Atatürk'ün Jandarma İstihbarat subaylarından TEŞKİLAT-I MAHSUSACI ve aynı zamanda "Türk Polis Teşkilatı"nın kurucularından Mehmet Rifat Efendi'nin en büyük mirası ATATÜRK'ÜN GİZLENEN GERÇEK VASİYETİ.
28 Kasım 1938'de yani Atatürk'ün ölümünden 18 gün sonra ikindi vakti saat 15'te Ankara 3. Sulh Hukuk TRK Mahkemesinde açılan bu vasiyetten çıkan iki tane zarf var. Biri herkes tarafından bilinen 6 maddelik vasiyet diğeri ise 50 yıl sonra açılsın diye Ankara/Ulus'taki Ziraat Bankası kasalarına anahtar uydurulur diye tedbiren kaynakla kapatılan vasiyet!..
Bir aile düşünün 12 Temmuz 1963 yılından itibaren günü geliyor diyerek bu gizli vasiyetin açıklanması için tüm ömürlerini vakfetmişler. Bunlar Alaaddin TUMLUER ve oğlu Meriç TUMLUER... İşin ilginç yanı tıpkı Atatürk'ün GENÇLİĞE HİTABESİ VE NUTUK'da şifrelediği ancak bu vasiyette üzerlerini açtığı sırlar kadar baba-oğul da bir sır küpü.
BU SIRRIN en önemli kaynakları ise Atatürk'ün sıradışı istihbarat subayı MEHMET RİFAT EFENDİ'nin oğlu SELAHADDİN Bey, oğlu ALAADDİN Bey ve torunu MERİÇ Bey.
1988 YILINDA AÇILACAK VASİYETE
KİMLER HANGİ HAKLA EL UZATTI
Alaaddin Tumluer ve oğlu Meriç Tumluer'in ATATÜRK'ÜN GİZLENEN VASİYETİ'nin AÇIKLANMASI için başlatılan çalışmaları 12 Nisan 2005 tarihindeki dilekçe ile ilk duruşma 04 Mayıs 2005 tarihiyle birlikte Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne taşınıyor ve bir dizi 7 celse duruşma gerçekleşiyor. Bu celselerde Baba-oğul Tumluerler'in başta GENEL KURMAY, MİT MÜTEŞARLARI, TÜM İSTİHBARAT BİRİMLERİ YETKİLİLERİ, CUMHURBAŞKANLARI, TBMM BAŞKANLARI, BAŞBAKANLAR, BAKANLAR, SİYASİ PARTİ LİDERLERİ, MİLLETVEKİLLERİ,İŞ ADAMLARI, neredeyse topçu ve popçuların dahi bilgilendirildiği açıklanıyor ve bizzat evraklar açılıp, okunuyor.
Özellikle Mahkemenin 12/Temmuz/2005 tarihinde görülen 3. celsesindeki; "22.01.1964 TARİHİNDE BÜTÜN tarihi belge, vesika, evrak ve eşyaların Genel Kurmay Başkanlığı HARP TARİHİ DAİRESİ (ki günümüzde ATESE/Askeri Tarih ve Stratejik Araştırmalar Merkezi olarak adlandırılıyor/Hakan Yılmaz Çebi)) Temsilcilerin 1 numaralı kasadaki değerli eşyaların ise 29.04.1964 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığına, Maliye Bakanlığı yetkilileri tarafından usulüne uygun şekilde devir ve teslim edilerek kasaların içinin tamamen boşaltıldığı, kasa anahtarlarının yedekleriyle birlikte Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü Merkez Şube Yetkililerine teslim edildiği Ankara Cumhuriyet Baş Savcılığı'nın 27.05.2005 tarih ve 3/9341 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesinden anlaşılmıştır." İfadesi 50 yıl sonra bizzat Atatürk tarafından açılması için telkin edilen vasiyete kimlerin, milletin kurumlarındaki nüfuzlarını kullanarak yetkileri dışında, üstelik her fırsatta ATATÜRK İLKE VE INKILAPLARININ BEKÇİSİ OLDUKLARINI söyleyerek suç işleme cüretinde bulunduklarını belgelendiriyor.
Meriç Tumluer bu gelişmeler üzerine, " Heyet Başkanı olan Kurmay Albay Remzi Tetik ve özel yeminli ekibinin İSTİKLAL SAVAŞI TARİHİ ile ilgili hazırlanan yazıya kaynak olabilmesi bahanesiyle teslim, tesellüm tutanakları imzalanarak alınan bu evrakların TADADİ dökümlerinin istetilmesi ve ortaya çıkarılması için dönemin İstanbul milletvekili EMİN ŞİRİN'le birlikte bir dizi çalışmaya giriyor.
DİĞER TARAFTAN MERİÇ TUMLUER, BİR TAKIM ÖZEL İSTİHBARATLARA (!) DAYANARAK BİZLERE, ATATÜRK'ÜN KUTSAL VASİYET DİYEBİLECEĞİMİZ GİZLENEN VASİYETİ İLE İLGİLİ İLK MÜTECAVİZ OLAYLARIN BİZZAT İNÖNÜ TARAFINDAN 1942 YILINDA KASALAR AÇILARAK YAPILDIĞINI DA SÖYLEDİ.
"NETEKİM PAŞA" DARBEYİ NİYE
VASİYET AÇIKLANMADAN ÖNCE YAPIYOR?!
Meriç Bey, Atatürk'ün gizlenen vasiyeti ile ilgili suçladığı bir diğer isim de 1980 DARBERETÖRÜ Ahmet Kenan Evren daha doğrusu tercih ettiği ismiyle sadece KENAN EVREN.
Meriç Tumluer; EVREN'İN vasiyetle ilgisini ise şu ifadelerle açıklıyor:
"17.10.2005 tarihinde 7. Cumhurbaşkanı Sn.Ahmet Kenan Evren'e bir mektup yazarak 10.Kasım. 1988 Yüce Atatürk'ün gizlenen vasiyetinin açıklanması ile ilgili görevli olan yönetici olması açısından gizli vasiyetnameyi okuyup ESKİ TÜRKÇE'DEN YENİ TÜRKÇE'YE TERCÜME ETTİRDİĞİ HALDE hiç kimse okuyamaz ve rahatlıkla ulaşamaz mantığı ile Genel Kurmay Harp Tarihi Stratejik Ekipler Dairesi Başkanlığına bizzat saklatması üzerine, 16. Mayıs. 1990 tarihli Sabah gazetesinde yer alan haberi halen tekzip edememiş..."
Meriç Tumluer devam ediyor:
"Bu konuda ihmalinin olduğunu belirtmek için (Kenan Evren) kendisiyle bizzat karşılıklı görüşmek üzere randevu talebimi belirten 3 sayfalık bir mektup yazıp, Gizli Vasiyetin varlığı ile ilgili Aytunç ALTINDAL'ın yazısı, ATV ana haberde canlı yayında Murat BİRSEL'e bizim verdiğimiz bilgiler sonucu yaptığı röportajda YÜCE ATATÜRK'ÜN OKUYUP NOT DÜŞTÜĞÜ, DİN İLE İLGİLİ BİR KİTAPTAN BAHSETTİĞİ BİR KONUŞMAYI İÇEREN SABAH GAZETESİNDE ÇIKAN HABERİN FOTOKOPİLERİ VE KENDİSİNE HİTABEN YAZMIŞ OLAN BU MEKTUBU, MARMARİS ARMUTALAN'A APS POSTA İLE RESMİ YOLDAN MEKTUP VE FOTOKOPİ EKLERİNİ GÖNDERDİM..."
MERİÇ BEY, ÖZEL GÖRÜŞMEMİZDE İSE 1980 DARBESİNİN 10.KASIM. 1988 YILINDA YANİ RESMİ TARİHİNDE AÇIKLANMAMASI İÇİN BİR DİZİ OPERASYONUN ÇOK ÖNEMLİ BİR PARÇASI OLARAK YAPILDIĞINI SÖYLEDİ.
PEKİ GİZLENEN VASİYETTE
NELER VAR!
Meriç Bey'in elinde Atatürk'e ait olan Osmanlıca(eski yazı) yazıların gizli vasiyetler olduğunu öğrendim. Bu vasiyetler kendisi masonik şeytanlar tarafından zehirlenme trafiğini fark ettiğinde bizzat kendisi tarafından zaman zaman kaleme alınmış daha sonra kenarlarından KIRMIZI BİR BAL MUMUYLA MÜHÜRLETTİRİLİP KAPATILARAK, 10.Kasım.1988 tarihinde açılmak üzere Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü'ndeki özel kasalara hapsetmiş.
GAZİ PAŞA GİZLENEN VASİYETİNDE AŞAĞIDA SIRALADIĞIMIZ gelecekle ilgili öngörülerde bulunurken; MİRAÇ GECELERİ BAŞTA OLMAK ÜZERE KUTSİ GECELERDE YERYÜZÜNE İNEN İLAHİ MESAJLARA VE BU MESAJLARA AÇIK ALLAH DOSTLARINA DAYANIYOR. TIPKI FATİH SULTAN MEHMET'İN YANINDAKİ AKŞEMSEDDİN HAZRETLERİ GİBİ...
1- TÜRKİYE PETROL DENİZİ
Vasiyetin yeni Türkçe'ye çevrilmiş bir kısım metnini gördüğümde ATATÜRK TÜRKİYE'DE YOK DENİLEN PETROL SAHALARINI DAHA O DÖNEMDEN TEK TEK ADRESLERİYLE BİRLİKTE BELİRTMİŞ. GAZİ PAŞA, DERİNDE ANCAK PEK ÖNEMLİ PETROL REZERVİ ÜLKE OLDUĞUMUZU AÇIKLAMIŞ... (Bu konuda özel bir ekiple hazırladığımız; "TÜRKİYE'DE PETROL VAR", "PARA-PETROL SON PERDE", "TÜRKİYE'NİN PETROL SAVAŞLARI" kitaplarımıza başvurulabilir... HAKAN YILMAZ ÇEBİ, www.hakanyilmazcebi.com, www.netpano.com)
1988 YILINDA MI BEKLİYORDU!..
2- ATATÜRK VASİYETİNİN 50 YIL SONRA AÇILMASINI İSTERKEN, MEHDİ/BÜYÜK TÜRKİYE HAREKETİ'Nİ 1988 YILINDA BEKLEDİĞİ İÇİN Mİ VASİYETİNİN BU YILDA AÇILMASINI İSTEDİ? VASİYETTE ÜLKENİN MANEVİ BATARYALARI BOŞALMIŞTIR DİYEREK DİN VE KURTARICI HAREKET HAKKINDA PEK ÖNEMLİ BİLGİLER VERİYOR...
ATATÜRK HZ. İSA'YI
3- GAZİ MUSTAFA KEMAL; HZ. İSA'YI AYASOFYA'YA İNECEK OLARAK DÜŞÜNÜYOR. SON PAPANIN DA ATANIN VASİYETİNİN İLK AÇILDIĞI 28. KASIM.1938 YILINA NİSBETEN 28.KASIM.2006'DA GELMESİ DE ATATÜRK'ÜN VATİKAN TARAFINDAN BİLİNEN VASİYETİYLE İLGİLİ OLDUĞU BİLİNYOR...
TÜRKİYE DEMOKRATİK OSMANLI
4- Gazi Paşa Türkiye Cumhuriye'nin ileride "TÜRKİYE DEMOKRATİK OSMANLI CUMHURİYETlLER'i" çatısı atında tüm İslam ve Türk dünyasını toplayacağını EVELALLAH öngörüyor.
VE ATATÜRK'ÜN Kürt-Türk-Pomak-Çerkez-Çeçen-Adige-Gürcü ayırımı yapmadan mirasına düşen başta Zonguldak Kömür, İş Bankası hisseleri gibi gelirleri olmak üzere tüm gelirleriyle ilgili çocukların eğitim masrafları için bıraktığı tasarrufları...
VASİYET ŞU ANDA AİHM'DE, AİHM KARARIYLI AÇIKLANMADAN EVVEL NAMUS VE ŞEREF SÖZÜYLE DEVLETİ İDARE ADINA YEMİNLİLERİN YEMİNLERİNİN SÖZDE OLMADIĞINI GÖSTERMESİNİ BEKLİYOR!..
23. KATEGORİNİN RUHU YAYILIYOR!!!
HAKAN YILMAZ ÇEBİ
HALK BİLİMCİ (www.hakanyilmazcebi.com, www.netpano.com)
TARİH: 3O.ARALIK.2008 (SALI)
Konuyla ilgili daha net bilgiler almak için Meriç Tumluer'in sahibi olduğu Asil Türk Milletimize Ait siteleri ziyaret edebilirsiniz:
www.ataturkungizlivasiyeti.com
www.ataturkungizlenenvasiyeti.com
www.ataturkunverasetivevasiyeti.com
Atatürkün gizlenen vasiyeti yoktur ,bunlar hurafe gibi uydurmadır ,gizli vasiyet yazıcak adam niye gençliğe hatabeyi yazsın,bir vasiyeti varsa oda gençliğe hitabedir,uydurma sözlere inanmayın atatürk mesih-mehtiye inancak adam değildir kendisi batının taktirini almış bir DAHİDİR.
Atatürkün gizlenen vasiyeti yoktur ,bunlar hurafe gibi uydurmadır ,gizli vasiyet yazıcak adam niye gençliğe hatabeyi yazsın,bir vasiyeti varsa oda gençliğe hitabedir,uydurma sözlere inanmayın atatürk mesih-mehtiye inancak adam değildir kendisi batının taktirini almış bir DAHİDİR.
“Tepesine bir sivri sinek kondu diyerek 35’lik top ateşlenmez” NFK
Son 'davos' çıkışıyla kendini müslüman halklar arasında öne çıkaran sayın Tayyıp erdoğan yeni dunya düzeninde birleşik islam devletinin HALİFESİ olma yolunda ilk adımını atmiş görunuyor.Halbuki bazi strateji uzmanları A.K.P nin kuruluşunda ve yönlendırılmesinde önemli bir katkısı olan 'abant' platformu içindeki sayin Fettullah Gülen hoca efendinin daha
güçlu bir Halife adayı olduğunu söylemekteydiler,Mevlam bakalım neyler neylerse güzel eyler.diyerek Halifenin kim olacağı tartışmasını bir tarafa bırakıp,İslam devletlerı nasıl birleşecek neler olması lazım? bunlara bakalım.
Önce İslam devletlerının birleşmesı için bunun alt yapisinin oluşturulması lazım,peki bu nasıl olacak,günümüzde ıktıdarı devirmek için oluşturulduğu söylenen 'ergenekon'örgütu diye adlandırılan yapının Turk toplumunda ıhtılal zeminini oluşturabilmek için yapılan hazırlıklar
basın yoluyla bızlere aktarılmaktadır,gömülu sılahlar,tutuklanan şahıslar,pılanlar,provakatıf
projeler,bu hazırlıkların başlangıcı olarak yansıtılmiştır.
Ortaya konulan bu bakış açısıyla bizde İslam ülkelerının durumunu,değerlendırırken özellikle
Türkiye ve bölgedeki gelişmelerı takıp ettığımızde benzer mantıkla yorumlama yapınca HALİFE arayışına çıkarız.
Türkiye güneydoğudaki gelişimlerı osmanlı benzerı bir yaklaşımla çözmeye çalıştığını gösterıyor,yoksa kuzey ırakta kurulacak bir Kürt devletının Türkiyeyi bölünmeye götureceğı
açıktır,hal böyle iken takıp edilen kuzey Irak polıtıkasını sonucunu nasıl yorumlıyabılırız.
Dunyadaki son açılımlar,globalleşme ve yeni dunya düzeninde bölgemizin şekillendırılmesin-
de,baş oyuncuların bölge devletlerıne,bölge halkına biçtıklerı roller var,bu rollerden Türkiye ye düşen rol Ilımlı İslam roludur,bu senaryonun baş oyuncusu,ya sayın Fettullah Gülen hoca,
yada sayın Tayyıp Erdoğan gibi görunuyor,alt yapısı hazırlanmakta olan bu proje adım adım
uygulanmaya konulduğu görulmektedır,öncelikle Milli devlet anlayışı zayıflatılıp,Milli devlet
lerın yıkılması sağlanacak ,devaminda etnik kimlikler güçlendırılıp,ulusal birlıkler bozulacak,
etnik özellikler öne çıkarılıp federatıf yönetimler güçlendırılecek,bunun başlangıcı yerel
yonetimlerin güçlendırılmesı olarak zaten başlanmıştır.
Özerk yönetimler ve Federasyonlar vasıtasıyla bölünecek olan Unıter devletler,başına getirılecek olan bir 'Halife' maharetiyle kontrol edilecek.
B u İslam topluluklarının başında olacak zatın çok saygın ve itibar edilen biri olması şart.
bu saygın kişiliğı oluşturmak ıçın bır kahraman çıkarmak lazım,kahramanlar sa hep zor zamanlarda çıkar, onun için önce bu zor zaman dilimini oluşturmak lazım,örnekmi mesela
son 'Gazze'katlıamı, bu katlıam bize sayın Tayyıp Erdoğan gibi bir kahraman kazandırdı.
Başka katlıamlar,teror olayları,savaşlar,yeni kahramanlar ortaya çıkarır,yillarca çözülemiyen
önemli ıç ve dış sorunların çözülmesi gibi gösterılmesi bir başka kahramanlık örneğı olacak.
İslam tarıhının onur ve şeref tablosu olan Osmanlı devletının ihtışami ve adaletinin özlemini
çeken müslüman halklar,milli kimlikten uzaklaştırıldığında ortaya çıkacak bu kahramanin
etrafında hilafet aşkıyla birleştığını zan ederek ,yeni dunya düzenindeki yerini hakim güçlerın
egemenlığıne tabı olarak belırleyecektır.
Bütün İslam alemide Hilafetin dırılışını kutlarken,yavaş yavaş 'Vatıkanın 'hakimiyetinde yeni
bir inanç sistemi ile protestanlaşmanın surecıne girdiğinin farkında olmayacak.
Toplumları kontrol etme ve hükmetmenın bir çok yöntemi var,bunlardan bazıları da toplumun asıl problemlerınden uzaklaştırılıp sunni gündemlerle meşgul edip oyalıyarak hakimiyet kurmaktır.kumar,şans oyunları,müzik,futbol,eğlence,moda, gibi değişik akımlar,
Cennet mekan Fatih Sultan Mehmet Han istanbulu fethetme hazırlıkları yaparken Bizansin
ileri gelenleri bilim adamları Melekler Dişimi erkekmi tartışmaları ile meşgul idiler.
Netice itibarı ile o günün şartlarında gerektığı gibi çalışan osmanlı devletı ve onun Büyük devlet adamı tarıhın seyrını değıştıren İstanbulun fethıne muvaffak olmuş,bizans yıkılmış,
yeni bir çağ açılmış,gereksız ve fuzulı bır gündemle meşgul olan 'bizans ve onun ileri gelenlerı
mağlup olmuş .
Tarıhten ders alarak bizde gereksiz gündemlerle meşgul olmadan,kendi öz kimliğımızle birlıkte ınancımızı koruyarak,İnsanca ve İslamca yaşamanın yollarını arayalım,
Benim Türk ve Müslüman kimliğım yok olup devletım yıkıldıktan sonra ,neyleyim halifelığı.
Özümle beraber Kitabim KURAN i kerım,dinim İslam olarak var olmak ve yok olmak isterım.
Bu değer ve özelliklerimı muhafaza edemiyeceksem bana ne,HALİFE KİM OLURSA OLSUN.
http://nahitagirbas.blogcu.com/halife-kim-olacak_35896411.html
Feylezof Emmi
Filozofi yapma, feylezof emmi
Kötürüm aklını al git buradan
Minnacık bal için, odun bir çeki
Öğretin farksız, keçiboynuzundan
Gazali buralarda görmesin seni
Önermelerini başına çalar
Şu, pek müşkülce teoremlerini
Tutarda topluca çöplüğe atar
İşiniz, gücünüz laftan salata
Akademik konuşsanız ne yazar
Sanki kutlu marifetler akılla
İmansız akılda hikmet ne arar
Öteler ilmi mi var Aristo da
Maddenin içinde dolanır durur
O, sapık dinleri bir yutturmaca
Şeytanın müridi, nefsin kuludur
Aklınızın hışırtısı ahenksiz,
Yinede kürsüde ders konusudur.
Formel olsa da, şu ekolleriniz,
Doyurmaz ki, koftur ve sonuçsuzdur.
28 9 2007
Murat bey; Boş konuşuyorsunuz derken kızıyorsunuz; oysa kızarak söylemiyorum; emin olun kızdırmak içinde söylemiyorum. Gayem Mevla rıası için faydalı olmaktır. Biz dalaşma mantığına kurgulanarak yaratılmış varlıklar değiliz. Beyinlerimizin yani düşünme meleklerimizin olması çok önemli müşterekliklerimizdendir. Doğrularımızı tasdik etmek yerine balatalayıcı olursak, düşünsel sorumluluğumuzu insan olarak yerine getirmiş olmayız. Elbette her insanın yanlışı olabilir. Ama bu yanlışları kabul etmek veya düzeltmek yerine kelime bazlıklarla subjektif sonuca gitmeye çalışmak, insanı zorda bırakır, bilgiden istifade edemez. Yani insan tıkanır, o insan zihniyetinden toplum oluşuyorsa toplum tıkanır ve medeniyetler tıkanır. İşte karanlık çağlar böyle oluşur. Sözlerime çok dikkat etmek istiyorum, sizi gücendirmemek için çünkü ben sana gül sunmak istiyorum. Şuna inanın Şuurlu bir Müslümanın yapacağı da budur. Ama sizin diğer kardeşliermizle yazışmanıızı okuyorum hep çatışma kurgusu içinde kaleme alınmış sözlerdir. Dedim ya insan hatasız değil; Benim Ahmet Doağn Ş. Bey'in Gülçin Hanım'ın Münir Kebir beyin ve diğer bütün şuurlu Müslümanların sizlerle bir konuyu müzakere ederken muhatabına gül sunmak niyeti içinde olduklarını bilmenizi isterim. Herşey kurgulandığı istikamette çalışır. Tevhit kültürün de kurgulanan insanın ecenebi de olsa yaklaşımı böyledir. Ancak tahrik olursa malesef her insanda bulunan nefsin cahilin seviyesine inme istidadı vardır. Kaldı ki, tahrik ve istihzalar alimde olsa kendini savunma hakkıda doğrur.
Sayın Murat bey bilmiyorsunuz derken, işaret ettiğimiz konularda bilmediğiniz ve bir çok konuda taassup gösterdiğiniz gerçeğini kesin ifade ettiğimiz kanatiyle bilmiyorsunuz diyoruz. Elbette bizim de bilmediğimiz dağlar denizler kadardır. Ama bir konuda Cehaletimiz giderip doğruya teşvik edene minnet duyarız. Benim sahiplenmem gereken geleneklerim veya alışılmış kalıplar değil; onlara saygım babamdan da gelse isabetliliği ve gerçekliği nisbetindedir. Sana karşı yanlış yaparsam özür dilemeyi erdem telakki ederim. Aynısını insanın muhatabından beklemesi de haktır. Sen Önce Yüce Allah'ın (C.C.) İsmine gramer bilgisi içinde saygılı ol sonrada, sahabelerin malesef kendi aralarında bin beş yüzyıl önceki yaşadıkları olaydan Allah (C.C.) benim elimi uzak tuttu, bende dilimi uzak tututuyorum diyerek, bu günün neslinde suç aramanın yanlış olduğunu bilelim. Bu modrn ve evrensel hukuka göre de çok yanlış A.Doğan Ş. Beyden, Münir Kebir beyden ve Gülçin hanımdan bir özür dile; inanıyorum ki onlarda benim gibi, bir çok konuda karşılıklı bilgilenmeye, hedefleyerek muhatabının şahsında gayeleri kendileri nefislerini eğitmektir.
Murat bey, düşündürmek amacıyla bilmediğinize somut bir delil olması bakımdan arz etmek isterim. Yazınızdan İslamda şiir geleneği olmadığını yazıyorsunuz: Olur mu Murat? biz İslam'i yaşamak için İslam'i ilimleri rehber edinmenin aciz bir bendesiyiz. Yüce Peygamberimiz (S.A.V.) Efendimizin sünnetlerinden birisi de, bir oluş veya bir fiili teşvik edip; müsamaha göstermesidir. 'Banet Süadü' (Kaside -i Bürde olarakta anılır.) adlı kasidesini yazan Kab Bin Züheyr isimli şaire, yazdığı bu şiirinden dolayı sevincinden hırkasını hediye ettiğini bilmenizi isterim. Murat bey böylesine ulu orta konuşmuş olman vicdanı tasrih etmen ve çok okuman gerçeğiyle seni yüz yüze bırakıyor diye düşünüyorum. Elbette hepimiz çok okumalıyız bunu bilelim diyorum. Şiir ve düz yazılarımızda kimseyi kırmak istemediğimizi ve zorunlu olmadıkça özeli muhatap almak istemediğimizin ve genel okuyucu kitlesinin tefekkür ve duygu dünyalarına bir armağan niteliğinde sunduğumuzun bilinmesini gurup arkadaşlarıma saygıyla duyururum. Kaldı ki zamanımda yoktur. Yüce Allah'ım (C.C.) hayırla nasip ederse İnşallah Hz. Yusu'un Destanı'nın ikinci cildine başlayacağımı ve yazışmalara pek zamanımın olmadığını gurup arkadşalarıma saygı ve selamlarımla duyurmak isterim.
Suat Dağ
Hz. Yusuf'un Destanı'nın Şairi;Şair ve Yazar
Esen kalınız
http://www.hakanyilmazcebi.com/?sayfa=oku&id=45<br<br
Windows Live™ ile e-posta kutunuzdaki işlevlerin çok ötesine geçin. Diğer Windows Live™ özelliklerine göz atın.
“Tepesine bir sivri sinek kondu diyerek 35’lik top ateşlenmez” NFK



“Tepesine bir sivri sinek kondu diyerek 35’lik top ateşlenmez” NFK
“Tepesine bir sivri sinek kondu diyerek 35’lik top ateşlenmez” NFK
sayin big,
pardon siz, |
|
"Amin kelimesini özelde 1400 yıldır,genelde Ademden beri kullanırız biz..."
|
diyorsunuz.
ben anlayamadim.
yani genelde kac yildir amin kelimesini kullanıyor musuz?
bilgilendirirseniz sevinirim.
ismet baytak
![]() --- 28/02/09 Cts tarihinde Big easD . <savra...@hotmail.com> şöyle yazıyor: Kimden: Big easD . <savra...@hotmail.com> |
Yahoo! Türkiye açıldı! Haber, Ekonomi, Videolar, Oyunlar hepsi Yahoo! Türkiye'de! www.yahoo.com.tr |
“Tepesine bir sivri sinek kondu diyerek 35’lik top ateşlenmez” NFK
174 - Allah'ın indirdiği kitaptan bir şeyi gizleyip de bununla biraz para alanlar gerçekten karınları dolusu ateşten başka birşey yemezler. Kıyamet günü Allah onlara ne söz söyler, ne de kendilerini temize çıkarır. Onlara sadece acı veren bir azab vardır.
175 - İşte onlar, hidayeti verip sapıklığı, affedilmeyi bırakıp azabı satın alan kimselerdir. Bunlar, ateşe karşı ne kadar da sabırlıdırlar!
176 - Şüphesiz ki Allah kitabı hak bir sebeple indirmiştir. Kitap hakkında ihtilafa düşenler ise, şüphesiz haktan uzak, bir anlaşmazlık içindedirler.
sayin big,
siz diyorsunuz ki, |
|
"Siz tabi Müslümanlık nasıl Adem A.S. den beri geliyor onuda bilmessiniz.. "
|
evet bilmedigim icin sordum ya.
bir daha soruyorum.
biliyorsaniz yanit verin bilmiyorsaniz, baskasina sorarim. |
|
"Amin kelimesini özelde 1400 yıldır,genelde Ademden beri kullanırız biz..."
|
yani genelde adem ile kac yil dan beri kullaniyorsunuz amin kelimeseni?
sorum basit
selamlar... |
|
ismet baytak
![]() |
| --- 01/03/09 Pzr tarihinde Big easD . <savra...@hotmail.com> şöyle yazıyor: |
Kimden: Big easD . <savra...@hotmail.com> |
Konu: {liberal-izmirliler.56601} Re: Yan: {liberal-izmirliler.56540} Re: ATATÜRK'ÜN GİZLENEN GERÇEK VASİYETİ! |
“Tepesine bir sivri sinek kondu diyerek 35’lik top ateşlenmez” NFK
sayin big,
marks, yahudiligi de karsidir.
dinsizdir yani adam.
ateisttir yani,
anlatabildim mi? |
|
ismet baytak
![]() |
| --- 02/03/09 Pzt tarihinde Big easD . <savra...@hotmail.com> şöyle yazıyor: |
Kimden: Big easD . <savra...@hotmail.com> |
Konu: {liberal-izmirliler.56634} Re: ATATÜRK'ÜN GİZLENEN GERÇEK VASİYETİ! |
“Tepesine bir sivri sinek kondu diyerek 35’lik top ateşlenmez” NFK
“Tepesine bir sivri sinek kondu diyerek 35’lik top ateşlenmez” NFK
www.yahoo.com.tr</FONT
sayin big ban, sayin demir,
hic bir sey bilmeden ahkam kesmeyin.. bugun israil devleti seriatla yonetilir.
din bir numaradir. isterseniz size yahudi dinini biraz anlatirim.
marks dinsiz oldugu gibi, anti-kapitalistir.
kulaktan duyma sacma sapan seylerle gevezelik yapmayin.
soyleyin bakalim yadudiler nasil dinlerine karsidir? yahudilik zaten dindir, musa dir.
|
|
ismet baytak
![]() |
| --- 03/03/09 Sal tarihinde Big easD . <savra...@hotmail.com> şöyle yazıyor: |
Kimden: Big easD . <savra...@hotmail.com> |
Konu: {liberal-izmirliler.56742} Re: Yan: {liberal-izmirliler.56634} Re: ATATÜRK'ÜN GİZLENEN GERÇEK VASİYETİ! |
Ağzınızdan çıkanı kulağınız duysun.Karl Marx bütün hayatını işçi sınıfına adamış bir sosyalist devrimcidir.Bu uğurda, "Bütün dünyanın ezilen ve sömürülen işçileri birleşin" diyerek hiç kimseyi renginden,dilinden,dininden,etnik kökeninden ayırmamıştır.
Marks'ın bozguncu,ahlaksız,hukuk tanımaz ve zalim olduğunu şu dünyada siz değil hiç kimse iddia edemez.O saygın bir bilim adamıdır.Bugünkü küresel krizde bile satışları hızla artan ve en çok okunan kitaplar onun bu kapitalist düzeni eleştirip yerine yapyani bir düzenin nasıl kurulacağını anlatan eserleridir.Marks'ın fikirleri ölmemiştir.
Geçmişte,bugünde ve gelecekte yaşanan ve yaşanacak olan krizleri 100-150 yıl önceden gören ve insanlığı uyaran kişi ne papa'dır,ne müftü ve ulemalardır.Ne Napolyon,ne enver paşa nede Atatürk'tür.Kapitalizmin kirli çamaşırlarını ve o düzendeki yoksulluğu gören ve onun dönemsel krizlerini bilimsel olarak anlatıp işçileri bilinçlendiren kişi Karl Marks'tır.İşçi sınıfının vatanı yoktur.Çok dindar bir patron,çok dindar bir işçiyi sömürebildiği gibi Allahın varlığına inanmayan bir patronda yine kendisi gibi ateist bir işçiyi sömürebilir.
Ayrıca Marks işçilere şunlarıda söylemiştir; " Kapitalistler yani onlara çalıştığınız kişiler sizlerin emeğini sömürerek ve maaşlarınızı düşük tutarak bu dünyada zevk sefa ve zenginlik içinde yaşarken size sabretmenizi ve ahirette rahata ereceğinizi tavsiye edip, sizden bol bol dua etmenizi istemektedirler.Din sayesinde sizin hakkınızı aramanızı engellemekte adeta dini bir uyuşturucu gibi kendi menfaatleri için kullanmaktadırlar."
Önce gözlerinizi kapayın ve şu küresel ekonomik krizde açık hava depoları, binlerce arabayla dolu olan yerli ve yabancı otomobil fabrikalarını düşünün.Bu aşırı ve plansız üretimden ve kar amaçlı üretimden kaynaklanan ve her geçen gün depolarda biraz daha çürüyen bu ürünler yani metalardan taa 1800'lü yıllarda bahsetmiş ve şöyle demişti;
" Kapitalist üretimde plan yoktur.Diyelimki 300.000 nufuslu bir adada 2 tane kazak fabrikası vardır.Bu fabrikalar önce 300.000 adet üretirler sonra daha çok kar etmek için tekrar 300-400.000 daha üretirler.Nufusun 4-5 katı daha fazla kazak olmuş ve piyasa doyduğundan üretilen mal satılamaz olmuştur.Bu durumda kapitalist üretimi durdurmak ister ve işçi sayısını azaltır yani işçileri işten atarak açlığa terk eder. İşte bunu dünya ölçeğinde düşündüğünde bugünkü küresel krizin temelinde sebep vardır.
Ayrıca daha birçok konuda Karl Marks'ın görüşleri doğrulanmıştır.Öngörüleri doğru çıkmayan birileri varsa onlarda, " piyasa kendi kendini düzenler müdahaleye gerek yoktur" diyen Burjuvazinin paralı uşakları olan ekonomistlerdir.Bugünkü krizde Türkiye'de dahil birçok ülkede gerçekleşen Devlet müdahaleleri yani "kurtarma planları" yalancının mumunun yatsıya kadar olduğunun göstergesidir.
“Tepesine bir sivri sinek kondu diyerek 35’lik top ateşlenmez” NFK
neymis, neymis, "Hz.Ömer gibi Adalet timsali "
ömer adalet timsali imiş,
adamin kölesi var, yahuuu, hem de kimbilir kaç tane?
tom amcanın kulübesi gibi.
köle sahibi adaletin timsali oluyormuş.
işte seni böyle kandırmışlar.
bir de ne imiş ahlak= dinmiş yani ahlak= müslümanlıkmış.
sanki insanlar tek tanrili dinlerden önce ahlaksız yaşamışlar.
ne diyelim bilen de konuşuyor bilmeyende.
atış serbest |
|
ismet baytak
![]() |
| --- 04/03/09 Çar tarihinde Big easD . <savra...@hotmail.com> şöyle yazıyor: |
Kimden: Big easD . <savra...@hotmail.com> |
Konu: {liberal-izmirliler.56832} Re: ATATÜRK'ÜN GİZLENEN GERÇEK VASİYETİ! |
Veya “küçüklere sevgi”?
“Hatay’ın İskenderun İlçesi’nde, erkek torunu olmasını isteyen 46 yaşındaki Sevi Gök’ün, gelini Müzeyyen Gök’ün 4 ay önce dünyaya getirdiği bebeği Hatice’yi döverek öldürüldükten sonra kundağa sarıp kanala attığı iddia edildi.”
Ya da “aile bağları?”
“Küçükçekmece’de B.K.’nın öz kızı 16 yaşındaki E.’ye 9 yıldır tecavüz ettiği ortaya çıktı. Üç kez kürtaj yaptırdığı öğrenildi… Babanın kızına defalarca tecavüz ettiğini E.’nin annesi ve babaannesinin bildiği ancak korkularından sustukları öne sürüldü. E., annesinin kendisine ‘Babanı söyleme. Daha önce çıktığın erkek arkadaşının ismini ver’ dediğini söylediği de öğrenildi.”
Peki ya aşk? Evlilik? Akrabalık ilişkileri?
“Kadın Dayanışma Vakfı’nın Ankara’daki gecekondularda yaşayan kadınlar arasında yaptığı araştırma ise kadınların yüzde 97’sinin kocalarının saldırısına uğradığını tespit ediyor. Ankara Tabip Odası’nın yaptığı araştırmaya göre ise, kadınların yüzde 58’i yalnızca kocalarından, nişanlılarından, erkek arkadaşlarından ve erkek kardeşlerinden değil, kadın akrabalar da dahil olmak üzere kocalarının ailesi tarafından da şiddete maruz kalıyor.”
“Doğruluk, dürüstlük” mü dediniz?
“Ankara Genç İşadamları Derneği’nin yaptırdığı, ‘Gençlik, İtibar, İş Hayatı ve Gelecek Araştırması’ anketi, Türkiye’de yaşayan gençlerin çoğunluğunun ülkenin geleceğinden ümitsiz olduğunu ortaya koydu. Gençlerin önemli bir bölümü rüşvetle vergi kaçırmayı da doğal buluyor.”
Ya da daha “harbî” değerlerimiz? Mesela “delikanlılık raconu”?
“Bursa’da jandarma tarafından düzenlenen operasyonda, pitbull köpekleriyle korkutup tecavüz ettikleri genç kızların görüntülerini kaydedip, tehdit ve şantajla fuhuş yaptırdıkları öne sürülen çete ele geçirildi… Çete elemanlarının bir bölümünün lise öğrencilerinin de aralarında bulunduğu kızları arkadaşlık kurarak kandırdığı belirlendi. Çete üyelerinin evlerine götürdükleri genç kızları 4 pitbull köpeğiyle tehdit ederek tecavüz ettikleri, kaydettikleri görüntüleri ailelerine yollama tehdidiyle kızları fuhuşa zorladıkları anlaşıldı. Bu kişilerin çok sayıda yaralama, yağma ve tehdit olayının da faili olduğu belirlendi.”
“Gösterişten kaçınma, sadelik, alçakgönüllülük, tokgözlülük” mü diyorsunuz?
“Türkiye’de televizyon izleyicisinin yıllardır vazgeçemediği programların başını yarışmalar çekiyor. Hele bir de bol ödüllü yarışma ünlü bir tip tarafından sunulunca reytingleri sallıyor. İstanbul Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası’nın (İSMMMO) ‘Hayaller Yarışıyor’ başlıklı araştırmasına göre, televizyonlarındaki yarışma programlarına ilgi artıyor, her 100 yetişkinden 15’i yarışmacı olmak istiyor. İSMMMO’dan yapılan yazılı açıklamada yer verilen araştırmaya göre, Türkiye’de yaklaşık 2.5 milyon insan yarışma programlarına yarışmacı olmak için başvurdu ve sırada bekliyor.”
Ve nihayet: “En kutsal değer, İnsan yaşamı”, diyorsanız, bunun tezatlı iki boyutu var. Açlıktan kırılan yoksullar ve birbiri peşisıra canlarına kıyan ünlü iş adamları.
“BM Tarım ve Gıda Örgütü’nün (FAO) yayımladığı rapora göre dünyada 963 milyon kişinin 2008’de açlık çektiği ortaya çıktı. Bu da 2007 ile kıyaslandığında 40 milyon artışa denk geliyor. Raporda bu bilânçonun özellikle gıda fiyatlarının artışı ve ekonomik krizden dolayı ağırlaştığı kaydedildi. Kötü beslenmeden en fazla etkilenen bölgeler Asya ve Sahra Altı Afrika’sı olarak dikkat çekiyor.”
En yoksul ülkelerde yaşayan milyonlarca insan açlıktan, susuzluktan, önlenebilir salgın hastalıklardan, etnik/dinsel boğazlaşmalardan kırılıyor. Peki ya “en zenginler”? Onların keyfi yerinde mi? Küresel kapitalizmin krizinin patlak vermesiyle birlikte, önce finans sektöründe başladı intihar salvosu…
“- İsviçre’de, dünyanın en zenginlerinin 300 milyar dolarını yöneten Julius Baer bankasının 52 yaşındaki CEO’su Alex Widmer, Lehman Brothers’ın iflasından kısa bir süre sonra evinde ölü bulundu.
- Yeni Zelandalı ünlü finans uzmanı ve İngiltere’de yatırım şirketi Olivant Advisers’in CEO’su Kirk Stephenson, Londra’da hızlı tren raylarına atlayarak intihar etti.
- Yüzyılın dolandırıcısı Nasdaq eski Başkanı Bernard Madoff’a 1.4 milyar dolar kaptıran Access İnternational CEO’su Fransa’nın ünlü finans uzmanlarından Thierry de la Villehuchet, Newyork’ta bir gökdelenin 22. katındaki ofisinde bileklerini keserek canına kıydı.
- HSBC bankasının Türkiye’den de sorumlu sigorta departmanının müdürü 49 yaşındaki Christen Schnor, Londra’da 5 yıldızlı bir otel odasında, kendisini gardırop demirine kemeriyle asarak hayatına son verdi.”
Salgın, ardından “reel sektör”e sıçradı:
“Ekonomik kriz sebebiyle intihar eden işadamlarına yenileri eklendi. Dünyanın en zengin 94’üncü insanı Adolf Merckle, tren altına atlayarak, ABD’li gayrimenkul müzayede şirketi Sheldon Good’un başkanı Steven Good da tabancayla intihar etti.”
İntihar dalgasından Türkiye de bağışık değil:
“- AKP Yalova Çiftlikköy ilçesi eski Başkan Yardımcısı 58 yaşındaki Erkan Başaran, piyasaya 100 bin liralık borcunu ödeyemeyince, evde başına tabancasını dayayıp intihar etti.
- Çorum’da 28 yaşındaki market işletmecisi Ali Çoban, borçlarını ödeme umudunu kaybedince, işyerinde tabancasından çıkan tek kurşunla hayatına son verdi...”
* * *
Son bir örnekte ben vereyim; Antalyada son 1,5 yılda ikiyüz yaşlı Anne ve Baba cami avlusuna bırakıldı.“Tepesine bir sivri sinek kondu diyerek 35’lik top ateşlenmez” NFK
www.yahoo.com.tr</font |
“Tepesine bir sivri sinek kondu diyerek 35’lik top ateşlenmez” NFK
Ve sizi alkışlıyorum İrfan Bey .![]()
S e v g i y l e . . .
Bakmasını bilen GÖZ , gördüğünü anlayan BEYiN ! ne güzel ALAŞIMdır !
Düşmanımın düşmanı "dostum" olmayabilir AMA düşmanımın "dost"u düşmanımdır !
Vermeyin İnsana İzin Kanması ve Susması İçin
Bir yanım YunusChe' dir benim
Bir yanım BörklüceLenin
ali akgök -------Original Message------- |
sayin big,
sakin kolesi olan adamin adil olabilecegini baskasina soylemeyin size cok gulerler.
kolesini deveye bindiriyormus. golgede yatmak varken adam neden colu gecsin ki?
ademe inaniyorsun ama adem in yasiyor olsa idi kac yasinda oldugunu bile bilmiyorsun. |
|
ismet baytak
![]() |
| --- 05/03/09 Per tarihinde Big easD . <savra...@hotmail.com> şöyle yazıyor: |
Kimden: Big easD . <savra...@hotmail.com> |
Konu: {liberal-izmirliler.56895} Re: Yan: {liberal-izmirliler.56832} Re: ATATÜRK'ÜN GİZLENEN GERÇEK VASİYETİ! |
“Tepesine bir sivri sinek kondu diyerek 35’lik top ateşlenmez” NFK
www.yahoo.com.tr</font |
Marks'ın ekonomik görüşleri City of London'daki banka kuruluşlarının ve özellikle The House of Rothschild (Rothschild Bankası)'in görüşleri ile tamamen uyumlu idi. Karl Marks'ın Moskova'da değil, Londra'da görülmüş olmasının bir raslantı olmaması gibi, Rusya'daki Bolşeviklerin zaferinin Rothschild'lerin ve onların cemiyetlerinin Çar'ın Avrupa ve New York bankalarında sakladığı 1 milyon doları getirmiş olması da bir raslantı değil. Marks'ın Jenny von Westphalen'le olan evliliği aracılığıyla İngiliz aristokrasisiyle olan yakın ilişkisini de çok az kişi bilir.
Bunun yanısıra Marks, devrin mason locaları ile de yakın işbirliği içindeydi. Almanya'da Adam Weishaupt'un örgütlediği Illümine masonların kurduğu "Bund der Gerechten" (Doğrular Birliği) Marks'ın ilişki içinde olduğu loca idi. Bu locanın ismi daha sonra "Bund der Kommunisten"e dönüştü. Marks ve Engels Komünist Manifesto'yu bu loca için kaleme aldılar. Manifesto'nun 20 yıl boyunca yazar ismi olmadan çıkmasının nedeni buydu.
Komünist Derneği'ni yöneten Illümine masonlar Karl Marks'dan Bavyera Illümineleri'nin programını bir manifesto şeklinde hazırlamasını istediler. Marks, 1847 Aralığında çalışmalarına başladı. Çalışmanın adı da Komünist Manifesto oldu. Marks'ın burada yaptığı, Bavyera Illüminelerinin kurucusu olan Adam Weishaupt tarafından 70 yıl önce geliştirilen devrimci prensip ve programlarını gün ışığına çıkarıp düzenlemekti.
Komünist Manifesto'yu hazırlayan üçüncü kişi de yine Yahudi bir aileden gelen Jean Laffite idi... Gerçekte Komünist Manifesto'nun başlangıcı üç zengin burjuvaya dayanıyordu; Marks, Engels ve Laffite.
Eski Ahit düşüncesinin sosyalizme etkisine bir örnek de Engels. Marks'ın dava arkadaşı Engels de Yahudiliğe büyük "sempati" duyuyor ve Yahudi haklarını her zaman ısrarla savunuyordu: "Engels'de daha sonra antisemitizme karşı koymuş ve onu Alman yönetici sınıfının silahı olarak nitelendirmiştir.
Engels'in Yahudilik hakkında oldukça ilginç bazı görüşleri vardır:
Yahudilere çok şey borçluyuz. Heine ve Boerne Yahudiydi. Marks safkan bir Yahudiydi. Lasalle Yahudiydi... En iyi arkadaşlarımızın büyük bölümü Yahudi. Şu anda hapisteki arkadaşım Victor Adler, Parlamenter fraksiyonun en önemli üyesi Paul Singer Yahudi. Ve ben bunların arkadaşım olmasından gurur duyuyorum. Zaten ben de "Garten Laube" tarafından Yahudi olarak tanıtılmıştım. Gerçeği söylemek gerekirse bir Herr von olmaktansa bir Yahudi olmayı isterdim.
Bütün bunların yanında Marks, bir çeşit Yahudi aleyhtarlığı da geliştiriyor, "para Yahudinin ilahıdır" diyordu. Bu çelişkiler içinde komünizmin asırlar boyu taşıyacağı yapay antisemitizm ve anti-kapitalizm geleneğinin de ilk örneklerini sergiliyordu. "Burjuvazi örgütü" olarak nitelendirilen masonluğun Marks'ın ardından komünizmin yayılması için gösterdiği gayret de ilgi çekiyordu. Paris Komünü'nde "kahramanca çarpışan" loca üyeleri akıllarda kalıyordu.
Komünist felsefenin gelişmesinde Marks'ın yanısıra, başka ilginç kişiler de vardı. Bunlardan biri "Anarşist Komünizm"in kurucusu Proudhon'dur.
Proudhon, anarşist bir bireyciydi, geliştirdiği kuram ve doktrinler "Anarşizm" diye tanındı. "Anarşi, bugünkü toplumların, hiyerarşik ilkel toplumların varoluş şartıdır" diyerek fikirlerini en iyi şekilde açıklamaktadır. 1840 yılında yayınlanan ünlü eseri Mülkiyet Nedir? anarşist komünizmin temel kaynağı oldu. "Proudhon, zamanın tüm sosyalist önderleri gibi masondu."
Fikir alışverişinde bulunup yardımlaştığı çevresi de hep masondur. 1843-46 yılları arasında Paris'te Martin Nodand masondu. Bakunin de masondur.Her ikisi de Karl Marks ile sık sık görüşüp birlikte olmuşlardır.
Proudhon'un yarattığı bu sistem, yani Anarşizm, kişi üzerindeki her türlü otoritenin reddidir. Bu otorite özellikle din ve ahlak öğretileri ve devlettir. Hakim sınıfın maşası olan devlet, en kısa zamanda yıkılmalı, yerini halkın tümünü temsil eden bir rejime bırakmalıdır ve bu rejim de komünizmdir. Devletin yıkılması için asıl yöntem kanlı ihtilallerdir. Tıpkı Fransız, Rus ve Alman İhtilallerinde olduğu gibi. Ayrıca din ve ahlak öğretileri diye adlandırdığı kıstasların da kişilerin özgürlüğünü engellediğini savunmuştur. Bu yüzden dini, Allah'ı ve ahlakı reddetmiştir. "Tanrı, şerrin ilkesidir" diyerek bütün dinlerin düşmanı olduğunu söylemektedir. Tanrı'nın anti-liberal, anti-medenileştirici, anti-insancıl olduğunu belirtir. "Eğer yaratıcı varsa onu yok etmek gerekir" şeklindeki akılsızca söz ona aittir. Karl Marks, Proudhon'u, Hıristiyanlık ile çarpışıp kırmaya cesaret edebilen tek sosyalist Fransız olarak göstermektedir.
1915'te New Yok'ta American International Corporation-AIC (Amerikan Uluslararası Şirketi) kuruldu.1928'de AIC yöneticileri arasında Perey Rockefeller, Pierre Dupont, Kuhn & Loeb Co.'den Elisha Walker ve Lazara Freres'den Frank Artschul vardı. Komünistlere yardım programında AIC, büyük ölçüde Morgan Guaranty Trust ile işbirliği yaptı. 1903'te Guaranty Trust'ın yöneticileri; First National Bank'ın kurucusu George F. Baker; Rothschildler'in temsilcisi August Belmont; Union Pacific Demiryolları Kurucusu E. H. Harrimon; ABD eski Başkan Yardımcısı Levi Morton; John D. Rockefeller'in Standard Oil'da ortağı olan Henry H. Rogers; H. Mc. Twobly ve Frederick W. Vanderbilt idi.
Gary Allen, Sermaye ve Sosyalizm'de sermaye sahipleri ile ihtilaller arasındaki ilişkiyi şöyle açıklıyor:
Hiçbir ihtilal teşkilatsız ve parasız gerçekleştirilemez. Sömürülen yoksul kitleler bunlardan birincisini kısmen sağlar, parayı ise asla! Sermaye sahipleri ise her ikisinin de üstesinden gelirler.
İhtilalin finansman gibi çok önemli bir sorununun kimler tarafından halledildiğini incelediğimizde yine garip tablolara, sosyalizm-kapitalizm arasındaki ilginç birlikteliklere rastlıyoruz:
ABD'nin Rusya Büyükelçisi'nin, Dışişleri Bakanlığı'na gönderdiği telgraf:
Dosya No: 881.00/288
Rusya'daki Büyükelçi (Francis)'den Dışişleri Bakanı'na,
Petrograd, 19 Mart 1917, saat 09:00 (20 Mart saat 18:00'de alındı)
Asayiş berkemal, Çar ve Çareviç'in tahtı terk etmelerinden sonra Dük Mikhail gibi tahtta hak iddia edecek kimselere ve bu tür girişimlere karşı her türlü tedbir alınmıştır. Geçici hükümetin paraya acilen ihtiyacı olduğu için, İngiltere Rusya'ya mali yardımda bulunmuştur, ve bütün müttefikler yeni hükümeti tanıyıncaya kadar da muhtemelen yardıma devam edecektir. Acil bir yardım çok yerinde olur. Şimdi Amerika'dan gelecek bir mali yardım ise en iyisi olurdu. Bu ihtilalin başarılı olması, Yahudiler için çok önemlidir. Şayet Yahudiler bu şekilde mesafe katederlerse, bu hususta gizliliğe titizlikle uyulması lazım gelecektir. Aksi takdirde ihtilal, burada sayıları bir hayli kabarık olan Yahudi aleyhtarlarının muhalefetini uyandıracak bir safhaya girebilecektir. Francis.
Rus ihtilalinin gerçekleştirilebilmesi için dev boyutlarda para harcandı. Küçük bir grubun koca bir devleti ele geçirebilmesi şüphesiz büyük ölçüde maddi güce dayalıdır. Üstteki telgrafta ifade edilen hayati öneme sahip bu parayı kimler vermişti? Rus devriminin maddi desteğini sağlayanlar dünya çapında faal büyük Yahudi bankerlerdi. Bunların başında ihtilalde en az Lenin kadar rolü olduğu söylenen Jacob Schiff geliyordu. Yahudi bankerler ile ilgili Arsene de Goulevitch şunları anlatıyor:
Roger Lambelin ile O. Petrovsky gibi yazarlar da I. Dünya Savaşı'ndan önce, Amerika'da, Yahudi bankerler tarafından, Rusya'daki devrimci faaliyetleri, propagandaları desteklemek amacıyla bir ortak fon kurulduğunu yazıyorlar. 1917 baharında ise Jacob Schiff, devrime verdiği parasal destekle Çarlık rejiminin devrilmesinde en büyük payın sahibi olmakla övünüyordu.
Lenin ve arkadaşlarına para yağdıranlar arasında Warburg ailesi ve ihtilalin "kahin"lerinden olan Yahudi asıllı Parvus da vardır.
Lenin ünlü mühürlü vagon içerisinde yola çıkarıldı. Beraberinde 5-6 milyon dolar tutarında altın para bulunduruyordu. Bu işi yapanlar, Alman yüksek makamları ile Max Warburg ve bütün hayatı boyunca Sosyalist olan Alexander Helphand'dır. A. Helphand çok zengin biriydi ve Parvus takma adını kullanırdı.
İhtilalin finansörlerinin sayısı oldukça kabarıktır. Bunların hepsi de uluslararası Yahudi bankerlerdi.
Şimdi Sanırım İsmet Bey Hem Marksın hemde Komünist ideolojisinin Yahudilerle bağlantılarını aynı zamanda Anti Kapitalist söylem olan Komünizmin nasıl Kapitalistlerce Var edildiğini Görmüş oldu.
Bunlar kulaktan duyma saçmalıklar değil, incelenmiş araştırılmış bigilerdir.
10 Ibid., ss. 120,131.![]()
11 Encyclopædia Judaica, Cilt 15, s. 26.![]()
12 Frederic Engels, Londra, 19 Nisan 1890; Otto Heller, La Fin du Judaisme, s. 136.![]()
13 Meydan Larousse, Cilt 10, s. 349.![]()
14 Le Nouvel Observateur, 30 Ocak-5 Şubat 1987; Le Crapouillot, Yeni Dizi, No. 49, 1979.![]()
15 Proudhon, Mülkiyet Nedir? Kronoloji Bölümü, s. 10.![]()
16 Daniel Ligou, Dictionnaire de la Franc-Maçonnerie, s. 102.![]()
17 Masonluk Üzerine, s. 10![]()
18 Grand Encyclopedia, Cilt 16, s. 9925.![]()
19 Ibid.![]()
20 Michael Baigent, Richard Leigh, Henry Lincoln, The Messianic Legacy, s. 187.![]()
21 A. P. Mendel, Michael Bakunin: The Roots of Apocalyps, s. 372.![]()
22 Eustace Mullins, The World Order: A Study in the Hegemony of Parasitism, ss. 64, 65![]()
23 Encyclopædia Judaica, Cilt 5, s. 792.![]()
24 Encyclopædia Judaica, Cilt 5, s. 797.![]()
25 Encyclopædia Judaica, Cilt 4, s. 1501.![]()
26 Encyclopædia Judaica, Cilt 5, s. 796.![]()
27 Gary Allen, Sermaye ve Sosyalizm, ss. 96-97.![]()
28 Henry Coston, Lectures Françaises, Numero Special, Nisan 1963.![]()
29 Arsene de Goulevitch, Zarism and the Revolution, s. 10![]()
30 Gary Allen, Sermaye ve Sosyalizm, ss. 90-91.![]()
31 Ibid., ss. 92-93.![]()
32 Executive Intelligence Review, The Ugly Truth About the ADL, s. 27.![]()
33 Encyclopædia Judaica, Cilt 5, s. 794.![]()
“Tepesine bir sivri sinek kondu diyerek 35’lik top ateşlenmez” NFK
ilkel komunal toplum,
koleci toplum,
feodal toplum,
kapitalist toplum....
a benim zeka ozurlulerim, adem hangi toplumda yasamis? ya peki nuh?, suleyman peygamber vs. tum safsatalar ne zaman yasamis?
hic bir zaman degil mi?
ama peygamber yasamis (MS. 600 lu yillarda) hem de ne yasama! kac kadin ile evlenmis resmi olarak 14 mu, ya peki resmi olmayan kac kisi ile?
ayse ile kac yasinda evlenmis? 6 yasinda mi? ya peki ayse kac yasinda iken gerdege girmis? 9 yasinda mi?
ya peki ayse neden gerdanligini kaybetmis?
nuh, gemisine balina, kopek baligi (jaws yani) almis mi? ya peki jaws adem i yemememis mi? ya peki ne yemis?
ama helal olsun size. siz bu kafa ile degil padisahlik duzenini koleci duzenini bile getirirsiniz, alttaki geri zekalinin yazdiklarina gore insanin kole olasi geliyor.
siz gidin masallari coluk cocuklara anlatin. |
|
ismet baytak
![]() |
--- 07/03/09 Cts tarihinde Gülçin Demir <demir....@gmail.com> şöyle yazıyor:Kimden: Gülçin Demir <demir....@gmail.com> |
Bana, " Osmanlıda kaç hırsızlık vakası olmuş" diye soruyorsun.Sıkı dur söylüyorum; Osmanlıda hırsızlığın ve sömürünün alasını padişah yapardı.İstanbuldaki Çırağan-Beylerbeyi-Yıldız-Dolmabahçe sarayları Anadoludaki yoksul köylü halkın emeği sömürülerek yapılmıştır.Anadoluda halk açlıktan kırılırken 240 odası olan Dolmabahçe sarayında senin padişahın 20-30 kişilik ailesiyle saltanat sürüyordu.Sen Celali isyanlarının ne olduğunu bilirmisin ey ehli müslim dinkardeşim. Celali isyanları Anadolu'da yaşanmıştır.Köylü isyanıdır.Padişahın vergileri arttırıp ekilen buğdaydan aldığı payı sürekli arttırdığı için yoksul ve çalışan köylünün canına tak etmiştir.Ayaklanan ve hakkını arayan zavallı bu yoksul ve padişah tarafından sömürülen halkın isyanını bastırma görevi ise Kuyucu Murat paşa'ya verilmiştir.Kuyucu murat bu insanları diri diri kuyulara atmıştır.Öldürdüğü-katlettiği insan sayısı 90.000 e çıktığı için bu namla anılmış ve adı 'Kuyucu Murat Paşa' olmuştur.Osmanlıda hırsızlığın olmadığını kanıtlama gayretine gireceğine Topkapı sarayında kaç tane padişah kardeşinin ve amca oğlunun vahşice boğdurulduğundanda bahset. Otuzüç tane padişahın 32'sinin karılarının neden hıristiyan olduğunu izah et. "Koministler gibi iki günde kapitalist olmadık" diyorsun ama gördüğüm kadarıyla RTE gib 5-10 yılda kapitalistliği benimsemiş ve bu sömürü düzenin en azgın savunucu durumuna gelmişsin.Ehli sünet ile Milli Nizam ile kimseyi kandıramazsınız.
Nasılki laikler için Mustafa Kemal Atatürk bir daha geri gelmeyecekse senin de özlediğin o 1400 yıl önceki düzen sonsuza kadar geri gelmeyecek.Belediye otöbüsüne binen gariban bir Türbanlı genç kız ile son model Amerikan jeep'ine binen bir Türbanlı bayan arasındaki çelişkiyi saklayamayacağın gibi,petrol zengini müslüman arap ülkelerin başında zorla iktidar olan müslüman komprador batı işbirlikçisi şeyhlerin de hıristiyan Amerika'nın uşakları olduğunu gerçeğini saklayamayacaksınız.
Dünya tarihi; Ezen sınıflarla, ezilen sınıfların- ezen uluslarla ezilen ulusların tarihidir.
| Nisa (76) |
Allah yolunda olması ve kendisine bu sebeple özelliklede tağuta ve cibte inananların savaş açması, Örnek ayetlerden biridir. Kimin savaş açtığına ise şu grupta yer alan kişiler bile örnek olarak yeter. Bunlar kimlerdir.Derin devletin örgütüne ETÖ bağlı insanlar, Kendine Atatürkçü Kemalist diyen Kamufulaş ile dolaşan Gayri Müslimler, Yahudiler, Çalıp çırpamayan ve göbekten çıkarsal bağlantıları olan şahıslar makamlar, şirketler..Ve bunların hepside Kapitalist elit tabakanın mensuplarıdır. Emperyalizmin uşakları.
|