MITOLOJI VE TANRILAR UZERINE (DIDIM)

389 views
Skip to first unread message

Can Kaya

unread,
Jul 21, 2006, 1:49:14 AM7/21/06
to korsane...@googlegroups.com
MITOLOJI VE TANRILAR UZERINE (DIDIM)
 
 
MİTOLOJİ  NEDİR ?
Mitoloji kelimesi, yunanca mythos ( masal - hikaye ) ve logos ( söz ) kelimesinden yapılmıştır. Mitoloji; çok ski zamanlarda gelmiş ve yaşamış olan ulusların  inandıkları tanrıların,  kahramanların, devlerin ve  perilerin hayat ve bahseden hikayelerdir. Her toplumun kendine özgü bir mitoloji maceraları vardır. Ve temsil ettiği topluluğun aynası gibidir. Mitolojiler toplumdan topluma farklılık gösterdiği gibi ortak yanlarda çok bulunmaktadır. Mitolojide geçen öykülerin hepsi hayal ürünü değildir. Birçok mitolojide geçen tufan olayı, yapılan kazı ve araştırmalar sonuçu gerçek olduğu ispatlanmıştır.
  Mitolojilerin en güzeli olarak olarak Kabul edilen klasik mitoloji ( Greek mitoloji ) deki öykülerin tamamına yakın bir bölümü ya Anadolu DA geçmektedir, yada anadolu ile ilintilidir.
BÖLGEMİZDE GEÇEN  MİTOLOJİK  ÖYKÜLER 
 
DİDİM ADI NEREDEN GELDİ
Günümüzden yaklaşık 2500 yıl önce, Apollon Tapınağının bugünkü yerinde kutsal sayılan defne ağaçlarından bir koruluk, su kaynağı ve bir kuyu vardı. Tanrı Zeus ,  karanlık gece ( leto ' yu ) burada görmüş, ve iki tanrı birbirinden hoşlanarak bu korulukta sevişmişler, Leto ikiz çocukları Apollon ve Artemis'e hamile kalmıştır. Bu ikiz tanrıdan dolayı bu bölgeye ikiz anlamına gelen " Didymos " sözcüğünden türeyen Didyma - Didim  adı verildiği Kabul edilir
APOLLON TAPINAĞININ KURULUŞU ve BRANKHOS
 Brankhos bugünkü Didim bölgesinde çobanlık yapan Miletli yakışıklı bir gençti. Çobanlık yapmasına rağmen aslında asil bir aileden geliyordu. Annesi ona hamile iken bir gece rüyasında güneş ışığının boğazından girip karnından çıktığını görmüş ve bilicilere danışmıştı.
 Bilicilerde boğaz anlamına gelen Brankhos ismini doğacak coçuğuna vermesini öğütlemişlerdi. Yine birgün dağda sürülerini otlatırken, Tanrı Apollon Brankhosu görmüş, kendine benzettiği bu gençten hoşlanarak ona bilicilik öğretmiştir. Bilicilik sırlarına ulaşan Brankhos, Tanrı Apollon adına öteden beri bilinen ve kutsal sayılan , bugünkü tapınağın yerinde bir tapınak inşa etti.  Bu tapınak zamanla antik dünyanın en tanınan bilicilik merkezi haline geldi. Tapınağın kurulduğu yerde çok eskilerden beri, Apollon'un kutsal ağaçı olan defne ağaçlarından oluşan bir koruluk, pınar ve bir kuyu vardı. Brankhos kurduğu tapınağın yöneticiliğini yapmış ve daha sonra onun soyundan gelenler " Brankhoslar " adıyla birkaç yüzyıl bu görevi devam ettirmişlerdir. Bir dönem Didyma , Brankhidai olarak adlandırılmıştır.
 Kaynak: Antik Öyküler
Semih TULAY
PRiENE' Li  BiAS  ve  KROiSOS
   Kroisos ( Karun ) Lidya kralı olunca ; Anadolu' daki bütün kentleri kendine bağladı. Ege adasındaki bütün adaları DA kendine bağlamak için gemiler yaptırmaya başladı. Bu sırada aynı bölgeden geçmekte olan  Priene'li Bias kralı ziyaret etti. Kral ona adalar için gemi yaptırdığını anlatarak , adalılar hakkında bazı sorular sordu. Bias adalıların onbin at yetiştirmeye başladıklarını ve bunlarla Lidya'ya saldıracaklarını söyledi.  Kral bu sözler üzerine hem şaşırdı hemde keyiflenerek gülmeye başladı. Bunun üzerine Bias; " kralım siz adalıların at yetiştirip saldıracaklarınıza gülüyorsunuz, adalılarda sizin gemi yaptırmanıza gülüyor ve sizi bekliyorlar " dedi.
Kafası karışan kral gemi yaptırmaktan ve adalara saldırmaktan vazgeçmiştir
   
                                                                                                                    
 Kaynak: Antik Öyküler
Semih TULAY
MİLET' İN  KURULUŞU
Birinci rivayet : Atina kralı Kodros'un oğlu Nelesus, yeni bir kenti nasıl ve nerede kuracağı konusunda tanrılara danıştı. Tanrılar ona yeni kentini , bir kızın suyu toprakla karıştırdığı yerde kurmasını öğütlediler. 
  Nelesus, yollara düştü. Yeni kenti kurmak için heryeri dolaşmaya başladı. Batı anadoluda Menderes nehri kenarında genç bir kızın suyu toprakla karıştırdığını gördü. Heyecanla ona NE yaptığını ve Kim olduğunu sordu. Kız, isminin Kaeira olduğunu , babasıyla birlikte çömlek imalatı yaptıklarını anlattı. Tanrıların buyruğunu hatırlayan Neleus, aradığı yeri bulduğunu anlamış ve yeni Kent olan Milet'i burada kurmuştur.
İkinci rivayet : Girit kralı Minos'un kızı Akakalis ( Deione ) , Tanrı Apollona gönül Verdi. Ondan Amphimemis, Garamas, Miletos adında üç oğlu oldu ve babasının korkusundan oğlu Miletos' u ormana bıraktı. Tanrı Apollon oğlunu kurtlara emanet etti ve Miletos'u kurtlar besledi. Bir zaman sonra Miletos'u çobanlar bularak evlatlık edinerek yanlarına aldılar. Yıllar sonra Miletos büyüdü , yakışıklı ve çok zeki biri olarak üne kavuştu. Kral Minos, onun Miletos olduğunu anladı ve öldürmeye çalıştı. Miletos bunun üzerine Giritten Anadolu'ya kaçarak Menderes nehri yakınlarında Milet kentini kurdu. Menderes nehir tanrısının kızıyla evlenerek hayatına devam etti
 Kaynak: Antik Öyküler
Semih TULAY
GORGO MEDUSA EFSANELERİ
  Medusa, yaşamına çok güzel bir genç kız olarak başlamıştır. O kadar güzeldir ki tanrıçaların kıskançlığını üzerinde toplamış, tanrıları DA peşinde koşturmuştur. Tanrıça Athena ( Zeus'un en çok sevdiği kızı) onu çok kıskanmaktadır özellikle. Denizlerin tanrısı Poseidon ise Medusa'ya hayrandır. Başı öylesine dönmüştür ki bir gün Athena'nın tapınağında Medusa'ya zorla sahip olur.

Bu durumu kendisi için aşağılayıcı bulan Athena, Medusa'yı gorgon yaparak cezalandırır. Çok çirkinleşmiş, saçları yılana dönüşmüştür, yüzüne bakanlar taş kesilmektedir. Medusa insan olduğu için ölümlüdür. Gorgon yapma cezasını AZ bulur Athena ve Perseus'la iş birliği yaparak Medusa'nın başını kestirir. Başı kesildiği anda Medusa'nın Poseidon'dan olma çocukları Pegasus ve Chrysar gövdesinden dışarı fırlarlar. Medusa'dan sıçrayan kan damlaları Libya çöllerine düşer ve birer yılana dönüşürler.

Perseus, Medusa'nın kesik kafasını alır gider. Athena ise Medusa'nın derisini yüzüp Aegis'in markası yapar. İki damla kanını kral Erichthonius'a hediye eder. Bu iki damla kandan biri öldürücü zehirdir,diğeri ise panzehirdir, tüm hastalıklara deva olmaktadır.  
 
BAKANI TAŞ YAPAN GORGO MEDUSA
 
 
Didim'in en önemli sembollerinden biri olan Medusa ; Yunan mitolojisinde yeraltı dünyasının dişi canavarı olan üç Gorgona' Dan biridir. Bu üç kız kardeşten yalnızca yilan saçlı Medusa ölümlüdür ve kendisine bakanları taşa çevirme güçüne sahiptir. Bu sebeple Antik dönemde büyük yapıları ve özel yerleri kötülüklerden korumak için  Medusa kabartmaları ve resimleri kullanılmıştır.
  Medusa' nın hayatı hakkında mitolojide birkaç değişik rivayet bulunmaktadır. Bu rivayetlerden elimize geçenlerin hepsini bu bölümde yayınlayacağız. Bütün Medusa rivayetlerinde ortak nokta Medusa'nın Perseus tarafından başının kesilerek öldürüldüğü ve Medusa'nın kanından Kanatlı at Pegasos ve Khrysaor doğmuştur.
Yukarıdaki resimde bu konu işlenmiştir.    Apollo Taınağında DA Medusa figürleri kullanılmak istenmiştir, NE varki tapınağın inşaası bir türlü bitmediği için bir çok Medusa figürü yarım kalmış ve günümüze bu şekilde ulaşmıştır. Yinede en güzel işlenmiş ve  koruna gelmiş Medusa figürlerinden birisi Didim Apollon Tapınağı bahçesinde girişde sağ tarafta bulunmaktadır. Didimdek ki Medusa fotoğraflarını burada özellikle küçük boyutlu yayınlıyoruz,  fırsat ayağınızın altında, gezin ve gözlerinizle bu güzelliği görün istiyoruz. Ayrıca tapınakta çeşitli sebeplerle yarı kalmış bir çok Medusa figürüde kabartmaların yapılmasında izlenilen yol ve teknikleri görmeniz açısından önemli olacaktır. Tarihi zenginlikleri bakımından bir cennet olan ülkemizde etkileyici Medusa figürlerinden iki tanesi de İstanbul Yerebatan Sarnıçı' DA bulunmaktadır. Sarnıcın kuzeybatı köşesindeki iki sutunun altında kaide olarak kullanılan Roma Çağına ait iki Medusa başı bulunmaktadır. IV. yüzyıla ait bu başların hangi yapıtlardan alındığı bilinmemekle birlikte Genç Roma Çağına ait antik bir yapıdan sökülerek buraya getirildiği ve sarnıcın inşaatında salt sutun kaidesi olarak ihtiyaç duyulduğu için kullanıldığı araştırmacılar tarafından Kabul görmektedir.Medusa başı eski Bizans'ta kılıç kabzalarına ve sutun kaidelerine ters ve yan olarak işlenmiş ve böylelikle kötülüklerden korunulacağına inanılmıştır. Yerebatan Sarnıcındaki iki Medusa başından biri ters diğeri e yan olarak sütun kaidelerine yerleştirilmiştir. Burada bir kez daha dikkatinizi çekmek isteriz ki antik tarihi yapıları en hor kullanan ve en çok tahribatı veren topluluk Bizanslılar olmuştur.Bunun örneklerini Yerebatan sarnıçına getirilen Medusa başlarında, Milet te , İasos DA ve hemen hemen tüm antiklerde görmekteyiz
 
GORGO MEDUSA EFSANELERİ
  Medusa, yaşamına çok güzel bir genç kız olarak başlamıştır. O kadar güzeldir ki tanrıçaların kıskançlığını üzerinde toplamış, tanrıları DA peşinde koşturmuştur. Tanrıça Athena ( Zeus'un en çok sevdiği kızı) onu çok kıskanmaktadır özellikle. Denizlerin tanrısı Poseidon ise Medusa'ya hayrandır. Başı öylesine dönmüştür ki bir gün Athena'nın tapınağında Medusa'ya zorla sahip olur.

Bu durumu kendisi için aşağılayıcı bulan Athena, Medusa'yı gorgon yaparak cezalandırır. Çok çirkinleşmiş, saçları yılana dönüşmüştür, yüzüne bakanlar taş kesilmektedir. Medusa insan olduğu için ölümlüdür. Gorgon yapma cezasını AZ bulur Athena ve Perseus'la iş birliği yaparak Medusa'nın başını kestirir. Başı kesildiği anda Medusa'nın Poseidon'dan olma çocukları Pegasus ve Chrysar gövdesinden dışarı fırlarlar. Medusa'dan sıçrayan kan damlaları Libya çöllerine düşer ve birer yılana dönüşürler.

Perseus, Medusa'nın kesik kafasını alır gider. Athena ise Medusa'nın derisini yüzüp Aegis'in markası yapar. İki damla kanını kral Erichthonius'a hediye eder. Bu iki damla kandan biri öldürücü zehirdir,diğeri ise panzehirdir, tüm hastalıklara deva olmaktadır.
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages