Çoban Yıldızı
unread,Nov 5, 2009, 3:56:35 AM11/5/09Sign in to reply to author
Sign in to forward
You do not have permission to delete messages in this group
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to Konya-Yazarlar
Hayat karşısında hepimiz aynı duruşu sergileyemiyoruz. Dıştan
bakıldığında sessiz bir liman gibi görülen nice insan var. İçte
fırtınalarla boğuşmaktadır. Çevremizde kendisi ile sorunlarını
çözememiş, iç dünyasında yapayalnız kalmış nice tanıdık, eş, dost ve
akraba vadır çevremizde. Yukardaki başlığı tekrar okuyun. İntihar ne
kadaryakın bize!
Durup dururken nereden çıktı bu intihar lafı, derseniz yine birileri
çok yakınımızda bir yerlerde intihar ettiler ve hem ailelerini hem
biz sevdiklerini üzdüler. Çünkü Allah c.c intihar yolunu seçenlerin
ebedi cennet kokusunu alamayacaklarını haber vermektedir. Hal böyle
olunca bu konu görmezden gelinmemeli diye düşünüyorum. Sinsi bir
düşman gibi yakın çevremizde dolaşan, hiç beklemediğimiz bir anda
aramızdan birini çekip alıveren bu intihar. İslam toplumlarında en az
yaşanan olmak zorundadır. Çünkü müslümanlık kişiyi kendinden
başkalarına din kardeşliği yolu ile bağlamakta ve sorumlu tutmaktadır.
İntihara yatkın kişilerde bir deprasyon döneminden söz edilmektedir.
Önce kişi deprasyona girmektedir. Buna halk arasında bunalım
denilemktedir. Bunalıma giren kişi, bu süreçte yığınlar içinde
yapayalnız kalmakta, kendi iç dünyasındafırtınalarla boğuşmaktadır.
Çok yakın bulduğu kişilere "Bunalımdayım. Herşeyi silmişim, elimin
tersiyle itmişim, yok etmişim geçmişimi.. Elime ne geçmiş? bilmiyorum.
Bana hep yada kendimce haksızlıklarımla garip garip tavırlar yaptım,,
nedeni gerçekten bi bilsem,, o an için uyuz olmuştum, o an için
salakça bulmuştum. Herkesin istekleri farklıymış aslında k herkesi
kendime benzetmeye çalışmışım, yanlış ilişkiler yanlış dostluklar
bulmuş beni hep,, arkama baktığımda hiç bir şeyin gerçekten benim
olduğunu düşünemiyorum" çok özel itiraflarda bulunabilmektedir. Bu
itiraflar eğer cevap bulabilirse, bir çözüm ortağı olmuş demektir.
Çevremizde intihara sürüklenen insanlara baktığımızdabu insanların
kavgası dahaçok kendileri iledir.Çevre ile uyum içinde
görünürler.Sorunlarını çözmede başarısızdırlar. Çözümsüzlük onların
gözlerini korkutmaktadır.
İntihara yönelmiş insanlarada görülen olağanüstü sevecenlik,
neşeli,canlı duruş adeta maskedir.Kişi iç
dünyasındaintiharakararvermiş, yöntemini belirlemiş ise bu süreçten
sonrası çok aldatıcı bir sevcenlik, mutuluk tablosu, herkes ve
herşeyle barışık bir kısa dönem yaşanmaktadır. Sanki veda ederken
herkese yalnızdeğilim sizlerle birliketeyim mesajı verilmektedir.
Yapılan isttistik çalışmalarındabazı bulgularayer verilemektedir.
Imtihar vakıalarının sık görüldüğü yaş dönemi geneçlerde 15-34 yaş
arası sık görülmektedir İhtiyarlarda 65 yaş intihar yaşı olarak
verilerde ortaya konulmuştur. İntiharaın en önemli sebebi veya
tetikleycisi "amaçsızlık" olarak gösterilemktedir. Gençlerimizin
kendilerini ifade edebilecekleri alanları seçmede yeterli yardım
alamamaları, onları bunalıma sürüklemektedir. İlerlemiş
yaşlaradintiharise, kişinin toplum veçevertarafından dışladığını,
artık birişe yaramadığı duygusuna kapıldığını içdünyasında büyütmesi
intihar sebebi olarak sayılmaktadır.
Toplumumuzda yanlış bilinen bir gerçekte; yoksulluğun intihar sebebi
sayılmasıdır.Bu konuda yapılan araştırmalar göstermiştir ki,
yoksulluk; toplum içi bireyleri bir birine daha çok
yakınlaştırmaktadır.Birlikte savunma ve dayanışma duygusu intiharın en
büyük engelleyicisidir. İskandinavya ülkelerinde refah seviyesi bizden
kat be kat fazla olduğu halde; oralarda intihar olayları daha
fazladır.
İntihara yatkın kişilerde mutlak ruhsal bir hastalığın olduğu
konusunda doktorlar uyarılarda bulunmaktadırlar, Adaletsiz
gelirdağılımı, geçici işsizlik, mutsuz evlilikler, zararlı
alışkanlıklar intiharı tetikleyen etkenler olarak sıralanmaktadır.
Kendini korumasız, zayıf hisseden kişiler mutlak bir psikiyatriste
durumla ilgili başvuruda bulunmalıdır. Sevdiklerimizi kaybetmek kadar
insan acı veren başka birşey var mıdır?