DERSİMLİLERİN KÖKENİ VE DEYLEM'DE ALEVİLİK

2,395 views
Skip to first unread message

Alican

unread,
Aug 14, 2010, 4:11:42 AM8/14/10
to kılıçkaya
DERSİMLİLERİN KÖKENİ VE DEYLEM'DE
ALEVİLİK Eylül 2004
Ali KAYA

Dersimliler, "Deylemliler" ve "Daylamlılar" olarak anılan Hazar De-
nizi'nin güneybatısı ile Tahran'ın kuzeyine düşen bölgede yaşayan bir
toplum olarak bilinir. Siyasi anlaşmazlıklar, dış baskılar, iklim ko-
şulları, inanç farklılıkları, ekonomik vb. çeşitli nedenlerle göç eden
veya ettirilen bu halkın büyük çoğunluğunun Güneybatı İran'a gidip
orada Büveyoğulları Devleti'ni kuranlar oldukları görüşü yaygındır.
Öte yandan Goranlıların da yine Deylemliler olduğu anlaşılmaktadır.
Deylemliler, bölgedeki işgal ve gelişmelerden sonra bu bölgeyi de terk
ederek Fırat, Murat(Dicle) nehirleri ve Dersim bölgesine 933-1055
yıllarında yerleşirler. Bölgenin yerli halkıyla kaynaşarak bugünkü
Dersim halkını oluştururlar.
Yine Dersimliler'in atalarının Deylemliler olduğu ve Dersim'de
konuşulan Zazaca (Dimili) Dersimcenin bir Kürt lehçesi olmadığı,
Zazaca'nın Hint-Avrupa dil kümesinin Doğu Grubu'na dahil olduğu ve
İrani dillerinin kuzeybatı sınıflandırması içinde yer aldığı görüşü
bazı batılı bilimadamları tarafından desteklenmektedir.
Dersimliler tarih boyunca kendi kimliklerinden ödün vermeden onurla
direnmişlerdir. Türk ve Kürt olmadıklarını inceleyen ciddi bilim-
adamlarından Kürdolojinin babası sayılan Prof. V. Minorsky, Susani,
Haddank, O. Man, David Mc Kenzie, Prof, Goiche Kojima gibi otoriter
bilimadamlarının ortak görüşü Zazaların Kürt olmadıklarını ve
Zazaca'nın da Kürtçe'nin bir lehçesi olmadığını belirtmektedirler.
Zazaların önemli bir kesimi bugün Kürt kimliğini benimseme-mişlerdir.
Dillerinin Kürtçe'den farklı olmasının ve kökeninlerinin Kürt
olmamasına rağmen Osmanlı Devleti döneminden günümüze kadarki süreçte
devlet ve toplum Zazaları Kürt olarak tanımlamış-lardır. Toplumsal ve
devletsel ilişkiler Zazaları Kürtlüğe ve Türklüğe empoze ederek veya
Türklüğün veKürtlüğün üst kimliğini benim-semişlerdir. Zazaları Kürt
ve Türk kimliğine iten, devletin etik bakışı ve bu doğrultudaki
tavırları neden olmuştur. Zazaların önemli bir kesimi de duyarlı bir
şekilde kendi öz kimliğini savunmuştur. Bu konunun en yetkin uzmanları
kabul edilen Prof. V. Minorsky, Susani, Haddank, O. Man, David Mc
Kenzie, Prof, Goiche Kojima, W.B. Loocwood, T.M. Jhonstone, Hollandalı
araştırmacı M.V. Brunessen gibi bilimadamları Zazaca'yı ayrı bir dil
olarak sınıflandırmaktadırlar. Değişik araştırmacıların tespitlerinden
de anlaşıldığı gibi Dersimlilerin farklı bir halk olduğu
belirtilmektedir. Konunun uzmanı ciddi araştır-macılar ise
Dersimlilerin Kürt olmadığını savunurlar. Polbius ise Medlerin Kuzey
komşuları olan Deylemleilerden söz ederek onların bugünkü Zazaların
ataları olduğunu ifade ediyor. Ingvar Sbruberg; Zazaların ayrı bir
halk olduğunu belirtir.
Terry Leynn Toodd; Dimilce'den hareketle Zazaların ayrı bir halk ol-
duğunu belirtir.
Bugün de Zazalar diğer halklarla eş değer olarak kendi kimliklerini
muhafaza etmektedriler.
M.Ö.VI. yy'da Dersim ve çevresi, Dimili dilini konuşan coğrafya an-
lamında "Dilaman" olarak biliniyordu. Dilaman, Part egemenliğinin
sürdüğü M.Ö. 247-M.S.226 yılları arasında yarı ya da tam bağımsız bir
krallık durumundaydı ve 30 yıl boyunca Part Federasyonu'nun bir üyesi
olarak kaldı.
M.Ö. VI. yüzyıldan M.S. IV. ve V. yüzyıllar arasında kalan yaklaşık
1000 yıllık süreçte bugünkü Kirmançlar-Zazaların oturduğu coğrafya
Dilaman (Deylem) adını taşıyordu.Günümüzde ise İran'ın Kuzeydoğu
Eyaleti Kuzey Horasan, Mazendaran, Rast, Gibal, Gilan, Teberistan,
Chalus, Kalar, Enzeli, Varemin, Lahican, Siya, Kal, Koh, Pir, Pulur,
Fumen, Gerekerd, Bar, Tufem, Rud-sa Muvaz, Leseneşar, Kohaman, Hasan
Rud, Astara, Vajagali, Emurluh, Rahmandabat, Harfajan, Pankuh, Hesen
Beg ile Hazar Denizi arasında kalan bölge Dey-laman(Dilaman) Gılan
adıyla anılmaktadır. (1358-1590)

Bizans tarihçilerinden Agathias'ın "Historres" adlı yapıtında M.S.
551-552'de Dımıliler'in Dicle'nin kıyılarında yaşadığını belirtmek-
tedir. Ayrıca Agathias'ın ustası Procopius da Dımıliler'in ülkesi ola-
rak yaklaşık coğrafyayı göstermektedir.
Zazaların Deylemliler olduğunu söyleyen Ermene Atrasnik, bu görüşünü
Zhomas Arcruni'ye dayandırarak ileri sürüyor.
Minorsky M.Ö. X. yüzyılda Hazar Denizi'nin dağlık bölgelerine inen son
İran kabilelerinin batıya doğru yöneldiklerini belirtir. Ancak bu
kabileler karşılarında Kürtleri bulurlar. Bunların kullandıkları
sözcükler Deylemlilerin kullandıkları sözcüklerden farklıdır. Belki de
Deylemliler, Kürtlerin arasına karışıp Kuzey Mezopotamya bölgesine
yerleşen Zazaların atalarıdır.
Terry Leynn Zodd, Dımilice'den hareketle Zazaların ayrı bir halk
olduğunu belirmektedir. Benzer biçimde İngvar Savnberg de araştır-
maları sonunda Zazalar'ın ayrı bir halk olduğu kanısına varır.

İslami Fetihler Döneminde Deylem
Halife Ömer devrinde Ahnaf komutasındaki Arap ordusu Horasan
(Khurasan) yöresini aldı. Sasanı Şahı III.Yezdigirt'i yenilgiye uğrat-
masıyla Sasani varlığı sona erdi ve İran Devleti ortadan kaldırıldı.
VII. yüzyılda Horasan, Harizm ve Semerkant bölgelerinde bir dizi
direniş oldu. Kutabye bin Müslim Al Bahil, Haccac bin yusuf, Yezid bin
Muhallab gibi komutanlar yörede kimi fetihler gerçekleştirdi.
Rüstem Behrem'in amcası Deyleman ve Horasan bölgelerini egemen-liği
altına aldı. Kadiriye çevresinde(642) 4000 kişilik Deyleman halkı
İslamiyeti kabul etmek zorunda kaldı. Daha sonra Deylemanlılar Celula
bölgesinde Araplarla beraber Küfe askerlerine karşı savaştılar. 873
yılında çoğu Zerdüşt olan Deyleman halkı, Hasan bin Zeyd'in yardımıyla
İslamiyeti kabullendiler.
Buna rağmen Alevi önderleri her zaman Deylem'e yardımcı oldular ve
koruyuculuğunu üstlendiler. 825 ten 1058 e kadar Deyleman bölgesi
Alevi önder Castaniyan tarafından yönetildi.
912 yılında ise Hasan bin Ali, Alevi aşiretlerini Hazar Denizi
kıyısına yerleştirdi. Taberistan ve Deylemistan halkının çoğu İslam
dinine gir-di.
Kangariler ile akraba olan Salariler 942 yılından başlayarak Selçuk-
lular zamanına kadar Azerbaycan'da hüküm sürdü. Ancak Deylemli-lerin
kurduğu devletlerin en önemlisi, Bağdat'ı fetheden ve 12 gün sonra
Halife Ali Mustakfi'yi tahttan indiren Beveyhoğullannın kurmuş olduğu
devletti.(932-1056)
Ayrıca Deylem'de Hicret'in başlangıcından IV. hicriye kadar Alevi
boylarından Albuye(931-1065),
Ziyarhandaniler(931-1078), Veshve-tan, Almakan, Benkak gibi soylar
Deylemistan'ı yarı bağımsız yö-nettiler(865-1005)
Hz. Ali'nin kardeşi cafer soyundan Yahya bin Abdullah, Kerbela'daki
katliamdan kurtulduktan sonra Deyleman'a kaçtı. Horasan ve
Teberistan'da yaklaşık 1000 kişilik bir kuvvet toplayan Yahya bin
Abdullah Deylemistan'a girince Deylem hükümdarı Castaniyan kendisine
kucak açtı(825-1058). Bölgeyi siyasi ve dini çalışrnalarının merkezi
durumuna getiren Yahya bin Abdullah, ünlü din bilginlerinin de
desteğini alarak Abbasilere başkaldırdı. Öldürülünce yerine El Hasan
bin Zeyd geçti. Zeyd Rey şehrini terk etti ve Taberistan'a yerleşti.
Bölgedeki Hz. Ali taraftarları Hasan Bin Zeyd'i davet ederek Hasan bin
Ali'nin önderliğinde Abbasi baskısına karşı ayaklandılar. Ayaklanma
başarı ile sonuçlandı ve Hasan bin Zeyd Deylemistan'da 20 yıl
padişahlık yaptı. Ölümünden sonra Seyd Mehmet bin Zeyd başa geçti ve
16 yıl Deylem Gilan'da padişahlık görevini yürüttü, inanç hizmetlisi
olarak bölgede Aleviliği yaymaya çalıştı. Bu dönemde Deylemlilerin
çoğu Caferi Sadık mezhebini kabul etti(917-920). X. yüzyılın ilk
yarısında Deylaman'dan batıya göç eden Deylemliler, yüzyılın ikinci
yarısında Abbasileri devirip Deylem, Azerbaycan, Dicle ve Fırat
kıyılarında ve bu bölgeleri Hazar Denizi'ne bağlayan yörelerde kimi
devletler kurdular.
Abbasi halifesini temsilen Mehmet bin Saluk Amor'a gelerek
Taberistan'da padişahlığını ilan etti. Mehmet bin Saluk'un ölümünden
sonra Alevi önderleri Gilan-Deylaman topraklarını genişletmek için
başta Horasan olmak üzere çevredeki ülkeleri kendilerine bağlayarak
bağımsız devletler kurdular.
Moğol hükümdarı Cengiz Han İran'ı ele geçirdikten sonra Gilan üzerine
sefer düzenledi. Bölge dağlık olduğundan egemenlik kuramadı. Ancak
Moğol saldırıları süreklilik gösterince bölge güçleri zayıfladı. Moğol
güçlerinin karşısında daha fazla direnemeyeceğini anlayan Deyleman-
Gilan halkının bir bölümü önce Kuzey Horasan'a çekildi. Sonra Dersim-
Sivas yöresine gelip yerleşti.(1223-1258). Deylem halkının bir kısmı
da Selçuklu hükümdarı Tuğrul bey 1055 yılında Büveyhoğulları devletini
ortadan kaldırdı. Bunun üzerine Deylemliler yavaş yavaş yerli halkla
karıştı ve önemli bir kısmı da batıya göç ederek Dersim-Fırat ve Dicle
yörelerine kaydı. 1256 yılında Deylemlilerin son kalesi Alamut'un
Moğol hükümdarı Hülâgu han tarafindan alınması bu halkın güçlerini
büsbütün zayıflattı; izleyen süreçte Deylemistan küçük beyliklere
ayrıldı. Ardından Gilan, Karlayalılar'ın eline geçti. Geri kalan
Deylemliler Giller'e karıştı ve Deylem adı ortadan kalktı. Yerine
Gilan adı egemen oldu.
Sonuç olarak bölgede yaşayan Kürtler'den ayrı tarihi, kültürü, dili
inançları, örfü, âdet ve alışkanlıkları olan bugün Horasan
coğrafyasında yaşayan Deylemliler'le Dersimlilerin ortak paydaları
bulunduğu ve örtüştüğünü 2000 yılında Deyleman'a yaptığım alan
çalışmasında tanık oldum. Bugün Dersim halkı deyince 126 aşiretten ve
boydan oluşan alışkanlıklarının ortak paydasında buluşan Deylem-
Gilan'da yaklaşık 2.5 milyon, Türkiye'de ise 4.5 milyon Deylem-Gilan
kökenli halk anlaşılır. Dersimliler 700-1258 yıllan arasında çeşitli
nedenlerle Deyleman'dan göç ederek Dersim, Bingöl, Sivas, Malatya,
Elazığ, Erzincan, Erzurum, Diyarbakır, Siverek, Muş, Varto ve Adıyaman
bölgelerine yerleştiklerini ve atalarının Deylemliler olduğu gerçeğini
bir kez daha gözledim. Var olan bulgu ve veriler de bunu
doğrulamaktadır.

"Bilimden Gidilmeyen Yolun Sonu Karanlıktır."

Serçeşme, Sayı 1, 2004


Dersim'de İklim Aylık Bağımsız Siyasi Gazetesi - Sayı 14 - Eylül 2004
- Ankara
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages