21.02.2008 tarihinde zeynep dinç <rabben...@gmail.com> yazmış:Üffffffff elif ya, nerden öğreniyorsun bunları VATANPERVER TÜRK BİRLİĞİNDEN Mİ?...Ne kini, Allah Allah...Ya sen Ayşeyle konuşsana..La havle Vela kuvvete, adamı zorla bağırtırıyorsun..Kim kin tohumu ekmiş, nasıl bir kin tohumuymuş bu..Nerde..Ben bir tesbitimi yansıttım..Yalan mı sende kar yağınca tesettüre girmiş olmuyormusun..? Elif bana yaz ama abidik gübidik sözlerle gelme bana..Bir yerlerden bişeyler uydurup uydurup yazmandan sıkıldım..Sevgiler...
20.02.2008 tarihinde Elif ERDEGER <elife...@gmail.com> yazmış:OHA! Kin tohumları ekmek bu memlekete güzel birşey değildir Zeynep Hanım.
19.02.2008 tarihinde zeynep dinç <rabben...@gmail.com> yazmış:Birkaç gündür devam ede gelen kar yağışı tüm başörtüsü karşıtı kadınları tesettüre soktu..Tüm kesimden kadınlar uzun paltoya bürünüp, kaşkolla başlarını örttüler..Türkiyede Laiklik 3 gün elden gitti.. Kadınların beyni 3 gün boyunca çalışmadı...Cumhuriyet felç oldu..Bilim ve teknik alnında faaliyet gösteren kadınların beyinleri dumura uğradı..Kıldan tahrik olan( bir sözde müslümanın sözü) erkekler rahatladı...AMA GERÇEKTE NE OLDU TÜM BAŞÖRTÜSÜ KARŞITI KADINLARI ONLAR FARKETMEDEN ALLAH ÖRTTÜ...HEPSİ ÖRTÜNDÜLER BÖYLELİKLE ÖRTÜNÜN NE OLUP OLMADIĞINI ANLADILAR, ÇÜNKİ DEDİKLERİ GİBİ BEYİNLER DURMADI LAİKLİKTE ELDEN GİTMEDİ..ALLAH ONLARI KENDİ SÖZLERİ İLE YALANLADI..VE BENDE ÇEVREYE BAKTIĞIMDA DOĞRUSU ONLARIN HALİNE IZDIRAP İLE BAKTIM ÇÜNKİ BU ALLAHIN İBRETLİK DURUMLARINDAN BİRİYDİ..Saygılar..
Zeynep hanımın bildiklerinin doğru olduğunu nereden belli?
murat bey, gözleriniz kör değil herhalde...kar yağdı ve tüm kadınlar paltoya ve kaşkola büründü
Kerameti kendinde menkuldur belki...
Belki de kendisi Türk de değildir...
Bu arada minicik bir not:
1970'den önce olmayan, Kuran'da bulunmayan rahibe giysisi SIKMABAŞ'ı ve arap fedal giysisini teşettür diye topluma dayatmaya çalışmak, kin ve nefret tohumları atmaktır.
Elif Hanım çok merak etmeye başladım. Siz galiba bu cia yı yakından tanıyorsunuz. Yoksa cia kadınları da Müslüman mı oldular da bin dört yüz yıllık Müslüman kadınların başörtüsünü onlarda mı örttüler. Eğer onlardan örten varsa, cia bu ne yapacağı belli olmaz. Siz gene de emin olmayın ajan olarak biz Müslüman'ların aramıza sızmak için örtenleri olmuştur. Sizlerin arasın da siz kendiniz de açıkça dolaşabildiğinize göre sizin tarafa sızmak kolay. Ama bizim tarafa sızmak kâfir karılarının baş bağlaması oldukça zor olmalı.
Sahi Maxsimilyan mıydı adı Müstakbel eşiniz cia da, mosad da falan değildir inşallah. Adamcağız sizin yüzünüzden Mosad ajanı falan sanılacak yazık.
Yok, ben kuşkulanmıyorum da insanın aklına gelmiyor dersem de yalan olacak. Yoksa durduk yerde bize hiç uymayan cia ajanlığından falan niye söz edesiniz. Cia ajanlarını maaşlarının on katına bile başörtüsüne razı edemezsiniz değil mi ama.
A.D.Şimşek
|
Sırrınızı Biliyorlar | ||
|
Sevgili okurlarım şimdi yazacaklarımda tepki yaratmasın diye indirim var, abartma ve ekleme yok. Geçenlerde tanık olduğum bir olay Türkiye adına Amerika'da gazetecilik yaptığım son 27 sene içinde duyduğum en acı sözler ve üzülerek sizlere aktaracağım. Bu mesleği ABD başkentinde yaparken, 27 sene içinde Türkiye ve yöneticileri konusunda çok şey duydum, çok yazılan şey okudum ama geçenlerde bir yerde, bir Amerikalı yetkiliden duyduğum söz inanılmaz derece de gücüme gitti. Bir Amerikalı yetkili, uzun süredir tanıdığım benimle çekinmeden konuşacak kadar güvenen diplomat bir arkadaş ile bir yerde, oturmuş son olayları, gelişmeleri ve Türkiye'nin komşuları ile olan ilişkilerini değerlendiriyor, bir tür fikir jimnastiği yapıyorduk. Türk Amerikan ilişkileri, ABD'nin PKK konusunda yaptığı kocaman kocaman yardım, AB üyeliği ve son türban konusu falan filan. Bu arada unutmadan yazayım, türban konusunun ne anlama geldiğini Amerikalı yetkililer anlamış değil veya anlamak işlerine gelmiyor da olabilir. Ya da başka bir olasılık umurlarında değil. Onun için Suudi Arabistan'da kadının ezilmesine göz yuman Amerika'dan bu olaya tepki vermesini beklemek çok yanlış. Neyse bizim konuşmamızda, konu döndü dolaştı Orta doğudan dolanıp, Türkiye-İran ve ABD ilişkilerine geldi. Benimle birlikte bu sohbete katılan bir arkadaşım da, Erdoğan hükümetinin İran ile ilişkilerde arkadan dolanarak kendi kafasında olanları yaptığını, yapacağını söyledi. Amerikalı yetkilinin tepkisi ve verdiği yanıt, hayatımda gördüğüm ve kendimi çok aşağılanmış hissettiren çirkin bir tepkiydi, "Sıkar" dedi. Aslında çok açık bir şekilde sarf edilen bu kelimeden daha çok benim telaffuz edemediğim bir gerçeği açıklaması beni yıkmıştı. Bu başkentte veya Ankara'da, Özal içinde, Demirel içinde Amerikancı derlerdi ama onlardan hiç biri için bu denli aşağılayıcı söz duymadım. Tersine itiraf ederim, onların yaptıkları Amerikancılık için onlara Amerikalı yetkililerden övgü vardı. Şu anda işbaşında olan sarsak iktidarın uygulamalarını dünya da anlamakta zorlanıyor zaten. |
Doğru sıkardı. Geldikleri zaman ABD başkentinde yaptıkları, kimleri, nasıl yaladıklarını gördükten sonra adamın söylediklerine hak vermemek imkânsızdı. Şimdiye kadar hiç bir lider için bu adamı suyoluna dökmeyin denmedi, Doğru bugüne kadar Washington'da bir çılgın Bush'un peşine takılıp Türkiye'yi getirdikleri nokta ortada. Bundan sonra olabileceklerse beni artık korkutuyor. Zira Artık Türkiye'de atasına inanan onun yolunda yürüyeceğine yemin eden kurum ve kuruluşlarda bir bir kumdan kaleler gibi yıkıldı. Sonra aklıma takılan, Washington'un elinde Türk halkının bilmediği bir kozun veya bilginin olabileceği geldi. Bu öylesine bir bilgi olabilirdi ki bazı kişi ve onların yandaşlarının ipini 24 saatte çekebilecek düzeyde bir sır. Bu onlara ait gizli servetin nerede olabileceğinden, aileleri konusunda bilmediğimiz bir gelişme veya onları dümdüz edebilecek bir ilişki de olabilirdi. ABD başkentini ziyaret eden devlet ve hükümet başkanlarının tuvaletlerine yerleştirilen aygıtlarla hastalıklarını kendileri bile bilmeden öğrendikleri yolunda çok söylenti dolaşır bu başkentte. Hatta rahmetli Ecevit'in bile hastalığını Amerikan istihbarat örgütlerinin Washington'daki ilk ziyaret sırasında tespit ettiği yolunda çok söylenti duyduk. Ödlümü, öldürüldü mü bilemem ama bazı geçmişi karanlık kişilerin Özal'ın ölümü konusunda garip açıklamalarına karşılık burada Özal'ın hastalığının tespit edildiği hatta kendisine ağır bir diyet programının tavsiye edildiği yolunda çok dedikodu dolaşmıştı. Aslında bu konuşmada onların sıkıp sıkmaması değil benim buradan işbaşındaki bazı kişilere önerim veya uyarım. Arkadaş sırrınız neyse, burası onu biliyor ve icap ettiği zamanlarda sizleri iplerinizi çekerek o kozlarla kukla gibi oynatıyor. 21.Şubat.2008
| |
Sizin hakkınızdaki kanaatim bu sözlerinize rağmen değişmedi. Yalan söylediğinizi düşünüyorum.
Ama söyledikleriniz doğru olsa idi de Bu sizin artık bu milletin bir ferdi olmaktan çıkmış bu millete saygısız biri olduğunuz gerçeğini değiştirmez.
Haramdan olma zina karışma uyuşturucu bağımlılığı, sauna çetesinin eline düşmek gibi nedenler ile de başkalarına hizmete mecbur kalıp zamanla bu durumu kanıksamak gibi bazı şeyler ile de bazı insanlar kendi milletlerine hatta ailelerine özel durumları nedeni ile kin ile dolu olabiliyorlar. Ama ben sizin Aşağıda yazdığım nedenlerle Başka kökenli ve başka dinli olduğunuzu düşünüyorum. Ateist de değilsiniz. Çünkü ateist olsanız inanmaz saçmalık deyip güler geçerdiniz. Bir şekilde ya ücret ya tehdit ya şantaj ile de bu şekilde hareket etmeye mecbur bir provokatör de olabilirsiniz.
Ama gene de tüm bunların dışında bir atasözü de var. Tahsil cehaleti azaltsa da eşeklik baki kalır denir.
Genetik kalıtım değiştirilemiyor.
A.D.Şimşek
Yahoo! kullaniyor musunuz?
Istenmeyen postadan biktiniz mi? Istenmeyen postadan en iyi korunma Yahoo! Posta'da
http://tr.mail.yahoo.com
Nesrin Hanım
Biz Müslümanlar bir vücudun organları bir elin parmakları gibiyiz. Birimizin canını acıtırsanız hepimiz birden inleriz. Birimize bir iğne batırırsanız yumruğu hiç alakası olmadığını sandığınız başka birinden yersiniz.
Bu yüzden bizlerin toplu değerlerimize ve bu değerlerimizi savunduğu için birimize yapılan hepimize yapılmış demektir.
Üniversite kapısında ki kızı ağlatan hergele aslından beni ağlatmaktadır.
Demokrasi içinde eşitliği sağlamaya ve sizlerde dâhil kimsenin kimseye karışmayacağı herkesin rahat edeceği bir düzen kurulmasına çalışıyoruz. Artık ayrıcalıklar olmayan bir cumhuriyet oluşmaktadır. Bu Cumhuriyetin Demokrasi ve hukuk öncelikli özellikleridir. Siz bir tarafını savunurken diğer tarafını çökertiyorsunuz. Bu yüzden top yekun milletimizi karşınızda buluyorsunuz.
Başkalarına karışmadan adam gibi davranmayı öğreneceksiniz bunun başka yolu yok.
Başkalarına karışmak çok büyük bir terbiyesizliktir.
Terbiyesizliğe maruz kalmamak için terbiyesizlik etmeyeceksiniz.
Müslümanlara karışmayacaksınız. Biz de Müslümanız diyorsanız iyi işte o zaman sizin gibi olmayan Müslümanlara karışmayacaksınız. Kendi islamınızı yada başka din ve ya dinsizliğinizi özgürce yaşayacaksınız.
Karşınızda sinip susacak bir zavallı köylüler toplumu yok. O ezdiklerinizin çocukları olan medeni ama geçmişinin çektiği acıları içinde taşıyan bir toplum var. Yaralıya kurşun atılmaz. Ortalık karışırsa biz yirmi milyon siz bir milyon ölseniz de. (ki bu mümkün değil) Artık kökünüz kurur esaminiz okunmaz. Zaten ayak takımını saymazsanız azami nüfusunuz bu kadar. Bu yüzden eski ihtilal kışkırtıcılığı dönemlerini unutup normal vatandaşlığa razı olun.
Kışkırtmayın, demokrasiyi eşitliği ve herkesin kişisel özgürlüğünü önlemek anlamına gelecek davranışlardan kaçının. Fikirleriniz varsa bu kavgaların nasıl önleneceği konusunda olmalıdır. Eski kudretli günlerinizdeki gibi asarsın şu kadarını nasıl hizaya gelirler düşüncesi sakın sizi kandırmasın. Asılmayı göze almış kişileri korkutamayacağınız gibi artık asmakta kullanacağınız bürokraside yok. Dış etki de çok sınırlı. Çıkacak yangını asla kontrol edemezler. Bakın Başbakanda GKB nıda dış etkilerin artık geçerli olmadığını söylediler. Sakın onların kişiliği sizi yanıltmasın. Kurumların başındaki kişiler kendi adlarına kendi fikirleri ile konuşmazlar. Kurumsal kararları konuşurlar.
Ülkelerde değişim demokrasi içinde hukuk yolu ile olmazsa. Ya dış güç devirir ya da içten devrim olur. CHP nin beklediği devrim olmayacak çünkü bel bağladığı kişilerin de öyle bir kalkışmada ensesine kimin sıkacağı artık belli değil. Yanan kendileri olur. Bu yüzden değişim hukukun içinde demokrasi yolu ile değişim şekli ile olmak zorunda ve öylede oluyor. Dış yandaşlarınız bunu gördü ve sizi yumuşak geçişle korumaya çalışıyorlar. Bir halk ihtilali halinde silinip gidersiniz.
Artık bu durumu fark etseniz iyi olur. Çünkü Cumhuriyet sandıktan çıkanların korumasındadır. Oyunuz kadar konuşun.
Selamlar
A.D.Şimşek
From: Elif ERDEGER
Nesrin Hanım
Aslında bazı öfkeli davranışlarım olsa da adalet duygusu öfkemden daha ağır basıyor. Bu yüzden bu yazdıklarınıza hak veriyor ve biraz öfkelenen kişilerin muhatabı olan arkadaşına, kardeşine falan kızınca seni öldürürüm demesine benzer belki de gerçek hayatta asla gerçekleştiremeyeceğim tepkiler veriyorum.
Burada siz haklısınız. Suç kişisel bir kavramdır.
Ancak Ülkemizde milletinin inançlarına karşı devleti kullananlara çok öfkeleniyorum. Ve burada Siyonist bir anti İslam öfke görüyorum. Bu da Mason Farmason ve anti İslam Türk milli kültür gelenek ve göreneğine karşı olanların tümünü kökenleri ne olursa olsun milli düşman olarak görüyorum. Yoksa benimde bir kısmını şahsen ve bazılarını yazılarından eserlerinden tanıdığım pek çok takdir ettiğim ve değerli bulduğum Musevi ve Sabataist kişiler var.
Başkalarının nasıl olması gerektiğine karar vermek hakkını kendinde görenlerden nefret ediyorum. Onları çok kibirli ve aşağılık insanlar olarak görüyorum. Zorbalığı kabul etmeyen bir mizacım var. Elimde değil.
Aslında dünyada iyi ve kötü millet olmadığını iyi ve kötü insan olduğunu biliyorum.
Ama Türkiye deki Yahudi patronlu basının da devamlı milli kültüre karşı kışkırtıcı tutumu da belki bizleri bu yönde kışkırtıyor. Biz Müslümanlar sözü doğru bir sözdür. İslam da ki hatta diğer semavi dinlerde bilhassa Yahudilerde de başı örtmek dini bir emirdir. İnsanlar bu emre uyar ya da uymaz o Allah ile kul arasındaki bir konudur. İşte burada bu konu tek yanlı kullanılmak isteniyor. Ne örtülü açığa nede açık örtülüye karışabilir. Ama bir kişi İslami bir hükmü inkar ederse o ne kadar ben Müslümanım dese de artık Müslüman değildir.
Umarım Demokratik hukuk devleti olmayı başarırız da hepimiz rahatlarız. Korkanlarında korkularının yersiz ve üfleme olduğu ortaya çıkar.
Selamlar
A.D.Şimşek
Sayın Nesrin Hanım
Bu ülkede maalesef sizler ve bizler diye ayırım yapacak kesin bir çizgi olmasa da bu durum var.
Bizler vatandaş olarak kendi halimizde bildiğimiz gibi Müslüman Türk olarak aşında işinde kimseye karışmadan yaşayıp gitmek için sessiz sedasız vatandaşlardan oluşuyor.
Sizler yada ötekiler ya da kendilerini milletin efendisi ilan edenler bu ülkenin tüm kontrolünü hiç bir seçimi kazanmadan sürekli ellerinde tutmak için Yabancılarla birlikte ihtilaller yapıp Atatürk'ün Anayasasını ve egemenliğin millette olma ilkesini tepe taklak edecek ana yasalar yazabilmek için iç savaşlar çıkarıp devamlı egemenliklerini güncelleyenlerden oluşuyor. Bunlar siyasi yelpazede CHP ve millet yani ötekiler. İhtilalciler ve kendilerine ihtilal yapabilmek için iç savaşlar çıkarıp bir birlerine kırdırılanlardan yani milletten oluşuyor.
Mahkemeleri kuran yargıçlarını atayan ve Milletin seçtiği başbakanları asan ve seçtikleri asılanlardan yani milletten oluşuyor.
Milletin din inanç ahlaki değerlerine kendi ahlaki değerlerini zorla dikte etmek isteyenler ve millet. Biz patronuz siz kölelerimizsiniz demek için başını örtmeyeceksin milli kültürünü devam ettirmeyecek ve batı kültürünün içinde önce Macarlaşacak sonra Bulgarlaşacaksın diye milleti zorla kendinden başka biri olmaya kimliksiz kişiliksiz kalıp tarih sayfalarından silinip gitmeye zorlayanlar ve silinmemek için milli değerlerine sahip çıkmaya çalışan milletten oluşuyor.
Bu ülkede Bir biz yani Müslüman Türk milleti var. Birde bu milleti dönüştürmekle görevlendirilmiş ülkemizin tüm köşe başlarını tutmuş bizi zaman içinde imha etmeye çalışan dış destekli iç düşman azınlığımız var.
Birde bu azınlıktan etkilenmiş Hitlerin Yahudileri toplayıp katletmek istediği Nazi kamplarında Nazilere hizmet ile daha iyi yiyip içen pijama gibi kıyafetler giydirilmiş kendi milletini gaz odalarına hazırlayan sonrada cesetlerini gömmekte kullanılan kişiler misali vatandaş CHP'liler var Hani şu son seçimde seçim otobüsüne bile travestileri alıp fuhuş ile meşgul olanlardan da içlerinde rahatça görevli olarak barındığı CHP'liler.
Kısaca ülkemizde devlet CHP, İhtilalciler, Devlet içi çeteler, yabancı güçlere sırtlarını dayamış olanlar.
Türkiye deki mason locaları, gizli mahfiller, Ergenekon çeteleri, idam edecekleri başbakana savunma yapmana gerek yok sizi buraya tıkan kuvvet böyle istiyor diyebilecek kadar aşağılık yargıçlar, Türk milletinin üzerine Türk tanklarını İsrail hesabına sürebilecek kadar aşağılık bazı generallerinde arasında bulunduğu kişiler marifeti ile milletten başka güçleri temsil ediyor. Tabi ki tüm milleti yok sayamayacakları içim birazda kısıtlanmış bir parlamentoda milli iradeyi de kısmen temsil ediyor. Buna davulun sorumluluğu TBMM sinin sırtında Tokmak değil tokmaklar azınlık CHP ve onunla birlikte hareket eden kurumlar ve mahfillerin elinde bir düzen durmadan milletimize tokmak vurup aşağılıyor.
Henüz bu konuların düşünülmediği üç yıl kadar önce yazdığım aşağıdaki yazımı buraya tekrar eklemekte yarar görüyorum.
Sizler ve bizler ayırımı bence millet ve kendilerini milletten yukarıda gören kendilerini elit sanan mankurtlaştırılmışlar diye de belirtmek mümkündür. İhanet grubu zaten küçük bir azınlık diye düşünüyorum.
Selamlar
A.D.Şimşek
Eski yazım
Türkiye de Kurulu bir gizli devlet mi var. Acaba TC. Devleti aslında
paravan ve göstermelik halkı kandırmak için kurulmuş bir devlet
mi. Başbakan Adnan Menderesi yargılayan hâkim neden savunma yapmana
gerek yok sizi buraya dıhan guvvet böle istiyo demişti.
(şivesi öyle idi, sizi buraya tıkan kuvvet böyle istiyor demiş oluyordu aklı sıra hâkim bozuntusu)
Neden İ.İnönü daha önce meclis kürsüsünden Adnan Menderese
Düşeceksiniz, düşeceksiniz de sizi ben bile kurtaramayacağım
demişti. Kimden kurtaramayacaktı da sahiden kurtaramadı.
Başbakanlara bakanlara generallere suikastlar yapıldı. Milli şef
İnönü'ye bile yapıldı kimi öldü kimi kurtuldu yada yaralandı.
Bu suikastçılar hakkında hiç devlet suçu diye bir kavram
duymamıştık. İnönü'ye kurşun sıkan 7 yılda, Özal'a sıkan
iki yılda kurtuldu.
Ama Jak Kamhi isimli iş adamına sabotaj hazırlığında
yakalananlar. Teşebbüs bile edemeden yakalanan ibda-C üyelerini olduğu söylenen kişilerin bu suçu devlet suçu olarak anıldı.İlk duyuyorduk.İkişer defa idama
mahkum edildiler ve çıkacak aflardan devlet suçu olduğu için
istifade edemeyecekler. Devlet suçu. Neden. Yoksa Kamhi gizli devletin
devlet başkanı mı idi. Atatürk'ü bile öldürebilenlerin ve
hesap vermeyenlerin kimler olduğu hep merak konusu olmuştur.
Türkiye aslında gizlice Yahudi devleti olarak kurulmuş. ve
anlaşmalar ile bağlanmış paravan olarak ta TC. adı verilmiş bir
devletmidir.
Türk ve Müslüman ahaliye bu derece kin ve öfke ne ile izah
edilebilir. Atatürkçüler saptırılmış hedef doğrultusunda kendi
halkına bu gizli Siyonist İngiliz ortaklığı adına saldıran
mankurtlardan mı oluşmaktadır. Her tarikatın, dini kuruluşun,
ordunun, Kürtün arasına sızmış olan bu gizli devletin ajanları.
Kimin adına ülkemizi sonsuz iç kavgalara mahkûm etmiştir. Bir ara
İsrail büyükelçisinin de soyadı Kamhi idi. Bunun bizdeki Kamhi
ile ilgisi varmıdır. Refah yol hükümetine Türk generallerinin izin
vermeyeceğini İsrail cumhurbaşkanı Türkiye yolundaki uçakta neye
dayanarak söyleyebilmiştir. Deprem de İsrail askerleri gölcükte ne
arıyordu. Başka nerelerde İsrail askerleri var. Bir generalin ben
daha yukarı terfi edecektim de bana namaz kılıyor diye iftira
atmışlar dedirten sebep nedir. Bu iftira ise bu General de Müslüman
değildir. Peki buna rağmen yerine geçen acaba Yahudi midir?
Legendik'in ta Avrupa dan gelip Türk ordusu PKK ile savaşmayı
seviyor demesi ne anlama gelmektedir. PKK. Türk gizli devletinin bir
kuruluşumudur. Ve işlevi İsrail operasyonları ve güvenliği·açısından Türkiye'yi meşgul etmek midir? Yahudi Çevik Bir döneminde resmen İsrail nam ve hesabına Türk milletinin üzerine
Türk tanklarını sürecek kadar aşağılık adamlar Türk ordusunda
ne aramaktadır. Sorular, sorular. Bu soruların cevabı Türkiye de
Cumhurbaşkanlarından başlayarak herkesin yargılanması ile
çözülebilir. Dokunulmazlık parlamento dışında kimse için
bulunmamalıdır. Rektör gizli devletin adamımıdır da
yargılanması gizli devletin yargılanması anlamına gelmektedir. Ne
demek rektörün yargılanması Cumhuriyetin yargılanmasıdır. Bu
kadar şalakça bir lafı kim ne cesaretle söyleyebilir.
Parlamenterler korunmalı nasılsa sonunda yargı yolu açılacaktır.
Herkes aklını başına devşirip yeniden düşünmelidir diye
düşünüyorum.
A.D.Şimşek
suleymanyildizoglu <suleymany...@yahoo.com> wrote:
Yilmaz bey, sadece "33"luklerin dahil oldugu, Israil'de kurulu ama bir
"Turk!!!" mason locasi vardir: "NUR LOCASI!" Turkiye Siyonşstlerinin
lideri, mezarda katledilen U. Garih, ondan onceki lideri J. Kamhi, S.
Beyazid vs. hepsi buraya uyeler. Toplantilar Israilde yapilir.
Ayrica, J. Kamhi'nin, "ISRAILLE GONUL BAGIM VAR" sozu de var:))
Hurmetlerimle
S. Yildizoglu
Sayın Nesrin Hanım
Nesrin Hanım
Ülkeleri insanlar (bireyler) yetki kullanarak yönetir.
Her yetkili insanın bir zaafı ya da açığı vardır. Eğer kişi yukarıya doğru terfi edip çıkarılıyorsa
(Ki bu ister siyasetçi ister istihbaratçı, ister askeri yada hukuk yada diğer bürokrasinin bürokratı iter sanayici ister basın ağası olsun)
Kişi kim olursa olsun ne kadar açığı varsa o kadar yukarı çıkarılır. Açığı ayağına vurulmuş bir pranga gibi onunla birlikte yükselir.
Kişi o açığını çoktan unutmuştur, ama unutmayan bir yerde arşiv de o açık gerektiğin de kullanılmak üzere bekletilecektir.
Bir gün önemli bir karara imza koyması gerektiğinde milli hisleri ile karşı koymaya kalkıştığında basit bir telefon gelir. Benim kim olduğumun önemi yok sana sadece bir şey söyleyeceğim der. Sonrada ilave eder imzala lan orospu çocuğu şu kararı yoksa yarın sisi ile homoseksüel ilişkinin videosunu net görüntüler ile hem internette hem de basında görürsün der.
Manukyanlar, sauna çeteleri, diğer mesleklerdeki finans çeteleri, kripto çeteleri, Ergenekonlar vs. hep bunun için vardır. Burada sayamayacağım kadar çok türü ve çeşidi vardır bunun. Mesela GKB olmadan önce önemli siyasi cinayetlere karışmış bir istihbarat ya da gladio subayı olarak görev yapmışsanız, kimsenin bilmediğini sandığınız dosyalar karşınıza çıkabilir. Yabancı bir komutanla bire bir görüşmeden kesitler ve o sıradaki rolünüz gereği söylediğiniz sözler sizi vatanı satan bir kişi gibi gösterebilir. Başbakan olursanız Afgan liderinin huzurunda diz çöküp oturduğunuz resimlerin hiç önemi kalmaz. Atatürke neler dediğinizden dindar bir insan olmanıza rağmen sadece Allahın bildiğini sandığınız bir sevişme kaçamağı filmi karşınıza çıkabilir. (ABD başkanı Clinkton gibi) Sanırım 70 li yılların sonu yada 80 li yılların başında Kuleli askeri lisesinin en başarılı iki çocuğu hafta sonundaki çarşı iznin de iki güzel kızla tanıştılar. Ve bir otele gittiler. Gençler çok merak ettikleri şeyi ilk defa yapacak olmanın heyecanı ile akılları başlarından gitmiş bir odaya girdiler. Ama kızlar girmedi. Videolar önünde gençlere tecavüz edildi. Sonra da salıverildiler. O çocuklar bu durumu hazım edemediler ve intihar ettiler. Mezarları Ankara asri mezarlıkta yan yana duruyor. Şimdi o durumu hazmedip yaşasalar en azından tuğgeneral olacaklardı. Kritik yerlerde olacaklar ve belki de zirveye kadar çıkacaklardı.
Ama o şantaj her kritik kararda onların kollarını arkalarına büküp istenileni yapmaya zorlayacaktı. Peki bu durumda şimdi kimse yok onlarda öldü zaten diyebilirmiyiz.
Yakalanan sauna çetesi sanıklarından biri şöyle bir şey söylemişti ifadesinde biz sadece filme alır gerekli yere teslim ederiz belki 20 belki 30 sene sonra kullanılır belki de kullanmaya gerek kalmaz.
Devlet adamı olmak gerek siyasi gerek bürokrat olarak sanıldığı kadar kolay değildir.
Burada mason biraderliği tapınak şövalyeliği örgüt üyeliklerinden daha bahis etmedik.
Şu kadarını söyleyeyim. Çetesi olmayan meslek dalı yok denilebilir. Herkesinde kolunu arkaya bükecek bir şeysi bulunur.
Bu durumda benim görüşüm Ülkemizdeki bu vaziyette ki ilk defa gedik açmayı eski GKB Hilmi Özkök paşa gerçekleştirildi. Şimdiki GKB nını da Şemdinli den Gaffar Okkan suikastından, Hükümetin başı kurtardı.
Türkiye sanırım şu sıralar bağırsaklarını boşaltıyor. Kanadoğlu ve Teziç'ler dönemine kadarki biriken dışkı atılıyor. Türkiye iyi yolda değişiyor. Ve bana sanki Deniz Baykal da karşıt görünümüne rağmen bu bağırsakları boşalma işleminde sürgün ilacı vermekle görevli gibi davranıyor.
Türkiye artık ABD ye karşı çıkma numarası yapmıyor. Tezkere olayından beri sen sessen bende benim diyor.
GKB Büyükanıt'ı sevdiğimi pek söyleyemem ama yiğidi öldür hakkını yeme derler ya hakkını da yiyemem.
Bakın Kuzey Irak'a herkes hemen grin derken, ABD de çok sert karşı çıkıyordu.
Sonra ne oldu da karşı çıkmayı bırakıp istihbarat paylaşımına razı oldu.
Ben söyleyeyim.
Büyükanıt bir konuşma yaptı. Ve şöyle dedi.
Türkiye'nin şu anda Irakta ve bölgede yapabileceği çok bir şey yoktur.
Ama Türkiye'nin engel olabileceği çok fazla şey vardır.
Bunun diplomatik tercümesi şudur. Sakın Türkiye bir şey yapamaz düşüncesi sizi yanıltmasın. Türkiye engel çıkarmaya başlarsa sizinde bu bölgede barınmanız imkânsız olur ve sizde hiç bir şey yapamazsınız.
Siyaset sanıldığı kadar basit değildir. İşe adam bulmakta kolay değildir.
Selamlar
A.D.Şimşek
COK CIDDI BIR KOMPLEKSE SAHIPSIN, HANGI DINE VEYA TOPLULUGA MENSUBSUN KI KENDINI USTUN ZANNEDEBILIYORSUN AMA SENI YANLISDA DEGERLENDIRMIS OLABILIRIM TABI CUNKU RUH SAGLIGI BOZUKLUGU OLANLARA DAVRANISLARININ NEDENINI SORMAK YANLIS OLUR.
PROVOKE ETMENIN DISINDA NASIL BIR COZUMLE, ONERI ILE YAZABILIRIM'E KAFA YORUCAGIN YERDE,
CIDDI RUHSAL BOZUKLUGUN NEDENI ILE HERGUN AYRI BIR TELDEN CALAN,
ALINTI YAZILARIN DISINDA VE INSANLARI CIRKIN USLUBUNLA HITAP EDEREK KENDINI BAYA BIR YERLERDE GORUYORSUN GALIBA.
SANA ONERIM BIR PROFESYONEL ILE GORUSMENDIR, INANA DAHA KALITELI BIR HAYATIN OLUR, VE GIPTA ETTIGIN BEN BUYUM MIZACINI BIRAZ TATMIN ETMIS OLURSUN. SAGLIGIN ACISINDAN SERAIT BUNU GEREKTIRIR, SAKIN SERIATLE KARISTIRMA AMA ;))
BU KADAR SANA YAZMAMI ISTEDIGINI BILMIYORDUM, YAZININ SONUNDAKI YALVARMANA ICIM EZILDI, MAALESEF SANA OZEL VAKIT AYIRAMAM, AYIRMAMISTIMDA ZATEN, AMA DUZLTME ACISINDAN SANA NOT ATARIM TABI KI. KENDINI DE BU KADAR COK YIPRATMA SAGLINA YAZIK, BUGUN PROVAKATORLER, MIXERLER VE BEN BENCILER KOLAY YETISMIYOR, DEGIL MI, NE DERSIN. SENIN CEVABINI SIMDIDEN GOREBILIYORUM '' EVEEEEET, EVEEEEEEEEET '' DIYORSUN ;)))))))))))))
HADI YENI MECRALI YAZILARIN 4 GOZLE BEKLIYORUM, SANA KOLAY GELSIN.
Çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
Mazi...
İletisim…
E-Mail & Talk : epost...@gmail.com
Msn : msn...@hotmail.com
' Çünkü biz seni seviyoruz, klavyenin tuşlarındakini, sahte dostu
değil,sadece ve tam da şu halinle seni...'
Süper Teklif ' e Üye olarak İnternetten Para Kazanabilirsiniz. !
Referans Linkimle Basvurmak icin . Tıklayınız.
https://www.superteklif.com/Main/SuperUyeFormu.aspx?iid=df20434f-990a-466f-aa66-f8fba1e3afe0
> 24.02.2008 tarihinde Elif ERDEGER <<A onclick="return top.js.OpenExtLink(window,event,this)"