Efil-Efil
unread,Mar 18, 2009, 10:25:27 AM3/18/09Sign in to reply to author
Sign in to forward
You do not have permission to delete messages in this group
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to Kanser Tedavisi
Kanserler genellikle ilk ortaya çıktığı dokuya göre adlandırılır.
Akciğer kanseri ilk önce akciğerde başlar. Küçük hücreli akciğer
kanseri akciğer dokularında kanser (habis, kötü huylu) hücrelerinin
bulunduğu bir hastalıktır. Akciğerler göğüs boşluğumuzun büyük kısmını
dolduran koni şeklinde, süngerimsi yapıda bir çift organdır (Şekil 1).
Akciğerlerin başlıca görevi, vücut hücrelerinin artık maddesi olan
karbondioksiti vücuttan atmak ve yaşam için temel gereksinim olan
oksijeni vücuda almaktır. Akciğerler başlıca "bronş" denen hava içeren
tüplerden, "alveol" denen hava keseciklerinden, kan ve akkan (lenf
sıvısı) damarlarından oluşmuştur.
Hücrelerin mikroskop altındaki görüntülerine dayanarak başlıca iki tip
akciğer kanseri vardır: küçük hücreli akciğer kanseri ve küçük hücreli
olmayan akciğer kanseri.
Akciğer Kanseri Ne Kadar Sıklıkta Ortaya Çıkar?
Akciğer kanseri günümüzde bir salgın hastalıktır ve erkeklerde, tüm
dünyada en çok öldüren kanser türüdür. Kardiovasküler hastalıklardan
sonra ölüm nedenleri arasında 2. sırada yer almaktadır. ABD'de
1987'den beri kadınlarda da birinci öldürücü kanserdir. 1996 yılında
ABD'de 64,000 kadın akciğer kanserinden, 44,000 kadın meme kanserinden
ölmüştür. ABD'de akciğer kanseri olgularındaki 1990'lardaki artış,
kadınlarda 1960'lardan sonra ortaya çıkan sigara içme alışkanlığındaki
hızlı artışa bağlıdır. Kadın akciğer kanserlerindeki artışın ABD'de en
azından 2010 yılına kadar devam edeceği, belki bu tarihten sonra
artışın durabileceği tahmin edilmektedir. ABD dışındaki gelişmiş
ülkelerde de hızla birinci neden olmaktadır. Tüm dünya ortalamasına
baktığımızda erkeklerde birinci, kadınlarda meme kanserinden sonra
ikinci sıradadır. Dünya Sağlık Örgütü 1985 yılında gelişmekte olan
ülkelerde 300,000 kadının sigaraya bağlı hastalıklardan öldüğünü,
bunun %21.1'inin akciğer kanserine bağlı olduğunu bildirmiştir.
Her yıl yeni ortaya çıkan hasta sayıları tüm dünyada artmaya devam
etmektedir. 2000 yılında dünyada 2 milyon yeni akciğer kanseri
saptanacağı, bunların %60'ının gelişmekte olan ülkelerde olacağı
hesaplanmaktadır. Artış hızı özellikle kadınlarda daha belirgindir.
Oysa akciğer kanseri XX. YY.'ın başında son derece nadir bir
hastalıktı. Tütünün sigara haline dönüşmesi ve tüketiminin hızla
yaygınlaşması sonucu 1940'larda akciğer kanseri salgını ortaya
çıkmıştır ve bu salgın etkisini, bütün dünyada, artan şekilde devam
ettirmektedir.
Ülkemizde resmi rakamlara göre her yıl 20,000-25,000 yeni akciğer
kanseri hastası ortaya çıkmakta ve bu rakamın 30,000-40,000 kadar
ulaşabileceği düşünülmektedir. Çünkü ülkemizde güvenilir sağlık
istatistikleri yoktur. Ülkemizde akciğer kanserlerinin çoğu erkeklerde
görülmektedir. Kadın: erkek oranı 1: 7-8 civarındadır. Ancak
1980'lerden sonra ülkemizde de kadınlardaki artan sigara tiryakiliği
bu oranı en geç 5-10 yıl içinde kadınlar lehine belirgin şekilde
etkileyecektir. Sağlık Bakanlığı verilerine göre 1983-1989 yılları
arasında ülkemizde kanser sıklığı 32/100.000'dir. Bunun %26'lık
bölümünü ilk sıradaki akciğer kanseri oluşturmaktadır. 1991-1992
verilerine göre solunum sistemi kanserlerinin oranı, tüm kanserler
içinde %43'tür. Yine aynı verilere göre yapılan tahminlerde, gerçek
kanser sıklığı 120-130/100.000 olmalıdır. Akciğer kanserinin bölgelere
göre dağılımına bakılınca sırayla Ege Bölgesi %39.5, Marmara Bölgesi
%26.9, Doğu Anadolu Bölgesi %26.1, Güneydoğu Anadolu Bölgesi %18.2,
Akdeniz Bölgesi %18.1, İç Anadolu Bölgesi %16.6 oranındadır.
Akciğer Kanseri Nedenleri
Akciğer kanserinin başlıca nedeni sigaradır. Tüm akciğer kanserlerinin
%80-90'ı tek başına sigaraya bağlıdır. Risk sigara içme süresi, toplam
içilen sigara, başlama yaşı ve içilen sigaranın tipine göre değişir.
Sigara içen bir kadının akciğer kanserine yakalanma riski içmeyen bir
kadına göre 1.5-153 kat daha fazladır. Ayrıca, aynı miktar sigaraya
maruz kalan kadınların erkeklere göre 1.5-3 kat daha fazla akciğer
kanserine yakalanma riskleri olduğu hesaplanmıştır.
Aktif sigaradan sonra akciğer kanserinin en önemli ikinci risk faktörü
pasif sigara maruziyeti veya diğer isimler olarak çevresel sigara
maruziyeti veya dumanaltı olmaktır. Pasif sigara maruziyetinin tek
başına ortalama 1.2-1.3 kat riski arttırdığı bildirilmektedir.
Ailede akciğer kanseri olması akciğer kanserine yakalanma riskini
arttırmaktadır. Ailede akciğer kanseri olan ve hiç sigara içmemiş bir
kadının akciğer kanseri riski 2.8 kat artmış iken; ailede akciğer
kanseri olmayan ve sigara içen bir kadında bu risk 11.3 kat artmıştır;
ailede akciğer kanseri olan ve sigara içen bir kadında ise bu riskin
30 kat arttığı gösterilmiştir.
Ayrıca asbestos denen tozlarla uğraşan işlerde çalışan kişilerde,
çeşitli kimyasal maddelerle çalışılan iş kollarında çalışanlarda, daha
önce akciğerden hastalık geçiren ve akciğerde nedbe dokusu gelişen
kişilerde akciğer kanseri riski artmaktadır.
Bazı beslenme özelliklerinin de akciğer kanseri riskini
etkileyebileceği bilinmektedir. Ayrıca motorlu taşıtlara, fabrika
bacalarına bağlı hava kirliliklerinin, evlerde uygun olmayan şekilde
odun-kömür yakarak ısınmanın kanser yapıcı maddelerin oluşmasına neden
olduğu gösterilmiştir. Hava kirliliğinin akciğer kanseri riskini
arttırabileceği düşünülmektedir ancak riskin derecesi
belirlenememiştir.
Çevresel radon maruziyetinin de akciğer kanseri gelişimi ile ilişkili
olabileceği, coğrafi olarak akciğer kanseri yüksekliğine yol
açabileceği bilinmektedir.
Küçük hücreli akciğer kanseri genellikle sigara içen veya içmiş olan
kişilerde bulunmaktadır. Bu birliktelik bazı araştırmalarda %98'lere
kadar çıkmaktadır.
Akciğer Kanseri ve Kadın
ABD'de akciğer kanseri kadında da bir numaralı kanserdir. Tüm kanser
ölümlerinin %25'inden sorumludur ve 1996'da 64,300 kadın öldürmüştür.
Kadınlardaki akciğer kanseri ölüm hızları ile sigara içme oranları
arasında parallellik vardır. Toplumda sigara içiminin yaygınlaşması
ile akciğer kanser ölüm hızlarının artışı arasında 15-20 yıl kuluçka
süresi vardır. Kadında akciğer kanseri ölümleri 1960'tan sonra hızla
artmıştır ve artmaya devam etmektedir (Şekil 2). Bu grafiğe göre
ülkemizde bayanlar arasında sigara tiryakiliğinin özellikle son 5-10
yılda çok daha hızla arttığı düşünüldüğünde şekildeki grafiğin şu an
için 1965-70'lerdeki gibi durumunda olduğumuzu, kadınlarda akciğer
kanseri salgınının gittikçe ülkemizde de alevleneceği öngörülebilir.
Sigara içen erkeklere göre sigara içen kadınların küçük hücreli
akciğer kanserine yakalanma riskleri daha fazladır. Erkeklerde risk
11.4-37.5 kat artarken kadında 37.6-86 kat artmaktadır. Sigara tüm
akciğer kanser tipleri için belirgin risk faktörüdür, ancak sigara ile
en güçlü ilişki kadında görülen küçük hücreli akciğer kanseridir.
Kesin olarak kanıtlanmamış olmakla birlikte kadınlık hormonu olan
estrojenin akciğer kanserinin tipi ve bazı özelliklerini
etkileyebileceği ve cinsiyetler arasında akciğer kanseri
farklılıklarından sorumlu olabileceği düşünülmektedir.
Akciğer
Kanseri Belirtileri
Bu hastalıkta şu yakınmalar doktora biran önce gitmek açısından
uyarıcıdır: geçmeyen öksürük veya göğüs ağrısı, solunum sırasında
hırıltı, hışıltı sesleri duyma, nefes darlığı, öksürükle kan veya
kanlı balgam çıkarmak, ses kısıklığı veya boyunda ve yüzde şişlikler
ortaya çıkması. Bundan başka kanser dokusunun göğüs boşluğunda aşırı
büyümesi sonucunda önemli organlara bası yapabilir ve yutma güçlüğü,
kalp yetmezliği gibi bulgular verebilir. Yine kanser hücreleri vücudun
hemen her organına ve dokusuna yayılabilir; beyin, karaciğer, kemik,
böbrek üstü bezleri başta olmak üzere bulunduğu yere göre bulgular
verebilir. Hatta göze bile yayılabilerek görme kayıplarına yol
açabilir. Bundan başka kanser hücreleri yayılmadığı halde
salgıladıkları bazı maddelere bağlı olarak vücutta birçok metabolik ve
hormonal sorunlar yapabilir. Bu hastalıktan kuşkulandığında doktorunuz
bronkoskop denen bir aletle bronşlarınızın içine bakmak isteyecektir.
Bu teste bronkoskopi denir ve genellikle hastane şartlarında yapılır.
Bu test öncesi hastaya lokal uyuşturucu ilaçlar verilir, böylece
geçici bir süre boğazda, nefes borusunda hissetmeme durumu ortaya
çıkar. Bir miktar basınç hissi olabilirse de ağrı hissedilmez. Daha
sonra doktorunuz bronş duvarlarından hücreler veya küçük parçalar
alabilecek ve mikroskop altında kanser hücreleri olup olmadığının
araştırılmasını sağlayacaktır. Bu işleme biyopsi denmektedir.
Bronkoskop ile ulaşılması zor olan akciğer bölgelerinden doku almak
için dışarıdan bir iğne de kullanabilir. Bu işlemde, deride küçük bir
kesi yapılabilir ve kaburgalar arasından iğne yerleştirilir. Bu işleme
iğne aspirasyon biyopsisi denmektedir. Patoloji doktorları mikroskop
ile, herhangi bir kanser hücresi olup olmadığını anlamak için alınan
dokuları incelerler. Test öncesi hastanın acı duymaması için lokal
etkili uyuşturucular kullanılmaktadır.
Hastalıktan kurtulmak (prognoz, sağ-kalım) ve tedavi seçimi, kanserin
evresine (sadece akciğerde mi yoksa başka yere yayılmış mı olmasına)
ve hastanın cinsiyetine ve genel sağlık durumuna bağlıdır.
Akciğer Kanseri Tedavisi
Tüm akciğer kanserli hastalarda tedavi seçenekleri vardır. Dört tür
tedavi kullanılmaktadır.
Cerrahi (kanseri alıp çıkartmak)
Radyasyon (ışın) tedavisi (yüksek-doz x-ışınları veya diğer yüksek-
enerjili ışınlar kullanarak kanser hücrelerinin öldürülmesi)
Kemoterapi (kanser hücrelerini öldürmek üzere ilaçlar kullanılması)
Bitkisel Tedavi (immün sistemi destekleyerek kanserli hücrelerin yok
edilmesi)
Ayrıca, küçük hücreli akciğer kanserinin tedavisinde etkili yeni
tedaviler olup olmadığını araştıran klinik araştırmalar vardır.
Cerrahi, kanser sadece bir akciğer ve en fazla yakınındaki lenf
bezlerine yayılmış durumda ise kullanılabilir. Küçük hücreli akciğer
kanseri genellikle sadece bir akciğerde bulunmadığından cerrahi
nadiren kullanılabilmektedir. Ancak cerrahi bazen hastada kesin olarak
hangi kanserin bulunduğunu anlamak için de kullanılabilmektedir. Eğer
cerrahi yapılırsa doktor şu operasyonlardan birini yapacaktır:
Sadece küçük bir akciğer kısmını çıkaran kama tarzı kesiler (wedge
rezeksiyon).
Lobektomi ameliyatında akciğerin bir lobunun tamamı çıkarılır.
Pnömonektomi denilen ameliyatlarda bir akciğerin tamamı çıkarılır.
Cerrahi sırasında doktor kanser olduğunu gördüğü lenf bezelerini de
çıkarabilir.
Radyasyon tedavisinde kanser hücrelerini öldürmek ve tümörü küçültmek
için x-ışınları veya diğer yüksek-enerjili ışınlar kullanılır. Küçük
hücreli akciğer kanserinde genellikle vücut dışındaki bir cihaz
aracılığıyla yapılır (dıştan ışın tedavisi). Bu tedavi hem
akciğerlerdeki hem de vücudun diğer yerlerine yayılan kanser
hücrelerini öldürmek için kullanılır. Işın tedavisi beyinde kanser
gelişmesini önlemek için de kullanılabilir. Buna koruyucu beyin
ışınlaması denir. Bu koruyucu beyin ışınlaması beyin fonksiyonlarını
etkileyebileceğinden doktor hastaya böyle bir tedaviye karar vermesi
için yardım edebilir. Işın tedavisi tek başına, cerrahi ile ve/veya
kemoterapi ile birlikte kullanılabilmektedir.
Kemoterapi küçük hücreli akciğer kanserinin tüm evrelerinde ençok
kullanılan tedavi yöntemidir. Kemoterapi haplar şeklinde veya iğne
aracılığıyla damar veya kaslara verilerek de uygulanabilir. Kemoterapi
bir sistemik tedavi olarak da bilinir, çünkü verilen ilaç kan
dolaşımına girerek tüm vücudu dolaşır ve akciğerler dışındaki örneğin
beyindeki kanser hücrelerini de öldürebilir.
Evreye göre tedavi
Küçük hücreli akciğer kanserinde tedavi hastalığın evresine, hastanın
yaşına ve genel sağlık durumuna bağlıdır.
Eski araştırmalardan etkili olduğu gösterilmiş standard kemoterapiler
kullanılabilir veya bir klinik araştırma protokolünde bulunmak gündeme
gelebilir. Çoğu hasta standard kemoterapiler ile iyileştirilemez ve
bazılarında beklenenden daha fazla yan etki ortaya çıkar. Bu
nedenlerle daha iyi kanser tedavileri bulmak için klinik araştırmalar
yapılmaktadır ve bunlar en son klinik bilgilere dayanmaktadır. Şu anda
kliniğimizde küçük hücreli akciğer kanserinde deneysel bir tedavi
uygulanmamaktadır.
Bitkisel
Akciğer Kanseri Tedavisi
Tüm akciğer kanserli hastalarda tedavi seçenekleri vardır. Klasik Tıp
da dört tür tedavi kullanılmaktadır. Zira Klasik Tıbbın yetersiz
kaldığı Akciğer Kanseri tedavisinde Alternatif bitkisel tedavi
metodları devreye girmektedir. Alternatif bitkisel akciğer kanseri
tedavisinde türkide ve dünyada en yüksek başarı oranına XP TONIC SLS
sahiptir.