Din Kültürü veAhlak Bilgisine Bıçaklı Saldırı

2 views
Skip to first unread message

Çoban Yıldızı

unread,
Nov 6, 2009, 4:17:00 PM11/6/09
to Konya-Yazarlar


Bu yazıyı yazmak istemezdim.Çünkü bu tür yazılar hem yazarı hemde
okuyucuyu üzer. Sabah aldığım bir telefon ile bütün neşem, heyecanım
ve sevincim yerini duygusal bir boşluğa bıraktı. Telefondeki ses
ağlamaklı bir ifade ile İstanbul; Esenyurt İlçesi Yusuf Akdaş
İlköğretim okulunda 27.10.2009 sabahı ilk derste Din Kültürü ve Ahlak
Bilgisi öğretmeni Eyüp Dağhan'ı önce sınıfın içinde -öğrencilerin
sınıfta bulunduğu bir sırada- dört kişilik bir kardeş gurubu
tarafından linç edercesine dövülür ardından aynı kişiler tarafından
bıçaklanır. Olayın basına yanlış aktarılması ayrtı bir konu olmakla
birlikte öğrencinin yakınları Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni
üzerinden okulda terör estirirler.
"Olayın gerçek yüzü şöyledir. Aynı sınıfı devamsızlık sebebi ile
üçüncü kez tekrar eden söz konusu öğrenci. Hasan Cambaz okulda kendi
bulunduğu 6. sınıfta diğer öğrencilere göre ağabey konumundadır. Bu
öğrenci 16 yaşındadır. Normal Eğitim sürecinde 6.sınıf öğrencileri 12.
yaşında olur. Bu konuda Milli Eğitim sürekli olarak okul müdürlerine
baskı yapmakta.diğer taraftan Türk Milli Eğitimin Temel Amaçlarından
biri olarakata her öğrenci kendi yaş guru içinde temel eğitimi almak
hakkına sahiptir gibi bir hüküm bulunmaktadır.Hal böyle olunca bu tür
sorunlu ailelerden gelen sorunlu öğrenciler maalesef okullarda
şiddetin kaynağı olmaktadırlar.
İstanbul Esenyurt semti Güneydoğu'dan çok göç alan bir ilçe; Bu
ilçenin sosyal yapısından kaynaklanan ciddi sorunları var. Göç
yaşayan ailelerdeki en önemli problem aidiyettir. Göç sonrası yaşanan
kimlik bunalımıdır.. İstanbula gelmiş genç nesil istanbul'lu
olamamanın sıkıntılarını, sancısını çekmeketedirler. Kendilerine büyük
kentlerin dayattığı sorunları ancak birlikte hareket ederek
aşabileceklerine inanmaktadırlar. Hal böyle olunca. Kavgaya da düğüne
de toplu halde gitmelerinden daha tabii ne olabilir!. Aile içi
kararalarda da toplu karar alınır. Bu ailelerde aile içi şiddet çok
yaygındır. Bu kesim gençleri her türlü istismarada açıktırlar.
Olaydan önceki teneffüs Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Eyüp
Dağhan nöbetyçidir. Söz konusu öğrenci Hasan Cambaz kız arakadaşı için
bir başka öğrenciye küfr etmiştir. Öğretmen de öğrenciyi küfür
etmemesi konusunda uyarır. Öfkesini yenemeyen 16. yaşındaki 6. sınıf
öğrencisi Hasan Cambaz kendisini uyuaran nöbetçi öğretmene de
küfreder. Bunun üzerine öğretmende öğrenciye tokatlar. Bu arada
matematik öğretmeni de devereye girer. Öğrenci onada küfreder ve
okuldan çıkar doğruca ailesine haber vermeye gider. Ailesi dört
kişilik bir gurup olarak okula öğretmene haddini bildirmeye gelir.
Kapıda güvenlik görevlisi vardır.Durumu farkederiçeri almak istemez,
engellemeye çalışır. Güvenlikçiyi tartaklarlar, etkisiz hale
getirirler. Okula dalarlar. Önceden planlanmış olarak 16. yaşındaki
Hasan Cambaz'ın abisi sapı gazete kağıdı ile sarılı uç kısmına poşet
geçirilmiş bıçakla okul kordorunda dolaşır ve Din Kültürü ve Ahlak
Bilgisi Öğretmeninin hangi sınıfta ders yaptığını araştırır ve bulur.
Bu andan itibaren olup biten öğrencilerin gözü önünde ceryan eder.
Önce öğretmen tekme yumrukla sınıfın ortasında dövülür ardından söz
konusu bıçak devreye girer ve öldürmek kastı ile karın boşluğuna üç
kez saplanır. Kanın akması ile olay yerini terkeden saldırganların
ardından öğretmen sınıftan çıkar, ilk şokun ardından çocuklar çığlık
çığlığa kalırlar ve bütün okul söz konusu sınıfa koşar ama öğretmen
karnını tutaraktan okul yanındaki sağlık ocağına yetişmeye çalışır..
Yolda bir vatandaş öğretmeni yaralı görünce hemen yardım etmek ister,
arabasına alır. Önce Devlet Hastanesine gitmek isterler. Daha sonra
Haseki Hastahanesinin daha uygun olacağına karar verirler ve oray
gider. Olay kısa zamanda duyulur ve güvenlik güçleri devreye girer.
Bıçaklayan kişinin annesi okula gelir ve benim oğlumu dövenin sonu
işte böyle olur diyerek birde tehdit savurur.
Okul müdürü ilk tedbir olarak öğretmenleri toplar ve "hiç kimse bu
konuda medyaya bilgi vermeyecek" der. Ardından okulu tatil eder.
Biz öğretmenler sürekli risk altındayız. Bizim işimiz çok zor. Çünkü
karşımızda okula birçok sorununu getiren öğrencilerimiz var. Geçmiş
yıllarada da buna benzer olaylar yaşadığımız herkesin malumudur.
Öğretmenin güvenliği açısından neler yapılabilir bu konuda biraz
özverili çalışmalar yapmak zorunluluğu vardır. Beni bıçaklayan veya
tabanca ile vuran öğernciye ben ne verebilirim." Bildiklerini bizimle
birinci ağızdan paylaşlan öğretmen yaşanan olaylardan oldukça
etkilenmiş görünmeketedir.
Diğer taraftan Facebookda dolaşan bir video öğretmenlik mesleğini
ayaklar altına almakta ve aşağılayıcı bir tablo çizmektedir. Yine
İstanbulda bir okulda öğrenciler sınıfta teneke kutularda bira içmekte
ve çılgınca müzik dinlemektedirler. Bu konuda ne yapıldı diye sormak
gerekir. Gençlik bu ülkenin geleceği demektir. Bu tür gençliğe
yakışmayan davranışlar maalesef biz öğretmenlerde de öğretmenlik
heyecanını söndürmektedir.
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages