtlar yakılıyor, yok şöyle büyüktü, yok Atatürk'ün ışığını taşıdı, yok çağdaş Türkiye için uğraştı falan yazacaklar.. .
Varsın yazsınlar...
Allah rahmet eylesin cümlesini okumayacaksını z benden...
Zira rahmet dilenecek o kadar çok kişi var ki...
O kişiler arasında ömrünü memleketin dinsizleştirilmesine adamış Türkan Saylan yok...
Bu milletin mukaddesatına küfürler yağdırmış Türkan Saylan yok...
Çocuklar namaz kılmasın bale yapsın diyen Saylan yok...
Şimdi Muhammed isminde bir orkestra şefini ironik bulan Saylan'ın bir imam tarafından cenaze namazının kılınmasını da ben oldukça ironik buluyorum...
Yıllarca o değerlere küfret ama son yer orası...
Şahsen ben o camiinin imamı olsam asla o hanımefendinin cenaze namazını kıldırmazdım...
Sen sürekli bu dine küfürler yağdıracaksın, sonra o dinin bir mensubu tarafından dini bir cenaze töreni yapılacak...
Ben bunları yazıyorum, zira kendisine hep içimde bir kin bir nefret vardı...
Onu atamadım...
Ama Sayın Cumhurbaşkanıma hayran oldum...
Orayı sana yar etmeyiz diyen zihniyete yine de rahmet okuyor...
İşte Sezar ile Gül yüzlü insanın farkı...
7 yıl bu ülkeyi karanlık bir noktaya taşımaya çalışan geri kafalı zihniyet ile hepimizin içini aydınlatan, ısıtan GÜL gibi GÜLeryüzlü Cumhurbaşkanı farkı...
Herkesi kucaklayan, Türk kadar Kürtte bu ülkenin vatandaşıdır, bizimdir diyen ve son günlerde Kürt Sorunu noktasında önemli açılımları paylaşan güzel insan...
Hayatını Gül'ün düşüncesine düşman edinmiş ve o doğrultu da mücadele etmiş, darbe şakşakçısı, Ordu'dan aldığı emirlerle mitingler düzenleyen sonra da demokratmış gibi "Biz ne darbe ne şeriat" diyoruz diyen öbür tarafta muhtıraya destek veren, askerden mitingler için destek aldık diyen zata ben hakkımı helal etmiyorum...
Ben 28 şubatta mağduriyet yaşamış biriyim...
28 Şubatın arkasında olanların hiçbirine hakkımı helal etmiyorum...
Saylan da bu projenin içindeydi...
Ona da hakkımı helal etmiyorum...
Çekecekleri varsa bir tane de benim için çeksin...
Kimse de benden yok efendim ölünün ardından konuşulmaz masalları beklemesin.. .
Zira karşımızdaki ölü bu milletin dininin mukaddesatını öldürmeyi rehber edinmiş bir ölüydü...
İnşallah fikirleri de kendisi ile ölür ve yokolur...
 
 
Türkan Saylan Cenazesinde Muhteşem Tevafuk
 
“Olmaz böyle şey” dedirtecek cinsten mükemmel bir tevafuk. Çağdaş Türkan, yıllarca kin ve öfke beslediği dine ait bir caminin musalla taşına yatmayı kabul etmemeliydi.

Saylan’ın musallaya uzanması ideolojisine ihanettir. Kadıncağız bütün ömrünü Müslümanlığa ve İslâm’a karşı düşmanlıkla geçirsin, her fırsatta dine ve Müslümanlara hakaret etsin, ondan sonra da gelsin cami önüne yatsın. Olacak şey mi vallahi ayıp.
Böyle bir eylemin adı, Türkan Saylan’ın kendi kendisini inkârdır. Öldüğü haberini duyunca; “Acaba namazını kılarlar mı ve kim kıldırır” sorusu aklıma gelmiş ve kendi kendime şöyle söylenmiştim.

“Dinine diyanetine sahip çıkan, kutsal değerleri olan, toplumun değer yargılarını benimseyen, Kur’an’a, Allah’a ve Peygamber’in O’nun kulu ve Rasulü olduğuna inanan hiçbir din görevlisi; isteyerek ve içinden gelerek, bu hatun kişinin namazını kıldırmaz. Çünkü bilir ki, malum hatun bir din nefretçisidir. Yanlış mı söylediklerim böyle değil miydi?

Gelin de Allah’a inanmayın, gelin de Allah’a şükretmeyin, Rabbim böyle bir kişinin cenaze namazını, öyle birine nasip ediyor ki, “İşte tevafuk budur” dedirtecek cinsten ilginç bir buluşma meydana geliyor.

Türkan Saylan’ın cenaze namazını Türkiye’de iki kişi kıldırabilirdi.
Birincisi; tıraş köpüğüyle sevgilisine makyaj yapan meşhur Yaşar Nuri.
İkincisi de Diyanet tarihinde benzerine milyonda bir rastlayabileceğiniz tiplerden olan ve Ecevit’i çok sevdiği için DSP’de siyaset yapan eski müftü İhsan Özkes kıldırabilirdi, ona nasip oldu.

İşte bunun için “Muhteşem bir tevafuk” derim. Şimdi bir de tevafuk kelimesinin anlamını yazmak gerekir. Osmanlıca ve Türkçe’ye hâkim olanlar, tevafukun ne anlama geldiğini bilir de; dininden, dilinden, milliyetinden, toplumun değerlerinden uzak olanlar ne manaya geldiğini bilmeyebilirler. O yüzden tevafukun sözlük anlamını da yazayım.

Tevafuk; “Birbirine uygun düşme.” “Birbirine uyum sağlama.” “Bir olayda beklenmedik şekilde buluşma.” “Bir denge bir benzeşme.” gibi manalara gelir. İşte Saylan ile Özkes, hem bu dünyada hem de öteki dünyada böylesine birbirlerine uygun düşebilirlerdi.
Bizim töremizde ölenlerin arkasından ulu orta konuşmak doğru değildir. Ben bu sınırı aştığımın farkındayım. Yanlış yapma hakkımı kullanıyorum. İhsan Özkes’e gelince, onunla ilgili de söyleyeceğim ve yazacaklarım var ama yine değer yargılarımız gereği, “su hakkı, tuz hakkı” kaidesinden dolayı yazmak istemiyorum.

Yalnız hakikaten böylesine bir tevafuk insanlık tarihinde çok az görülür. Aslında İhsan Özkes’in yaptığı da az şey değildir hani. İstanbul’da ne kadar din görevlisi varsa, müftü bey başta olmak üzere hepsi de İhsan Özkes’e teşekkür etmeli ve hediyeye boğmalılar.
İhsan Özkes, çok değerli müftü ve imamları; dine, diyanete ve binlerce din görevlisine küfreden, hakaret eden kadının cenaze namazını kıldırmaktan kurtarmıştır. Yalnız hâlâ anlamadığım bir şey var; “Türkan Saylan hakikaten ideolojisine sahip çıkan biri olsaydı, gelip musalla taşına uzanıp, namazının kılınmasına müsaade eder miydi?”

Madem yiğitsin, madem aslanlar gibi çağdaşlık adına; Müslüman halka, dine ve diyanete bu kadar hınç ve öfke besliyorsun, madem diyanet ve diyanetçiler lüzumsuz, Kur’an kursları ülkeye zarar veriyor, o zaman be ablacığım ne diye camiye gelip arkandan namaz kılınmasına müsaade ediyorsun. Bu nasıl yiğitlik, yiğit olan düşer mi musallaya.
Şimdi soruyorum, “Bu hal yakışıyor mu Türkan Saylan gibi birine.” Aslanlar gibi ölmeden önce çıkıp; “Gitmiyorum ulan bu Müslümanların camisine, istemiyorum bir tek Fatihalarını, ben kendime ‘hatun kişi niyetine’” dedirtmem deseydi ya.

Bir konuşmasına rast gelmiştim. Kalabalık bir kadın topluluğunu geziye götürüyorlarmış, hanımlardan yaşlı birisi otobüse binerken, “Besmele” çekmiş ve tabii kadıncağız Saylan’dan öyle bir fırça yemiş ki, “Hanım hanım, besmele neyine, seni gezmeye biz götürüyoruz, besmele mi götürüyor” diyerek fırçalamış.

Bunu övünerek anlatıyordu. Şimdi İhsan Özkes düşünsün, yarın huzuru mahşerde Türkan Saylan’dan kimbilir ne kadar fırça yiyecek. “Sana neydi lan benim cenaze namazımdan” derse ne diyecek acaba?
 
21.05.2009 – Hüseyin ÖZTÜRK/Vakit
http://www.habervak tim.com/yazar/ 14343/turkan_ saylan_cenazesin de_muhtesem_ tevafuk.html
 
************ ********* ********* ********* ********* ****
CENAZEDEN LAİKLİK ÇIKARMA OYUNU
 
İnsanın ölüm karşısına sükunet halinde olması asıldır. Ve gerçekten ölüm karşısında insanın yapacak hiçbir şeyi yoktur.

Ölen kim olursa olsun, hayattaki konumu ne olursa olsun, mutlaka insan ruhunda tarif edilemez bir acı, bir ıstırap, acayip bir yalnızlık duygusu, acayip bir acziyet duygusu uyandırır.

İnsanlar bu duygularla Allah'a yönelir. Kendilerini de bekleyen ölümü hatırlarlar.

Ölen kişiye karşı son görevlerini yerine getirmeye çalışırlar.

Cenazeyi öbür dünyaya gönderirken
sıranın bir gün kendilerine de geleceği gerçeği ile yüzleşirler.

Ölümü hatırlamak istemeyenler cenazelerden uzak durur. Ama bu uzak duruş o gerçeğin kendilerine de gelmesini engellemez.

Bazıları da ölüm gerçeğini unutmamak, ölüm sonrası hayatta Allah karşısında mahcup olmamak için sürekli ölümü hatırlamak adına cenaze namazlarını kaçırmaz. Tanısın tanımasın, bilsin bilmesin herkesin cenaze namazlarına giderler.

Bütün dünyada ölüm karşısında yaşayanların tavrı pek farklı değildir.

Hangi dinden olursa olsunlar, ölümün yakıcılığı insanı sükunete sevk eder ve bu sükunetle ölülerini defnederler.

Fakat Türkiye'de bir süreden beri ölen kişiye karşı
son görevleri yerine getirme konusunda oldukça kötü bazı alışkanlıklar geliştirildi.

Özellikle yaşarken laikçilik oyunu oynayanlar ve Müslüman Türk İnsanı'nın yaşam biçimini kendi dünyevi tarzları ile değiştirmek için olağanüstü çaba gösteren insanların cenazelerinden laiklik ruhu çıkarmak moda oldu.

Sükunetin, ölüm karşısındaki acziyetin yerini toplumun bir kesimine mesaj vermek adına atılan sloganlar, insan gürültüleri aldı.

Bağırıyorlar da bağırıyorlar.

Ey laiklik nerdeysen çık ortaya...

Öbür dünyaya mesaj veremeyeceklerine göre mesaj elbette yaşayanlaradır.

Bu bir anlamda bir kısım yaşayan ölülerin yaşayanlara mesajıdır.

Yaşam biçimlerini dayatmanın ölümcül oyunudur.

Ölüme karşı ideolojik bir direniş biçimidir.

Ölünün arkasından Fatiha okumak hiç akıllarına gelmez.

Zaten Fatiha ile pek irtibatları yok ki, "Çocuklar namaz kılmak yerine bale yapsın" diyorlar.

Müslüman bir toplumda bunu söyleyecek cesareti kendinde bulabilmeleri gerçekten şaşırtıcı. Ve bu tür kişilerin ölümlerinin ardından bu kadar nümayişçi bulmaları ise gerçekten garip.

Ölüm elbette bir oyun değil. Herkes bunu Azrail'in kendilerini ziyaretleri sırasında kavrayacakları na şüphe yok. Ancak önemli olan bunun yaşarken hatırlanması.. .

Azrail kapıyı çaldığında sizi laikçilik kurtarmaz. Çünkü o zaman slogan atmaya asla mecalimiz olmaz.

"Gerçek şu ki, sen de öleceksin, onlar da öleceklerdir." (Zümer Suresi/30)

"Her nerede olursanız, ölüm sizi bulur; yüksekçe yerlerde tahkim edilmiş şatolarda olsanız bile. Onlara bir iyilik dokunsa: "Bu, Allah'tandır" derler; onlara bir kötülük dokunsa: "Bu sendendir" derler. De ki: "Tümü Allah'tandır. " Fakat, ne oluyor ki bu topluluğa, hiçbir sözü anlamaya çalışmıyorlar?" (Nisa/78)

21.05.2009 – Nuh GÖNÜLTAŞ/Bugün


Cenaze programı

14.00: Türkan Saylan’ın naaşının Zincirlikuyu Mezarlığı’ndan alınması

14.30: Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’na varış (Buradaki toplanma 13.30)

14.30-15.30: Tören, konuşmalar ve saygı geçişi

15.30-16.00: Teşvikiye Camii’ne varış

16.00-17.00: Teşvikiye Camii’nde ikindi namazını müteakip cenaze namazı

17.30-18.30: Camiden hareket, Rumeli Caddesi, Haláskárgazi Caddesi, Büyükdere Caddesinden kortej eşliğinde Zincirlikuyu Mezarlığı’na varış

18.30-19.00: Türkan Saylan’ı ebedi istirahatgáhına uğurlama.

(Ona rahat oldugunu zannetmiyorum. Dünyada neden Islam ve müslüman düsmanligi yapti, neden basörtülülerin düsmaniydi, ona muhakkak sorulacak. Onun anasini aglatacaklar ahirette !)
 

 

 

 



--
En iddiasız IDDIACI: Hüsrev ÖZEL


Yahoo! Türkiye açıldı!
Haber, Ekonomi, Videolar, Oyunlar hepsi Yahoo! Türkiye'de!
www.yahoo.com.tr

ahmet dogan simsek

unread,
May 30, 2009, 3:18:53 AM5/30/09
to liberal-i...@googlegroups.com

1) İslam dinini kabul edip şartlarına karşı çıkmayan herkesin cenaze namazı, dinin bazı şartlarını yerine getirememiş bile olsa,  Müslüman olarak namazı kılınarak kaldırılır. Kendisinin aksine bir vasiyeti yada beyanı yoksa, mesela ister ayyaş ister katil, ister hırsız, isterse dünyadaki tüm günahları işlemiş bir kişi ya da ömrü başka bir dinde geçmiş ama sonunda Müslüman olup şartlarını kabul etmiş kişi olsun.

Hepsinin cenaze namazı kılınır ve çok günahkar da olsa Müslüman olduğu kabul edilir.

2) Kişi doğuştan en iyi Müslüman aileden de gelmiş olsa, ömründe bilinen hiç bir büyük günaha bulamamışta olsa, camiler, çeşmeler, hanlar, hamamlar, yaptırıp okullar, dergahlar, tekkeler, açtırıp İslam dinine ve Müslümanlara çok değerli hizmetlerde yapmış olsa. Düşmana karşı vatanı için yıllarca cephelerde savaşmış da olsa. İslam’ın şartlarından ya da imanın şartlarından birini ya da kuranın açık bir ayetini peygamberimizin uyguladığı ve yorumladığının dışında çarpıtarak veya resen değiştirerek inkara etse ve mesela bale yapmanın namazdan daha hayırlı olduğunu ve namazı terk etmekte bale yapmak şartı ile bir vebal olmayacağını söylese, Ya da İslam dininin, Kuranın emirlerinden sadece bir ayetini inkar etse kafir olur.

Cenaze namazı kılınmaz. Kılınmışsa sakıt (geçersiz) olur. Bu durumu bilerek kılanlar günahkâr olur. Bunlar İslam da kesin hükümler olup hem kuranda bu konuda açık ayetler hem de icmayı ümmet vardır. Kuranda bu durumu belirten ayetlerden biriniaşağıya alıyorum.

 

Tevbe  84  
 (Medenî 113)

Onlardan ölen kimsenin namazını sakın kılma, mezarı başında da durma! Çünkü onlar Allah'ı ve peygamberini inkar ettiler, fasık olarak öldüler.

(Mezarı başında da durma. Yani ölüye talkın verme)

 

Türkiye ile aynı kaderi paylaşan mısırda bu yüzden Müspet bilimlerde önemli makamları da olan Müslüman ulemasından kurulmuş bir tekfir cemiyeti vardır. Bunların işi bizdeki gibi Müslüman görünen ve millete ve dine ihanet ederek Haçlılar ve Siyonistlere çalışarak halkı ve Müslümanları ifsat’a çalışan kişilerin açık fiillerinden incelenerek münkir olanların (İslam’ı örtülü ya da açık inkar edenlerin Müslüman’mış gibi davranarak provokatörlük yapanların deşifre edilmesi sağlanmıştır. Bunlardan birisi de BM. Genel sekreterliğine seçilen Mısırlı Diplomat ve devlet adamı Butros Galidir. Seçilmesine tüm İslam alemi çok sevinmiş ancak bu cemiyet onun Müslüman değil Kıpti dininden olan bir Kıpti olduğunu deşifre etmiştir. (Eski mısır dini Firavunlar zamanından beri gelen bir dini inanış ve ırk)

Bir kimsenin başka bir dinde olması suç değildir. O kişi şahsi durumuna göre çok kötü biri değilse saygı değer olarak kabul edilip gerekli saygı gösterilir. Sevabı da günahı da kendisine aittir. Ancak Müslüman olmadığı halde Müslüman gibi görünen ve fitne çıkarmaya çalışanlara münafık denilir. Islama göre sonsuza kadar çıkmamak üzere cehenneme gideceği kabul edilir.

Bu işler sadece doğru bir söz ile İslam’ı kalbi ile tasdik ve dili ile ikrar etmeye ve bir daha İslam dinini hiç bir suret de tahkir tezyif etmeye kalkışmayıp dolaylı olarak günahkar kişileri ya da başka bahaneleri kullanarak o günahkarlar üzerinden İslam dinine saldırmamaya, dolaylıda olsa aşağılamamaya gayret ederse eskiden ne olduğuna bakılmaksızın Müslüman kabul edilir.

Bizim aydınlarımızın içine düştükleri asıl açmaz da buradadır. Dünyada lüzumlu lüzumsuz pek çok şeyi öğrenmek için ömürlerini harcamışlardır ama mensubu oldukları halkın dinini kabataslak bile olsa öğrenip cahil kalmamak için azda olsa bir gayret göstermemiş olmalarıdır. Çünkü insanlarda kendilerine yakın olanın ellerinin altında olduğu ve ne zaman isterlerse bakabilecekleri gibi bir zanları vardır. Ve bu ne zaman olsa bakarım zannı o konuya bakmayı erteleterek ömrünü tüketmeye götürmektedir.

A.D.Şimşek

Not: Hani bir fıkra vardır. Abdestsiz namaz kılınır mı tartışmasına katılan biri, kılınııır demiş. Diğerleri nasıl olur diye hayretle sorunca, ben kıldım olduuu diye cevap vermiş. Bu tartışmanın da bundan farkı yoktur.


28 Mayıs 2009 Perşembe 20:24 tarihinde neval kavcar <neval...@yahoo.com> yazdı:
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages