
Eski ifadesiyle istimna yeni ifadesiyle ise masturbasyon meselesi cok sorulan bir soru. Bu meseleyi kaynaklarina inerek, fazla da detaya varmadan inceleyelim.
Evvela hemen sunu soyleyelim ki, mezhep imamlarimiz, istimna icin ittifak halinde "haramdir" hukmunu vermislerdir.
Sayilan bu buyuk imamlar, "Eslerin disinda herhangi bir cinsel tatmin yolu arayanlari haddi asan kimseler" olarak niteleyen ayete (Mu'minun, 23/5-7) ve "Sizden evlenme cagina gelip de buna guc yetirenler evlensin, evlenmeye imkan bulamayanlar ise oruc tutsun" (Buhari, Nikah, 2) hadisine dayanarak bu fiili haram saymislardir.Evlenme ve oruc haricinde bir cozum onerilmedigine gore istimna kabul edilemez.Hadiste acikca gorulmektedir ki care olarak oruc tavsiye edilmektedir. Ayrica Cenab-i Hak baska bir ayette evlenme imkani bulamayanlarin, imkan buluncaya kadar iffetlerini korumalarini emretmektedir (Nur, 24/33). Kaldi ki gunumuzde tip da hem psikolojik hem de bedensel acidan masturbasyonun insana degisik zararlar verdigini soylemektedir.
Kaynaklara bakildiginda dort buyuk mezhep imaminin istimnayi haram saymalarina mukabil bazi alimlerin, cinsel duygulari cok baskin gelen, zinaya sapma endisesi olan ve hatta bu konuda sagligi bozulacak seviyede olan bekarlarin ve uzun sure degisik nedenlerden dolayi esiyle iliskide bulunamayan evlilerin istimna yapmalarina kerhen cevaz verdiklerini goruyoruz. (Ibn Abidin, Reddu'l-Muhtar, II, 399; IV, 27; Kadihan, el-Feteva, I, 46; Ibn Hazm, el-Muhalla, XI, 392-393; Ibn Teymiye, el-Feteva'l-Kubra, I, 73) Ancak burada hemen sunu ifade edelim ki bu alimler, bunun bir aliskanlik haline gelmesi ve zevk icin yapilmasi durumunda haram oldugunda ittifak etmislerdir. Ayrica bu sartlarda cevaz kapisini aralayan bu alimler, diger alimlere nazaran cok azinlikta kalmaktadir. Yani yukarida da ifade edildigi gibi cumhura gore bu fiili yapmak haramdir.
"Onlar, esleri ve cariyeleri disinda mahrem yerlerini herkesten korurlar. Dogrusu bunlar yerilemezler. Bu sinirlari asmak isteyenler; iste bunlar, asin gidenlerdir" (el-Muminun, 23/5-7) ayeti ile benzer anlam tasiyan (el-Mearic, 71/29-31) ayetlerine gore, bu fiil "sinirlari asmak" "asiri gitmek" olarak degerlendirilip, haram sayilabilir mi? Islam alimlerinin cogunlugu, buradaki asiri gitmek sozunden es ve cariye disina bir baska kadinla birlesmeyi anlamislar ve istimnayi bu birinci derecede haramlarin arasinda saymamislardir. Resul-i Ekrem (sav)'in: "Elini nikah eden melundur" buyurdugu da bircok muteber kaynakta zikredilmistir.Ancak Islam alimleri bu hadisin, sahih hadis kitaplarina girecek kadar saglam senetli olmadigi icin, haram-helal baglaminda delil olmayacagini savunurlar. Bazi Hanefi ve Hanbeli alimleri esi olmayan birinin, aliskanlik haline getirmemek sartiyla bu sikintisini giderebilecegi gorusundedirler. Ancak bunu, zina tehlikesine dusmemek ve cok fazla zihni mesgul etmemek icin acik birakilari bir zaruret kapisi olarak gormek gerekir. Asil olarak helal degildir. Bunu hicbir Islam alimi savunmamistir. Iki tercih arasinda kalan bir musluman zarari daha az olanini tercih etmelidir. Bu bir fikih kuralidir. Eger bir musluman, zina yapabilecek kadar kendi kontrolunu kaybetmisse, daha hafif olan bu yolu tercih eder ve zina tehlikesinden kendisini kurtarir.
Bu sartlar gozonunde bulundurulacak olursa, elle bosalmanin hukmunu herkes kendi vicdaninda daha iyi verebilir. Ancak insan fitrati bunu hos karsilamaz; yaptiktan sonra pismanlik duygusu gelen bir fiilin de kesin olarak helalligine hicbir musluman inanamaz ve bu yolu cozum olarak goremez. Haramlar bellidir, helaller bellidir. Ikisi arasinda supheli seyler vardir. En guzeli bunlardan uzak durmaktir. Nitekim tip otoriteleri de asiri aliskanlik haline getirilen istimnanin ruhi ve fizyolojik zararlarini ortaya koymaktadirlar.

