Mason Locaları: Osmanlıda kurulup yayıldılar, ATATÜRK Cumhuriyetinde ATATÜRK'ün Emri İle kapatıldılar, İnönü ile tekrar açıldılar, Demokrat Parti ile iktidara geldiler

434 views
Skip to first unread message

tonyukuk yolu

unread,
Mar 12, 2008, 1:27:31 AM3/12/08
to BURAK...@googlegroups.com, dtdile...@googlegroups.com, dusuncep...@googlegroups.com, e-tu...@googlegroups.com, 3ekimdernegi grubu, gru...@googlegroups.com, Malcolm X, haber...@googlegroups.com, islamv...@googlegroups.com, karadeniz...@googlegroups.com, komik...@googlegroups.com, kelebekle...@googlegroups.com, kirmiz...@googlegroups.com, Kelimel...@googlegroups.com, liberal-i...@googlegroups.com, milliyetci, malc...@googlegroups.com, mucah...@googlegroups.com, masal-...@googlegroups.com, milliyetc...@gmail.com, maydano...@googlegroups.com, NYTurkiye...@yahoogroups.com, oybi...@googlegroups.com, pax-ot...@googlegroups.com, tdtkb, turkroggistihbaratmerkezi, tev...@googlegroups.com, turk...@googlegroups.com, uzumg...@googlegroups.com, vuslatgu...@googlegroups.com, yoru...@googlegroups.com, turkiyen...@googlegroups.com, arena-...@googlegroups.com, cihan-tu...@googlegroups.com, eylu...@googlegroups.com, eksi_...@googlegroups.com, gencd...@googlegroups.com, anadol...@googlegroups.com, Vata...@googlegroups.com, za...@googlegroups.com, Muhamm...@googlegroups.com, TURKIYE...@googlegroups.com, arz...@googlegroups.com, kuvva-i...@googlegroups.com, isdunyasi-ve...@googlegroups.com, qan...@googlegroups.com, TOPLUM...@yahoogroups.com, acik...@googlegroups.com, turan...@googlegroups.com, TURKIY...@yahoogroups.com, hsah...@gmail.com
Türkiye'de Masonluğun Gizli Tarihi

Türkiye'deki masonluğun kaynağı her ne kadar Ahiliğe, esnaf localarına ya da Bektaşiliğe bağlanmaya çalışılsa da, gerçekte masonluk kökü dışarıda olan bir örgüttür. Türkiye'de yapılan ciddi çalışmalar ve masonik kaynaklar, masonluk tarihini genellikle 3 döneme ayırmaktadır.

Türkiye Masonluğunda 3 Dönem

Türkiye'de masonluğun tarih sahnesine çıkışı Avrupa'dan 20 yıl sonra gerçekleşir. Bu çıkış ise tamamen dış kaynaklı olup;

  1. Meşrutiyet öncesi dönem

  2. 1909 yılından mason localarının Atatürk tarafından kapatıldığı 1935 yılına kadarki dönem

  3. 1948'de locaların uyku döneminden çıkarak yeniden faaliyete geçtiği dönemden günümüze kadar; olmak üzere 3 döneme ayrılmıştır.


Bu üç dönemin birincisi yani Meşrutiyet öncesi dönem hakkında yeterli belge ve bilgi mevcut değildir. Bu dönem, Osmanlı İmparatorluğu'nun gerileme ve çöküş dönemini kapsar. Bu tarihlerde kurulmuş olan locaların hemen hepsi doğrudan yabancı obediyanslara (yedi masonun bir araya gelerek kurduğu loca) bağlıdır.

Türkiye'de İlk Mason Locası

Clavel'in, ünlü "Historie Pittoresque de la Franc-Maçonerie" adlı eserine göre, Türkiye'de ilk mason locası, 1738'de İstanbul'un Karaköy semtinde, bugün Perşembe Pazarı olarak bilinen ticaret merkezinde kurulmuştur. 1789 yılındaki Fransız İhtilalinden sonra bu loca, bilinmeyen bir nedenle faaliyetlerine son vermiştir. Yine tarih kaynaklarında aynı dönem içerisinde İstanbul'un çeşitli semtlerinde, İzmir'de, Halep'te ve Selanik'te mason localarının açıldığı aktarılmaktadır. Ancak padişahın özel emri ile bu localara sadece yabancı uyruklu ya da gayrımüslim kişiler kabul edilmekteydi. Nitekim bu kuralın bir dönem sonra delindiği ve artık Müslümanların da localardaki toplantılara katılabildiği, o tarihlerde yaşayan ünlü mason isimlerinden anlaşılmaktadır.

Osmanlı İmpatorluğu'nda bilinen ilk Müslüman mason, Çelebi Mehmet Efendi'nin oğlu Sait Çelebi'dir. Osmanlı İmparatorluğu'nda İngiltere Büyük Locası'na bağlı kurulan ilk loca "Oriental Lodge"dur. Bu locanın 1856 yılına kadar faaliyette kaldığı anlaşılmaktadır. 1738'te başlayan Türkiye'deki masonik faaliyetler, yaklaşık 100 yıl çok sessiz ve yavaş faaliyet göstermiştir. Türkiye masonluğunun bu birinci döneminde masonlukla ilgili gelişmelerin belirgin bir hal almasının, Kırım Savaşı yıllarında olduğu kabul edilmektedir.

1853 yılında başlayan Kırım Savaşı'nda, Osmanlı topraklarının çeşitli bölgelerinde bulunan Fransızlar, İngilizler ve Sardunya Krallığı emrindeki İtalyanlar birçok loca açmışlardır. Yasaklanmış olmasına rağmen birçok Müslüman asıllı Osmanlı vatandaşı, bu localarda toplantılara düzenli olarak katılmışlardır.

Sultan Abdulaziz Döneminde Masonluk

"Oriental Lodge" dışındaki ilk büyük loca, 1857 yılında İzmir'de kurulan "Grand Lodge de Turquie"dir. Bu büyük locaya bağlı olarak her biri ayrı dilde faaliyet gösteren altı loca bulunuyordu. Türkçe olarak çalışan locanın adı "Orhaniye Locası"ydı. Türkiye'deki masonik yayınlar bu locayı ilk "milli" mason locası olarak kabul ederler. Sultan Abdulaziz'in tahta çıkmasıyla başlayan Avrupa ülkeleri ile iyi ilişkiler, masonlar için de rahat faaliyet gösterebilme döneminin başlangıcı olmuştu.

Bu dönemde masonluğun, Türkiye'deki tarihi açısından en kayda değer gelişme "Ser Locası"nın açılması olmuştur. Ser Locası'nın üyeleri arasında Sultan 5. Murad, Şehzade Nurettin Efendi, Şehzade Selahattin Efendi, Sadrazam Keçecizade Fuat Paşa, Sadrazam Tunuslu Hayrettin Paşa, Sadrazam İbrahim Hakkı Paşa, Berlin Büyükelçisi Sadullah Paşa, Şinasi Bey gibi bir çok yazar, devlet adamı, gazeteci ve zengin Osmanlı tüccarları bu locanın aktif üyesiydi. Bu dönemden sonra artık masonluk, Osmanlı topraklarında adını ciddi şekilde duyurmaktaydı.

Dönemin en etkili mason devlet adamı ise Sadrazam Mustafa Reşit Paşa idi. Türkiye masonlarının yayın organı Mimar Sinan dergisine göre Türkiye tarihinin en büyük Başbakanı olan Mustafa Reşit Paşa, ilerleyen yıllarda Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşünün öncüsü olacaktı.

Sütunlar Yıkılıyor

Anadolu Ajansı 10 Ekim 1935 tarihinde gazetelerin merkezlerine şu önemli haberi geçiyordu:

"Türkiye mason cemiyeti, memleketimizin sosyal tekamülü ve günden güne artan muazzam terakkilerini nazarı itibare alarak faaliyetlerine nihayet vermeyi ve bütün mallarını memleketin sosyal ve kültürel kalkınmasına çalışan Halkevlerine teberrüü muvaffak görülmüştür."

Bu habere kimse bir anlam verememişti. Çünkü Türkiye masonluğu, tarihinin en rahat dönemini yaşıyordu. TBMM Başkanı, İçişleri Bakanı, Dışişleri Bakanı, Ankara Valisi, İstanbul Valisi üst düzey aktif masondu. Devlet yönetiminin önemli mevkileri, masonlar tarafından ele geçirilmişti. Türkiye masonluğu ne olmuştu da 27 yıl aradan sonra kendini yok etme kararı almıştı. 4 gün sonra gerçek ortaya çıkmıştı. Masonlar kendilerini feshetmemiş, mason locaları, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından kapatılmıştı. 14 Ekim 1935 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi'nin "Türkiye'de Mason Locaları Bir Emirle Kapatıldı" başlıklı haberinde olayın perde arkası şu şekilde aktarılıyordu:

"İçişleri Bakanlığı'ndan verilen bir emir üzerine Türkiye mason Localarının faaliyetlerine nihayet verilmiştir. Yüksek makamın emri ile Türkiye masonluğunun İstanbul, Ankara, İzmir, Edirne, Muğla, Gaziantep ve Adana'da bulunan Müteaddid locaları kapanmış, bunların emlaki hükümete intikal etmiştir."

Cumhuriyet gazetesinin haberinde, sözü edilen yüksek makam dönemin Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ten başkası değildi. İşin ilginç yanı ise Atatürk mason localarını kapatma emrini Müslümanlara yaptığı zulümlerle tanınan mason İçişleri Bakanı Şükrü Kaya'ya vermiş olmasıydı. Mason İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Atatürk'ü bu tarihi kararından vazgeçirmeye çalışsa da başarılı olamadı. Atatürk kapatma öncesi, Doktor İsmail Hurşit, Türkiye Büyük Locası Büyük Üstadı Muhittin Osman Omay ve bir grup masonu İçişleri Bakanlığı'na çağırdı ve kesin kararını bildirdi:

"Mason Locaları kapatılıp çalışmalarına son verecekler ve mal varlıklarını halk evlerine aktaracaklardır."

Atatürk: Bunların Kökü Dışarıda!

Atatürk, uzun süredir aklını meşgul eden mason localarının kapatılmasıyla ilgili düşüncelerini ilk olarak 1935 yılında gündeme getirdi. İttihat Terakki Cemiyeti içerisindeki masonların Türkiye'ye verdikleri zarar, herkes tarafından bilinmekteydi. İttihat Terakki'yi yakından tanıyan Atatürk, Cumhuriyet'in kuruluşundan beri locaları kapatmak için fırsat kolluyordu. Dönemin Van Milletvekili İbrahim Arvas, hatıralarında Atatürk'ün masonlara yaklaşımını şu şekilde ifade ediyor:

"Mustafa Kemal'in sevmediği iki zümre vardı. Birincisi dönmeler ikinci ise masonlardı... Bir gün eski Adliye Vekili Mahmud Esat Bozkurt'u çağırdı. Kendisine masonların taksimat, teşkilat, ahvalini bildirir bir kitap verdi. "Bunu güzelce mutalaa et, bir takrirle Halk Partisi grup başkanlığına ver, grupta bunlara şiddetli hücum yap ve grupça kapanmasına dalalet et. Senin de bu işte büyük şeref payın olacaktır" dedi. Grup danışmanı Mahmut Esat Bozkurt, riyaset makamına bir takrir verdi ve takririnin okunmasını reisten rica etti. Hülasası şöyleydi: "Masonluk kökü dışarıda bir Yahudi tarikatından başka bir şey değildir, memleketimizde bunun ne işi vardır? Bunu da grup kararıyla kapatalım..." Ertesi hafta Recep Peker geldi ve kürsüye çıkarak şu müjdeyi verdi: "Arkadaşlar, yarından itibaren Türkiye'de masonluk kalmamıştır ve bütün localar kapanmıştır..." Salonda bir kıyamet koptu, alkışlar, bağırmalar tavanları çınlatıyordu." (İbrahim Arvas, Tarihi Hakikatler, s.71–72)

Masonik semboller içeren bronz heykel Yıl 1948; Localar Tekrar Açılıyor Atatürk'ün emri ile kapatılan mason locaları, 5 Şubat 1948 yılında İnönü'nün emri ve Celal Bayar'ın desteği ile tekrar faaliyete girmiştir. 5 Şubat 1948 tarihinde "Türkiye Mason Derneği" ismi ile İstanbul Valiliği'ne yapılan başvuru kabul edildi ve masonlar, bu tarihten sonra resmen faaliyete başladılar. Açtıkları davalarla, halk evlerine devredilen tüm mal varlıklarını tekrar ele geçirdiler. Locaların 13 yıl aradan sonra açılması, uyku döneminde olan masonlar tarafından sevinçle karşılandı. Bu sevinçlerini gazetelere tam sayfa ilanlar vererek duyurdular. Atatürk tarafından kapatılan mason localarının tekrar açılışını İbrahim Arvas anılarında şöyle anlatıyor:

"İsmet Paşa'nın Reis-i Cumhurluğu sırasında Kanun-u Mahsus ile localar kapanmadı diye masonların müracaatı üzerine tekrar localar açılıp faaliyete başladılar. Ve 1952'de ise Atatürkçü geçinen ve onunla iftihar eden Celal Bayar da, Ahmet Gürkan'ın teklif ettiği mason localarının açılmasını kanunla pekiştirdi. Tabii bu ameliyeyi Meclis yaptı fakat bu müzakerelerin devam ettiği üç celse zarfında Celal Bayar Reis-i Cumhur locasına gelerek konunun müzakerelerini sonuna kadar takip etmiştir." (İbrahim Arvas, Tarihi Hakikatler, s.73)

Demokrat Parti Döneminde Masonluk

Kasım 1949 tarihinde "Türkiye Masonları Derneği Yardım Sandığı" kuruldu. Bu kuruluş sayesinde masonlar arasında ekonomik yardımlaşma imkanı sağlandı.

1948–49 yılları arasında 10 mason locası daha faaliyete geçti. Bunların yedisi İstanbul'da, ikisi Ankara'da ve biri de İzmir'de açılmıştı. Demokrat Parti iktidarı da masonların hızlı yükselişini engelleyemedi. Sadece başkent Ankara'da altı yeni loca bu dönemde açıldı.

1951 yılında Türk Mason dergisi yayımlanmaya başlandı. Bunun ile masonlar arasındaki iletişim kopukluğu büyük ölçüde önlendi. 28 Ocak 1951 tarihinde Türkiye Büyük Mahfili kurularak, İstanbul, Ankara ve İzmir'deki tüm localar bir merkeze bağlandı.

12 Ağustos 1955 tarihinde, Ankara Mahfillerinin imzası ile Ankara'da "Türkiye Büyük Locası"nın kuruluşuna dair dilekçe Ankara Valiliği'ne verildi. Türkiye Büyük Locası'nın kuruluşunun hemen ardından Türkiye çapındaki tüm localar buna iltihak etmeye çağrıldı. Türkiye Büyük Locası'nın başına Üstad Mason Ahmet Salih Korur getirildi. Uzun süren tartışmalar sonunda Türkiye masonları aralarındaki ihtilafları gidererek, 1 Nisan 1957'de hazırlanan projeyi imzaladılar ve bu tarihten itibaren Türkiye masonları "Hür ve Kabul Edilmiş Türk Masonlarının Türkiye Büyük Locası" adı altında bir araya geldiler.

Menderes Masonların Faaliyetlerini Engelleyemiyor

1950'li yılların başlarında aydın kesim, masonlara cephe almaya başlamıştı. Kitap ve dergilerde sık sık masonların içyüzünü deşifre eden yazılar yayınlanıyordu. DP Tokat Milletvekili Ahmet Gürkan, 29 Ocak 1951'de TBMM'ye bir kanun teklifi sunarak, mason localarının kapatılmasını gündeme getirdi. Teklifte, masonik kuruluşların köklerinin dışarıda olduğu ve milli ve manevi değerleri ayaklar altına almak istedikleri söylenmekteydi:

"Masonluk beynelmilel bir teşkilattır ve kökü dışarıdadır. Cemiyete mensup bir mason birçok kere kendi milletinin, vatandaşının ve kendi dininin aleyhine karar ve hareketlere iştirak etmektedir. Masonlar cemiyetlerinin veya kendilerinin menfaati uğruna bütün mukaddes bilinen şeyleri ayaklar altına almaktan çekinmezler."

Kanun teklifi 157'ye karşı 58 oyla reddedildi. Red kararı masonlar tarafından büyük bir olay olarak karşılandı. 1956 yılında Türkiye Büyük Locası'nı yurt dışında tanıtma faaliyetlerine hız verildi. Bu faaliyetlere ilk olumlu cevap, Hollanda Büyük Locası'ndan geldi. Bunu ABD'de faaliyet gösteren Kansas Büyük Locası izledi. 1958 yılında Türkiye Büyük Locası Büyük Katipliğine getirilen ve hakkında çeşitli yolsuzluk söylentileri bulunan Enver Nejdet Egeran, dış dünya ile bağlantılarını kullanarak Türk masonluğunun dünyaya açılımına yönelik "başarılı" faaliyetler gösterdi. Yine bu dönemde, İngiltere Büyük Locası ile Türkiye masonları arasında yıllardır devam eden anlaşmazlıklar giderildi.

DP'de Büyük Rahatsızlık

Bu dönemde, DP bünyesindeki masonlar parti içinde büyük rahatsızlık uyandırmaktaydı. Özellikle halk tabanında kulaktan kulağa dolaşan söylentiler, DP içindeki muhafazakar milletvekillerini oldukça rahatsız ediyordu. DP Afyon milletvekili Gazi Yiğitbaşı, tabandan gelen bu baskılara dayanamayarak Genel Başkan Adnan Menderes'e sözlü bir soru önergesi sundu:

"Demokrat Parti Hükümetinin İktisat Vekili yüksek dereceli mason olan Zühtü Hilmi Velibeşe, Demokrat Parti'ye mensup birçok milletvekilini, mason olmaları için telkin tazyik altında tutmaktadır. Bunların büyük kısmı mason derneklerine kaydolmak için müracaat etmişlerdir. Hatta bu konuda gazetelerde haberler intişar etmiştir. Masonluk, beynelmilelci, gizli, zararlı ve kökü dışarıda bir cemiyettir. Bu cemiyet, Allah, din ve vatan gibi mukaddes değerleri tanımaz. Türkiye Cumhuriyeti'nin %98'i Müslümandır. Mebuslarımızın da kahir ekseriyeti Müslümandır. Bunların masonluğa intisaplarının halk arasında duyulması, partimiz ve hükümetimiz için memnuniyetsizlik doğmasına sebep olacaktır. Bu sözlü soruyu, mebuslarımızı bu şaibeden kurtarmak için verdim. Başvekilden mason cemiyetlerinin faaliyetinin devamına hükümetimizce müsaade edilip edilmeyeceğini de öğrenmek istiyorum. Yapılan neşriyat doğru değilse mebuslarımızı ve partiyi halk nazarında kötüleyen bu haberlerin sahipleri hakkında ne gibi bir muamele yapılacağının da açıklanmasını isterim..."

Yiğitbaşı'nın Menderes'e yapmış olduğu ve DP'lilerin hiç alışık olmadığı bu çıkış, aslında parti içerisinde masonluğun önü alınmaz bir duruma geldiğini de gösteriyordu. Dahiliye vekili Halil Özyörük'ün verdiği cevap, masonların parti içerisinde ne kadar güçlü olduklarını doğruluyordu:

"Mason derneği, Cemiyetler Kanunu'na göre kurulmuştur, kökü dışarıda olduğuna dair herhangi bir malumat bulunmadığı için..."

27 Mayıs Darbesi ve Masonlar

27 Mayıs darbesinde masonların etkisi yıllardır tartışılmaktadır. Menderes hükümetleri döneminde çok fazla ön plana çıkamayan masonlar, 27 Mayıs Askeri Darbesi ile kendilerini göstermişlerdir. 27 Mayıs Askeri Darbesi'nden sonra kurulan Milli Birlik Komitesi'nin en etkili komutanı Orgeneral Fahri Özdilek, masondur. Yine MBK üyesi olan Kurmay Albay Ertuğrul Alatlı ve Bediüzzaman'ın mezarını gasp eden isim olarak tanınan ve darbeden sonra İstanbul valiliğine atanan Orgeneral Refik Tulga ve yine 27 Mayıs'la İstanbul Belediye Başkanlığı'na atanan Korgeneral Şefik Hüsnü'de masondur. Darbeden sonra oluşturulan kabinede 14 mason bulunmaktadır.

"Masonluğun Türkiye'deki Gizli Tarihi" devam edecek. Gelecek sayımızda Türkiye masonluğunun 1966 yılındaki bölünmesinin perde arkasının inceleyeceğiz.

Abu Deyam

unread,
Mar 12, 2008, 11:19:51 AM3/12/08
to liberal-i...@googlegroups.com
 
TC'nin kazanimlari, Masonlugun kazanimlaridir.
 
TC'nin kurucu ilkeleri de MASONLUK umdeleridir.


abudeyam



Date: Wed, 12 Mar 2008 07:27:31 +0200
From: tonyuk...@gmail.com
To: BURAK...@googlegroups.com; dtdile...@googlegroups.com; dusuncep...@googlegroups.com; e-tu...@googlegroups.com; nor...@googlegroups.com; gru...@googlegroups.com; gune...@gmail.com; haber...@googlegroups.com; islamv...@googlegroups.com; karadeniz...@googlegroups.com; komik...@googlegroups.com; kelebekle...@googlegroups.com; kirmiz...@googlegroups.com; Kelimel...@googlegroups.com; liberal-i...@googlegroups.com; milli...@mynetgrup.com; malc...@googlegroups.com; mucah...@googlegroups.com; masal-...@googlegroups.com; milliyetc...@gmail.com; maydano...@googlegroups.com; NYTurkiye...@yahoogroups.com; oybi...@googlegroups.com; pax-ot...@googlegroups.com; td...@googlegroups.com; turkroggisti...@gmail.com; tev...@googlegroups.com; turk...@googlegroups.com; uzumg...@googlegroups.com; vuslatgu...@googlegroups.com; yoru...@googlegroups.com; turkiyen...@googlegroups.com; arena-...@googlegroups.com; cihan-tu...@googlegroups.com; eylu...@googlegroups.com; eksi_...@googlegroups.com; gencd...@googlegroups.com; anadol...@googlegroups.com; Vata...@googlegroups.com; za...@googlegroups.com; Muhamm...@googlegroups.com; TURKIYE...@googlegroups.com; arz...@googlegroups.com; kuvva-i...@googlegroups.com; isdunyasi-ve...@googlegroups.com; qan...@googlegroups.com; TOPLUM...@yahoogroups.com; acik...@googlegroups.com; turan...@googlegroups.com; TURKIY...@yahoogroups.com; hsah...@gmail.com
Subject: {liberal-izmirliler.38876} Mason Locaları: Osmanlıda kurulup yayıldılar, ATATÜRK Cumhuriyetinde ATATÜRK'ün Emri İle kapatıldılar, İnönü ile tekrar açıldılar, Demokrat Parti ile iktidara geldiler

ismet baytak

unread,
Mar 12, 2008, 9:06:03 PM3/12/08
to liberal-i...@googlegroups.com
sayin can,
 
goruslerde bir tutarlilik olmasi gerekmiyor mu?
 
istedigin gibi iskembeden atmak serbest mi?
 
siz soylemiyor mudunuz?
 
ataturk mason localarini kapattigi icin yadudiler tarafindan yanlis tedavi ile olduruldu.
 
onun yerine gecen,
 
inonu ona ihanet etti,
 
mason localarini acti!
 
cok tutarsiniz, coookkkkkkk.
 
ama,
 
sanirim,
 
siz de
 
atis serbest...
 
ismet baytak
 


Abu Deyam <abud...@hotmail.com> wrote:
 

__________________________________________________
Yahoo! kullanıyor musunuz?
İstenmeyen postadan bıktınız mı? Yahoo! Posta'da piyasanın en iyi istenmeyen posta korunması var
http://tr.mail.yahoo.com

tonyukuk yolu

unread,
Mar 13, 2008, 5:17:08 AM3/13/08
to liberal-izmirliler
Sayın Abu Bey,

ATATÜRK olmasaydı, osmanlının gerileme döneminde kurulmuş ve
imparatorluğu bir kanser gibi sarmış olan mason localarını kim
kapatabilirdi ?
Neden tarihi bu kadar çarpıtıyorsunuz?
Yalanlarla Atatürkü karalama çabanız, tarihi gerçekler size söylenince
ortaya çıkmayacakmı ?
Neden tarih okumuyorsunuz ?
Tarihi saptırmaya çalışmaktaki amacınız nedir ?

1 - Osmanlı padişahları mason localarını kurdurdu ve yayılmalarını
sağladı
2 - Atatürk ülkemizdeki mason localarını kapattı
3 - İsmet inönü geri açtırdı
4 - Celal bayar bunların devamını destekledi




On 12 Mart, 17:19, Abu Deyam <abude...@hotmail.com> wrote:
> TC'nin kazanimlari, Masonlugun kazanimlaridir.
>
> TC'nin kurucu ilkeleri de MASONLUK umdeleridir.
> abudeyam
>
> Date: Wed, 12 Mar 2008 07:27:31 +0200From: tonyukuky...@gmail.comTo: BURAK...@googlegroups.com; dtdile...@googlegroups.com; dusuncep...@googlegroups.com; e-tu...@googlegroups.com; nor...@googlegroups.com; gru...@googlegroups.com; gunese...@gmail.com; haber...@googlegroups.com; islamv...@googlegroups.com; karadeniz...@googlegroups.com; komik...@googlegroups.com; kelebekle...@googlegroups.com; kirmiz...@googlegroups.com; Kelimel...@googlegroups.com; liberal-i...@googlegroups.com; milliye...@mynetgrup.com; malc...@googlegroups.com; mucah...@googlegroups.com; masal-...@googlegroups.com; milliyetcilersit...@gmail.com; maydano...@googlegroups.com; NYTurkiye-Polit...@yahoogroups.com; oybi...@googlegroups.com; pax-ot...@googlegroups.com; td...@googlegroups.com; turkroggistihbaratmerk...@gmail.com; tev...@googlegroups.com; turk...@googlegroups.com; uzumg...@googlegroups.com; vuslatgu...@googlegroups.com; yoru...@googlegroups.com; turkiyen...@googlegroups.com; arena-...@googlegroups.com; cihan-tu...@googlegroups.com; eylu...@googlegroups.com; eksi_...@googlegroups.com; gencd...@googlegroups.com; anadol...@googlegroups.com; Vata...@googlegroups.com; za...@googlegroups.com; Muhamm...@googlegroups.com; TURKIYE...@googlegroups.com; arz...@googlegroups.com; kuvva-i...@googlegroups.com; isdunyasi-ve...@googlegroups.com; qan...@googlegroups.com; TOPLUMveBA...@yahoogroups.com; acik...@googlegroups.com; turan...@googlegroups.com; TURKIYEHA...@yahoogroups.com; hsahin...@gmail.comSubject: {liberal-izmirliler.38876} Mason Locaları: Osmanlıda kurulup yayıldılar, ATATÜRK Cumhuriyetinde ATATÜRK'ün Emri İle kapatıldılar, İnönü ile tekrar açıldılar, Demokrat Parti ile iktidara geldilerTürkiye'de Masonluğun Gizli Tarihi Türkiye'deki masonluğun kaynağı her ne kadar Ahiliğe, esnaf localarına ya da Bektaşiliğe bağlanmaya çalışılsa da, gerçekte masonluk kökü dışarıda olan bir örgüttür. Türkiye'de yapılan ciddi çalışmalar ve masonik kaynaklar, masonluk tarihini genellikle 3 döneme ayırmaktadır. Türkiye Masonluğunda 3 Dönem Türkiye'de masonluğun tarih sahnesine çıkışı Avrupa'dan 20 yıl sonra gerçekleşir. Bu çıkış ise tamamen dış kaynaklı olup;
>
> Meşrutiyet öncesi dönem
> 1909 yılından mason localarının Atatürk tarafından kapatıldığı 1935 yılına kadarki dönem
> 1948'de locaların uyku döneminden çıkarak yeniden faaliyete geçtiği dönemden günümüze kadar; olmak üzere 3 döneme ayrılmıştır.Bu üç dönemin birincisi yani Meşrutiyet öncesi dönem hakkında yeterli belge ve bilgi mevcut değildir. Bu dönem, Osmanlı İmparatorluğu'nun gerileme ve çöküş dönemini kapsar. Bu tarihlerde kurulmuş olan locaların hemen hepsi doğrudan yabancı obediyanslara (yedi masonun bir araya gelerek kurduğu loca) bağlıdır. Türkiye'de İlk Mason Locası Clavel'in, ünlü "Historie Pittoresque de la Franc-Maçonerie" adlı eserine göre, Türkiye'de ilk mason locası, 1738'de İstanbul'un Karaköy semtinde, bugün Perşembe Pazarı olarak bilinen ticaret merkezinde kurulmuştur. 1789 yılındaki Fransız İhtilalinden sonra bu loca, bilinmeyen bir nedenle faaliyetlerine son vermiştir. Yine tarih kaynaklarında aynı dönem içerisinde İstanbul'un çeşitli semtlerinde, İzmir'de, Halep'te ve Selanik'te mason localarının açıldığı aktarılmaktadır. Ancak padişahın özel emri ile bu localara sadece yabancı uyruklu ya da gayrımüslim kişiler kabul edilmekteydi. Nitekim bu kuralın bir dönem sonra delindiği ve artık Müslümanların da localardaki toplantılara katılabildiği, o tarihlerde yaşayan ünlü mason isimlerinden anlaşılmaktadır. Osmanlı İmpatorluğu'nda bilinen ilk Müslüman mason, Çelebi Mehmet Efendi'nin oğlu Sait Çelebi'dir. Osmanlı İmparatorluğu'nda İngiltere Büyük Locası'na bağlı kurulan ilk loca "Oriental Lodge"dur. Bu locanın 1856 yılına kadar faaliyette kaldığı anlaşılmaktadır. 1738'te başlayan Türkiye'deki masonik faaliyetler, yaklaşık 100 yıl çok sessiz ve yavaş faaliyet göstermiştir. Türkiye masonluğunun bu birinci döneminde masonlukla ilgili gelişmelerin belirgin bir hal almasının, Kırım Savaşı yıllarında olduğu kabul edilmektedir. 1853 yılında başlayan Kırım Savaşı'nda, Osmanlı topraklarının çeşitli bölgelerinde bulunan Fransızlar, İngilizler ve Sardunya Krallığı emrindeki İtalyanlar birçok loca açmışlardır. Yasaklanmış olmasına rağmen birçok Müslüman asıllı Osmanlı vatandaşı, bu localarda toplantılara düzenli olarak katılmışlardır. Sultan Abdulaziz Döneminde Masonluk "Oriental Lodge" dışındaki ilk büyük loca, 1857 yılında İzmir'de kurulan "Grand Lodge de Turquie"dir. Bu büyük locaya bağlı olarak her biri ayrı dilde faaliyet gösteren altı loca bulunuyordu. Türkçe olarak çalışan locanın adı "Orhaniye Locası"ydı. Türkiye'deki masonik yayınlar bu locayı ilk "milli" mason locası olarak kabul ederler. Sultan Abdulaziz'in tahta çıkmasıyla başlayan Avrupa ülkeleri ile iyi ilişkiler, masonlar için de rahat faaliyet gösterebilme döneminin başlangıcı olmuştu. Bu dönemde masonluğun, Türkiye'deki tarihi açısından en kayda değer gelişme "Ser Locası"nın açılması olmuştur. Ser Locası'nın üyeleri arasında Sultan 5. Murad, Şehzade Nurettin Efendi, Şehzade Selahattin Efendi, Sadrazam Keçecizade Fuat Paşa, Sadrazam Tunuslu Hayrettin Paşa, Sadrazam İbrahim Hakkı Paşa, Berlin Büyükelçisi Sadullah Paşa, Şinasi Bey gibi bir çok yazar, devlet adamı, gazeteci ve zengin Osmanlı tüccarları bu locanın aktif üyesiydi. Bu dönemden sonra artık masonluk, Osmanlı topraklarında adını ciddi şekilde duyurmaktaydı. Dönemin en etkili mason devlet adamı ise Sadrazam Mustafa Reşit Paşa idi. Türkiye masonlarının yayın organı Mimar Sinan dergisine göre Türkiye tarihinin en büyük Başbakanı olan Mustafa Reşit Paşa, ilerleyen yıllarda Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşünün öncüsü olacaktı. Sütunlar Yıkılıyor Anadolu Ajansı 10 Ekim 1935 tarihinde gazetelerin merkezlerine şu önemli haberi geçiyordu: "Türkiye mason cemiyeti, memleketimizin sosyal tekamülü ve günden güne artan muazzam terakkilerini nazarı itibare alarak faaliyetlerine nihayet vermeyi ve bütün mallarını memleketin sosyal ve kültürel kalkınmasına çalışan Halkevlerine teberrüü muvaffak görülmüştür." Bu habere kimse bir anlam verememişti. Çünkü Türkiye masonluğu, tarihinin en rahat dönemini yaşıyordu. TBMM Başkanı, İçişleri Bakanı, Dışişleri Bakanı, Ankara Valisi, İstanbul Valisi üst düzey aktif masondu. Devlet yönetiminin önemli mevkileri, masonlar tarafından ele geçirilmişti. Türkiye masonluğu ne olmuştu da 27 yıl aradan sonra kendini yok etme kararı almıştı. 4 gün sonra gerçek ortaya çıkmıştı. Masonlar kendilerini feshetmemiş, mason locaları, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından kapatılmıştı. 14 Ekim 1935 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi'nin "Türkiye'de Mason Locaları Bir Emirle Kapatıldı" başlıklı haberinde olayın perde arkası şu şekilde aktarılıyordu: "İçişleri Bakanlığı'ndan verilen bir emir üzerine Türkiye mason Localarının faaliyetlerine nihayet verilmiştir. Yüksek makamın emri ile Türkiye masonluğunun İstanbul, Ankara, İzmir, Edirne, Muğla, Gaziantep ve Adana'da bulunan Müteaddid locaları kapanmış, bunların emlaki hükümete intikal etmiştir." Cumhuriyet gazetesinin haberinde, sözü edilen yüksek makam dönemin Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ten başkası değildi. İşin ilginç yanı ise Atatürk mason localarını kapatma emrini Müslümanlara yaptığı zulümlerle tanınan mason İçişleri Bakanı Şükrü Kaya'ya vermiş olmasıydı. Mason İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Atatürk'ü bu tarihi kararından vazgeçirmeye çalışsa da başarılı olamadı. Atatürk kapatma öncesi, Doktor İsmail Hurşit, Türkiye Büyük Locası Büyük Üstadı Muhittin Osman Omay ve bir grup masonu İçişleri Bakanlığı'na çağırdı ve kesin kararını bildirdi: "Mason Locaları kapatılıp çalışmalarına son verecekler ve mal varlıklarını halk evlerine aktaracaklardır." Atatürk: Bunların Kökü Dışarıda! Atatürk, uzun süredir aklını meşgul eden mason localarının kapatılmasıyla ilgili düşüncelerini ilk olarak 1935 yılında gündeme getirdi. İttihat Terakki Cemiyeti içerisindeki masonların Türkiye'ye verdikleri zarar, herkes tarafından bilinmekteydi. İttihat Terakki'yi yakından tanıyan Atatürk, Cumhuriyet'in kuruluşundan beri locaları kapatmak için fırsat kolluyordu. Dönemin Van Milletvekili İbrahim Arvas, hatıralarında Atatürk'ün masonlara yaklaşımını şu şekilde ifade ediyor: "Mustafa Kemal'in sevmediği iki zümre vardı. Birincisi dönmeler ikinci ise masonlardı... Bir gün eski Adliye Vekili Mahmud Esat Bozkurt'u çağırdı. Kendisine masonların taksimat, teşkilat, ahvalini bildirir bir kitap verdi. "Bunu güzelce mutalaa et, bir takrirle Halk Partisi grup başkanlığına ver, grupta bunlara şiddetli hücum yap ve grupça kapanmasına dalalet et. Senin de bu işte büyük şeref payın olacaktır" dedi. Grup danışmanı Mahmut Esat Bozkurt, riyaset makamına bir takrir verdi ve takririnin okunmasını reisten rica etti. Hülasası şöyleydi: "Masonluk kökü dışarıda bir Yahudi tarikatından başka bir şey değildir, memleketimizde bunun ne işi vardır? Bunu da grup kararıyla kapatalım..." Ertesi hafta Recep Peker geldi ve kürsüye çıkarak şu müjdeyi verdi: "Arkadaşlar, yarından itibaren Türkiye'de masonluk kalmamıştır ve bütün localar ...
>
> tamamını oku »

Elif ERDEGER

unread,
Mar 13, 2008, 6:44:36 AM3/13/08
to liberal-i...@googlegroups.com
       TÜRKİYE CUMHURİYETİNDEN MEMNUN DEĞİLSİN EKMEĞİNİ YEME!
  HAİNLİĞE TAHAMMÜLÜM YOKTUR.

 

ayşe melek

unread,
Mar 13, 2008, 10:34:37 AM3/13/08
to liberal-i...@googlegroups.com
Sayın d.....l,
 
sizin atışlarınızı gördük
 
alakasız konulara alakası olmayan
 
üstelik tümüyle
 
uydurma
 
konular göndermek gibi,
 
İyi atışçı olmadığınız
 
atarkende hep ıskaladığınızı
 
çünki her zaman
 
elinizde
 
silah yerine
 
maydonoz tuttuğunuzu
 
aslında
 
maydonuzu yerken yazdığınızı
 
gösteriyordunuz..
 
sizin cemiyet
 
ata ata
 
artık attığı her saçmalığa
 
inanarak
 
sebestliğin
 
sarsıntısı içindeler
 
sarsıntı geçirenlerden biride sizsiniz
 
yoksa atıklarınızı hatırlar bu şekilde yazarak
 
kendinizi güldürmezdiniz..
 
iyi atmalar pardon iyi maydonoz yemeler Emperyalist devrimci..:)))

ismet baytak

unread,
Mar 14, 2008, 8:38:07 AM3/14/08
to liberal-i...@googlegroups.com

Özdemir İNCE

 

Peygambercilik oyunu


DÜN akşam arkadaşım Murat’la konuşuyorduk, "Türki cumhuriyetler (Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan) ve Türkik kökenli toplumlar Sovyet dönemini yaşamasalardı, günümüzde Afganistan’dan farkları olmazdı. Örneğin Fars kökenli Tacikistan ve Moğolistan bile Afganistan’dan daha iyi durumda" dedi.

Bu konuya daha sonra döneceğim, nedenlerini irdeleyeceğim. Ama siz bu arada, bu konuda, o zamana kadar biraz düşünün.

GERÇEK ANLAMI

Şimdi, bu ilginç karşılaştırmayı bir yana bırakıp yazımızın başlığına gelelim: The Economist dergisinin Fethullah Gülen’i "peygamber" ilan etmesi konusunda Hürriyet Gazetesi’nde yayımlanan haberi anımsarsınız. Haber üzerine, Fethullah Gülen, Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök’e sitem dolu, duygusal bir protesto mektubu göndermiş. Bu haberi yayınladığı ve "prophet" sözcüğünü yanlış çevirdiği için Hürriyet’i kınıyor.

Hürriyet’in de yayınladığı gibi "prophet" sözcüğünün birçok anlamı vardır. Ama asıl anlamı "peygamber"dir. Öteki anlamlar yananlamlar sınıfına girer. "Prophet" sözcüğünün anlam kaymasına uğraması dinsel bağlamın dışında kullanılmasını gerektirir. Örneğin, ("Fethullah Gülen, a prophet of Turkish politics") gibi bir cümle kurulsa, sözcüğün anlamı değişir, cümlenin Türkçesi "Türk politikasının üstadı (önderi) Fethullah Gülen" olur.

Hürriyet’te yayınlanan tercüme doğrudur. Bu doğruluğu da The Economist’teki yazıda yer alan bilgiler kanıtlamaktadır: "Kendisi, dinleyenlerin gönlündeki bam telini çalan ve gözyaşlarıyla sulanmış olan vaazlar veren son derece duygusal bir vaiz olmasına karşın başında bulunduğu hareket, içinde bulunduğu şartlara fevkalade riayet etme irfanına sahiptir ve küresel bir şirket gibi profesyonel hareket etmektedir." (Zaman, 08.03.08)

Ayrıca bunca şamataya gerek yok, isteyen The Economist yazarına sözcüğü hangi anlamda kullandığını sorabilir.

KUTSAL ÇEVİRİ

Fethullah Gülen’in protesto etmesi gereken yer Hürriyet Gazetesi değil kuşkusuz, The Economist Dergisi. Bakalım haberin kaynağını protesto edecek mi?

İşin içinde Fethullahçılığa özgü bir oyun da var: Fethullah Gülen, Ertuğrul Özkök’e yazdığı mektupta The Economist’i de eleştirirken, Fethullahçı hareketin komutanı Zaman Gazetesi, söz konusu haberi iftiharla yayınlamış bulunuyor. (Zaman, 08.03.08)

Zaman Gazetesi’ndeki çevirinin Hacivat Türkçesi Nuray Mert’in de dikkatini çekmiş; "Zaman gazetesindeki tercüme, nedense, fazlasıyla ağdalı ve bol sayıda eski Türkçe kelime ve deyimlerle doluydu" diyor (Radikal, 11.03.08). Amaç, kutsal metin duygusu yaratmak!

Çeviride bazı değişiklikler yapılması Nuray Mert’in dikkatini çekmiş. "A ’prophet’ who finds honour, and some suscipcion, on his own country" ("Kendi ülkesinde saygı ve biraz da şüpheyle karşılanan bir peygamber") cümlesinin Zaman’da yayınlanan çeviride yer almaması benim dikkatimi çekti. Neden acaba?

FETHULLAHÇI KAFA

Fethullah Gülen, hakkında yayınlanan bir yazı ve o yazıda kullanılan bir sıfattan çok rahatsız (!) ama Zaman Gazetesi o yazıyı iftiharla yayınlıyor. Fethullah Gülen peygamber sıfatını geri çevirip sempati toplarken ne kadar alçakgönüllü bir zat olduğunu da kanıtlıyor. Ve böylece bir taşla bir kuş sürüsü vuruyor. Buna Fethullahçı ticaret kafası denir!
 
ismet baytak

ayşe melek <abobiyv...@gmail.com> wrote:
 


Yahoo! kullaniyor musunuz?
Istenmeyen postadan biktiniz mi? Istenmeyen postadan en iyi korunma Yahoo! Posta'da
http://tr.mail.yahoo.com

Abu Deyam

unread,
Mar 14, 2008, 12:10:18 PM3/14/08
to liberal-i...@googlegroups.com

Sayin tanyukuk,
 
Daha iyi anlamaniz icin Fransa'yi ornek vereyim. Cunku bu sadece TC'nin basina gelmemistir.
 
Mosyo Jacques Chirach, Fransiz Masriki Azamliginin bir anma toplantisinda soyle konusmustur:
 
_ Fransa Masonluga Cumhuriyeti borcludur. Cunku Masonlugun ilkeleri Fransiz Cumhuriyetinin ilkeleri olmustur.
 
Sizce TC ve Ataturk ilkeleri Fransiz Cumhuriyetinin ilkelerinden ne kadar ayrilir?
 
Masonluk ilkeleri ile TC ilkeleri arasinda bir celiski soyleyebilir misiniz?
 
Mustafa Kemal, Izmir suikastindan sonra kendi silah arkadaslarini bile idamla yargilatacak bir ruh haline kapilmistir (Bakiniz pasalarin savunmasi).
 
İstiklál Mahkemesi, Ankara’daki kararını 26 Ağustos’ta verdi ve bu defa önde gelen dört İttihadçı, eski Maliye Nazırı Cavid, Doktor Názım, Hilmi ve Nail Beyler de idama mahkûm oldular ve hemen o gece darağacına götürüldüler. Cavid Bey son söz olarak "Allah’ın láneti zalimin üstündedir. Zulümdür bu zulüm!", Doktor Názım ise "Yoook! Vallahi yok! Bu meselede hiçbir alákam, taksirim yok. Masumum!" demişti.

Istiklal mahkemesi Doktor Nazim'i mektuplarini delil gostererek idama mahkum etmisti. Gecen sene bu mektuplarda suikastla ilgili hic bir sey olmadigini Murat Bardakci acikladi.
 
abudeyam


> Date: Thu, 13 Mar 2008 02:17:08 -0700
> Subject: {liberal-izmirliler.39029} Re: Cumhuriyet kazanimlari ve MASONLUK
> From: tonyuk...@gmail.com
> To: liberal-i...@googlegroups.com

ismet baytak

unread,
Mar 14, 2008, 8:41:47 PM3/14/08
to liberal-i...@googlegroups.com
sayin can,
 
sizin masonluk ile fransa nin masonlugu ayri olmasin.
 
bakin bakalim,
 
mason localari nasil kurulmus.
 
ilk kurulus amaclari ne imis?
 
sonra nasil degismis.
 
siz sanirim bunlari bilmeden iskembeden atiyorsunuz.
 
ismet baytak
 


Abu Deyam <abud...@hotmail.com> wrote:

tonyukuk yolu

unread,
Mar 14, 2008, 8:54:02 PM3/14/08
to liberal-izmirliler
Sadece şu soruya yanıt verin

Osmanlının gerileme döneminde kurulmuş ve yayılmış bulunan Mason
Localarını, kim,ne zaman ve hangi sebeple kapatmıştır ?

Bu soruya cevap vermek yerine gene kafanızdaki leri yazmak sizin
tercihiniz olabilir ancak Atatürk'ün ülkemizin özgürlüğü için iç ve
dış düşmanlarına karşı verdiği mücadeleyi asla tarihten
silemezsiniz.

On 14 Mart, 18:10, Abu Deyam <abude...@hotmail.com> wrote:
> Sayin tanyukuk,
>
> Daha iyi anlamaniz icin Fransa'yi ornek vereyim. Cunku bu sadece TC'nin basina gelmemistir.
>
> Mosyo Jacques Chirach, Fransiz Masriki Azamliginin bir anma toplantisinda soyle konusmustur:
>
> _ Fransa Masonluga Cumhuriyeti borcludur. Cunku Masonlugun ilkeleri Fransiz Cumhuriyetinin ilkeleri olmustur.
>
> Sizce TC ve Ataturk ilkeleri Fransiz Cumhuriyetinin ilkelerinden ne kadar ayrilir?
>
> Masonluk ilkeleri ile TC ilkeleri arasinda bir celiski soyleyebilir misiniz?
>
> Mustafa Kemal, Izmir suikastindan sonra kendi silah arkadaslarini bile idamla yargilatacak bir ruh haline kapilmistir (Bakiniz pasalarin savunmasi).
>
> İstiklál Mahkemesi, Ankara'daki kararını 26 Ağustos'ta verdi ve bu defa önde gelen dört İttihadçı, eski Maliye Nazırı Cavid, Doktor Názım, Hilmi ve Nail Beyler de idama mahkûm oldular ve hemen o gece darağacına götürüldüler. Cavid Bey son söz olarak "Allah'ın láneti zalimin üstündedir. Zulümdür bu zulüm!", Doktor Názım ise "Yoook! Vallahi yok! Bu meselede hiçbir alákam, taksirim yok. Masumum!" demişti.
> Istiklal mahkemesi Doktor Nazim'i mektuplarini delil gostererek idama mahkum etmisti. Gecen sene bu mektuplarda suikastla ilgili hic bir sey olmadigini Murat Bardakci acikladi.
>
> abudeyam> Date: Thu, 13 Mar 2008 02:17:08 -0700> Subject: {liberal-izmirliler.39029} Re: Cumhuriyet kazanimlari ve MASONLUK> From: tonyukuky...@gmail.com> To: liberal-i...@googlegroups.com> > > Sayın Abu Bey,> > ATATÜRK olmasaydı, osmanlının gerileme döneminde kurulmuş ve> imparatorluğu bir kanser gibi sarmış olan mason localarını kim> kapatabilirdi ?> Neden tarihi bu kadar çarpıtıyorsunuz?> Yalanlarla Atatürkü karalama çabanız, tarihi gerçekler size söylenince> ortaya çıkmayacakmı ?> Neden tarih okumuyorsunuz ?> Tarihi saptırmaya çalışmaktaki amacınız nedir ?> > 1 - Osmanlı padişahları mason localarını kurdurdu ve yayılmalarını> sağladı> 2 - Atatürk ülkemizdeki mason localarını kapattı> 3 - İsmet inönü geri açtırdı> 4 - Celal bayar bunların devamını destekledi> > > > > On 12 Mart, 17:19, Abu Deyam <abude...@hotmail.com> wrote:> > TC'nin kazanimlari, Masonlugun kazanimlaridir.> >> > TC'nin kurucu ilkeleri de MASONLUK umdeleridir.> > abudeyam> >> > Date: Wed, 12 Mar 2008 07:27:31 +0200From: tonyukuky...@gmail.comTo: BURAK...@googlegroups.com; dtdile...@googlegroups.com; dusuncep...@googlegroups.com; e-tu...@googlegroups.com; nor...@googlegroups.com; gru...@googlegroups.com; gunese...@gmail.com; haber...@googlegroups.com; islamv...@googlegroups.com; karadeniz...@googlegroups.com; komik...@googlegroups.com; kelebekle...@googlegroups.com; kirmiz...@googlegroups.com; Kelimel...@googlegroups.com; liberal-i...@googlegroups.com; milliye...@mynetgrup.com; malc...@googlegroups.com; mucah...@googlegroups.com; masal-...@googlegroups.com; milliyetcilersit...@gmail.com; maydano...@googlegroups.com; NYTurkiye-Polit...@yahoogroups.com; oybi...@googlegroups.com; pax-ot...@googlegroups.com; td...@googlegroups.com; turkroggistihbaratmerk...@gmail.com; tev...@googlegroups.com; turk...@googlegroups.com; uzumg...@googlegroups.com; vuslatgu...@googlegroups.com; yoru...@googlegroups.com; turkiyen...@googlegroups.com; arena-...@googlegroups.com; cihan-tu...@googlegroups.com; eylu...@googlegroups.com; eksi_...@googlegroups.com; gencd...@googlegroups.com; anadol...@googlegroups.com; Vata...@googlegroups.com; za...@googlegroups.com; Muhamm...@googlegroups.com; TURKIYE...@googlegroups.com; arz...@googlegroups.com; kuvva-i...@googlegroups.com; isdunyasi-ve...@googlegroups.com; qan...@googlegroups.com; TOPLUMveBA...@yahoogroups.com; acik...@googlegroups.com; turan...@googlegroups.com; TURKIYEHA...@yahoogroups.com; hsahin...@gmail.comSubject: {liberal-izmirliler.38876} Mason Locaları: Osmanlıda kurulup yayıldılar, ATATÜRK Cumhuriyetinde ATATÜRK'ün Emri İle kapatıldılar, İnönü ile tekrar açıldılar, Demokrat Parti ile iktidara geldilerTürkiye'de Masonluğun Gizli Tarihi Türkiye'deki masonluğun kaynağı her ne kadar Ahiliğe, esnaf localarına ya da Bektaşiliğe bağlanmaya çalışılsa da, gerçekte masonluk kökü dışarıda olan bir örgüttür. Türkiye'de yapılan ciddi çalışmalar ve masonik kaynaklar, masonluk tarihini genellikle 3 döneme ayırmaktadır. Türkiye Masonluğunda 3 Dönem Türkiye'de masonluğun tarih sahnesine çıkışı Avrupa'dan 20 yıl sonra gerçekleşir. Bu çıkış ise tamamen dış kaynaklı olup;> >> > Meşrutiyet öncesi dönem> > 1909 yılından mason localarının Atatürk tarafından kapatıldığı 1935 yılına kadarki dönem> > 1948'de locaların uyku döneminden çıkarak yeniden faaliyete geçtiği dönemden günümüze kadar; olmak üzere 3 döneme ayrılmıştır.Bu üç dönemin birincisi yani Meşrutiyet öncesi dönem hakkında yeterli belge ve bilgi mevcut değildir. Bu dönem, Osmanlı İmparatorluğu'nun gerileme ve çöküş dönemini kapsar. Bu tarihlerde kurulmuş olan locaların hemen hepsi doğrudan yabancı obediyanslara (yedi masonun bir araya gelerek kurduğu loca) bağlıdır. Türkiye'de İlk Mason Locası Clavel'in, ünlü "Historie Pittoresque de la Franc-Maçonerie" adlı eserine göre, Türkiye'de ilk mason locası, 1738'de İstanbul'un Karaköy semtinde, bugün Perşembe Pazarı olarak bilinen ticaret merkezinde kurulmuştur. 1789 yılındaki Fransız İhtilalinden sonra bu loca, bilinmeyen bir nedenle faaliyetlerine son vermiştir. Yine tarih kaynaklarında aynı dönem içerisinde İstanbul'un çeşitli semtlerinde, İzmir'de, Halep'te ve Selanik'te mason localarının açıldığı aktarılmaktadır. Ancak padişahın özel emri ile bu localara sadece yabancı uyruklu ya da gayrımüslim kişiler kabul edilmekteydi. Nitekim bu kuralın bir dönem sonra delindiği ve artık Müslümanların da localardaki toplantılara katılabildiği, o tarihlerde yaşayan ünlü mason isimlerinden anlaşılmaktadır. Osmanlı İmpatorluğu'nda bilinen ilk Müslüman mason, Çelebi Mehmet Efendi'nin oğlu Sait Çelebi'dir. Osmanlı İmparatorluğu'nda İngiltere Büyük Locası'na bağlı kurulan ilk loca "Oriental Lodge"dur. Bu locanın 1856 yılına kadar faaliyette kaldığı anlaşılmaktadır. 1738'te başlayan Türkiye'deki masonik faaliyetler, yaklaşık 100 yıl çok sessiz ve yavaş faaliyet göstermiştir. Türkiye masonluğunun bu birinci döneminde masonlukla ilgili gelişmelerin belirgin bir hal almasının, Kırım Savaşı yıllarında olduğu kabul edilmektedir. 1853 yılında başlayan Kırım Savaşı'nda, Osmanlı topraklarının çeşitli bölgelerinde bulunan Fransızlar, İngilizler ve Sardunya Krallığı emrindeki İtalyanlar birçok loca açmışlardır. Yasaklanmış olmasına rağmen birçok Müslüman asıllı Osmanlı vatandaşı, bu localarda toplantılara düzenli olarak katılmışlardır. Sultan Abdulaziz Döneminde Masonluk "Oriental Lodge" dışındaki ilk büyük loca, 1857 yılında İzmir'de kurulan "Grand Lodge de Turquie"dir. Bu büyük locaya bağlı olarak her biri ayrı dilde faaliyet gösteren altı loca bulunuyordu. Türkçe olarak çalışan locanın adı "Orhaniye Locası"ydı. Türkiye'deki masonik yayınlar bu locayı ilk "milli" mason locası olarak kabul ederler. Sultan Abdulaziz'in tahta çıkmasıyla başlayan Avrupa ülkeleri ile iyi ilişkiler, masonlar için de rahat faaliyet gösterebilme döneminin başlangıcı olmuştu. Bu dönemde masonluğun, Türkiye'deki tarihi açısından en kayda değer gelişme "Ser Locası"nın açılması olmuştur. Ser Locası'nın üyeleri arasında Sultan 5. Murad, Şehzade Nurettin Efendi, Şehzade Selahattin Efendi, Sadrazam Keçecizade Fuat Paşa, Sadrazam Tunuslu Hayrettin Paşa, Sadrazam İbrahim Hakkı Paşa, Berlin Büyükelçisi Sadullah Paşa, Şinasi Bey gibi bir çok yazar, devlet adamı, gazeteci ve zengin Osmanlı tüccarları bu locanın aktif üyesiydi. Bu dönemden sonra artık masonluk, Osmanlı topraklarında adını ciddi şekilde duyurmaktaydı. Dönemin en etkili mason devlet adamı ise Sadrazam Mustafa Reşit Paşa idi. Türkiye masonlarının yayın organı Mimar Sinan dergisine göre Türkiye tarihinin en büyük Başbakanı olan Mustafa Reşit Paşa, ilerleyen yıllarda Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşünün öncüsü olacaktı. Sütunlar Yıkılıyor Anadolu Ajansı 10 Ekim 1935 tarihinde gazetelerin merkezlerine şu önemli haberi geçiyordu: "Türkiye mason cemiyeti, memleketimizin sosyal tekamülü ve günden güne artan muazzam terakkilerini nazarı itibare alarak faaliyetlerine nihayet vermeyi ve bütün mallarını memleketin sosyal ve kültürel kalkınmasına çalışan Halkevlerine teberrüü muvaffak görülmüştür." Bu habere kimse bir anlam verememişti. Çünkü Türkiye masonluğu, tarihinin en rahat dönemini yaşıyordu. TBMM Başkanı, İçişleri Bakanı, Dışişleri Bakanı, Ankara Valisi, İstanbul Valisi üst düzey aktif masondu. Devlet yönetiminin önemli mevkileri, masonlar tarafından ele geçirilmişti. Türkiye masonluğu ne olmuştu da 27 yıl aradan sonra kendini yok etme kararı almıştı. 4 gün sonra gerçek ortaya çıkmıştı. Masonlar kendilerini feshetmemiş, mason locaları, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından kapatılmıştı. 14 Ekim 1935 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi'nin "Türkiye'de Mason Locaları Bir Emirle Kapatıldı" başlıklı haberinde olayın perde arkası şu şekilde aktarılıyordu: "İçişleri Bakanlığı'ndan verilen bir emir üzerine Türkiye mason Localarının faaliyetlerine nihayet verilmiştir. Yüksek makamın emri ile Türkiye masonluğunun İstanbul, Ankara, İzmir, Edirne, Muğla, Gaziantep ve Adana'da bulunan Müteaddid locaları kapanmış, bunların emlaki hükümete intikal etmiştir." Cumhuriyet gazetesinin haberinde, sözü edilen ...
>
> tamamını oku >>

Elif ERDEGER

unread,
Mar 15, 2008, 5:53:46 AM3/15/08
to liberal-i...@googlegroups.com
      Fransa da Cumhuriyet dediğiniz ilkeler doğrultusunda gerçekleşmemiştir aksine kralın her daim yanında olan lobi zengin lobi diyorum ben buna(ideoloji paradır ve erktir haricinde bir durum söz konusu değildir) kralı sıkıştırmak için halk hareketini desteklemiştir.Kral philippe nin de öldürülmesinde payları vardır ayrıca fransanın kadın hareketleri de bununla ilgilidir ticari alan ve parsel isteme durumundan kaynaklanmaktadır.Bilmeden konuşmak iyi birşey değildir.
     Hatta bir de Eiffel Kulesinin ihalesinde bir tehditvari hareket başlatılmıştır bunun vakıfların örgütlenmesi ve kullanılmasıyla doğrudan ilgisi vardır.Hiçbir şey ne tarihe yazıldığı gibi çıplak ne de göründüğü gibi yalan değildir.Masonlar başarılı ve paralı insanları alır bunun nedeni de şundandır eğer bunlar kontrolsüz kalırlarsa devlet lehine bir oluşuma yelken açabilir bu da çıkarcı büyük patronların enerji devlerinin işine gelmez.Dikkat edin 1800 lerden sanayi devriminden sonra sanayi filizlenip hemen büyüdüğü zamanda bir sürü devrim ve isyan ortaya çıkmıştır.Bu bu kadar basit bir mantıktır.
    Murat BARDAKÇIYA sorun bakalım kimler dahilinde kimlerin çıkarları için tutundurulmaktadır?
 
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages