Eldar stxa hoş atan.
Ne zamandır yazıcam anca fırsat bulabildim.
Harita güzel daha öncede görmüştüm. Bahsettiğin zatı tanımıyordum
araştırınca
öğrenmiş oldum. Türkiyede dağınık olarak çok lezgi var fakat tespit
edilebilen tam lezgi
köyü olarak 3 köy var yayla'nın dediği gibi. Bunun dışında söylenen
tokat, sivas vs civarında
kafkas köyleri var fakat sadece lezgi köyü değiller. İçlerinde de ne
kadar gerçek lezgi var
bilemiyoruz. Türkiyede, Lezgi olduğunu duyan, olduğunu sanan çok fazla
insan var fakat gerçek
olarak lezgi olup olmadıkları belli değil kendilerinin de tam malumatı
olmuyor. Kültür ve adetleri bilip devam ettirenler olmadığı için
tespit de yapamıyoruz. Lezgiliği tam olarak bilip, yaşayabilen sadece
3 tanecik köy var malesef. Türkiyede kafkas ırklarına ait çok fazla
insan var ama pek az ne olduğunu bilip adetlerini devam
ettirebilenler. Geneli dillerini dahi konuşamıyor. Bilenlerde birleşip
birşeyler yapmaya çalışıyorlar, diri tutmaya çalışıyorlar. İnternet'de
lezgi olduğunu söyleyenler ile karşılaşıyoruz ama gerçeğe dair hiç bir
malumatları yok. Misalen Bayrampaşada bir arkadaşım var. Babası
tokatlı annesi balıkesirli, manyaslılarla akrabalığı olduğuna dair
bilgi var ama ayrıntılı malumat yok. Şaka ile akrabamsın diyoruz ama
oda geçmişini bilmiyor... Bu konular da yazılı kaynaklarda yok. Dede
ve babalarımızın bir hatası da bu. Yazma adeti olmadığından başlarına
gelenleri, geçmişlerini, anılarını yazmamışlar, torunlarına
aktarmamışlar. Böyle bir bilincede ihtiyaç duyan olmamış, öğrenmek
isteyende olmamış sanırım. Şimdi bizim gibiler öğrenmek istiyoruz
keşke bilgimiz olsa diyoruz, ama pek mümkün değil. Bu konuda ayrıntılı
araştırma yapanda yok. Yapılmaya çalışılsada zaten yazılı kaynak çok
az. Eski dağıstan, kafkasyaya dair çok az şey var. Buraya geliş
yıllarıda karışık döneme denk geldiğinden herşeyi listeleyememiş
Osmanlı. Bunun gibi şeyler ancak başına gelen, yaşayan kişilerin not
tutması, hatırata dökmesi ile ancak mümkün zaten. Tarihi bu şekilde
öğrenebiliriz. Kulaktan duyma şeyler olduğu için biz de bir çok şeyi
yanlış biliyor olabiliriz. Bazı şeyler mitoloji gibi olmuş artık
onlara sarılıp duruyoruz çaresiz. Geçmişini en fazla bilen bu 3 köyün
insanları lezgiler olarak, onlar da artık bitiyor. Benim yaşıtım dili
bilen çok az insan var. Bende tarihi bir çok şeye vakıf değilim.
Araştıracak yetenek, azim ve ilim de yok malesef...
Dünyada da bizdeki gibi olduğunu düşünüyorum. Tüm dünyaya yayılmış
lezgiler pek bilinçli değiller, bilgiyede sahip değiller. Rahat bir
dönemde yaşadığımızdan her kez geçmişine dair bir açlık duyuyor.
Kafkasyalılar türk olmamış olsa bile türklerle girintili olduklarından
bir çok şey hiçbir zaman çözülemeyecek. Dünyada birlik olma açısından
tek elimizde islam bilinci bulunmakta.
Dağılım bakımından da evet kontrol pek mümkün olmamış. Kontrolsüz
gerçekleşmiş. Osmanlının çok zor bir döneminde yaşanıyor bunlar.
Belkide başka padişahlar olsa bu kadar insanın topraklara girişine
müsade etmezdi. Daha engelleyici bir davranış sergileyebilirlerdi o
zaman halimiz daha kötü olabilirdi, bu konuda osmanlıyıda suçlayamazdı
kimse. İzin konusunda kontrollü olmaya çalışmışlar ama pek mümkün
olmamış, o yüzden de yazılı pek bir şey yok. Göç haritalarına bakınca
durum anlaşılıyor zaten. Biz doğu tarafından girenlerden oluyoruz.
Balkanlarda çok sayıda insanın geçişine izin verilmemiş. Bunlar daha
büyük sıkıntılar çekmiş. Gemiler ile arab yarımadasına gitmek
durumunda kalmışlar. Bugün bu yol sebebiyle israil, kudüs, mısır gibi
bölgelerde lezgi ve kafkasyalılar yaşıyor. Geçmişlerine dair ne kadar
bilgileri var bilmiyorum. Muhacirler pek organize gelmişler gibi
görünmüyor çok sıkıntılar çekilmiş yollarda binlerce insan ölmüş.
Osmanlıda barındırmada kontrollü olmaya çalıştığı anlaşılıyor. Pek
lezgilerin adı geçmiyor bunlar arasında. Bizim ata akrabalarımızdan ne
kadarı gelememiş, gelebilenler nerde bilmiyoruz.
Küçüklüğüme dair lezgilerle ilgili ufak anılarım var. Yücel abim bu
konuda çok şevkliydi, büyük gayretleri oldu. Çok da güzel hizmetleri,
hatıraları oldu. O yıllarda gözümde büyümeye başlamıştı zaten.
Evimizde kafkasyadan gelen talebeleri ve hanımları misafir ederdik.
İçlerinde çoğu lezgi olurdu. Onların da bizim de dilin çok
asimilasyona uğramasından pek konuşup, anlaşamıyorduk. O zamanlarda
bizim ve akrabaların evinde hep lezgice konuşulurdu, öyle öğrendim
zaten. Lezgileri görmek çok hoşuma gidiyordu ama islami yaşam ve
bilgileri olmadığından hallerine üzülüyordum. Hatta evimizde misafir
ettiğimiz lezgi talebelerin içinden okullarda çıkan kavgalarda ölenler
olmuştu epey üzülmüştük.
Velhasıl kelam yine uzun yazdık.
Facebook sevmiyorum, kullanmıyorum fakat orda lezgi grupların olduğunu
gördüm. Orada geniş çaplı bir grup yapalım mı ne dersiniz.
Eldar stxa, bu arada bir ara azerbaycan'a dönmek durumunda kalmıştım.
Şimdi burlardamısın, neler yapıyorsun. Halin nasıldır.
Eklediğin mp3'leri kaydettim ikisi güzeldi.
Azerbaycan'da çok lezgi var ama sevmeyen de çok galiba, azeri
tanıdıklardan pek lezgileri seven yok. Kötü amellerde olanlar çok
galiba. İnternette de görüyoruz bir tepki var nedense.
Çaz viri lezgi xalk dal görüşmişhan arzu ava.
Kü sara...
Hüseyin Nail Kubalı
http://www.bkd.org.tr/biyografiler_ac.asp?id=116
http://tr.wikipedia.org/wiki/H%C3%BCseyin_Nail_Kubal%C4%B1
http://tr.wikipedia.org/wiki/Kuba_(%C5%9Fehir)
http://tr.wikipedia.org/wiki/Kuba_Hanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1
http://tr.wikipedia.org/wiki/Azerbaycan_hanl%C4%B1klar%C4%B1
http://tr.wikipedia.org/wiki/Kafkasya