| Renç Koçibey Rallyci yani otomobil yarýþçýsý. Dün (9 Þubat 2003) ölümünün 10. yýlý dolayýsiyle anýldý. Soyadý meþhur bir Osmanlý tarihçisinden geliyor ama adýna bir mânâ veremedim. Rençber kelimesi Türkçede varsa da, Renç diye bir isim duymamýþtým. Gerçi Ruslar ve Çekler soyadý olarak kullanýyorlar. Rahmetlinin iki kýzý varmýþ, birisi Seben (?) öteki Alara. Bu isimler de Türkçe deðil. Alara güzel ve sarýþýn bir kadýn, üstelik de tanýdýk bir kiþi: Cem Uzan'ýn karýsý, Yeþim Salkým'ýn eltisi. Bu isimler ve baðlantýlar bir araya gelince ortaya çýkan netice þöyle: Cem Cengiz Uzan |
| Emre Gönensay’ýn Arnavutköy Amerikan Kýz Koleji mezunu olan eþi Aylin Haným'ýn kýzlýk soyadý Koçibey. Gönensay’ýn eþi ile Renç Koçibey kardeþ. Cem Cengiz Uzan, trafik kazasýnda ölen ünlü rallici Renç Koçibey’in kýzý Alara Koçibey’le evlendi. Cem Uzan, kullanmýyor ama nüfusunda bir ismi daha var : Cengiz. Uzan Ailesi Saraybosna'dan Sakarya'ya göç etmis Sabetaycýlardan. Emre Gönensay'ýn babasý öðretmen ve tarihçi Hýfzý Tevfik Gönensay. Hýfzý Bey, Boðaziçi Lisesi müdürlerinden, zaten bu aile de Yakubi. Hür ve Kabul Edilmiþ Masonlar’ýn web sitesinde kendi açýkladýðý ünlü masonlar listesinde Gönensay soyadlý biri var : Samim Gönensay Hukuk Profesörü. Ayþe Kulin’in "bestseller" kitabý "Adý Aylin" de, anlatýlan Aylin Radomisli’nin ablasý Nilüfer Ayþe Kulin’in yazdýðý Adý Aylin romanýnda bahsedilen Aylin’in ablasý Nilüfer’in, ilk eþinin babasý Ali Tanrýsever, Kazým Taþkent’le birlikte Yapý Kredi’nin ilk kurucularýndan. Nilüfer Haným ikinci evliliðini Kasým Gülek’le yapmýþ. Bu evlilikten doðan Tayyibe, Türkçe sýnavýnda kaldýðý için Dýþiþleri Bakanlýðý’na giremiyor ama bir baþka Sabetaycý Emre Gönensay kendisini Baþbakanlýk’a alýyor. Tayyibe Gülek, Dinç Bilgin’in yeðeni Murat Birsel’le evlenmiþ. Murat Birsel, atv ana haberleri sunuyor. Bilgin ve Murat Birsel Yakubi'dir. Gökyüzü ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Uzan-Berker Cem Cengiz Uzan ilk evliliðini Feyyaz Berker'in kýzý Þebnem Berker'le yapmýþtýr. "Tekfen Holding, inþaat, tarým, endüstri, finans, gayrimenkul, dýþ ticaret ve tekstil alanlarýnda faaliyet gösteren bir þirketler topluluðudur. 1956 yýlýnda Necati Akçaðlýlar, Feyyaz Berker ve Nihat Gökyiðit tarafýndan kurulmuþtur; adýný Teknoloji ve Fen sözcüklerinden almýþtýr. " (http://www.tekfen.com.tr/turkce/tarihce.asp) Ortaklardan Necati Akçaðlýlar ortalarda görünmeyen, tanýnmayan birisi. En tanýnmýþlarý kuþkusuz Feyyaz Berker. Defalarca yazdýk ama yineleyelim : Berk ya da Berg dað demek. Moþe Rabenu’ya (Hz. Musa) Tevrat, daðda verilmiþ. Berker ya da Berger çok tipik bilinen bir soyismi. Þiþli Terakki, 1969-1970 mezunu Mevhibe Feyza Berker var, Ýbrahim Sahir kýzý. Feyyaz Berker, Boðaziçi ÝÝBF mezunu. (http://www.boun.edu.tr/brosur/page26.htm) Feyyaz Berker uzun yýllar TÜSÝAD Baþkanlýðý yaptý. Türk Eðitim Gönülleri Vakfý Mütevelli Heyeti üyesi. Bu vakfýn baþ aktörü Ýbrahim Betil, Betil’in, Kim Kim’dir den annesinin kýzlýk soyadýnýn Karakaþ olduðunu öðreniyoruz. Sabetaycýlarýn kalelerinden biri bu vakýf. Feyyaz Berker, Koç Üniversitesi Vakfý Mütevelli Heyeti ‘nde de var. Nihat Gökyiðit’in burada geçmeyen bir ismi daha var A. diye geçiyor. Karadeniz Ekonomik Ýþbirliði Konseyi Baþkaný ayný zamanda. Necati Akçaðlýlar kamuoyunda en az tanýnaný ama biz aslýnda bu patronu daha önceden tanýyoruz ve yazdýk. Namýk Kemal’in kýzý Feride Haným, Menemenlizade Rifat Bey’le evlenmiþ. Bu evlilikten olan Numan Kemal Menemencioðlu, Selanik’te Terakki mektebinde okumuþ, büyükelçilik derken Dýþiþleri Bakaný olmuþ. Diðer Çocuk Ahmet Muvaffak Menemencioðlu, Anadolu Ajansý Genel Müdürlüðü yapmýþ. Onun kýzý Nermin Menemencioðlu Strater, onun da çocuðu þair Muazzez Menemencioðlu. Ahmet Muvaffak Menemencioðlu’nun oðlu Turgut Menemencioðlu da büyükelçi. Namýk Kemal’in kýzý Feride Haným, Menemelizade Rifat Bey’den olan kýzý ise Beraat Savut. Beraat Haným, Mümtaz Savut’la evlenmiþ. Mümtaz Savut, valilik ve Ýller Bankasý Genel Müdürlüðü yapmýþ. Mümtaz-Beraat Savut’un oðlu Ýlhan Savut ünlü bir isim olan Ýçiþleri Eski Bakaný Þükrü Kaya’nýn kýzýyla evlenmiþ. Þükrü Kaya, Ermeni Soykýrýmý suçlusu olarak Malta’ya sürülenlerden. Damadý Ýlhan Savut, dýþiþleri üst düzey mensubuyken Menderes’in düþen uçaðýnda ölmüþ. Menemencioðlu ailesinin bir diðer kýzýnýn Tekfen’in kurucu ortaðý Necati Akçaðlýlar ile evli olduðunu söyleyeyim. Menemencioðlu’nun bir ferdinin çok ileri yaþta Paris’te büyükelçilikte geçenlerde öldüðünü Hürriyet uzun uzun yazdý. Gökyüzü ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Faruk Atam Müsavat Mah... Muhtereminin müessislerinden olan Faruk Atam kardeþimiz feci bir otomobil kazasý neticesinde 17 Haziran 1951 tarihinde Ebedi Meþrýka intikal etmiþtir. Ölümü hepimizi dinmez elemler içinde býrakmýþtýr. Daima güler yüzlü kardeþimizi bir daha göremiyeceðimize bir türlü inanamýyoruz. Ondan bahsettiðimiz zaman (merhum) demeðe dilimiz varmýyor. Celselerimizde,Envar içtimalarýmýzda,hususi toplantýlarýmýzda gözlerimiz onu arýyor,her an kapýyý açýp içeri girmesini bekliyoruz. Nizamnamelerimizde uymak mecburiyeti olmasaydý, Mahfilimizde son vazifesi olan Muhakkikliðe kimseyi seçmiyecek, o makamý boþ býrakacak, vazifelerini de vekaletle idare edecektik. Doðduðu Hürriyet Mahfilinin her celsesinde, dul kesesi dolaþýrken bir birader Faruk Atam’ý yad ederek sadakasýný veriyor. (DUL KESESÝ geleneði Dernekler Kanuna tabi olan Mason kuruluþlarýnýn bizzat yasalara aykýrý þekilde hareket etmesinin somut örneðidir.Dernekler Kanunu yapýlacak yardýmlarý ve baðýþlarý ilgili tüzüklerinde makbuz karþýlýðý koþulunu koymasýna raðmen Mason Derneklerinde ortada dolaþtýrýlan bir torbaya üyelerinin ne kadar Miktarda yardým yaptýðý veya aldýðý gizli tutulan bu geleneði yaþatarak yasaya aykýrý tutum sergilemektedirler.SD) Bu kadirþinaslýklarýndan dolayý bu kardeþ Mahfile, Müsavat Mahfili biraderleri namýna teþekkür ederim. Faruk Atam 1903 tarihinde Selanik’te doðmuþur. Ýstanbul Vilayeti Nafia Müdürü yüksek mühendis merhum Avni biraderin oðludur.Ýlk tahsilini Þam da liseyi Adana’da bitirdikten sonra 1918 de Ýstanbul Yüksek Mühendis mektebine girmiþ 1924 de mezun olmuþtur.1931 senesine kadar Elektrik þirketinde vazife görmüþtür. Bu þirketten ayrýldýktan sonra Diyarbakýr, Sivas, Erzurum ve Malatya Sömendöfer hatlarý inþaatýnda yorulmak bilmeden çalýþmýþ, yüksek bilgi ve dirayetile memleketimizin giriþtiði hamlelerde faal rol oynamýþtýr. Bu kýymetli kardeþimizin mensup olduðu þirketin 1939 senesinde deruhte ettiði (Nazilli) sulama iþleri inþaatýnda 1943 de Adana-Ceyhan sedleri inþasýnda ve nihayet 1947 de Manisa Kumçay sedleri inþaatýnda, büyük harbin doðurduðu binbir müþkülatý yenerek mesuliyetli ve nazik vazifesini bir baþarý ile ikmal etmiþtir. Bu suretle memleketimizin su iþleri sahasýnda da ihtisasý ve tecrübesinden istifade edilmiþtir. Faruk bu mesai haricinde çivi ve tel imalatý ile iþtigal eden bir þirket, kauçuk endüstrisi ile ilgili diðer bir þirket kurarak memleketin kalkýnmasýnda büyük hizmetler görmüþtür.Bir meþ’um Pazar sabahý Milli Serveti kat kat arttýracak olan Sarýyer Barajý inþaat projelerini hazýrlamak üzere mahalline giderken bir otomobil kazasýnda -vazife baþýnda diyebiliceðimiz bir kazada- gözlerini hayata kapamýþtýr. Galip Hamdi Tekyeli ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Abdi Ýbrahim Ýlaç Sanayii Müshil ilacýyla iþe baþladý 80 yýlda sektörün devi oldu. Üç nesil önce biri müshil olmak üzere 3 ilaçla yola çýkan Barut ailesine ait Abdi Ýbrahim Ýlaç Sanayii, 80 yýlda Türkiye ilaç pazarýnda yüzde 6’lýk payý ve yýllýk 163 milyon dolarlýk cirosuyla Türkiye’nin ilaç devlerinden biri oldu. Abdi Ýbrahim, 88 yýl önce Ýstanbul Küçükmustafapaþa’da açtýðý eczanesini kapatýp genç yaþýnda Mahmutpaþa’daki handa 3 ilaç üreterek iþe baþladý. Selanik’ten gelen bir ailenin çocuðu olan Abdi Ýbrahim Bey, 1908’de Mekteb-i Týbbiye-I Mülkiye’nin eczacý sýnýfýný bitirdi. Dört yýl sonra Ýstanbul’un Küçükmustafapaþa semtinde bir eczane açtý. Ancak eczacýlýk mesleki olarak onu tatmin etmedi. Abdi Ýbrahim eczanesini kapatýp Ýstanbul Mahmutpaþa’daki bir handa "Abdi Ýbrahim Müstahzarat-ý Ýspençiyariye Fabrikasý"ný kurdu. 1919’da Kuvvet þurubu, Müshil-i Nadir ve Bromo Valerin Nadir isimli üç ilaçla üretime baþlayan bu fabrika zaman içinde kapasitesini geniþletti. 2000 yýlýna gelindiðinde Ýstanbul Hadýmköy’de 75 milyon dolara kurulan fabrika ve bin 300 çalýþaný ile bir ilaç sanayii devine dönüþtü. Fabrika þimdi 161 deðiþik ilaç, yýllýk 6 milyar tablet, 250 milyon kapsül ve 113 milyon þiþe þurup dolum kapasitesine ulaþtý. Eski eczanelerin hatýrasýný yaþatmak isteyen Barut ailesi 1903’te Heybeliada’da kurulan "Heybeliada Halk Eczanesi"ni olduðu gibi Hadýmköy fabrika binasýna taþýyarak Abdi Ýbrahim Bey’e karþý bir vefa görevini yerine getirmiþ oldu. Abdi Ýbrahim 1926 yýlýnda 38 yaþýnda aniden genç yaþta vefat etti. Onun vefatýyla sarsýlan Barut ailesinde iþleri Ýbrahim Bey’in eþi Mehveþ Barut üstlendi. Þirketin ismini Abdi Ýbrahim Ýspençiyari Laboratuvarý olarak deðiþtirdi. Laboratuvarýn yönetimini 1940 yýlýnda Ýstanbul Eczacý Okulu’nu bitiren Abdi Ýbrahim’in oðlu Ýbrahim Hayri üstlendi. Ve laboratuvarýn ismini tekrar deðiþtirip "Abdi Ýbrahim Barut Týbbi Ecza Laboratuvarý" koydu. Laboratuvar Vefa semtinde yaptýrýlan binaya taþýndýðý zaman da "Ýbrahim Abdi Barut Ýlaç Fabrikasý" adýný aldý. Ýbrahim Hayri Barut 1961’de vefat edince yönetim Ýbrahim Hayri’nin eniþtesi Dr. Mekin Alpay’a kaldý. Abdi Ýbrahim’in torunu Nezih Barut, 1976’da Ýstanbul Eczacýlýk Fakültesi’nden diploma alarak fabrikanýn baþýna geçti. Ve 1975 yýlýnda fabrika anonim þirket olarak kayýtlara geçti. Abdi Ýbrahim Ýlaç Sanayii ve Ticaret AÞ olarak ilaç üretimine devam eden þirket bundan sonra daha hýzlý bir büyüme gösterdi. Bugün her eczacýya girdiðimizde reçetedeki ilaçlardan en az birisinin ona ait olduðunu gördüðümüz bir þirket oldu. (Abdullah Dirican / Ýstanbul) ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Karaosmanoðullarý Büyük Larousse, C. 11, S. 6398 XVIII. yy. baþlarýndan XIX. yy ortalarýna kadar Aydýn ve Manisa yörelerinde önemli rol oynayan aile. Karaosmanoðullarý ailesinin kurucusu Hacý Mustafa Aða, Manisa’ya mütesellim olarak gönderildi (1700). Onun oðlu Hacý Ahmet Aða, Ýzmir voyvodalýðý ve Sancakburnu muhafýzlýðýna atandý (1760). Daha sonra ayrýca Sakýz adasýný da korumakla görevlendirildi (1771). Dergâh Âli kapýcýbaþýsý olunca (1773), yörede nüfuzu iyice arttý. Kendi askeri örgütünü kurdu, devlet adýna vergi toplamaya ve yasalarý keyfince uygulamaya baþladý. Aydýn ve Saruhan sancakbeyi olan oðlu Hasan Paþa (1789-1816), devlet adýna topladýðý vergileri Ýstanbul’a göndermediði gibi, merkezce atanan yüksek memurlarý da bölgesine sokmayarak tam biri derebeyi gibi davranmaya baþladý. Onun bu tutumu karþýsýnda bölgeye asker göndermek zorunda kalan Osmanlý devleti, baþarýlý olamadý. Mahmut II döneminde Aydýn ve Saruhan Sancakbeyliði Hasan Paþa’nýn elinden alýnarak buralara valiler atandý (1816). Ancak, tüm bu önlemlere karþýn, bölgede âyan olarak Karaosmanoðullarý ailesinin nüfuzuna son verilemedi. Atçalý Kel Mehmet, yönetime karþý ayaklanarak Aydýn’ý ele geçirdiðinde (1828), devlet Karaosmanoðullarý’ndan yardým istedi. Ailenin baþý olan Hasan Paþa’nýn oðlu Mehmet Aða, yeðeni Yetim Ahmet’i özel birliklerinin baþýnda zeybeklerin üzerine gönderdi. Turgutlu, Bayýndýr, Ödemiþ ve Birgi’yi eþkýyanýn elinden geri alan Yetim Ahmet (1829), sonunda Aydýn’a da girdi ve Atçalý’yý yakalayýp idam ettirerek ayaklanmayý bastýrdý (1830). Mahmut II’nin âyanlarý etkisizleþtirme çabalarý sonucunda Karaosmanoðullarý ailesinin bölgede kurduðu düzenin zayýflamasýný içine sindiremeyen Mehmet Aða, Kavalalý Mehmet Ali Paþa ayaklanmasý sýrasýnda (1831-1840) Manisa’yý iþgal eden Ýbrahim Paþa komutasýndaki Mýsýr ordusuna karþý koymadýðý gibi, Ýbrahim Paþa’ya baðlýlýðýný bildirmek için de Kütahya’ya gitti. Doksanüç harbi’nde asker gereksinimini Karaosmanoðullarý’nýn hizmetindeki adamlarla karþýlamak isteyen Osmanlý devleti, bu aileden olumlu yanýt alamadý. Kurtuluþ savaþý sýrasýnda Karaosmanoðlu Halil Paþa, Manisa’ya giren yunan kuvvetlerine büyük kayýplar verdirerek ilerlemelerini engelledi. Tutunamayacaklarýný anlayan Yunanlýlar, kenti bir enkaz yýðýnýna dönüþtürdükten sonra çekildiler (1922). Bugün, genelinde Manisa ve Kýrkaðaç’ta yaþayan Karaosmanoðullarý ailesinin ünlü bazý üyeleri: yazar Yakup Kadri Karaosmanoðlu, Devlet ve Ýçiþleri eski bakaný Fevzi Lütfi Karaosmanoðlu, iktisatçý ve Baþbakan eski yardýmcýsý Atilla Karaosmanoðlu. ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Prof. Kerim ERÝM 1894-1952 Zinciri ittihadýmýzdan ayrýlarak Ebediyete intikal eden kardeþimiz Kerim Erim biraderimiz gerek Mason,gerekse harýci alemde yeri güç doldurulur bir boþluk býrakmýþtýr.Mahfilde büyük bir tavazu ile bir köþeye iliþen Ord.Prof.Dr.Kerim Erim tatbiki matematikte hakiki bir Türk mektebi kurmuþ bir alimdii1894 tarihinde Ýstanbulda doðmuþ Arif paþa oðlu Kerim Erim biraderimiz yüksek kültürlü bir aile yuvasýnda büyümüþ Edebiyat,Sanat ve Musikiye karþý fitri bir istidad ve alaka göstermiþtir.Halen Teknik Üniversitede adýný taþýyan eski Mühendis Mektebinden neþet ederek 1914 de Berlýne Matematik tahsiline girmiþtir.1919 da Matematik Doktor ünvanýný ihraz ile yurda dönmüþ ve ayný Mektepte Profesör olmuþtur.1933 Üniversite ýnkýlabýnda bu parlak zeka ve istidad,zamanýn maarif vekilinin gözünden kaçmadýðýndan onu Ýstanbul Üniversitesi reformuna memur komitede üye olarak görüyoruz.1 Aðustos 1933 de yeniden açýlan Ýstanbul Üniversitesinde Fen Fakültesi Ord.Prof.ve Dekaný tayin edilen kardeþimiz bir müddet Dekanlýk vazifesini ifa ettikten sonra buradan çekilmiþ ve bütün zamanýný Üniversite ve Mühendis Mektebindeki Enstitülerinde tamamýile ilme hasretmiþ ve bir çok genç Matematisyenin yetiþmesine çalýþmýþtý.1948 de Fen Fakültesi Dekaný seçilmiþtir. Prof.Dr Fahri Arel ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Kar Gýda Kar Gýda Amerikalýlara satýlmýþ. Bu haber Vakit gazetesinde Hasan Karakaya tarafýndan 25 Eylül günü yazýldý. Tabii yazar yerli þirketlerin yabancýlarca ele geçirilmesinden duyduðu rahatsýzlýðý dile getirmiþ. Fakat benim asýl dikkatimi çeken nokta, haberde fotoðrafý da kullanýlan Kar Gýda'nýn sahibi Ö. Faruk BERKSAN. Ne dersiniz, bu soyadý size de yeterince yerli geliyor mu? ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ "Oral"mýþ; Ataberk Yapacakmýþ Gerçek adý VECÝHÝ ORAL olan VJ ATABERK; Beni kendi ismimle kimse tanýmýyor. Herkes ATABERK olarak biliyor diyerek adýný deðiþtirmek için mahkemeye baþvurmuþ. ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ ÜLKER AÝLESÝ - ÜLKER KREDÝ BANKASI Sevgili dost Faruk Bildirici’nin Mesut Yýlmaz’ýn hayatýný kaleme aldýðý “Hanedan’ýn Son Prensi” kitabýný tanýtýrken, Yýlmaz Ailesi’nin gelinlerine dikkat çekmiþtim. (bakýnýz Uður Ýpekçi Habertürk sitesi arþivi), Mesut Yýlmaz’ýn babaannesi Kýrým’lýydý. Tesadüf: Yine bir aile öyküsünde, yine bir Kýrým hikayesiyle karþýlaþtým.Ve yine “karýþýk bir soyadý” hikayesiyle. (Biliyorsunuz; Mesut Yýlmaz’ýn babasý “Yýlmaz”, amcasý ise “Akçal” soyadýný almýþtý.) Týpký Yýlmaz Ailesi gibi kafamda onlarca soru oluþturan bu aileyi de sizlere tanýtmak istiyorum. Adý:Ýslam’dý. Çocuklarýnýn biyorafisinden anlýyoruz ki, 20. yüzyýlýn baþýnda Kýrým’dan Türkiye’ye göçediyor. Kýrklareli’nin Kara Mehmet Köyü’nde Numanzadeler’in kýzý Þakire ile evleniyor. 1911 yýlýnda oðlu Asým dünyaya geliyor. Aile sonra tekrar Kýrým’a dönüyor. Ýkinci çocuklarý Sabri 1920 yýlýnda Kýrým’da doðuyor. Ara not: Klasik, resmi tarihin bize dayattýðý bilgiler dýþýnda (1792-1860-1864-1891-1902 gibi)Kýrým göçleriyle ilgili ne biliyorsunuz? Örneðin, Kýrýmçaklar’ý (Kýrým Yahudilerini) bilir misiniz? Özet bilgi: Hazar devletinin yýkýlmasýndan sonra Musevî Hazarlarýn bir kýsmý Kýpçaklar tarafýndan Rusya’nýn içine sürüldü. Ruslara karýþan bu Musevî Hazarlar, zorla Hristiyanlýðý kabul ettiler. Ancak uzun süre gizlice Musevîliklerini sürdürdüler. Sürgüne gönderilenlerin dýþýnda kalan Hazar Yahudileri bir süre sonra kendileri için daha emin olarak gördükleri Kýrým'a göçettiler. Kýrým'da bu þekilde ortaya çýkan yeni cemaatin içinde Hazar asýllýlar, Kýpçaklar, Kalizler vb. boylardan insanlar vardý. Ortaya çýkan bu yeni cemaat, karma bir cemaat olduðundan Hazar veya Kýpçak adý ile deðil de baðlý bulunduklarý mezhep ismiyle anýlmaya baþlandýlar. Bilindiði üzere Hazarlarýn kabul etmiþ olduðu Yahudi mezhebinin adý Karaim idi. Dolayýsý ile yeni ortaya çýkan bu topluluk, Karaim cemaati olarak anýlmaya baþlandý. Hazar lehçesi yerine Kýpçak lehçesi ile konuþuyorlardý. Fakat konuþulan dil tam bir Kýpçakça deðildi,Hazarca kelimelerin de içinde bulunduðu, ama Kýpçakçanýn hakim olduðu farklý bir Kýpçak lehçesi ki, buna dilciler Karaim Türkçesi ismini vermektedirler. Bu mezhepte baþlangýçta sadece Ýsrail kavminden insanlar vardý, ancak kýsa sürede baþka ýrklardan insanlar bu mezhebe girmeye baþladýlar ve bu baþka ýrklardan insanlar giderek çoðunluðu saðladýlar. Bir süre sonra Ýsrail kökenliler tamamen yok olduklarý gibi, Türklerin dýþýndakiler de zamanla azýnlýða düþtüler. XIX. yüzyýlýn sonlarýna doðru mezhep mensuplarýnýn nerede ise tamamýný Türklerden oluþturmaya baþladý. Dolayýsýyla kelime artýk bir dini veya mezhebi ifade etmekten çok, bir Türk kavmini temsil etmeye baþladý. Yahudiliðin Karaim mezhebine mensup olan Türk cemaatine Karay deniyor. Zamanla Karaylar kýrým’dan da ayrýldýlar. Karaylarýn bir kýsmý direkt olarak Ýstanbul'a gelip yerleþirken, diðer bir kýsmý Kýrým'dan , önce Romanya'ya, oradan Edirne'ye ve oradan da Ýstanbul'a gelip yerleþtiler. (Örnek: Refik Halit Karay) Bu ufacýk bilgiden sonra tekrar hikayemize dönelim: Ýslam Bey, Kýrým’dan Kýrklaeli’ne geliyor. Sonra tekrar Kýrým’a dönüyor. Neden döndüðü konusunda da ne yazýk ki bilgimiz yok; ancak tarihsel sürece bakarak tahmin edebiliriz: Elimizdeki tek bilgi; 26 Aralýk 1912 tarihinde, Kýrým’a baðýmsýzlýk yolunun açan bir geliþmenin olmasý. Bu tarihte, Kýrým Halk Cumhuriyeti’nin ilan edildi. Ýslam Beyin ülkesinin baðýmsýzlýk kazanmasýyla birlikte topraklarýna döndüðünü düþünmemiz güçlü bir ihtimal. Ancak. Kýrým 1920’de Bolþevikler’in eline geçti. 1921’de Kýrým Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti, Sovyet Birliði’ne katýlma kararý verdi. “Yahudi Tarihi” yazarý Yusuf Besalel, sosyalist devrimin ilk yýllarýnda Yahudi talebelerinin kendi dillerinde eðitim gördüðünü, Stalin döneminde ise Yahudilere baskýlarýn arttýðýný yazmaktadýr. Ne tesadüftür ki o yýllarda Ýslam Bey Tekrar Türkiye’ye dönme kararýný aldý. Eþi Þakire, üç oðlu, Asým, Sabri ve ailenin en küçüðü -ve genç yaþta vefat eden- Hakký. Ile birlikte, 1929 Aðustosunda Ýstanbul’a geldi. 21 Haziran 1934 tarihinde soyadý kanunu çýktýðýnda, Ýslam Bey “Berksan” soyadýný aldý. Ancak gelin görün ki, iki oðlu Asým ve Sabri nedense 1953 yýlýnda “Berksan” soyadýný býrakýp, soyadlarýný “Ülker” olarak deðiþtirdiler. (Mini not: Sabatayistler (Yahudi dönmeler) arasýnda Berksan soyadlý çok kiþi var.) Ve yine ne gariptir ki, Asým Ülker’in iki oðlu Selçuk ve Ömer Faruk “Berksan” soyadýnda ýsrarlýdýrlar ve soyadlarýný býrakmazlar! Bu ailede bir “isim sorunu” vardýr! Ýslam Beyin gerçek adýndan kuþku duymaktayým. “Hikayeye” devam… Baba Ýslam Berksan vefat edince ailenin bütün yükü Asým’ýn omuzuna bindi. Sabri’nin okulunun bitimiyle birlikte iki kardeþ 1944 yýlýnda Ülker’i kurdular. Türkiye’de radyoya ilk reklamý veren kurum Ülker’dir. 1950’lili yýllarda, Türkiye’nin haberleri, hükümet bildirilerini merakla beklediði saat 19.00 ajansýnýn hemen önünde Ülker reklamý yayýnlanýrdý: 'Önce güneþ, hava su. Sonra bol gýda gelir, akþama babacýðým unutma Ülker getir...'. Ne diyelim, ticaret Ülker kardeþlerin “genlerinde” var! Bu ailenin „öyküsü“ mutlaka yazýlmalýdýr. Örneðin, „dinci“ olarak bilinen Ülker Kardeþlerin önünü hep „LAÝK“ askeri darbeler açýyor: Yýl 1960. Ülkede döviz sýkýntýsý had safhada, hatta döviz yok. Askerler, Ülker'e 250 bin dolar döviz tahsis ediyor. Ülker Kardeþler, bu dövizlerle 2 makine alýyor ve fabrikalarý kurmaya baþlýyor. 12 Eylül 1980. Ülker, 24 Ocak kararlarýyla, ihracaata (Libya ve Kuveyt) yöneliyor; aldýðý vergi iadeleriyle büyüyor. Son 28 Þubat “laik darbe” de, Ülker önce “yasaklý þirketler” arasýnda gösteriliyor, sonra hemen affediliyor. Bu arada þirket talep patlamasý yaþýyor! Ülker kardeþlerin en belirgin bir özelliði de anti-komünist olmalarý: Asým ve Sabri Ülker kardeþlerin adý, þirketlerinden önce, soðuk savaþ döneminde anti-komünizmin „kaleleri“ Aydýnlar Ocaðý, Ýlim Yayma Cemiyeti gibi kuruluþlara yaptýðý maddi yardýmlarla duyuldu. Ne ilginçtir, Sovyetler Birliði’nin „çatýrdamaya baþladýðý“ 1987 yýlýnda Ülker kardeþler bölündü: Asým Ülker çocuklarýyla birlikte "Kardeþler Þirketler Topluluðu"nu kurdu. Ancak -vardýr mutlaka bir hikmeti -grup adýný 1990 yýlýnda "Kar Þirketler Tupluluðu" olarak deðiþtirdi.. Ailenin bu ad altýnda 23'ü yurt içinde 8'i yurt dýþýnda olmak üzere 31 þirketi ile 1 vakfý vardý. Uzatmak istemiyorum ama yazmadan geçemeyeceðim: Soyadlarýný deðiþtirmeyen Selçuk ve Ömer Faruk Berksan Kardeþler, bu þirketleri adýna ve þirketlerini de birbirlerine kefil yaparak, bir çok bankadan kredi aldýlar. Ödeyemediler. Benzerlerini yüzlerce kez gördüðümüz bir oyunu bu kez onlar „sahneye“ koydular. Mallarýnýn bazýlarýný baþkalarýna devrettiler. Eþlerinden boþandýlar.. Kalan mallar ise zaten finansal kiralama yoluyla alýndýðý için, haczi mümkün olmadýðýndan, alacaklýlara karþý iþi bu þekilde kýlýfýna uydurdular.. Nihayet Asya Finans'ýn kurulmasýndan bir kaç gün sonra, Kar Grubu'nun mallarý, Asya Finans'ýn 800.000.000.000.TL.lýk, (yani, yazýyla:sekizyüz milyar-liralýk) alacaðýndan dolayý haczettirildi. Asya Finans'ýn haczinden sonra yasal iþlemlere giriþen alacaklý bankalar ise, karþýlarýnda sadece lesanigli mallar ile söz konusu haczi gördüler. Yani hiç birþey yapamadýlar. Peki Asya Finans’ýn 16 ortaðý arasýnda Berksan Kardeþlerin olmasýna ne dersiniz? Yeðenlerin durumu böyle de, amca Sabri Ülker farklý mý: 6 Haziran 2002 gazetelerden bir haber: „Ýçiþleri Bakanlýðý Mülkiye Müfettiþleri, Faisal Finans Kurumu'nun el deðiþtirerek ''Family Finans'' adýný almasýnýn ardýndan, bu kurumun faaliyetlerini mercek altýna aldý. Müfettiþlerin, Family Finans Kurumu Baþkaný Sabri Ülker'in de aralarýnda bulunduðu 34 yönetim kurulu üyesi hakkýnda, ''cürüm iþlemek için teþekkül oluþturma, dolandýrýcýlýk, Bankalar Kanunu'na muhalefet etme ve sahtecilik'' suçlamasýnda bulunduklarý 20 Þubat 2002 tarihli raporu dikkate alan Beyoðlu Cumhuriyet Baþsavcýlýðý, Ülker Gýda'nýn sahibi Sabri Ülker ile oðlu Murat'ýn da aralarýnda bulunduðu Family Finans Kurumu'nun yönetim kurulu üyeleri hakkýnda soruþturma baþlattý.“ Uzatmaya gerek yok. Sabri Ülker bugün Türkiye’nin sayýlý zenginleri arasýndadýr. En çok nakit paranýn Ülker Grubu’nda olduðu söyleniyor. Spordan (Ülkerspor), staretejik araþtýrma merkezi (ASAM); din araþtýrmalarýndan (Diyanet Araþtýrma Merkezi), vakýflara, derneklere vb. maddi yardýmý esirgemeyen Ülker Grubu, son yýllarda en büyük desteði AKP’ye verdiði biliniyor. Eh, bu kadar desteðin bir karþýlýðý da olmalý, deðil mi? Oldu da: Sabri Ülker, bugünlerde Yapý Kredi Bankasý’na taliptir. Aracý ise AKP Hükümeti’dir! Hayýrlý olsun diyelim mi? Sonuç: Sizi kandýrýyorlar! NOT: Yazýlarýma „YARIN“ a kadar ara vermek zorundayým. Yeni gazetede görüþmek umuduyla… (Uður Ýpekçi-Habertürk, 9 Mayýs 203) uguri...@haberturk.com ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Sadberk Koç'un Sabetay Sevi'nin Emirlerine Uyan Yeðeni Ýstanbul sosyetesinin ünlü simalarýndan Ender Mermerci'nin ortanca kýzý Yosun Mermerci, bir süredir birlikte olduðu bankacý Olivier Reza ile Temmuz’da evlenecek. Düðün üç gün, üç gece sürecek. Ailesinin yurtdýþýndaki iþlerini kontrol eden ve ablasý Tansa Mermerci'nin mücevher kreasyonunun ABD temsilciliðini yapan 27 yaþýndaki Yosun Mermerci, Yýldýrým Mayruk'un hazýrlayacaðý gelinliði giyecek. Paris’te ya da New York'taki nikâhta Olivier Reza'nýn þahitliðini Aylin Benardete, Yosun Mermerci’nin ise ablasý Tansa Mermerci yapacak. Nikâhtan sonra Ýstanbul'da üç gün, üç gece davet verilecek. 1 Aðustos'ta baþlayýp 3 Aðustos'ta bitecek düðüne sosyetenin tanýnmýþ simalarýyla yurtdýþýndan gelecek 200 davetli katýlacak. Düðün için yurtdýþýndan gelecek 200 konuk, önce Çýraðan Otel'de misafir edilecek, ardýndan da Bodrum, Türkbükü'nde aðýrlanacak. 72 saat sürecek kutlamayý, Derin Mermerci de þöyle özetledi: 'Ýlk gece Osmanlý tarzý kýna gecesi var. Ýkinci gece sadece gençlere önce Büyükdere'deki evimizde ardýndan Halas yatýnda sabaha kadar bir parti vereceðiz. Üçüncü gece ise Haliç'teki Zeybekhane'de akþam yemeði düzenlenecek.' Rahmi M Koç'un Tavsiyesi: ABD ile barýþmak için Ýsrail'le yakýnlaþalým Rahmi Koç gazetecilerin Türkiye-ABD iliþkileriyle ilgili sorularýný da cevaplandýrdý. ABD-Türkiye iliþkilerinin eskisi gibi olmadýðýný hatýrlatan Koç, ‘‘ABD ile iliþkilerimizi düzeltme yoluna gitmeliyiz. Bunu saðlamak için Ortadoðu'da Ýsrail ile sýký iliþkiler geliþtirmeliyiz’’ dedi. Koç, ABD'de Yahudi ve Rum lobisinin Türk-ABD iliþkilirenin düzelmesi için yararlý olabileceðini ifade etti. Hürriyet Gazetesi Gokyuzu [SANDAL] ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Cem Uzan Gerçeði... Kendisi Ürdün vatandaþý!.. Üç çocuðu Amerikan vatandaþý!.. Bugünlerde doðmasý beklenen 4. çocuðu Ýsviçre vatandaþý olacak... Ýþ adresi olarak Suudi Arabistan’ý gösterdi ve kýsa dönem askerlikten yararlandý... Ýlk eþi Þebnem Berker’den doðma Sinan ve Dilara halen ABD’de okuyor!.. Sabetaist Koçibey ailesinin kýzý Alara ise; Uzan’ýn 4. çocuðunu doðurmak için halen Ýsviçre’de!.. Tüm bunlara raðmen Uzan, Türkiye’de “Katýksýz Türk Milliyetçisi” olduðunu söylemeye devam ediyor! ALARA HANIM, DOÐUM ÝÇÝN ÝSVÝÇRE’DE Ýlk çocuðunu ABD’de dünyaya getiren Alara, 8.5 aylýk hamile olduðu 2. çocuðunu dünyaya getirmek için de, Ýsviçre’yi seçti... Alara, halen Ýsviçre’nin Zürih þehrinde bulunuyor... Hakkýnda yurtdýþýna çýkýþ yasaðý bulunan Cem Uzan, Ýsviçre’ye gidemiyor... “Bu vatana caným da feda olsun, malým da!” diyen Uzan’ýn; çocuklarýný “Amerikan” veya “Ýsviçre” vatandaþý olarak dünyaya getirtmek için, doðumlarýný bu ülkelerde yaptýrtmak istemesi ilginç bulunuyor!.. Uzan’ýn; Feyyaz Berker’in kýzý Þebnem Berker’den olma Sinan ve Dilara adlý çocuklarý halen Amerika’da okuyor! BAÞTAN SONA TEZAT! Uzan’ýn, 4. çocuðunu dünyaya getirmesi için, eþi Alara’yý Ýsviçre’ye göndermesi de ilginç!.. Çünkü Cem Uzan; Baþbakan Erdoðan ve eþinin Davos Zirvesi için Ýsviçre’ye gitmelerini ve Alpler’de gezmelerini eleþtirmiþ, þöyle demiþti: “Ben Ýsviçre’nin Davos ve Alpler’ini deðil, Sarýkamýþ’ýn Cýbýl Tepesi’ni seçtim!” 29 Ocak 2003’te bunu söyleyen Cem Uzan’ýn eþi Alara, þu anda Ýsviçre’de!.. Meydanlarda “Bu vatana malým da feda olsun caným da” nutuklarý atan Genç Parti Genel Baþkaný Cem Uzan’ýn 4. çocuðu da yurtdýþýnda doðacak. Ýlk 3 çocuðunu ABD’de dünyaya getirten Cem Uzan’ýn, Sabetaist olduðu iddia edilen eþi Alara, yeni çocuðunu dünyaya getirmek için Zürih’i tercih etti. ÇOCUÐU ÝSVÝÇRE VATANDAÞI OLACAK Alara Uzan’ýn çocuðunu yurtdýþýnda dünyaya getirecek olmasýnýn altýnda aslýnda baþka planlar yatýyor. Birçok ünlünün uyguladýðý bu yöntemle yeni doðan çocuk, otomatikman doðduðu ülkenin vatandaþý oluyor. Cem Uzan’ýn 4. çocuðu Ýsviçre’de doðacaðý için Ýsviçre vatandaþý olacak. KOÇÝBEY, YAHUDÝ ASILLI ÝDDÝASI Bu arada Cem Uzan’ýn eþi Alara Uzan’ýn 1993’te trafik kazasýnda ölen rallici babasý Renç Koçibey’in Yahudi kökenli olduðu yönünde internet sitelerinde iddialar yeralýyor. “www.geocities.com” adresli internet sitesinde kripto Yahudiler ve Sabetaistlere yönelik her türlü bilgi var. Sitede Türkiye’de yaþayýp da Yahudi olduðunu gizleyen kiþiler ve ailelerin isimleri tek tek açýklanýyor. Sitede Koçibey soyadýnýn Musevi asýllý kiþilere ait olduðuna dikkat çekiliyor. Kaynak: Vakit Gazetesi ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Neden Uzan soyadýný kullanmadý gelirken? Çünkü eþimin, evlenirken þartý, Koçibey soyadýný devam ettirmekti. O günden beri nüfus kâðýdýnda da, pasaportunda da Alara Koçibey geçer. Çünkü ailenin son ferdi olarak, erkek kardeþleri olmadýðý için, babasý da biz evlenmeden önce vefat etti, ‘Babama söz verdim, soyadýmý ölene kadar yaþatmak istiyorum.’ demiþtir. Yani Uzan soyadý resmi evrakýnda yoktur. Uzan diye yaptýrsa uçaða binemezdi. ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Cem Ýsminin Çözümlemesi Cem isminin Müslüman olmayanlar tarafýndan da çok sýk kullanýlmasý, bu isme olan merak ilk Yalçýn Küçük tarafýndan yazýlmýþtý. Ancak neden kullanýldýðý yolunda doyurucu olmanýn ötesinde saðlýklý bir analiz yapýlamamýþtý. Cem'in anlamýnýn isim olduðu biliniyor. Ancak bu kadar basit deðil. Cem, Ýbranice Þem, Ýbranice Þamaim yani cennet sözcüðünden türemiþ. Þem cennete ait ne varsa bütün herþeyi de anlatýyor. Þem, bütün isimleri de içine alan, bütün isimlerin kubbesini oluþturan, bütün isimlerin içinde en zarif isim. Diðer bütün isimleri de kapsayan Tanrýsal bir nitelik taþýyor. Kabalaya göre, maddenin dört haline (ateþ, hava, su ve toprak) anoloji olarak, dünyanýn da dört hali vardýr : Azilut, Beriya, Yezira ve Asiya. Kozmik Aðaç on küreden oluþuyor yani 10 sefirot. Sefirot çoðul, sayýlar demek. Tekili ise sefira demek, anlamý da þifre oluyor. Kabala’ya göre Tanrý, evreni yaratýrken her birine sefira adý verilen 10 aþamada yaratýyor. Zohar’a göre Ýbranicedeki 22 harf ve 10 adetten oluþan sefirotun harfleri insan bedeninin bölgelerini, organlarýný temsil ediyor. Bu on sefira ya da küre -hayat aðacý denen ve aðaç þeklinde simgelenen anlatýmý da var- Tanrý’nýn sýfatlarýndan birisi. Tevrat’a göre, insan Tanrý’nýn suretinde yaratýlmýþ, Kabala’ya göre de insan on sefirada Tanrýsal aslýnda gösterilmektedir. Yani Adam Kadmon yani Orhan Pamuk’un kitabýnýn isminin kaynaklandýðý inanç. Bir Kabalacý da teorik eðitimle ve meditasyonla) Adam Kadmon’a ulaþmaya çalýþýyor. Bu on sefira da dört dünyayý, dört farklý dünya seviyesini teþkil edecek þekilde dört farklý seviyede yer alýyor. Ýþte Beriya, bu on kürenin ikinci seviyesine yani Merhamet, Adalet, Güzellik ve Sonsuzluk diye isimlendirilen sefiralarýn, duygular evreninin ismi. Beriya’nýn altýnda fiziksel beden, üstüne akýl en üstte ise ruh yer alýyor. Kabalacýlar için cennet, Beriya dünyasý demek. Bu ismin olumlu bir etkisi olacaðýna çünkü Tanrý'nýn ismini kötü olanla anýlamayacaðýna inanýlýyor. Bu inanç Klasik Yahudilikte ise ifadesini Þema duasýnda buluyor. Þema duasý, ölmeden önce Yahudilerin okuduðu, Müslümanlarýn þahadet getirmesinin çok benzeri. Müslümanlar, " Allah'tan baþka tapacak yoktur ve Hz. Muhammed onun peygamberidir" þeklinde kelime-i iþahadet okuyorlar. Yahudiler ise, Dinle Yisrael: Ad tanrýmýzdýr. Tanrý tektir." baþlayan Þanlý Krallýðýnýn adý her zaman mübarek olsun diye devam eden, ama özellikle Þema Duasý'ný okuyorlar. Bu dua yahudiliðin belki de en önemli duasý; sabah ve akþam olarak günde iki kez okunmasý ve okunurken iki gözün sað elle kapatýlmasý gerekiyor. Halvetilik, Allah’a zikir yoluyla ulaþýlacaðýný söylüyor. Ana ilke "zikrullah" yani Allah’ýn anmak. (Nakþibendi Þeyhi Küçük Hüseyin Efendi’nin mezarý baþýnda öldürülen Üzeyir Hazakil Garih’in cebinden çýkan cevþen duasý da, Allah’ýn bin ayrý ismidir.) Halvetiler de 100 kez istiðfar, 100 kez de salavat getiriyorlar sonra da esmayý seba (yedi ad) zikrine geçiyorlar. Ondan sonra mürit, önce kafasýný sað omzuna (la ilahe diyerek ) sonra sol omzuna doðru (illallah diyerek )kafasýný sallayarak 33 kez kelime-i tevhit zikri yapýyor ve iþte sonra bildiðimiz görüntülerle vecd, kendinden geçme baþlýyor. Müridin en son ulaþtýðý nokta, aþamalar var çünkü, "sufi marifet" denen nokta. Kabalacýlar ise aynen zikir gibi bir meditasyon yapýyorlar. Önce üç baba denen, üç Ýbrani harfini bilmek gerekiyor; bunlar : yod, he, vav. Bu harflerin okunuþlarý dört yöne ve aþaðýya yukarýya olmak üzere altý adet permütasyonu söylererek zikir baþlýyor. Daha sonra Kabala’da belirtilen hayat aðacý ya da sefirot aðacý denen 10 adet kavramý temsil eden oldukça uzun söz ve hareketlerle kendinden geçme baþlýyor. Bu 10 kavram, Adam Kadmon’a yani mükemmel insana ulaþma durumuna geçmek için yapýlýyor ve bu duruma "þiur hohma" yani akýl ve bilgelik ruhu deniyor. Kabalacýlar þem sözcüðünü sürekli tekrarlayarak da zikir yapýyorlar. Gokyuzu [ SANDAL ] |