Merhaba ve Kontv'nin İlk Genel Müdürü Ahmet Özcan'ın 9. Ölüm Yılı.

132 views
Skip to first unread message

şafakyıldızı

unread,
Oct 19, 2005, 5:14:27 PM10/19/05
to konya-yazarlar
Selam Olsun,
Selam olsun bizden güzel Dünyaya!
Hala bahçelerde güzel çiçek açar mı?
Ahmet Hamdi Tanpınar.

Günlerden Salı, aylardan Ekim, biz yine Sille'deyiz. Kültür
Konağının pencereleri ışıl ışıl. Belli ki, özel bir program
var. Girişteki ayakkabılıkta ayakkabıların çokluğundan bunu
hemen kestirmek mümkün. Ben sille salı sohbetlerine her zaman
katıldığım için bu ayrıntıyı fark ediyorum. Bazı haftalar
böyle oluyor; koca konakta, oturacak yer bulunmuyor. İyi de oluyor.
Çünkü sohbet gönül eri olan herkese açık. Davet yok, her salı
Sille de saat sekizde sohbet var. Yukarı salona çıktığımda
kameraların, çekim kablolarının ortalığa yayılmış adeta zapt
etmiş olduklarını görünce hatırlıyorum ki, geçen hafta Dr
Mustafa Güçlü bu haftadan içi Kontv'nin ilk genel müdürü
rahmetli Dr. Ahmet Özcan'ın vefatının 9. yılı münasebeti ile
bir anma sohbet toplantısı olduğunu söylemişti. Programa
geçilmeden evvel fotoğraf sanatçısı İbrahim Divarcı'nın
Hasankeyf slâyt gösterini izledik.
Dr. Mustafa Güçlü'nün hane sahibi olarak yaptığı sunuş
konuşmasını atlamak istemiyorum. 'topluma hizmeti geçen
insanların kıymeti bilinmeli, onlara karşı bir vefa borcumuz
olmalı. Bunun bilincinde bir toplum olmalıyız. Hz. Ömer halife iken
özel kalemini çağırır. Bir mesele görüşmek için gelenleri
burada beklet. Sırası geleni içeriye görüşme için al! Fakat
Mekke'nin fethinden önce Müslüman olan bir zat gelirse onu hiç
bekletme hemen içeri al demiş. Çünkü onlar bize Hz. Peygamberin
emanetleridirler demiş. Özel kalem istenileni uygulamaya koymuş, Ebu
Süfyan görüme için geldiğinde Kalem onun beklemesini istemiş, bu
arada Bilal-i Habeşi geldiğinde hemen içeri görüme için almış.
Ebu Süfyan bu uygulamaya bir anlam verememiş ve itirazda bulununca
aynı cevabı bu kez özel kalem Ebu Süfyan'a söylemiş. Tabii Ebu
Süfyan'da meselenin özünü kavramış.' Dr. Ahmet Özcan'a
bir vefa borcumuz vardı. Bu borcumuzu bu gün ödemek için
buradayız. Ben sözü onunla birlikte mesaide bulunan, dostluklarını
paylaşan, ailesinden evlatlarına bırakmak istiyorum.'Diyerek
sözü Kontv'nin yönetim kadrosuna bıraktı.
Kısa bir istişareden sonra, ilk sözü öğretmeni ve uzun yıllar
Milli Eğitim Camiasında birlikte çalıştığı Aka Yıldırım'a
mikrofon uzatıldı. 'Öğrenciliğinden sınıf başkanı olarak
hatırlıyorum. Çok pratik zekalı bir insandı, İHL,de öğrenci
iken saçını kesmişim. Yıllar sonra aynı odada mesai arkadaşı
olarak çalıştığımız dönemde bana söylemişti. Allah rahmet
etsin. Eğer sıra tekrar gelirse ve bazı hatıralar denk düşerse
anlatmaya çalışayım.' dedi.
Yine mesai arkadaşlarından Hasan Şahin 'bizim rahmetli ile
tanışıklığımız Karma Ortaokuluna kadar dayanır. Doktorluğunu
İlahiyat alanında Dinler tarihinden yaptı. Konusu Hz. Âdem ve Hz.
Havva hakkında yaygın yanlış inanışlar üzerine idi. Yakinen
dostluğumuz olduğu için söylemek istiyorum. Balığı çok severdi.
Apa barajına gitmiştik. Az bir suda boğulma tehlikesi geçirmişti
Bir başka mesai dostu Ahmet Oruç'a mikrofon uzatıldı. 'Beş
yıl aynı odada birlikte çalıştık. Kendisi Taşkent'li idi ben
Hadim'li olduğum için bir birimize hemşerim diye hitap ederdik
merhum dürüsttü, hakiki bir Müslümandı. Bir gün hastaneye gitti
ve hışımla geldi. Bana 'Eğer siğarayı bırakmaz isen hakkımı
helal etmeyeceğim' dedi. Şaşırmıştım. Niçin diye sorduğumda;
doktor yaptığı muayenede bana sigarayı bırakmam gerektiğini
söyledi. Demek sen sigara içiyorsun ben zehirleniyorum. Bu gün
sigarayı bıraktım. Bu rahmetlinin sayesinde oldu. Kendisi ile
komşuluk yaptık. Örnek bir eğitimci idi. Allah rahmet etsin'
dedi.
Ardından Fahri Uyar mikrofonu Kontv'nin halen yönetim kurulu
başkanlığını yürüten Ahmet Özer (Avukat) e verdi. Ahmet Özer
Kontv gerçeğinin kısa öz geçmişini bir ufuk turu çerçevesi
içinde anlattı. ' Kontv'nin ilk genel müdürü sıfatı ile
hizmet veren Dr Ahmet Özcan'ı anlatmak için kitaplar yazılır.
Türkiye'de televizyonculuk 1990 yılına kadar TRT kurumunun
tekelinde idi. 1990 yılında ilk defa yurt dışından bir özel kanal
adı İnterstar olarak yayına başladı. Bunun ardından 1991 yılı
baharında televizyon kurma hazırlığına giriştik. Yayınımız bir
kulübeden yapıyorduk. Televizyonculuğa soyunmuştuk ama alt yapı
olarak hiçbir birikime sahip değildik. 1994 yılına geldiğimizde
bir genel müdür arayışına girdik. Bu arayış biz üç aylık bir
süre sonunda çoğunluğu aynı adreste buluşturdu Dr. Ahmet Özcan.
18 Haziran Cumartesi 1994 yılında yemekli bir toplantıda
tanıştık. Konuşmamızda evinde TV olmadığını söylediğinde
şaşırmıştık. Biz evinde televizyon olmayan bir kişiyi
Kontv'nin başına genel müdür yapacaktık. Dr. Ahmet Özcan milli
ve manevi değerler duyarlı bir insandı. Televizyonu seyretmeyişinin
gerekçesi de bundan olduğunu öğrendik. 12 Temmuz 1994 günü
göreve başladı.. İki ay sonra evine misafir olduğumuzda evinde her
odada bir televizyon olduğunu gördük. Yine şaşırmıştık. Bu kez
de evinden programları an be an izleyerek anında eksiklikleri
görmeye çalıştığını gördük. Göreve başladıktan sonra
yapılanmak için Kontv bir okul oldu. Dersler yaptık ve her gün
kendimizi geliştirmek için bir çabanın içine girdik. İşte burada
Dr. Ahmet Özcan'ın çalışanların her şeyi ile tek tek
ilgilenmesi vardı.
İslamı doğru anlama ve anlatma mücadelesi içinde idi
gelenekselleşmiş fakat yanlış olan bazı davranış kalıplarını
kırmak için mücadele etti bunlardan biri de kızına damadı
kendisinin bulmasıdır. Damadı Mustafa Tatlısu, kendisi burada.
Rahmetli ölümünden kıs bir süre önce, Kuranı Kerim tilavet ve
meal seslendirmesi yapmaya karar verdi ve Bu çalışmayı bitirdiği
günün ertesinde vafaat etti. O sistemi kurdu. Şimdi biz onun
kurduğu bu sistemi yürütüyoruz. Kontv'nin bu günlere gelmesinde
onun payı çok büyük. Allah rahmet etsin.
Fahri Uyar mikrofonu Selçuklu Belediye Başkanı Âdem Esen verdi.
Âdem Esen 'Hayırlı akşamlar, bize çok şey hatırlatıyor, insan
öldükten sonra arkasından yâd edilecek eserler bırakmalı. Bu
anlamda yaşananlar çok güzel. Allah rahmet etsin.
Fahri Uyar mikrofonu Gazeteciler Cemiyeti başkanı Sefa Özdemir'e
uzattı. ' Ölünün arkasında vefa gösterisinde bulunmak bizim
mesleğimizde pek vaki değildir. Benim şahsen üzüntüm var 1990
yıllarda bir Dr. Ahmet Özcan bir de Orhan Samur vardı. Bizim
mesleğimiz için iki büyük değerdi. Ama maalesef çabuk unutuldu.
Allah rahmet etsin.
Ahmet Özcan'ın halefi Şükrü Hıdıroğlu halen Kontv'nin genel
müdürü sıfatı ile söz aldı. 'İlk kurucu müdür, hem Milli
Eğitimden, hem Kontv'den halef-selef konumunda olduğumuz Dr Ahmet
Özcan'ı 1985 yılında Karamanda Müdürlük yaptığım dönemde
tanıdım. Karaman O yılarda Konya'nın bir kazası konumunda
olduğu için eğitim ile ilgili işleri takip için Konya'ya
geldiğimizde şube müdür olarak ilişkilerimiz oldu ve böylece
tanışmış olduk. O yıllarda benim gözlemim çok pratik zekâlı
olması, çabuk çözümler üretme kabiliyeti içinde olması ile
birde çok çalışkan olması dikkatimi çekmişti. Sonra Kontv'ye
müdür olduğunda yaptığımız görüşmelerde bize Televizyonun bir
yaygın eğitim aracı olduğunu, milli kültür değerlerinin bu
araçla insanlara yansıtılabilineceğini bu konuda hassasiyeti
tamdı. İdealinde toplumu inşa etme fikri vardı. Toplumun
gidişatından memnun değildi. Mücadelesini bu noktada
yoğunlaştırmıştı. Yaptığımız tespitlerden anlaşılıyor ki
Türk toplumunun ferleri günlük 4 saat televizyon başında
zamanını tüketiyor. Kontv. Bunun farkında olarak bu
yayımcılığı sürdürmektedir. Bu gün Kontv'nin ulaştığı
reyting değerlerinin temelinde bizim toplumun milli ve manevi
değerlerine olan saygımız yatmaktadır.. 9 yıl önce Televizyon
için söylemiştik 'Kulübeden Uyduya' yayın politikamız bu gün
gerçekleşmiştir. Dr Ahmet Özcan Allahtan rahmet diliyorum.
Dr Ahmet Özcan'ın iki oğlu Mahmut Özcan (Öğretmen, Büyük
oğlu) babası hakkında birkaç söz söyledi. 'Babam otoriter
yapıta sahip bir kişilikti.. Şu anda 16 yaşında bir oğlan evladı
sahibi olarak babamı daha iyi anladığımı zannediyorum. Çünkü
baba beni yanından hiç ayırmadı. Evliliğim konusunda da o ikna
etti. İkna kabiliyeti çok yüksekti. Kontv ve Aydınlar ocağına
teşekkür ederiz.
Mustafa Özcan (Avukat) Mahmut'un küçüğü 'Ben babamın
biyoğrafisi konusunda birkaç söz söylemek istiyorum. Babam 1951
Konya Taşkent doğumludur. Babası Abdurrahman annesi Aliye
hanımdır. İlkokulu Konya'da Hâkimiyeti Milliye İlkokulunda
okudu. Ortaokulu ve liseyi İ.H.L. de bitirdi. Konya İslam
Enstitüsünü bitirdi. Üniversite imtihanları için o dönemde de
İ.H.L. için sınırlama vardı. Bu yüzden Konya Gazi Lisesini de
dışardan bitirdi. Milli Eğitimden 42 yaşında emekli oldu. Babam
daha çok bir söylem insanı değil bir yaşam insanı idi.
Müdürlük yaptığı dönemde. Cep telefonu yoktu. Telsiz
kullanırdı. Telefon ve her odada televizyon vardı. Programı her
zaman takip eder. Yanlış yapan veya hata yapan bir programcı olursa
hemen uyarırdı. Bazen bizimde takip etmemizi isterdi. İşte böyle
işine düşkün bir insandı. Allah rahmet etsin kabri cennet mekân
olsun.
Dr Ahmet Özcan'ın kendi eliyle bulduğu damadı Mustafa
Tatlısu'yun dilinden kayın peder. ' 9 yılın sonunda onu hala
özlüyorum. Her hafta kabrini ziyarete giderim. Nasıl damat
olduğumu anlatayım. Sıkıntılı günler geçiriyordum. Bir nişan
işi sonuçlanmak üzereydi. Fakat kız evi yarım kg altın istedi.
Ben bu sıkıntıyı çekerken bir gün Ahmet Bey bana nişanın ne
olduğunu sordu. Bende olan durumu söyledim. Mustafa git ben size bir
kg altın alacaktım fakat bu saatten sonra almıyorum. Deki, bir
duruşun olsun demişti. Ben de anneme durumu ilettim. Öyle dedi. O
iş kapanmıştı. Ahmet Bey, bana aniden benim evde bir körpem var.
Git bak beğenirsen seninle evlendireyim demişti. Şaşırdım. Bana
üç gün mühlet verdi. Üç gün içinde ev bulacaktım. Hazırlık
yapacaktım ve düğün olacaktı. Nitekim bir araba ile gelini eve
getirdik. İşte böyle bir düğün olayı yaşadım.
Sırada Kontv genel yayın müdürü Nurettin Bay vardı.' Ben o
dönemde meslekten gelen aynı zamanda İstanbul dan gelen tek
çalışandım. Dr. Ahmet Özcan eksiklikleri biliyordu. Saat 18-23
arası program yapıyorduk. Bunların birçoğu da tekrar şeklinde
oluyordu. Öncelikle kadro lazımdı bunun için adam yetiştirmeli
idik ve biz bunu yaptık. 27 aylık bir süre sonunda program saatini
günlük 16 saate çıkardık. Bu büyük bir azmin eseri idi.
Mezarına gittiğimde hiç tanımadığımız insanlarla
karşılaştığımız oluyordu. Bunları soruşturduğumuzda bir
şekilde kendisinden yardım görmüş kişiler olduğunu öğrendik.
İşte böyle bir Ahmet Özcan ile birlikte bu yola çıktık. Allah
rahmet etsin.
Yaşar Çalışkan Sevgi bir ilhamdır kalpte. Biz Ahmet Özcan'ı
seviyorsak onun arkasında bir iz bırakarak yaşamış
olmasındandır. Allah rahmet etsin.
Çok duygulu bir atmosferde geçen anma programı damat Mutafa
Tatlısu'yun Kuran_ Kerim tilaveti ile son buldu. Bizde Allahtan
rahmet diliyoruz.

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages