Özür dilemekle olmuyor
Bunlar Halk Düşmanlığından Vazgeçmezler
Uludere ilçesi, Ortasu köyü yakınlarında çoğunluğu çocuk ve genç olan 36 yurttaşımız F-16'ların bombardımanı ile can vermiştir. Resmi açıklamalarla üretilen mazeretlerin hiç bir anlamı yoktur: Bu katliam, devletin Kürt yurttaşlarımıza ve tüm emekçi halka dönük baskıcı politikalarının bir uzantısıdır.
Bugün yaşadığımız acıların temel nedeni, emperyalizmin ve ülkemiz egemen sınıfının Kürt sorununda çözümsüzlüğü bir yönetim biçimi olarak görmesidir.
ABD'nin Ortadoğu'ya uygun gördüğü “demokrasi projesi” nasıl süreklileşmiş savaşlar ve iç savaşlar anlamına gelmekteyse, AKP'nin Kürt sorunundaki politikası da, iki yüzlü politikalarla desteklenen bir devlet terörüdür.
Kürt sorunu, gizli pazarlıklar, savaş tellallığı ve izlenmesi mümkün olmayan "açılım" ve "çözüm" bolluğu içinde, yoksulların can verdiği bir gündem oluşturmaya devam ediyor.
Suriye, Irak ve İran konusundaki emperyalist planlar orta yerde dururken, bu planlara siyasal iktidar büyük bir iştahla dahil olmuşken, Kürt sorununda adil ve kalıcı bir çözümün AKP eliyle getirilebileceğini düşünmek saflıktır.
"Yanlış istihbarat" türünden açıklamalarla, özür dilemekle bir gerçek değiştirilemez: Türkiye'de insana, adalete, hak ve hukuka zerre kadar değer vermeyen bir düzen hüküm sürmektedir. Bu düzen, "gizli tanık" aldatmacasıyla, binlerce insanın özgürlüklerini ellerinden alırken, nasıl bilerek ve isteyerek haksızlığa imza atıyorsa, sivilleri bombalamayı da aynı umursamazlıkla içine sindirmektedir.
Türkiye'nin bütün yoksulları, bu kalleş ve sömürücü düzeni içine sindiremeyen sorumlu yurttaşları, olup bitenlere boyun eğmemeli ve eşitlik ve adalet için ayağa kalkmalıdır.
Türkiye Komünist Partisi
Merkez Komite