DMSO TEDAVİSİ (Dimethyle Sulfoxide)

44 views
Skip to first unread message

Efil-Efil

unread,
Mar 18, 2009, 1:52:59 PM3/18/09
to Kanser Tedavisi
Odundan elde edilen organik bir kükürtlü maddedir. Dr.Stanley Jacoba
göre, yüzyılımızın, antibiyotik ve kortizon prensiplerinden sonra
keşfedilmiş üçüncü büyük prensibidir.


Özellikleri
Miyelinsiz sinir elyafının iletkenliğini kaldırarak ağrıyı bloke
eder.
Antienflamatuardır.
Antibakteriyel ve fungusittir.
İlaçların zarlardan kolay geçmesini sağlar.
Damar genişletici ve diüretik(idrar söktürücü)tir.
Ca fonksiyonunu durdurarak,kalp kasının yükünü hafifletir.
Haricen hücre yenileyici ve sakinleştiricidir.
Bağışıklığı kamçılar.
Vücutta interferon oluşturucudur.


Kanser tedavisinde DMSO

Houstan'da kanser tedavisi üzerine pek çok çalışma gerçekleştirmiş
olan E.J. Tucker, 1962 yılında kanserli hayvanlar üzerinde yaptığı
deneyler sonucunda DMSO'yu, "hematoksilin" adlı boya maddesi ile
karıştırarak kullandı. Bu karışım tümör kitlesini boyamakla kalmıyor,
aynı zamanda pek çok farklı kanser türünü tedavi ediyordu. Daha sonra
bu yöntem pek çok kanserli hastanın sağlığına kavuşturulmasında
kullanıldı, kullanılmaya da devam ediyor. Basitçe; hematoksilin
maddesi DMSO'yu kanserli organa taşıyarak bu maddenin sorunlu bölgeye
direkt etki etmesini ve zaman içinde kanserin yok edilmesini sağlıyor.
Tedavi, herhangi bir kanser türüne özel de uygulanmıyor. Tüm türler
için kullanılabiliyor. Yıllardır, dünyada pek çok ülkede farklı
enstitü ve kliniklerde başarıyla uygulanmakta, çok önemli sonuçlar
almaktadır.


DMSO tedavisi, kemoterapi ve radyoterapinin aksine, bağışıklık
sistemine zarar vermeden kanseri yok etme üzerinde kurulmuş bir
prensiptir.

DMSO tedavisini destekleyici yöntemler

DMSO tedavisi, kanserli bölgenin yokedilmesini hedefler, kanseri
ortaya çıkaran sebebi ortadan kaldırmaya yöneliktir. Bu tedavi
yönteminin mutlaka bağışıklık sistemine yönelik takviyelerle
desteklenmesi gerekmektedir.


Antikanser diyet

Güvercinleri örnek alın... Çünkü güvercinler kansere yakalanmayan
yegane kuş!


Dr.İlhami Güneral'in kendisine 'rehber' edindiği ünlü uzmanlardan biri
de Dr. Cornelis Moerman. Bu doktorun The Cancer Survivers adlı
kitabından yaptığı alıntıda Dr. Güneral şöyle diyor:

'Dr. Moerman, gerçekte sağlıklı bir insanda kanser oluşmayacağını
ileri sürüyor. Ona göre, insan vücudundaki her hücrede latant, yani
uyuklar durumda bir virüs bulunuyor. Sağlıklı insanda zararsız bir
sembiyant yani zorunlu beraberlikte olan bu mikrop, uzun süren bir
yanlış beslenme sonucu dokuların zayıflaması ve metabolizmanın
bozulmasından ötürü kanser oluşumuna neden oluyor.
Dünyada iki canlının kanserden ölmediği kesinleşmiş durumda:
Köpekbalıkları ve güvercinler. Dr. Moerman, güvercinlerin beslenme
şekillerini değerlendirerek 10 yıllık araştırmaları sonucu şu diyeti
öneriyor:

A vitamini kanseri önler: Taze meyve ve sebzede, yoğun olarak da
zeytinyağında A vitamini var... En çok A vitamini bulunduran sebze ise
karnabahar...
B kompeksi vitaminler kanseri önler... Nobel ödüllü Alman biyokimyacı
Otto Warburg, 'B2-B3 ve B5 karışımı kansere karşı en güçlü koruma
yöntemidir' diyor. Bu vitaminler kuzu ve oğlak ciğerinde var.
C vitamini bağışıklık sistemini güçlendirir. İki kez Nobel ödülü alan
Dr. Linus Pauling, doğru zamanda, yani kemoterapi görmeden günde 10
gram C vitamini alan kanserlilerin almayanlardan 20 misli uzun
yaşadıklarını kanıtladı.
E vitamini DNA tahribatını önler: Ekmekte bol bol var....
Sitrik asit: Limonda bol miktarda var. Kanı sulandırır.
İyod: Bu mineral troid bezinin çalışmasını dengeler. Tuzu az kullanın,
kullanırken iyotlusunu tercih edin...
Demir: Kanda oksijen taşıyan bu pigmenti ihmal etmeyin.
Kükürt: Çok atlanan bir önemli maddedir. Hücreyi yaşatır. Lahana ve
brüksellahanasında bol miktarda bulunur.
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages