
Farkında mısınız? Günlerden bu yana televizyon ve gazete haberlerinde şehit cenazeleri ya da şu kadar örgüt üyesi öldürüldü haberlerine rastlamıyoruz. Bunun yerine ilgili ilgisiz, siyasi gayri-siyasi, yandaş candaş, muktedirlerden veya muhaliflerden, muhtelif titre, makama mevkiye sahip kişiler; barış süreci diye özetleyebileceğimiz, gündemi değerlendiriyoruz başlığı altında, ya şimdiye kadarki beceriksizlerini örtmeye ya da hükümetin bu konudaki çabalarını eleştirmeye devam ediyorlar. Tartışma programlarında, köşelerinde, sözlerinde, yazılarında. Onlar bıkmadı, yorulmadı ama ben yoruldum, sıkıldım, kabak tadı veren anlamsız yorumlardan, farkındayım siz de sıkıldınız. Yıllardır kardeş kanı dökülen, darbecilere uyuşturucu kaçakçılarına yataklık yapan, memleket ekonomisinin başını kaldırmasına fırsat vermeyen, terör belasını sonlandırmak için; hükümet büyük bir riske girerek bir adım attı. Tartışılması gereken bir seçim sistemiyle de olsa, vatandaşın büyük çoğunluğunun teveccühü ile seçilmiş iktidar partisi, bu barış girişiminin, sevabına da, günahına da katlanmaya razı gelmişken daha da önemlisi geçtiğimiz onbeş yirmi gün boyunca camilerde ya da mezarlıklarda istismar edilen cenaze haberleri duymuyor olmamızın hatırına, benim ya da dışarıdan birilerinin bu süreci daha fazla bulandırmadan, sabır ve tevekkül ile olumlu bir şekilde nihayete varmasını umut etmemiz gerektiği kanaatindeyim. Su akar yolunu bulur. Bu kanaatimden dolayı farklı konular üzerinde bir şeyler karalamaya çalışıyorum. Becerebiliyor muyum, beceremiyor muyum, beğeniyor musunuz, beğenmiyor musunuz, dağarcığınıza karınca kararınca bir katkım olabiliyor mu, dertlendirip başınızı mı ağrıyorum, bu konuda ki takdir tamamen size kalmış.