Tarih: 12 Haziran
2007 … Yer: Istanbul-Umraniye…
Istanbul Emniyet
Mudurlugu’ne bagli Terorle Mucadele polisleri Umraniye Cakmak Mahallesi’ndeki
kimsenin oturmadigi bir gecekonduya operasyon duzenledi. Polis gecekondunun
catisinda bir sandik icinde 27 adet el bombasi ve patlayici bulundugunu
acikladi. Bulunan bombalarin Emekli Astsubay Oktay Yildirim’a ait oldugu ileri
suruluyordu.
Bu bombalari
sorusturma gorevi UYAP sistemi tarafindan otomatik olarak Ozel Gorevli Savci
Selim Berna Altay’a verildi. Nasil olduysa, bir gun sonra sorusturma savcisi
degisti, savci Zekeriya Oz bombalari sorusturmakla
gorevlendirildi.
Once bombalarin
sahibi oldugu ileri surulen emekli Astsubay Oktay Yildirim, ardindan
gecekondunun sahibi oldugu iddiasiyla Mehmet Demirtas gozaltina alindi.
Sorusturma dalga dalga genisletildi, onlarca kisi gozaltina
alindi.
Tarih 21 Ocak 2008’i
gosterdiginde, bomba sorusturmasi sonucunda “Ergenekon” adli orgute ulasildigi
iddia ediliyordu. Sorusturma daha da genisletildi. Yuzlerce kisi gozaltina
alindi, tutuklamalar gerceklestirildi ve Ergenekon davasi
baslatildi.
Iddianame,
Umraniye’de bulunan 27 el bombasiyla basliyordu. Ergenekon operasyonlariyla
ilgili konusan herkes Umraniye bombalarini anlatiyordu. Ancak Umraniye
bombalarini ne goren vardi, ne de duyan... Bombalarin bulundugu one surulen
gecekonduda, tek bir kare goruntu dahi yoktu.
Bombalarla ilgili
savciligin tek delili Umraniye polis merkezinde cekilen goruntulerdi. Goruntuler
incelenmek uzere TUBITAK’a gonderildi. TUBITAK’in raporu tam 29 ay sonra, 29
aralik 2010’da dava dosyasina girdi.
BOMBALAR
GECEKONDUDA BULUNMAMIS
TUBITAK’in yaptigi
cozumleme, Umraniye bombalarinin sirrini ortaya cikardi. Polislerin kendi
aralarinda yaptigi konusmalarda, Umraniye’deki gecekonduya hic gidilmedigi,
bombalarin sanki orada bulunmus gibi yapildigi anlasildi.
Polisler karakoldaki
konusmalarinda, karakolda yazilan tutanagin, gecekonduda yazilmis gibi nasil
gostereceklerini tartisiyorlardi.
-Simdi olay tutanagi
olay
-Yav olay yeri
tutanagi bilgisayarda yazilir mi?
-Olay yeri tutanagi
diyorum bilgisayarda yazilabilir
-Hani adam diyor ki
bilgisayari nerden olay yerinde diyecek
-Ha o mu yok canim
burada yaziyoruz
-Biz sahislari
buraya getirdikten sonra tutanaga basladik deriz o zaman
-Olmaz yani onu
diyorum yani adam diyecek ki catiya bilgisayar mi cikardin diyecek
sana
-Olay yerinde ellen
yazilir
-Ya bunu elle
yazmayalim diyor..... bilgisayarda yazalim diyor.....
-Elle yazalim
–Oldu
-Catinin uzerinde
elle nasil yazdin der
-Ama elle yazin
diyorsan yaz yani o sorun degil
SINKAF EDERIM
HAKIMI SAVCIYI
Goruntulerde ortaya
cikan gercek, sadece bombalarin gecekonduya gitmeyisi degildi. Polisler 12
Haziran 2007 gunu “Ergenekon” ismini zikrediyordu. Oysa ne Tuncay Guney ne de
sozde belegeler vardi. Henuz sorusturmanin adi bile belli
degildi.
- Sorusturma
nasil…
- Sorusturma
Ergenekon oldugu zaman s… hakimi savciyi (guluyor)
BOMBALAR IMHA
EDILDI
Yuzlerce tutuklamaya
neden olan bombalar ise ortada yoktu. Bombalarin mahkeme karariyla imha edildigi
aciklandi. Gerekce olarak bombalarin “patlama tehlikesi” gosterildi. Istanbul
Cumhuriyet Bassavciligi, el bombalarinin imha edilmesi icin 13 Haziran 2007
tarihinde Istanbul 10. Agir Ceza Mahkemesi'ne talepte bulunmus, mahkeme de ayni
gun aldigi kararda bombalarin imha edilmesine karar vermisti. Yani cok gizli
orgutu ortaya cikaran deliller, mahkeme karariyla imha
edilmisti.
Mahkeme imha
edildigini soylese de Umraniye bombalarinin macerasi sona ermedi. Bombalar, ayni
sorusturma kapsaminda Zir Vadisi’nde yapilan kazilarda karsimiza
cikti.
BOMBALAR ZIR
VADISI'NDEN CIKTI
Iki ayri yerde
bulundugu iddia edilen bombalari karsilastiran Emekli Astsubay Oktay Yildirim,
Umraniye ve Zir Vadisi'nde bulunan 18 bombanin ayni oldugunu acikladi. Iki
yerdeki bombalarin cins ve maddeleri ayni, mensei ise yabanciydi. Bombalarin
kutulari, hatta kutularin uzerindeki bantlarin renkleri bile birebir
ayniydi.