FİİLİ DURUMUNUZA DA, ÇOBANLIK SİSTEMİNİZE DE,
GEÇMİŞİNİZE DE, GELECEĞİNİZE DE HAYIR!
Mecliste, AK Parti ve MHP milletvekillerinin, rezillik, sefillik ve çirkeflikte gösterdikleri üstün gayretle geçen anayasa değişikliği paketi ile adına “partili cumhurbaşkanlığı sistemi” denen çobanlık sisteminin referanduma götürülmesi sağlandı.
Emperyalist efendileri adına kâhyalık yaptıkları bu ülkeyi bir çiftlik olarak gördüklerini; kendi koydukları hiçbir yasaya uymadıklarını; derin bir halk korkusu ile yaşadıklarını daha net ifade edemezlerdi.
Türkiye de içinde olmak üzere, bölgemizde halkların kanı üzerinden yürüyen emperyalist paylaşım savaşında, efendileri adına yaptıkları tetikçilik ve gözlerini kör eden Kürt düşmanlığı ile boğazlarına kadar batağa saplanmış ne yapacaklarını bilemez hâldedirler.
Emperyalist paylaşım savaşının yarattığı vahşet ve kaos içinde, kendi geleceğine sahip çıkan işçi-emekçilerin, halkların yükselen mücadelesi uykularını kaçırmaktadır.
Yönetme krizi içinde, sömürü, yağma, talan, kan ve gözyaşından başka hiçbir şey vadedemez hâle geldikçe, halkların yükselen mücadelesini bastırmak için daha fazla şiddet, daha fazla baskı, daha fazla savaş ve ölüm dışında bir çare bulamıyorlar.
Referanduma taşınan “anayasa değişikliği paketi” de bunun en büyük kanıtıdır. Bu ülkeyi sömürü ve zulümle, onlarca yıldır yönettikleri gibi yönetmekte zorlanıyorlar. O yüzden 7 Haziran seçimlerinden bu yana fiilî olarak sürdürdükleri tek adam yönetimini, fiilî başkanlık ya da çobanlık sistemini yasal hâle getirmeye çalışıyorlar.
Böylece olağanüstü hâl yönetimini kalıcılaştırıp, olağan hâle getirmeye çalışıyorlar.
Yönetme krizi içinde çözülen devlet yapısını bu sayede ayakta tutmaya, ırkçı-mezhepçi bir temelde bir çete devlet olarak yeniden inşa etmeye çalışıyorlar.
Bu referandumla;
Referandumda bize dayatılan ve oylanacak olan budur!
Biz işçi-emekçilere, halklara dayatılan bu tabloya itiraz eden, boyun eğmeyen herkesi; “Artık yeter, biz varız! Kendi kaderimizi biz belirleyeceğiz!” diyerek mücadeleye çağırıyoruz.
Gezi Direnişi’nde başlattığımız, 7 Haziran seçimlerinde büyüttüğümüz umudu sahiplenmeye, çoğaltmaya ve örgütlemeye çağırıyoruz.
Bu gidişata dur demenin ilk adımı, referandumda güçlü bir HAYIR’ın örgütlenmesi olacaktır.
“Hayır Meclisleri”nde, “Hayır Komiteleri”nde örgütlenerek, burada olduğumuzu; çoğunluk olduğumuzu ve geleceğimize sahip çıktığımızı gösterelim.
Meclisler ve komiteler yoluyla, seferberlik içinde, bu ülkenin gerçeğini, yapılmak isteneni, toplumun tüm ezilen, yok sayılanlarına anlatalım, Hayır’a ikna edelim.
Referandumun sonucu ne çıkarsa çıksın, kendimizi ve toplumu örgütleyerek atacağımız her adım, kendi geleceğimize sahip çıkmanın bir zemini olacaktır.
Gezi Direnişi ve 7 Haziran seçimlerinde ortaya çıkan, insanca ve onurumuzla, kardeşçe yaşayacağımız bir ülke/dünya için; elimizden gelenin en fazlasını yapmak için kendimizi ortaya koyalım.
Fiilî duruma da, çobanlık sistemine de, geçmişlerine de, geleceklerine de HAYIR!
Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!
KALDIRAÇ
31.01.2017