Sn.Necati Çavdar'ın benim gibi, çömez bir karalayana iltifatı

5 views
Skip to first unread message

Metin Turkeli

unread,
Apr 2, 2013, 8:29:36 AM4/2/13
to liberal-i...@googlegroups.com, Liberaller, karadeniz...@googlegroups.com, ldpmar...@googlegroups.com, ldpinfo-Grubu
Değerli Dostlarım
Hakkımda, Üstad Sn.Necati Çavdar!ın kaleminden dökülen balların tadına hayran kaldım. Sizlerle paylaşmadan edemedim. Sevgi ve saygılarımla arz ederim.
 
Metin Türkeli
Liberal_izmirli / Turizmden emekli orman mühendsi
LDP ( Liberal Demokrat Parti ) MDK üyesi


Değerli üstadım Sağ olun, var olun bu kadar övgünüze, iltifatınıza layık olabiliyorsam ne mutlu bana. Umarım bu kadar gururlanmak, zarar yerine şevk verir şahsıma. Allah Razı olsun sizden ve şahsınızda memleketsever aydın kişilerden. Sevgi ve saygılarımla.


http://necaticavdar.blogcu.com/metin-turkeli-ile-yolculuk/13507952#comments

METİN TÜRKELİ İLE YOLCULUK

 

                                                                                     2 Nisan 2013  Ahimesut/Angara

 

METİN TÜRKELİ İLE  YOLCULUK

 

Metin Türkeli’yi   bilir ne de tanırım..

Yer yüzü mekanında görmüş de değilim.

Ancak büyük dava, fikir , aksiyon  insanlarından kaçını  fiziken biliriz ki?

Fakat onlar  yanlış ve doğru ama  “özlü” söz ve eylem insanları olduklarından kendimizden biri sayarız. Yakınlarımızdan da yakın buluruz.

Metin beyi bize sanal alemin gücü dayattı.

 Elektronik posta ağından başlayan irtibatla kendisini fark ettik.

Şimdilerde ise Medya Anadolu mekânında sanal odada açtığı pencereden sesleniyor.

Hayat boyu yaptığı yığınağı adata kusuyor.

Kimileri buna “bikrim” diyor.

Olsun “yığınak” bence daha bi farklı anlam çağrıştırıyor.

Metin bey,   penceresinden  sırtlandığı onca tecrübeyi beynine yüklediği  dataları fikir helezonunda harmanlayıp, bize sunuyor..

Sanal dünya bir çok değerin gün yüzüne çıkmasını,  sözde “kalem erbabı” ve “fikir mafyalarının”  dar alanda top koşturduğu sahayı genişleterek yeni değerlerle buluşturdu.

Metin Türkeli’de bunlardan biri

Dedik ya  tecrübe ve bilgisini fikir  helezonunda harmanlayıp sunuyor.

Kalem erbabı olma yolunda çıktığı yolculuğunu takibe başladık.

Fikir ürünlerine  göz attık..

Yazılarından  uzun uzun bahsedecek değiliz,.Okuyunca  ne olduğunu bilirsiniz. Arife tarif ne hacet..

Fakat biz  farklı makalelerden nasibimize düşenleri şöyle anladık;

 

Verimli olması gerekirken kuraklığa yenik düşüp kumlara teslim Karapınar ovasından Boğazın akıntısına  elektrik üretmeye, Nükleer santrallere giriyor.. Rüzgar santralarından  atıl kalan köy değirmenlerinin enerjide kullanılmasına kapı aralıyor..

….

İdeolojik körlükle gerçeğin karartıldığına dikkat çekip Anıttepe’yi bilenlere Rasattepe’yi de hatırlatarak , köy enstitüleri ve imam - hatip okulları  örneği özelinden  var olan kurumların atılması yerine  onların  daha  verimli hizmete dönüştürülmesini sağlık veriyor..

………… 

Evrende  Konyamız kadar  bir sahada  top koşturan  Hollanda’nın  okyanus hükümranlığı (sömürgeciliği) döneminden  hatırlanan Hollanda Antileri denen küçük adacığın (Curaçao ) “ülke” pozisyonu ile deniz ticaretinden  “korsan “ para kazanmasına, onca denize sahip bir ülkenin  uyguladığı yanlış vergi sonucu  değil başka bandıralıları kendi  gemilerini bile limanlarına bağlayamadığına dikkat çekiyor..

Tabi anlayanlara..

……………

Aile içinde yaşanan mutluluğu “bayram içinde bayram”  nitelemesiyle sunarak ağacın kıymetine geçiyor. Ağacın  ülkeye, toprağa ve kainata ne denli önemli olduğunu vurguluyor..Ve  insan oğlu için  ölse bile ağaçla çok uzun zaman   var olunabileceğini hatırlatıyor..

..

Bir başka yazısında sanki daldan  dala geçiyor gibi yaparak geniş bir yelpazeden tur attırıyor ve   işin özüne geliyor..

“Petrole ihtiyacın ortaya çıktığı son yüz yılda petrol uğruna nice savaşlar oldu. Milyonlarca insan öldürüldü, ya da sakat bırakıldı, göçmen durumuna düşürüldü. İç savaşlarda ülkeler bölündü. Petrol ve doğalgaz yataklarının bulunduğu küçük ülkeler, büyük ülkelerin oyun alanı oldu.  “ şeklindeki uzman görüşünü dayanak alarak  konuyu çöpe, samana getiriyor..Kayalardan gaz çıkararak  enerji konusunda verilen savaşın maliyetini  ucuzlatıp, devleti de  zengin olmaya çağırıyor..

………………

 “Poşulu, körüklü çizmeli, sekiz köşe kasketli sahiplerinin yanında sarvanın peşi sıra gururla, taşıyorlardı havutlarını, daylaklar, tülüler Sağcı, solcu, çengelci, bağcı, tekçi hepsi birbirinden becerikli 120 kadar güreşçi, boyuna, posuna, kilosuna, oyununa denk olarak başarılı bir şekilde çatılmış. …. ” diye anlattığı aslında deve güreşi.

Yazanın tümünü okuyunca hani ayrılık – gayrilik için  bir birimizin boğazına sarıldığımız alanların ne de sathi olduğunun farkına vararak birlik ve beraberliğin o kadarda zor olmadığı bir deve çanının , davul tokmağının sesiyle  milletin  aynı alana kolayca toplanabileceğini anlıyorsunuz..

Aynı yazısında sımsıcak insan ilişkilerinden Kezban kızdan geçip  hayatın gerçeği yaşanmışları anlatan  halk kültürünü  hafızasını boşaltırcasına    önünüze sererek  dağları  selamlarcasına  Deveci ve garip başka bir Kezban öyküsüne geçiyor..

 

 “Sessiz dağlarında ıssız başları

 Niye garip olur büyük Mevla’nın işleri

Kezban'ın kaderi oldu, devecinin düşleri

Zehir olsun Deveci dağların suyu

 Yavruyu sır eyledi zenginim deyi 

 Kezban gelin olur dağın başında

 Tezek toplar yavru, daha kaç yaşında

 Altın akla gelmez, ilik yok döşünde,

 Zehir olsun deveci dağların suyu

Kezban sana hayal, düş oldu Dalakçı Köyü  …. “

 

 “  Çek deveci develeri engine

 Şimdi rağbet güzel ile zengine

Develi daylak severler aylak

 Sen kimin yari her yanın oynak

 

Meram yolunda şişe belinde

Yollara düşmüş kendi halinde

 Çek deveci develeri yokuşa

Siyah perçem ak gerdana yakışa “

Şeklindeki halk deyişleri ile  gamı, kederi  hasılı yaşananları  hatırlatıp,  EGE özelinde  ortak kültürümüze katkı sağlıyor..

 

……………

 

Kimi zaman unuttuğumuz “ F” klavye ile başlayıp, kabusumuz  “Fiş” ile devam ediyor.

Elbette fiş önemli.

Elektrik fişini yanlış takarsanız ceylan çarpar.

Hakınız da tutulan her alandaki  “fiş”i yanlış yazarlar ise hayatınız kararabilir.. Adı üstünde  “fiş”..

İsteyen istediği gibi tutar, istediği yerde çarpar..Adamın keyfine kalmış..

Fişin acısının şiş acısından daha derin yaralar açtığını ancak yaşayanlar bilir.. Metin beyin yazısıyla hangi cenderelerden geçtiğimiz tekrar hatırlıyoruz.

 

….

İsterseniz  …

Dinlenmek ya da dertlerinizi dinletmek için yaslandığınız  “taş”ın ne anlama geldiği, üzerinde ne pazarlıklar yapıldığını öğrenmek,  kimi  garip servet yolcularının rüyasının; milleti “var “ edeceğine memleketi millete  “dar” eden   “angara” imzasıyla nasıl kabusa çevrildiğini  öğrenmek isterseniz başınızı Metin Türkleli’nin sanal penceresine  çevirin..

Kesinlikle ..Ama kesinlikle  zarar değil kar edersiniz

Daralan ufkunuzda yeni ışıklar  beliriverir..

 Mühürzade Nuri’nin özel yetenek, beceri ve zekasını bu  milletin emrine vermesinin ülkeye neler kattığını ve bunu  sözde DEVLET eliyle yapmanın memlekete  ne kaybettirdiğini  Metin Türkeli’nin  satırlarında  Mühürzade Nuri’nin  “Demirbağ” ile bağlanarak zapturapt altına alınmasının ve ülkenin patinaj yapma  serüveninin   seyrine çıkabilirsiniz..

Aslında  bu yazıya “Angara”da  bir gece vakti başlamıştım..

“Selam”lama ile ara verdik..

Ve..

Son günlerin tartışmalarına dikkat çekerek  “ Bu ülkenin koca koca  ilim, fikir ve sanat adamlarının uğraştığı işe bakın.. Onların ilim , fikir ve sanat gibi verimli işlerle  uğraşması gerekirken basit işlerle hem bunları hem bu milleti oyalıyorlar.. Milletin derdi bu önümüze serilen meseleler değil ” diyen yol arkadaşım gençle  kısa  bir ÇORUM yolculuğu çıktı.

Metin beyle yolculuğa kaldığımız yerden;

http://www.medyaanadolu.com/kategori/28-metin-turkeli durağından  devam ettik.

 

“METİN TÜRKELİ İLE  YOLCULUĞA ÇIKMAK”,  bir tecrübeli bilge ile yolculuk gibi…

 

Bu yolculukta ..

Kesinlikle ..  Ama kesinlikle  zarar değil kar edersiniz.

Daralan ufkunuzda yeni ışıklar  beliriverir..

Necati Çavdar

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages