You do not have permission to delete messages in this group
Copy link
Report message
Show original message
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to liberal-i...@googlegroups.com, Liberaller, ldpmar...@googlegroups.com, karadeniz...@googlegroups.com, ldpinfo-Grubu
Değerli Dostlarım medyaanadolu sitesindeki köşede yazmaya devam ediyorum. Ancak kendimi geliştirmek ve yazma konusunda başarılı olabilmek için, sizlerin değerli tavsiye, yorum ve eleştirilerinize ihtiyacım var. Dördüncü yazının linkini takdim ediyorum. Lütfen yazının tamamını okumak için linke tıklayınız. Tavsiye, yorum, eleştiri, ve katkılarınız bana ışık olacaktır. Sevgi ve saygılarımla, esenlikler dilerim.
Metin Turkeli Liberal_izmirli/ Turizmden emekli / Orman müh. LDP ( Liberal Demokrat Parti ) Merkez Disiplin kurulu üyesi
Van gölü canavarlığına terfi ettirdiğimiz mandaya buzağıyı yavru olarak yakıştırdıktan sonra, “ Öküzün altında buzağı aranır lafını biliyordum.” diyerek cehaletini savunan üniversite son sınıf öğrencisini bıyık altından gülerek hoş karşılıyorsak, sadece geldiğimiz değil, geleceğimiz gün de karanlık, görünüyor ne yazık ki.
Sevgi ve saygılarımı baştan sunarak, tersinden başlasam daha iyi olacak her halde bu yazıya. Kimimiz acıyı bal eylerken, bazılarımız örtünün altına bakmaya tahammül edemeyip yarıda bırakabilir bu yazıyı. Şairden “… gün gün ile barışmalı / kardeş kardeş duruşmalı / koklaşmalı söyleşmeli / korka korka yaşamak ne… “ diye alıntılayarak, dostça yazmaya karar verdim bugün. Malum “ Dost acı söyler.” Gerçi ben her zaman dostum size, bir düşmanlığım yok elbette. Ama bazen sizi de hoş tutmak için, satırın altında beyaz renkle yazmayı tercih ettiğim zamanlar oluyor, sadece siyah yazılarla içiniz kararmasın diye. Oysa bugün dik duran tırmığa basmanızı isteyeceğim, şöyle bir alnınızın çatına vurup acıtmacasına. Varsın, acısın ama uyanalım, ayılalım diye. Dost olarak söyleyeceğim acı acı, dinlemek istemeseniz de.
Şairden devam edelim yine “… yokluk ne yoksulluk ne / ilenmek ne dilenmek be / işsiz güçsüz dolanmak ne… / … ekmeği bol eyledik / acıyı bal eyledik / sıratı yol eyledik / geldik bugüne… “ Evet geldik bugüne geldik de nasıl geldik, nereye geldik? Bir nesil kaybettik, öyle bir kayıp ki http://www.medyaanadolu.com/haber/1921-onlar-emekli-oldu-memleket-emekliyor