SEVGİLİ okuyucularım, Türkiye’de akıl almaz olaylar oluyor. Devlet ciddiyeti kayboldu, partizanlıkdevleti işgal etti!
Önceki gün özellikle yandaş medyanın manşetlerinde yer bulan bir haber vardı. 12 Eylül darbesinin beş komutanı ile aile bireylerinin malvarlığı incelenmiş ve ortaya korkunç sonuçlar çıkmıştı. Buna göre darbecilerin yüzlerce apartmanı, rezidansı, villası, binlerce dönüm arsa ve arazisi vardı.
Peki, bu haberin kaynağı neydi?
Evren ve Şahinkaya‘yı yargılayan mahkeme darbecilerin servetini ve banka hesaplarını MASAK’tan sormuş, verileri MASAK ortaya çıkarmıştı. Nedir bu kuruluş?
Mali Suçları Araştırma Kurulu.
Bu kurul her türlü yetkiyle donatılmış durumda. Yargı bir belge istediği takdirde tapudan, bankalardan soruyor. İlgili kurumlar derhal araştırma yapıp ilgili kişinin ve mirasçıların üzerine kayıtlı her şeyi MASAK a bildirmek zorunda.
Kuruluş amacı güzel, Kara parayı, kaçakçılığı, terörü, haksız kazancı, yasadışı paraları, rüşveti vesaireyi önlemek için MASAK her türlü yetkiyle donatılmış.
Hakkında ihbar veya kuşku olan kişi ve kurumların banka girdi çıktılarını, tapu kayıtlarını öğrenip ilgili makamlara bildiriyor. Bu açıdan elinde sonsuz yetki var.
Bu özellikleri nedeniyle de, devletin en güvenilir kurumlarından biri olması gerekiyor.
★ ★ ★
MASAK, son olarak darbecilerin ve geride kalan aile bireylerinin malvarlığını inceledi.
Ortaya anormal sonuçlar çıktı. Yüzlerce ev, apartman, villa, binlerce dönüm arsa ve arazi, bankalarda yüzlerce trilyon para.
Demek ki darbeciler iyi para götürmüş, vurgun vurmuş, hepsi köşeyi bu yolla dönmeyi başarmıştı!
Türkiye önceki gün bu haberle sarsıldı. Sabah gazetelerde okuyunca bizim Saygı’ya aynen şöyle dedim:
“Konuyla ilgili hiçbir şey bilmiyorum ama bu haberler tamamen palavra. Böyle bir şey olamaz. Yeni bir propaganda, yeni bir beyin yıkama kampanyası başlatıyorlar…”
Saygı olayı araştırıp haber yapmak üzereydi. Akşam saatlerinde haberini yazarken “Abi sen haklı çıktın. Hepsi palavra” dedi.
★ ★ ★
Peki, nasıl olur? Devletin bir kurumu olan MASAK nasıl olur da böylesine ciddiyetsiz, yalan yanlış bilgileri açıklayabilir?..
Çünkü haberde adı geçen kişiler gerçekleri açıkladılar. Üzerlerine kayıtlı böylesine bir servet, malvarlığı yoktu.
O halde MASAK ne yapmış, böylesine gerçek dışı bilgilerle kime hizmet etmişti? Ya da MASAK’ın verdiği bilgiler başkaları tarafından bilerek mi çarpıtılmıştı?
Düşünün, bu veriler doğrultusunda masum insanlar suçlanıyor ve kamuoyuna şu mesaj veriliyor:
“Bu darbeci namussuzlar zaten hırsızdı. Çalıp çırptılar, malı götürdüler. Şimdi o malvarlığı çocuklarının, torunlarının, gelinlerinin ve damatlarının üzerine kayıtlı!”
Bu rezaletin, bu yalancılığın sorumlusu kimdir, bilemiyorum. Ancak “Vurgunda” adı geçenlerden bazıları çıktılar ortaya ve servetlerini açıkladılar. Apartmanlar, villalar, rezidanslar yok olmuş, geriye herkesin edinebileceği birkaç taşınmaz kalmıştı!
★ ★ ★
MASAK, öteki tüm kamu kuruluşları gibi AKP’nin elinde. Demek ki, belgeleri iktidarın siyasi çıkarları uğruna tahrif edebiliyor…
Ya da bilmeden yanlış yapıp hatalı sonuçlara varıyor.
Bu takdirde biz bu devlet kurumuna nasıl güveneceğiz, nasıl inanacağız? Eğer tahrifatı yapan MASAK değilse, bu işi becerip kamuoyunu yanıltan kişi ve kurumlardan kim hesap soracak?
O halde şu sonuca varıyorum: Yarın herhangi bir AKP‘linin serveti, kara para aklama olayı, avantası, rüşveti, yasadışı geliri gündeme gelirse, MASAK o belgeyi de siyaseten görmezden gelip zanlının aklanmasını sağlayabilir. ilkkursun.org
Devlet parsellenince, sonu işte böyle oluyor. .
BU sözcük dilimize yeni girdi. Haziran ayında çıkarılan yasa ile ombudsmanlık (kamu denetçiliği) getirildi. Kısaca özetlersek, vatandaş, devlet kurumlarıyla ihtilafa düştüğünde, şikâyetini bu kuruma yapacak. Yani ombudsman, devletle vatandaş arasında bir çeşit hakem olacak.
Kurum, Meclis Başkanlığı’na bağlı. Gerekli gördüğü her yerde büro açabilir. Baş denetçi ve denetçiler tamamen bağımsız ve tarafsız (!) olmak zorunda.
Bu kurum yeni oluşuyor. Baş denetçilik için 24 başvuru yapıldı ve AKP tarafından aday olarak üç isim belirlendi. Bu adaylardan birini Meclis seçecekti…
Ve AKP’nin blok oylarıyla emekli Yargıtay üyesi Nihat Ömeroğlu ombudsman seçildi. Önümüzdeki günlerde yemin edip göreve başlayacak.
Şimdi iyi bir maaş alacak, teşkilatını kuracak, yandaşlardan yeni elemanlar alacak, göreve başlayacak.
Peki Ömeroğlu, yasada öngörüldüğü gibi tarafsız mı?
Fevkalade tarafsız! Örneğin geçmişte Adalet Bakanı Cemil Çiçek döneminde bakanlıkta üst düzey bürokrat olarak görev yapmış!
Oğlu evlenirken nikah şahidi kim?.. Tayyip!
CHP milletvekili Umut Oran bunları ortaya çıkardı…
Ama bu kadarcık şeyler tarafsızlığı (!) bozmaz ki…
Bozmasına bozmaz (!) da, biz şimdi bu AKP’li ombudsmana nasıl güvenelim?
MASAK, YÖK, HSYK, Adli Tıp vesaire ne kadar taraf sızsa, yeni kurulan ombudsmanlık teşkilatı da o kadar tarafsız (!) olacak, yandaşlara yeni iş kapılan böylece açılacaktır.
Böyle başladı, sonu hayırlı olur inşallah!
SEVGİLİ Okuyucularım geçtiğimiz 11 Ekim günü Ankara’nın Esenboğa hava limanına Rus yolcuları taşıyan bir Suriye yolcu uçağı indirildi. Jetlerimiz uçağı inişe zorlamıştı.kemalistler.org
Uçak hava limanında alıkondu ve içinde arama yapıldı. Sonrası medyaya fısıldandı:
“Uçakta, silah ve patlayıcı vardı. Rusya’dan Suriye’ye gönderilen silah ve patlayıcı konusunda Türk makamlarına istihbarat gelmiş, Türk hava sahasını kullanıp Suriye’ye gitmekte olan uçak bu nedenle Ankara’ya indirilmişti.
Rusya ve Suriye birbiri ardına açıklamalar yapıp uçakta bu tür bir malzeme olmadığını bildirdiler. Rusya Türkiye’yi protesto etti. Rusya ile boşuna papaz olduk.
★ ★ ★
Türk yetkililer malzemeyi indirip uçağın gitmesine izin verdiler. Bulunan silah ve patlayıcılar (!) incelemeye alındı.
Tayyip konuştu: “Görüldü ki, uçakta maalesef bu tür malzemeler var.”
Hariciye Nazırı Ahmet konuştu: • “Sivil halka karşı acımasız katliamlar yaratan bir rejime dönük silah akışını kontrol etmeye kararlıyız. Uçakta bizim için sakıncalı olan unsurlar var.”
Merakla bekliyorduk ne olduğunu ama bizimkilerden açıklama bir türlü gelmiyordu!..
Bizim ilgili makamlardan tık yoktu. Bu suskunluk hayra alamet değildi!
Bugün itibariyle aradan yaklaşık 50 gün geçti ve uçaktaki malzeme bu kez yurtdışındaki bilgisayar korsanları tarafından -fatura dökümleriyle birlikte- açıklandı.
Suriye uçağında silah ve patlayıcı yoktu.
340 kilo ağırlığında 10 koli -radar yedek parçası olarak kullanılan- elektronik malzeme vardı.
Yapılan o acayip tantana boşa çıktı, üstelik Türkiye’yi bir hiç uğruna Rusya ile papaz ettiler!
Peki, uçak ihbarını kim yapmıştı? MOSSAD!..
Bizimkilerin fena halde düşman (!) olduğu İsrail’in istihbarat örgütü!