Kutsal Olan Dil Degil, Din dir!
Recep Aykan
Önce genel anlamda dili tarif etmek gerekiyor. Nedir dil? Bildigimiz biyolojik anlamdaki, yemeklerin tadini kontrol etmekte kullandigimiz bir et parçasi olan dilden bahsetmiyorum. Benim bahsettigim dil, insanlarin anlasabilmelerini saglayan dil (lisan)dir. Dil; hayvanla hayvanin, insanla insanin, insanla
Allah“in komünikasyonunu (iletisimini) saglayan bir araçtir. Yeryüzünde çesitli kavimler (irklar) yasamaktadir. Bir anne ve babadan türeyen bu insanlar, yeryüzünün çesitli kavimlerini olustururlar. Dilleri ve renkleri de farkli farklidir. Adem (a.s), bütün insanlarin ilk babasi iken, çocuklari olan bizlerin çesit çesit irklarda olmamiz ve dillerimizin (lisanlarimizin) farkli olmasi ayip bir sey degil, bilakis çok normal bir seydir. Çesitli kavimlerden olmamizi, dillerimizin farkli olmasini biz degil, bilakis AllahH“u Teala murad etmis ve öyle olmustur. Hiç bir kimse kendi istegiyle mensup oldugu kavmin bir üyesi olarak dogmamistir. Hiç bir kimse kendi annesini ve babasini kendisi seçmemistir. Bundan dolayi, bir kavmin hiç bir kavme bir üstünlügü yoktur:
Ey insanlar, biz sizi bir erkek ve bir kadindan yarattik ve birbirinizi tanimaniz için sizi milletlere ve kabilelere ayirdik. Allah katinda en üstün olaniniz, takvali olaniniz (günahlardan en çok korunaniz)dir (49/13).
Göklerin ve yerin yaratilmasi, renklerinizin ve dillerinizin farklilastirilmasi (da) Onun ayetlerindendir: bunda, kuskusuz, (fitri) bilgiye (anlama ve kavrama yetenegine) sahip insanlar için dersler vardir! (30/Rum: 22)
Allah“u Teala herhangi bir kavimden bir peygamber seçmekle o kavmi diger kavimlerden üstün kilmaz. Bu, Kur“an“la bagdasmaz. Ilk insandan kiyamete kadar, Allah“in, kullari için öngördügü yalnizca bir tane din vardir. Bu dinin adi Islam dinidir. Bütün peygamberler insanlari bu dine davet etmislerdir. Bütün peygamberlerin dini (Islam“i) hiç
degismezken, seriatlarinda ufak tefek farkliliklar olabilir, çünkü dinle seriat farkli seylerdir. Seriat, dinin kurallaridir. Seriat, Islamin bütünü degil, sadece bir parçasidir.
Sizden her biriniz için bir seriat ve bir yol belirledik (5/48).
Sana da insanlarin uyacaklari bir seriat (kurallar) verdik. Sen ona uy, bilmeyenlerin arzularina (keyiflerine) uyma (45/18).
Din, Adem (a.s)“dan kiyamete kadar insanlarin üzerinde yürümesi gereken dogru yoldur. Seriat ise bu dogru yol üzerindeki uymamiz gereken kurallar bütünü (yoldaki isaretler)dir. Bazi ülkelerde yolun sol seridinde araba sürülürken (örnegin Ingilterede), bazi ülkelerde de yolun saginda sürülür. Ülkelerin trafik seriatlari (kurallari) dahi farkliliklar
arzetmektedir. Aynen bunun gibi, Allah“in toplumlar için öngördügü seriatlarda (kurallarda) farkliliklar olabilmektedir. Örnegin, Tevrat“in seriatina göre, -gelen peygamberleri yalanladiklarindan ve onlari öldürdüklerinden dolayi ceza olarak- yahudilere bütün tirnakli hayvanlarin eti haram kilinmistir:
Yahudilere bütün tirnakli (hayvan)lari haram ettik.. (6/146)
Yukarida bahsi geçen ayni tirnakli hayvanlar biz Ümmet-i Muhammed için ise helaldir. Bu, Musa (a.s)“in seriati ile Muhammed (a.s)“in -dinleri (yollari) ayni olmakla beraber- seriatlari arasinda ufak tefek farkliliklar oldugunu göstermektedir.
Ibrahim“in dinine uy. O, müsriklerden degildi (6/90 16/123).
Seriatlardaki farkliliklara dair Kur“an“dan daha bir çok örnek bulmak mümkündür. Bütün bunlari sunun için anlattim: Dedim ki din ayni, fakat seriatlar (kurallar) farklidir. Gelen kutsal Kitaplar“in dilleri de farklidir. Bildigimiz kadariyla Tevrat Ibranice, Incil aramice , Kur“an da arapçadir. Simdi düsünün, ayni Allah, kullarina niçin farkli dillerde Kitap“lar göndermektedir? Nedeni sudur: Allah (c.c), bütün dilleri bilmekte, kullari ise bilmemektedir. Eger insanlarin hepsi bütün dilleri bilseydiler, belki Allah“u Teala“nin farkli farkli dillerde Kitaplar göndermesine gerek kalmayacakti. Madem ki Allah (c.c) kavimlerin ve dillerinin farkli farkli olmasini kendisi murad etmistir, o halde farkli farkli renklerde ve dillerde olan bu kullari için anlayacaklari dillerde
Kitap“lar göndermesi gerekmektedir ki kullari dogru yolu bulabilsinler. Evet, Allah“u Teala çesitli kavimlerden olan kullari için çesitli dillerde Kitaplarini göndermistir:
Biz, her elçiyi kendi kavminin diliyle gönderdik ki onlara (emredildikleri seyleri) açiklasin (14/4).
Eger biz onu (Kur“an“i) a“cemi (arapça olmayan bir dilde) olan bir Kur“an kilsaydik, herhalde derlerdi ki: Onun ayetleri açiklanmali degil miydi? Arap olana a“cemi (yabanci) bir dil (de Kitap) mi (geliyor?). De ki: O, iman edenler için bir hidayet ve bir sifadir (41/44).
Yukaridaki ayetlerden de gördügümüz gibi Kur“an, arapça indirilmistir (12/2 13/37 16/103 20/113 26/195 39/28 41/3-4 42/7 43/3 46/12).
Biz onu (kendi dilinizde) arapça bir Kur“an indirdik ki anlayasiniz (12/2 13/37)
Yukaridaki ayette bir espri vardir ki, onu görebilen, din ile dili rahat ayristirabilir. Bu espiriyi çözebilen, dinin
mi yoksa dilin mi kutsal oldugunu bilir. Evet, Kur“an arapça gelmistir ve arapça olan bir Kitab“i sadece araplar ve diger arap olmayip da arapça ögrenmis olanlar anlar. Arapça bilmeyen diger insanlar da, onu tercümeler yardimiyla ancak anlayabilirler. Yanlis anlamalari önlemek için üzerine basa basa söylüyorum: Bütün bunlarla Kur“an“in sadece araplara gelmis bir Kitap oldugunu söylemek istemiyorum. Bazi art niyetli kisiler böyle anlamak istemektedirler. Kur“an, evrensel bir Kitap“tir ve bütün insanlar içindir (6/19 14/52 25/1 68/58). Burada anlatmak istedigim, din ile dili karistiran, Kur“an“in kendi dillerinde indigi avantajini yanlis yerde kullanmak isteyen insanlarin varligini belirtmek, Kur“an bütünlügünde ve Kuranin isiginda bunlarin bu tutumlarinin yanlis oldugunu gözler önüne sermektir. Yine arap olmayip da arapça bildiklerinden ve toplum içinde de alim tanindiklarindan veya devlet tarafindan kendilerine bir makam tahsis edilmis
oldugundan ayni duruma düsen insanlar vardir. Nasil ki tarihte hiristiyan din adamlari dini kendi tekellerine alarak bütün hiristiyanlari kendilerine bagladilar, aynen bunlar da böyle yapmak istemektedirler. Islam“da din tekelciligi yoktur. Herkes Allah“in dinini kendi dilinden de çok iyi anlayabilir, yeter ki Kur“an bütünlügünde meseleye yaklasilsin. Allah (c.c), kitabinda hidayeti açiklamistir. Fakat bazi insanlar Kur“an“i yalniz biz anlariz ve insanlara yalniz biz anlatiriz diyerek Kitap“ta açiklanmis olan hidayeti insanlardan gizlemektedirler:
Indirdigimiz açik delilleri ve hidayeti -biz Kitap“ta insanlara açikça belirttikten sonra- gizleyenler (var ya), iste onlara hem Allah lanet eder, hem de bütün lanet edenler lanet eder. Ancak tevbe edenler, (kendilerini) düzeltenler ve (indirileni) açiklayanlar(a gelince); artik onlarin tevbelerini kabul ederim (2/159,160).
Dini tekellerine almak isteyen bu yari olumsuz
tipler, baska insanlari küçük görerek, bilgiçlik taslayarak, toplumda ilahlasmak ve rabblesmek istemektedirler. Demektedirler ki: Islam“i ancak biz anlatabiliriz. Herkes bizi dinlemelidir. Bunun ardindan papazlar gibi parayla cennetten arsa satmalar baslar!. Kur“an mantigini kendilerinden daha iyi kavrasalar bile bu tipler kendilerinden yasça küçük olanlara hiç söz hakki vermezler ve onlari adam yerine bile koymak istemezler. Sanki Allah“in nimetini paylastirmaya yalnizca kendileri yetkilidirler:
Rabbinin nimetini onlar mi paylastirmaktalar? (43/32).
Dinin mi yoksa dilin mi kutsal oldugunu bilmeyenlerin bilerek veya bilmeyerek düstükleri, her halükarda Kur“an mantigina aykiri olan bir kaç yanilgilarini daha burada zikretmek istiyorum:
a. Kimisi yerde arapça yazili bir kagit parçasi gördügünde öpüp öpüp bismillah diyerek yüksek bir yere kaldiriyor. Belki de o kagitta arapça ask romani veya baska adi yazilar yaziyordur. Belki de kafir bir arabin yazdigi Islam“a ve Allah“a küfreden bir yazidir? Bu saygi neye saygidir? Bu, dine degil, dile saygidir. Ve bu, dini degil dili kutsallastirmaktir.
b. Muskalar hep arapça yazilir ve üfürükler hep arapça yapilir. Eve seytanlar girmesin diye Kur“an“i duvara asmalar da aslinda onun arapçasini ön plana çikarmaktir. Bu, dine degil, dile saygidir ve bu, dini degil dili kutsallastirmaktir.
c. Almanyadaki üniversitemizde El-Ezher mezunu ve Islami çok iyi bildigini iddia eden Misirli dindar bir arap kardesimiz anlatti: Adamin birisi arabanin gazina basiyor basiyor, araba bir türlü gitmiyormus. Tekerlegin önünde önce tas var zannetmis. Bir de bakmis ki, tekerlegin önünde Kur“an varmis. Meger Kur“an“in üzerinden araba geçemiyormus! (Hataen Kur“an“i çignemekten dolayi kendisine bir günah yazilmayacak olan
ve bu hareketinden dolayi hesaba çekilmeyecek olan cansiz bir arabaya Kur“an“i çigneme müsaadesi verilmezken, acaba canli ve yaptiklarindan sorumlu olan insanlar onun hükümlerini nasil ve hangi izinle çigneyebilmektedirler? Yine tarihin bir çok devrinde yüzlerce-binlerce Kur“an“larin yakildigini duymusuzdur. Yoksa o yananlar Kuran degil de baska Kitaplar miydi? Üzerinden araba geçemeyen Kuran, nasil oldu da yandi hayret dogrusu!!!)
d. Yine ayni arap kardesimizden sunu duydum: Cennete girmek istiyorsaniz, arapça ögrenmege mecbursunuz, çünkü cennetin dili arapçadir. Arapça ögrenmeden ölürseniz orada anlasamazsiniz!. Bu söz, Kur“an“i anlamamis bir araba söylenirse belki inanir, hatta Allah beni iyi ki arap yaratmis! diye de sevinir. Ama benim gibi Kur“an mantigini iyi kavramis birisine söylenirse, hiç inanmaz ve hatta bunu söyleyen kisi arap olmasina ragmen, Kur“an mantigini ve onun gelis gayesini anlayamamis olmasina üzülür. Adem (a.s)“dan bu yana milyarlarca mü“minler gelip geçti. Bunlarin çogunun dili arapça degildi. Belki bunlar Tevrat“in mü“miniydiler, Tevrat Ibraniceydi. Belki de Incil“in mü“miniydiler, Incil de aramiceydi. Bu mü“minlerin suçlari neydi ki arap dogmadilar? (Kisacik
dünya hayatinda bir-iki yil yabanci dil kursuna gidip lisan ögrenme imkanimiz varken, ebedi bir cennet hayatinda bir-iki yillik bir lisan kursu neden olmasin? Herkes bu kursa gider, lisan ögrenir ve ebedi bir hayat yasayacagi cennette diger insanlarla güzel güzel anlasir, konusa konusa da hem grameri hem de kelime hazinesi gelisir. Cennette böyle bir kurs yoksa bile, Allah, ol dediginde oluverir (3/47,59 16/40 19/35 36/82 40/68), bir bakmissiniz herkes hiç lisan Kursuna gitmeye gerek kalmadan ayni dili konusmaktadir. Allah buna muktedirdir. Biz müslümanlar, Onun her seye kadir olduguna inanmaktayiz. Yeter ki biz dünyada dil ve dinde arap
irkçiligi/arap milliyetçiligi yapmayalim. Allah nelere kadir degil ki? Arap irkçiligina karsi oldugumuz gibi, Türk irkçiligina ve her türlü irkçiliga karsi oldugumuzu yeri gelmisken burada belirtmek isterim.
e. Yine bazi araplarin imam (halife) Kureystendir (yani arap olmalidir) zayif hadisini ileri sürerek
arap olmayan müslümanlari kendi hegemonyalari altina almaya veya kendi gruplarina üye yapmaya çalismalari Kur“an“a uymayan bir tutumdur. Kur“an, bir kavmin hiç bir kavme üstün olmadigini ve üstünlügün sadece takvayla oldugunu söylerken, bunlarin böyle uydurma hadisler arkasina gizlenerek irkçilik yapmalari göstermektedir ki, arap olmalarina ragmen arapça olan bir Kitab“i anlamakta güçlük çekmektedirler. Bu, dine degil, dile saygidir ve bu, dini degil, dili kutsallastirmaktir. Kur“an“a parçaci yaklasimlar fayda vermez. Kur“an“a Kur“an bütünlügünde ve pazarliksiz yaklasmak gerekir.
f. Yine üniversitemizden örnek verecegim. Üniversitemiz Almanya“nin Essen sehrindedir. Üniversitede bütün dersler almanca yapilmaktadir. Alman üniversitesi biz müslümanlara bir mescid tahsis etmistir. Günün 24 saati açik olan mescidimizde en az elli-altmis müslüman cuma namazi kilmaktadir. Bunun yaridan çogu araptir. Cuma namazlarina bir kaç yil evvel, araplarin disinda dünyanin her tarafindan müslümanlar geliryordu iken, simdi cemaatin yüzde doksanini arap kardesler olusturmaktadir. Hatta önceleri cemaatimizde alman, italyan ve romen müslümanlar dahi vardi. Simdi cuma namazlarina araplarin haricinde eskisi gibi baska irklardan müslüman pek gelmemektedir.
Sebebi, arapça haricinde hutbe okumak fikhen caiz degilmis! Al sana bir arap irkçiliçi daha!. Cuma namazi bütün müslümanlarin haftalik kongresi mesabesindeyse ve hutbede bütün müslümanlari ilgilendiren meseleler konusulacak ise, bunu bütün müslümanlarin anlamak istemesinden daha dogal ne vardir? Burada hutbeler arapça, türkçe ve almanca okunmalidir ki herkes anlasin.
g. Yine dinin degil de dilin kutsallastirildigina dair bir örnek vereyim: Arapça bilmeyen bizim insanimiz sevap var zanniyla Kur“an“i anlamadan bol bol okur, ölülerine okur (sanki dirisi anliyormus gibi), hifzeder (ezberler) vs:
Kurani anlamadan okumak mekruhtur (Imam Zerkesi)
Kurani anlamadan ezberleyenler yük tasiyan merkeplerdir (Imam Kurtubi) (Cuma suresi 5. ayet de bu yöndedir).
Kuran anlasilmiyorsa bos bir Kitaptir! (A.Seriati, Fatima Fatimadir, S.55, Dünya Yayinlari.) Çünkü Kuran anlasilmasi için indirilmistir:
Okunmayan ve anlasilmayan Kuran, Kuran degildir (A. Seriati, Fatima Fatimadir, S.56, Dünya Yayinlari).
-Inmemistir hele Kuran, sunu hakkiyla
bilin,
-ne mezarlikta okumak için, ne de fala bakmak için. (M. Akif Ersoy)
Konumuzu söylece sonuca bagliyabiliriz: Din baska, dil baskadir. Din kutsaldir, dil ise kutsal degildir. Allah“u
Teala“nin Kur“an“i arapça bir dilde indirmesiyle arap dili kutsallik kazanacaksa, simdiki yahudilerin dili olan Ibranice de kutsallik kazanir, çünkü Allah (c.c), sadece arap dilinde kitap indirmemistir. Allah, Tevrat“i Ibranice indirmistir. Arapça kutsallik kazanacak olursa, aramice de kutsallik kazanir, çünkü Allah (c.c) Incil“i Aramice indirmistir. Din bütün insanlarin dinidir, dil ise kendi kavminin dilidir. Kutsal olan dil degil, dindir. Kitap bizim dilimizde indi diyerek diger insanlara üstünlük saglamaga çalisanlar kusura bakmasinlar, kendi dillerinde inen Kitab“i anlamaktan aciz olduklarini bu halleriyle göstermis olmaktadirlar. Biz o Kitab“i arapça bilmesek de böylelerinden daha iyi anlayabilmekteyiz (kaldi ki bu makalenin yazari yillardir arapça ögrenmeye çalismaktadir. Arapçaya karsi bir allerjimiz oldugu zannedilmesin. Allerjimiz, Kurani anlamayanlara ve irkçilaradir). Kendi kavimlerinden çok peygamber gönderilmesi dolayisiyle yahudiler de diger kavimlere üstünlük kurmaya çalismislardir:
Onlara: Allah“in indirdigine (Kur“an“a) inanin dense, bize indirilene inaniriz derler (2/91).
Madem ki Tevrat da, Kur“an da ayni Allah“tan geldi, yahudiler Tevrat“a inanip da niye Kur“an“i inkar etmektedirler? Çünkü Kur“an, kendi dillerinden gelmedi ve Hz. Muhammed (a.s) da kendi kavimlerinden degildir. Görüyor musunuz yahudi irkçiligini? Ayni duruma ne yazik ki Kur“an“i bilmeyen bazi müslümanlar da düsmektedirler:
Yahudiler ve hiristiyanlar: Biz Allah“in ogullari ve sevgilileriyiz dediler (5/18).
De ki: Ey yahudiler! Bütün insanlar bir yana, yalniz kendinizi Allah“in dostlari oldugunuzu iddia ediyorsaniz ve bu iddianizda samimi iseniz ölümü dileyin bakalim. Dünyada yaptiklarindan dolayi ölümü asla istemezler (62/6,7) ve (2/95).
KUTSAL OLAN DiL DEGiL, DiNDiR!
HADIS UYDURMANIN NEDENLERI
Tabiin devrinde Hz. Peygamber namina hadisler uydurma isi
durmus degildi. Çesitli firkalarin kendi
görüslerini sözle müdafaa etmek için harekete geçmeleri, bu
firkalarin kendi görüslerine göre uydurduklari
hadislerin suyuuna herkesce duyulmasina, Müslümanlar arasinda
yayilmasina sebep oldu.
Tabiin devrinde Hz. Peygamber namina hadisler uydurma isi
durmus degildi. Çesitli firkalarin kendi
görüslerini sözle müdafaa etmek için harekete geçmeleri, bu
firkalarin kendi görüslerine göre uydurduklari
hadislerin suyuuna herkesce duyulmasina, Müslümanlar arasinda
yayilmasina sebep oldu. Kadi Iyaz bu
yalancilarin bazisinin ismini vererek Peygamber´in
lisanindan yalan söylemeleri sebeplerini söyle anlatiyor:
Onlar birkaç türlüdür. Bir kismi Peygamberin asla söylemedigi
bir sözü uydurur, bunu ya zindiklarin yaptigi
gibi istihfaf ve dini küçültmek için yapanlar oldugu gibi, (hadis
uydurarak) dine hizmet ve sevap kasdiyla yapanlar da olmustur.
Bazi cahillerin, fazaile dair, tesvik için hadis uydurmalari
böyledir. Bunu garip seylerle nam kazanmak için yapanlar da
olmustur. Bazi fasik hadisciler gibi mezhep taassup ve
gayretleriyle de hadis uyduranlar vardir.
Bid´adçilarin,
mezhep mutaassiplarinin uydurduklari hadisler gibi,
Ehl-i hevanin gözüne girmek, yaptiklarini dogru
göstermek için hadis uyduranlar da olmustur. Bunlardan
bazilari hadisin metnini uydurmaz, fakat zayif olan sened
yerine sahih ve meshur bir sened uydurur. Bazilari senedleri
ters çevirir, senede ilaveler yapar, degistirir. Bunu
baskalarina garip göstermek veya
kendinden cehaleti gidermek için
yapar. Bazilari dogrudan yalan söyler.
Isitmedigini isittim diye iddia eder,
görüsmedigi kimse ile görüsmüs gibi söyler, onlardan
hadis rivayet eder. Bazilari sahabenin sözlerini veya
Araplarin hikmetli sözlerini, Arap hükemasinin vecizelerini
Peygamber´e nisbet eder. (Muhammed Hudari, Tarihu Tesrii´l-Islami,
s. 82, Ebu Hanife, Diyanet Isleri Baskanligi
Yayinlari, yazan: Muhammed Ebu Zehra, Çeviren: Osman
Keskioglu, Ankara 1999, 3. Baski)
CENNET' IN DILI ARAPCADIR. AYRICA ARAP GORURSENIZ SEVINIZ BUNLAR HADISTIR.
Ýmam Münâvî'nin Feyzu'l-Kadîr isimli hadis kitabýnda Ýbni Abbas'tan þu mealde bir hadis-i þerif rivayet edilir:
"Üç hasletten dolayý Arabi seviniz: Çünkü ben Arabým, Kur'ân-ý Kerim Arapça olarak nazil olmuþtur, Cennet ehlinin konuþtuklarý dil Arapçadýr." 1
Arapça, belagat, edebiyat, fesahat ve zenginlik bakýmýndan dünya dillerinin en güzelidir. Ayný zamanda ses, ahenk ve cümle yapýsý bakýmýndan da diðer diller arasýnda ap ayrý bir yeri vardýr. Cenab-ý Hak da kendi kelâmý Kur'ân-ý Kerimi Arap diliyle indirmiþtir. Peygamber-i Zîþân (a.s.m.) da zaten bu dili konuþuyordu; kendi milletinin, kavminin dilini...
Bu hadis-i þerifi bazý âyetler de tasdik etmekte, desteklemektedir.
"Halký Allah'ýn azabýndan sakýndýran peygamberlerden olsun diye onu ap açýk bir Arapça lisan ile senin kalbine Cebrail getirdi."2
"Biz hiçbir
peygamberi kendi kavminin dilinden baþkasýyla göndermedik ki, amrolunduklarýný onlara ap açýk anlatsýnlar"3 mealindeki âyet-i kerime de Peygamberimizin kendi kavmi olan Araplara kendi dilleriyle tebliðde bulunduklarýný bildirir.
Evet, Kur'ân'ýn dili, son Peygamber Hazret-i Muham-med Mustafa'nýn (a.s.m.) konuþtuðu dil Arapça olunca, Cennet dilinin de Arapça olacaðý þüphe götürmez bir gerçek olur. Hz. Âdem de yeryüzüne indirilmeden önce Cennette bulunduðu zamanlar Arapça olarak konuþurdu. Ayrýca bu dil Peygamberimizden baþka diðer peygamberlerden bazýlarýnýn da konuþtuðu dildir. Meselâ, Hz. Nuh, Hz. Hud, Hz. Ýsmail, Hz. Salih, Hz. Þuayb Arapça konuþuyorlardý.
Ayrýca imam Kastalânî, Hz. Âiþe'den "Cennet ehli Mu-hammed Aleyhisselâmýn diliyle konuþacaklar" mealinde bir rivayeti zikreder.4
Cennet dilinin Arapça olduðu yukarýda mealini verdiðimiz hadis-i þerifin ifadesinde ve Hz. Âiþe'nin rivayetinde sabit olmakla beraber, Üstad Bediüzzaman
Mehtu-bat' ta Ýmam Âzam'ýn bir fetvasýnýn hikmetini izah ederken þöyle bir ifadeye yer verir: "Bir rivayette lisan-ý ehl-i Cennetten sayýlan Fârisî lisaný...5
Bu beyanla, yukarýdaki ifadeler birarada düþünülürse þöyle bir neticeye varmak herhalde yanlýþ olmaz: Esas itibariyle Cennet lisaný Arapçadýr; fakat Farsça da konuþulabilir. Yani Cenab-ý Hak her iki dili de Cennet lisaný olarak yaratabilir.
Hadis-i þerifte "Arabi seviniz" ifadesini mutlak olarak anlamamak lâzýmdýr. Çünkü Araplar içinde gayrimüslimler olduðu gibi, günümüzde dinsizler de vardýr. Onlarýn sadece Arap ýrkýna mensup olmalarý, Arapça konuþmalarý onlarý sevmeye kâfi gelen hususlar deðildir. Hadiste yer alan beyandan maksat, Müslüman olan, dinini yaþayan, Resulullahýn izinde olan Araplardýr. Zaten bunlar din kardeþimizdir. Onlarý din kardeþimiz olarak sevdiðimiz gibi, ayrýca Kur'ân'ýn, Resulullahýn ve Cennetin lisanýný konuþtuklarý, saff-ý evvel olarak Ýslâmiyeti yaydýklarý, Ýslâmiyete hizmet
ettikleri için de diðer milletlerden farklý olarak bir derece daha fazla sevgiye lâyýktýrlar.
1. Feyzü'l-Kadîr, 1:178 Hadis no: 225.
2. Þuarâ Sûresi, 195.
3. Ýbrahim Sûresi, 4.
4. Mevâhib-i Ledünniye , 1:276.
5. Mektûbat, s. 406.
Mehmed Paksu
Meseleler ve Çözümleri - 1
Selam ve dua ile...
__._,_.___ SPONSORED LINKS
Yahoo! Mail
Try the all-new
Yahoo! Mail Beta
Y! GeoCities
And tell the world
what you think.
Ads on Yahoo!
Reach customers
searching for you.
.
__,_._,___
Yahoo! Clever - Der einfachste Weg, Fragen zu stellen und Wissenswertes mit Anderen zu teilen.