Spikerlerin canlı yayın kazaları

0 views
Skip to first unread message

GOFAL

unread,
Jul 24, 2008, 3:48:10 PM7/24/08
to
Spikerlerin canlı yayın kazaları


Televizyonculuğun en zor yanlarından birisi de canlı
yayınlardır. Ünlü spikerler canlı yayın kazalarını anlattı. Biz de o görüntüleri derledik. Gülmekten kırılacağınız görüntüler:

Dijital teknolojiye sahibiz ama'

Flash TV'de ana haberi sunan Hakan Aygün'ün anonsladığı ilk haber ekrana girmiyor. Aygün devamla,
-- "Teknik bir arıza var sanırım. Bir sonraki habere geçiyoruz. Denizli'de bir reklam panosunun sansürlenmesi polemik yarattı."
Aksilik bu ya, görüntü yine yok.
-- "Evet bazen böyle dijital teknik hatalar olabiliyor. Dijital olarak en gelişmiş teknolojilerde bile böyle sorunlar olabiliyor."
Duruma gülen Aygün devam ediyor:
-- "Evet… Bursa'da madde bağımlısı genç, nasıl vitrin camına dalarak hırsızlık yaptı. İşte inanılmaz görüntü…" İnanmayacaksınız ama görüntü yine yok.
Hakan Aygün
-- "Evet arkadaşlar hemen bir 'az sonra'ları verelim arka arkaya isterseniz…"
diyor ama sonuç yine aynı.


Kim bu çömez?

Fox TV'de spiker, izleyici maillerini okurken yanlışlıkla kendine yazılmış maili de okuyor:
-- "Sunucunuzun haber şekli çok ucuzca. Dünkü çömezi haber sunucusu
yapmanız da gayri ciddi bir davranış!"
Spiker biraz afallıyor ve kendini
toparlayıp
-- '1997'den beri muhabirlik yapıyorum, 30 yaşındayım ve bu mesleği çok seviyorum. Beğendiğiniz, izlediğiniz sürece program yapmayı sürdüreceğim.'
diyor.


'Canlı yayındayım, 40'a bas'

Haber 7 Televizyonu'nun canlı yayınına katılan Hüseyin Movit,
Gündem Dışı programında dil bilincinin nasıl kazanılması
gerektiğini anlatırken, cep telefonu çalıyor. Sonra da konuşmaya
başlıyor.
-- "Program şu an devam ediyor Ateşçiğim… Evet ekrandayız şu an,
Kanal 7'de. Şoray Uzun Yolda diyorlar. Yok o değil. Karşımda
bak Hülya' diyor. Kanal 7 değil, Haber 7'deymişiz, kumandada
40'ta arayın"
deyip cebini kapatıyor.


'Anam, coştu lan bunlar!'

SKY Türk ana haber, 2007 yılbaşı eğlenceleri için Taksim Meydanı'ndan
Burcu Benek'e bağlanıyor. Arkadaki müzik artınca Benek,
-- 'Anam coştu lan bunlar!' diye bağırıyor.


Gülme krizi tutunca...

Kanal D Spor'da spor haberleri sunan bayan spiker gülme krizine giriyor.
Sonra da diğer bütün haber sunumlarında gülmekten kendini alamıyor.
Aynı şekilde 'Sesli Gazete' programını sunan Ses TV'nin spikeri de
gülme krizine girince VTR imdada yetişiyor. Yarışma programı sunan
Jülide Ateş de telefondaki yarışmacıya
-- "Bir ülkeyi temsil eden kumaşa ne isim verilir?" diye sorup
-- "Amerikan kumaşı" yanıtını duyunca canlı yayında gülmekten
yerlere yatmıştı.


'Sakin olun bu virüs!'

Mersin'de bir yerel televizyonda sunucu günlük gazete başlıklarını
sunarken laptopundan ekrana uygunsuz kadın resimleri yansıyınca
paniğe kapılıyor:
-- "Aman ha, sakin… Sakin olun. Şimdi değişik virüsler gönderiyorlar.
Mesut vallahi benim suçum yok. Ben gazette.com'a giriyorum,
çıplak kadınlar geliyor. Mesut ne diyorsunuz bu işe?
Ne yapabiliriz? Vallahi bir şey yok, ben bir yere girip çıkmıyorum."



'Dekordan sonra devam'

Sunucu Nevin Şahin ekranda: 'Düşünce Durağı'na hoş geldiniz.
Haftanın ilk gününde…' Cümle bitmeden dekor tam üzerine düşüyor.
Şahin'in toparlama cümleleri:
-- "Ufak bir ara veriyoruz. Dekoru düzelttikten sonra tekrar görüşeceğiz." Benzer bir kaza da Magic Box Star1'de haber sunan spiker Kaan
Yakuphanoğlu'nun başına gelmişti. Sunucunun arkasındaki dekor
düşünce Yakuphanoğlu gülümseyerek,
-- "Canlı yayınlarda bu tür şeyler olabiliyor. Biz kaldığımız yerden yine haberlerimize devam ediyoruz" demiş ama haberin devamını
okurken kendi kendine tekrar gülüp
-- "Haberi yeniden baştan almak istiyorum." yorumunu yapmıştı.


'Tüpün parasını istiyorum'

Yerel bir kanalda, elinde sazla telefondan gelen istek parçalarını
çalan sunucu, telefondaki izleyiciye soruyor:
-- "Hangi parçayı seslendirmemi istiyorsunuz?"
Telefondaki konuk
-- "Ben aldığınız tüpün parasını istiyorum!.. Karınız tüp sipariş etmişti,
patron da parayı almak için ısrar ediyor"
deyince sunucu
kıpkırmızı bir yüzle rejiye yalvarıyor:
-- "Reklama girelim lütfen!.."


Ferman mı, fermuar mı?

Erol Büyükburç, Show TV'de programa fermuarı açık olarak çıkıyor…
-- 'Şarkı Söylemek Lazım'da kocaman bir ferman yaptım' deyince
spiker araya girip
-- 'Ferman mı, fermuar mı?' diye sorunca Büyükburç,
gülerek özür diledi.

Beyaz'ın dişi kırılınca

NTV'de 'Biri Bana Anlatsın' programını sunan
Beyaz, kalemi ısırınca dişini kırdı. Özür dileyerek stüdyodan ayrılan
Beyaz tekrar stüdyoya dönünce partneri Kadir Çöpdemir
-- 'Onun içine sakız koyalım' diye takıldı. Beyaz
-- "Ötekiler de sakızla duruyor' diye karşılık verdi ve yayına eliyle
ağzını kapatarak devam etti. Benzer bir diş olayı da Kuşum Aydın'ın
başına geldi. Canlı yayında takma dişi bir anda ağzından
fırlayan Aydın'ın düşen dişi bulunamadı.


İş kazası…

Kanal D'deki bir maç yayını sırasında ekrana bir anda stüdyodaki
kameranın görüntüleri geldi. Peki görüntüde ne vardı dersiniz:
Stüdyoyu paspaslayan temizlik işçileri… İbrahim Tatlıses'in
İbo Show programına katılan Barbaros Şansal ise söz alarak
aynen şöyle demişti:
-- "19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor
Bayramı'nda bana göre başta Atatürk olmak üzere bütün
Türk kadınları daha güzel…"



Canlı yayına baskın var!

Ege TV Spor Müdürü Suavi Yardımoğlu'nun hazırlayıp sunduğu
"Futbol Dosyası'' programı sırasında, 15 kişi
güvenliği aşarak binaya girip stüdyoyu bastı.
-- "Biz buradayız işte'' diyerek stüdyoya giren ve Karşıyaka lehine
tezahürat yapan grup bardak kırıp, dekora zarar verdikten
sonra stüdyodan ayrıldı.


Canlı yayında araba tacizi
Show TV'de Hamit Özsever'e, Kandil Dağı ile ilgili bilgiler aktaran
muhabir Özgür Çakmakçı yol kenarında bilgiler verirken bir araba
üzerine doğru geliyor ve muhabir korkup vizörden çıkarak kenara kaçıyor.
Sonra tekrar kameranın önüne gelip,
--
"Zaman zaman bize böyle saldırılar oluyor. Pek yayın
yapmamızı istemiyorlar."
diyor.


"Abi kasetleri gönderdim"

Samanyolu Televizyonu'nda ise 1999 Tüpraş yangınında ilginç
bir olay yaşandı. Tüpraş yangınını detaylarıyla anlatan muhabir
haberin arkasında haber spikerine
-- "Abi kasetleri … otobüs firmasıyla gönderdim.
Otogardan bir zahmet aldırın."
dedi.


Heyecan dorukta olunca

TGRT Haber'de Kabil'de bulunan İHA muhabiri Utku Öztürk,
Afganistan genel seçimleri öncesinde değerlendirmede bulunuyor.
Ancak muhabir o kadar çok heyecanlı ki bütün
kelimeler birbirine karışıyor.


Yabancı kanallarda canlı yayın kazaları

Karga karga gak dedi…

Rusya'da canlı yayına bağlanan muhabirin arkasında bir karga
peyda olunca muhabir gülme krizine tutuldu.


Hava durumunda ilginç durum

Rusya'da hava durumunu sunan sunu yayın sırasında mikrofonunu
takmayı unutunca kameraman tarafından sesli olarak uyarıldı.
Yine başka bir kanalda hava durumu sunucusu, yayın sırasında
haritadan hava durumunu aktarırken ekrana hava haritası
yerine kadınlar tuvaleti verilince neye uğradığını şaşırdı
ve tebessüm ederek yayını bitirdi.


İki dekor peşpeşe…

Rusya'da kadın bir sunucu, konuğu ile sohbet ederken dekorun
bir parçası yere düştü. Olayı gülerek anlatmaya başlayan spikerin
kafasına bu kez dekorun diğer parçası düştü. Amerika Birleşik
Devletleri'nde ise haber bülteni sunan kadının kafasına kocaman
bir spot lambası düştü ve sunucu kadın yere yığıldı. Romanya'da
ise konuk spikerle tokalaştıktan sonra dekorun yanındaki iki
metrelik boşluğa düştü.


"Kedilere uygun değilim"


Fox 8 Televizyonu ana haber bülteninde veteriner kliniğinden kucağında
bir kedi ile canlı yayın sunan Kathleen Cochrane'nin yüzünü kedi
tırmaladı. Muhabir
-- "Bura çok hoş kediler var; demek ki ben çok kedilere uygun biri değilim."
diyerek durumu kurtarmaya çalıştı.


Hüzün çok ama ses ince…

Funny TV Live Show'da dramatik bir program sunan sunucu,
karşısındaki konuğun ince sesi karşısında kendini tutamadı. Konuk her
konuşmaya başladığında özürlerle kahkahayı bastı.

Kemal Gülen'i canlı yayında hıçkırık tutunca...

Samanyolu TV'nin haber spikeri Kemal Gülen de birçok kez canlı yayın
azizliğine uğramış. İşte Gülen'in hatırladığı bazı canlı yayın kazaları:


1999'daki Düzce Depremi'nde stüdyoda haber okuyordum. İkinci haberi
okurken sarsıntı başladı. Binanın en altında kapıya en uzak köşede ve
kablolarla bağlıyım. Her şeyin bittiğini zannettiğim andı.
Allah mühlet verdi.

Her gün karşılaştığımız muhabir arkadaşımın adını yayında unuttum.
Canlı bağlantıda ekrandaki ikili kelebekte birbirimizi gördük.
Benim soru sormam lazım, ama ismi aklıma gelmiyor.
Sırtımdan ter döküldü. Önümdeki notlara baktım, telaştan orada da
göremedim. Ve
-- "Bölgedeki muhabir arkadaşımıza dönüyoruz, evet sizi dinliyoruz"
diyerek savuşturdum.

Bir gün haber okurken hıçkırık tuttu. Nefesimi tutuyorum,
su içiyorum yine olmuyor. Tam habere başlıyorum bir hıçkırık geliyor.
Metni berbat ettim. Bazen de hapşırmamak için kendimi nasıl
tutuyorum anlatamam.

Dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile ilgili bir haberi okuyorum.
Başka bir bakanın ismini söyledim. Bant girdiğinde yanlışlığı fark ettim.
Özür dileyip düzeltme ihtiyacı duydum. Tekrar yayına döndüğümüzde
aynı yanlışlığı bir daha yaptım. Utancımdan bir daha düzeltmedim.

Muhabir arkadaşım Fener maçını yorumluyor, ben de işi ehline
teslim etmiş biri olarak dinliyorum. Birden
-- 'Kemal Bey bir şey mi soracaksınız?' deyince elim ayağım
birbirine dolaştı. Yönetmen imdada yetişti,
hemen ilgili bandı girdiler de kurtuldum.

Deprem uzmanı Dr. Ahmet Ercan ile depremi konuşuyoruz. Bana
-- 'kaldır elini' dedi, kaldırdım. Elime bir vurdu,
-- 'İşte böyle oluyor deprem' dedi. Ben sersemledim,
az daha sandalyeden düşüyordum.

Değerli bir hoca soba zehirlenmelerini anlattı, bitirdik ve uğurladık.
Ben haberleri okumaya devam ediyorum. Göz ucuyla baktım,
misafir arkamda dolaşıyor. Nereden çıkacağını karıştırmış.
Şaşkın bakışlar arasında kameramanlara soruyor.
Her şey ekranda ayan beyan görünüyor.
Gülmemek için zor tuttum kendimi.


--
BAZI GRUPLARDA MAİL YOK AYARLI BİLGİNİZE
www.kempos.net
KEMPOSLU GOCA GOFAL
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages