AŞAĞIDAKİ SORULARA CEVABIMDIR
Re: [TÜRKİYE:8238] turkiy...@googlegroups.com adlı grubun özeti - 5 Konu konuda 5 İleti ileti
Dinin Direği Nedir? Son Güncelleme
Dinin direğinin ne olduğunu sorup, sonra da namazın dinin direği olmadığını uzun uzun anlatanların ve bunu her tarafa iletmeye çalışanların neye hizmet etmek istediklerini anlayamadım.
Bu yazıda anlatılanları müslümanlar bilse ne olur, bilmese ne olur?
Ne yani?
Namaz dinin direğidir diyen müslüman dinden mi çıkar?
Namaz ibaddetir denilirse namazları kabul mü olmaz?
Yoksa namaz farz mı değildir?
Ya da Müslümanların zihnini bulandırarak, namazı kılsanız da olur kılmasanaz da olur demek mi amacınız?
Gülmetin BULUT
Dinin direğinin ne olduğunu bilmek ve anlamak isteyenler için, yazıyı, yazarı ve iletenleri eleştiren Sayın Gulmettin Bulut’un sorularında açıklamadır:
1. Sadece Gerçek / Hakikat, gerçektir ve “gerçek” tektir. Oysa “doğru” dediğimiz şey,kişi olarak bizim gerçek diye bildiğimiz şeydir ki bu bir “Kitab”a dayanmıyorsa “zan” dır. Allah Kuran'da Buyuruyor ki: Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz ve gönlün hepsi bundan sorumlu tutulacaktır. (17/ İSRA/36.) Bu sebeple Müslümanlar, sorumlu oldukları “Kitap”ları olan Kuran’da yazılı “gerçek”leri bilmek ve o “gerçek bilgi”nin ardından gitmekle mükelleftirler. Dolayısı ile konuyla ilgili Kuran gerçeğini “uzun uzun anlatanlar ve bunu her tarafa iletmeye çalışanlar” (ki bunlardan birisi de naçizane benim), sorumluluklarının bilincinde Müslümanlar olarak İSLAM’a hizmet etmektedir.
2. Bu yazıda anlatılanları bilmemek ve hele yazıda delil olarak gösterilen ”Ayet”ler ve Hz. Muhammed’in Sünneti” nden haberdar olduktan ve üzerinde düşündükten sonra, Kuran ve sünnetteki gerçekler hakkında “Müslümanlar bilse ne olur, bilmese ne olur?” demek bir Müslümana yakıştırılamaz bir zihniyettir. Müslümanlar bilse ne olur, bilmese ne olur?” zihniyetinden Allah’a sığınırım.
3. Yazıda “Namaz dinin direğidir diyen müslüman dinden çıkar” diye bir ifade veya işaret yoktur.Yazıda “bu söz uydurma hadisler kategorisinde değerlendirilmektedir. (bkz. Harun Ünal; Uydurma Hadisler, c.3, Mirac yay. İst., 2007)denilmektedir ki bundan “Namaz dinin direğidir diyen müslüman dinden çıkar” diye hüküm çıkarmak cehalettir.
4.” Namaz ibadettir denilirse namazları kabul mü olmaz?” sorusu abestir zira Müslümanların namazı Allah içindir. Kimin ve hangi namazı kabul edip etmeyeceği hususunda da hüküm yalnız ve sadece Allah’ındır ve Allah Hükmüne Kimseyi ortak etmez. Yazıda .” Namaz ibadettir denilirse namazları kabul olmaz?” diye bir ifade ve buna işaret yoktur. Kuran ve Sünnete göre nüsuk ve ibadet açıklaması vardır.
5. Namaz elbette ki farzdır. Bu yazıda aşağıdaki şekilde İslami delilleriyle en baştan ve önemle ifade edilmiştir:
:
“Öncelikle yazının başında söyleyeyim ki, “Namaz vaktinde eda edilmesi gereken bir farzdır” (Nisa; 4/103), beş vakittir, tekbir alarak başlar, kıyam, kıraat, rüku ve secdeden oluşur, sağa sola selam vererek bitirilir; amenna…
Kur’an’da
123 yerde geçer; bunların 67’sinde “es-Salât” (lam-ı tarif ve yuvarlak te) ile
ıstılahlaşmış anlamıyla, 56’sında kök anlamıyla (SLY) kullanılır. Yani genellikle “es-Salât” şeklinde geçen (67) yerde
bildiğimiz anlamda namaz, diğer (56) yerde de yöneliş, dua anlamında kullanılır;
amenna, öptük başımıza koyduk…
Hatta denilebilir ki İslam’da en çok bilinen “nüsuk”
namazdır. Yüzyıllardır Hz. Peygamber’in gösterdiği şekilde kılanagelmektedir.
Ben de bu gösterilen yoldan gidenlerdenim…” ( Bilmeyenler için not:
amenna, “Öyledir, doğru, diyecek yok, inandık" anlamlarında bir onaylama
sözüdür –MKA)
6. Yazının amacını “Müslümanların zihnini bulandırarak , namazı kılsanız da olur kılmasanız da olur demeğe getirmek” olarak değerlendirmek, yazıdaki aşağıda verilen mesajı görememekten kaynaklanan önyargılı ve insafsız bir değerlendirmedir. Bakın yazar ne diyor:
“Şu halde illa bu dine bir
direk arayacaksak, bu, Kur’an’da geçtiği gibi “emrolunduğu gibi dosdoğru /
dürüst olmak” (Hud; 11/112) ve “adaleti ayağa dikmek” (Hadid; 57/25)
olabilir.
Demek ki dinin
(İslam) direği doğruluk, dürüstlük ve adalet olmak icap
eder.
Biraz düşünürsek, direk meydana / orta yere dikilir.
Çünkü meydan veya orta yer herkesi ilgilendiren, herkesin gelip geçtiği yerdir.
Bu nedenle direği herkesi ilgilendiren alana dikmek durumundasınız. Bu da bir
toplum için doğruluk, dürüstlük ve adalet alanından başkası değildir. Dini ancak
bu alan üzerinde yükselttiğinizde ayağa dikmiş olursunuz. Aksi halde namaz gibi
sadece Müslümanları ilgilendiren, ancak camiye, mescide gidenlerin görebileceği
bir yere dikerseniz hayatın dışına düşmüş olursunuz.
Başka bir deyişle, dinin direği mabette nüsuk (namaz,
abdest, hacc vs.) ile değil; hayatın içinde ibadet (güzel ahlak, doğruluk,
dürüstlük, adalet, söz, vefa, mertlik, cömertlik, çalışma vs.) ile ayağa
dikilir. Bu nedenle dinin direği hayatın ta içinde; meydanda, herkesin ilgili
olduğu orta yerde tezahür etmek durumundadır.
İnsanlar, sizi, hayat mecralarında güzel ahlak sahibi
olarak, doğruluk, dürüstlük üzere, adalet için kılı kırk yararken, “o söylüyorsa
doğrudur” dedirtirken, sözünde dururken, emanete riayet ederken, sözü namus
bilerek yaşarken, mert bir karakterde, sahaveti (cömertliği) şeref sayarken,
aldattığı ve yalan söylediği asla görülmemiş bir vaziyette, insanların elinden
ve dilinden emin olduğu bir halde, çalışıp, üretip, yardımlaşırken,
dayanışırken, paylaşırken, öksüzün başını okşarken, düşmüşün elinden tutarken,
mağduru kollarken, mazlum için gözünü kırpmadan belanın içine atılırken vs.
görecek…
Yani insanlar sizin “farklı bir kumaşa” sahip olduğunuzu
anlayacak ve soracak;
“Bunları sana ne yaptırıyor? Nasıl ben de senin
gibi olabilirim?”
İşte o zaman sizin “saklı gücünüz” ve “manevi
dinamiğiniz” olan namazdan bahsedebilirsiniz;
“Bunları bana namazım
(nusukum) yaptırıyor. Çünkü ben bir Müslümanım, Müslümanın ibadeti
böyledir…”
Hz. Peygamber’in “sünneti” aynen
budur.
***
Aksi
halde “Namaz dinin direğidir” söyleminin manası yoktur.”
***
7. Eğer samimi olarak gerçeği arıyor ve bilmek istiyorsanız, Yazıyı tekrar okuyun. Vaktiniz varsa linki tıklayıp, http://www.ihsaneliacik.com/2009/03/ibrahim-sorulari.html yazarın “ İbrahim’in Soruları” başlıklı yazısını da okuyun ve düşünün ve unutmayın:
“Gerçek şu ki, insan için çalışıp didindiğinden başkası yoktur.” ( 53 / NECM / 39)
8. Amacım kitap bilgisini ana kaynağından (Kuran’dan) ana dilde alınmasını teşviktir. “Emri maruf, nehyi münker” farz – ı kifayedir. Hala indirip incelemediyseniz. aşağıdaki linkten de Konularına göre Kuran mesajını indirip değerlendirmenizi dilerim.
http://s2.dosya.tc/server21/JSO3nb/KONULARINAGOREKURANMESAJ_-MKA.rar.html
Link çalışmadığında indirme yapılabilecek uygun link aşağıdaki yazıda mevcuttur:
http://www.ahmetakyol.net/index.php?option=com_content&task=view&id=5747
Allah’ın Rahmet ve Hidayeti üzerinize / üzerimize olsun.