Fwd: KALDIRAÇ Referandum açıklama

1 view
Skip to first unread message

kaldıraç ankara

unread,
Feb 1, 2017, 5:20:04 AM2/1/17
to kaldrac-...@googlegroups.com

Kaldıraç Dergisi Ankara
İnsan Tarihin Öznesidir, Değişir Değiştirir.
Meşrutiyet Mah. Selanik Cad.No:48/10 Çankaya
Tel:0312 666 50 21
Kızılay/ANKARA


---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
Gönderen: Kaldıraç Dergisi <kaldir...@gmail.com>
Tarih: 31 Ocak 2017 11:42
Konu: KALDIRAÇ Referandum açıklama
Alıcı: kaldıraç ankara <kaldira...@gmail.com>, kaldirac izmir <kaldir...@gmail.com>, kaldıraç'tan öğrenciler <kaldiracta...@gmail.com>, Kaldıraç Adana <kaldira...@gmail.com>, "akadersubele...@gmail.com" <akadersubele...@gmail.com>, AKA-DER Kızılay <akader.an...@gmail.com>


FİİLİ DURUMUNUZA DA, ÇOBANLIK SİSTEMİNİZE DE,

GEÇMİŞİNİZE DE, GELECEĞİNİZE DE HAYIR!


Mecliste, AK Parti ve MHP milletvekillerinin, rezillik, sefillik ve çirkeflikte gösterdikleri üstün gayretle geçen anayasa değişikliği paketi ile adına “partili cumhurbaşkanlığı sistemi” denen çobanlık sisteminin referanduma götürülmesi sağlandı.


Emperyalist efendileri adına kâhyalık yaptıkları bu ülkeyi bir çiftlik olarak gördüklerini; kendi koydukları hiçbir yasaya uymadıklarını; derin bir halk korkusu ile yaşadıklarını daha net ifade edemezlerdi.


Türkiye de içinde olmak üzere, bölgemizde halkların kanı üzerinden yürüyen emperyalist paylaşım savaşında, efendileri adına yaptıkları tetikçilik ve gözlerini kör eden Kürt düşmanlığı ile boğazlarına kadar batağa saplanmış ne yapacaklarını bilemez hâldedirler.


Emperyalist paylaşım savaşının yarattığı vahşet ve kaos içinde, kendi geleceğine sahip çıkan işçi-emekçilerin, halkların yükselen mücadelesi uykularını kaçırmaktadır.


Yönetme krizi içinde, sömürü, yağma, talan, kan ve gözyaşından başka hiçbir şey vadedemez hâle geldikçe, halkların yükselen mücadelesini bastırmak için daha fazla şiddet, daha fazla baskı, daha fazla savaş ve ölüm dışında bir çare bulamıyorlar.


Referanduma taşınan “anayasa değişikliği paketi” de bunun en büyük kanıtıdır. Bu ülkeyi sömürü ve zulümle, onlarca yıldır yönettikleri gibi yönetmekte zorlanıyorlar. O yüzden 7 Haziran seçimlerinden bu yana fiilî olarak sürdürdükleri tek adam yönetimini, fiilî başkanlık ya da çobanlık sistemini yasal hâle getirmeye çalışıyorlar.


Böylece olağanüstü hâl yönetimini kalıcılaştırıp, olağan hâle getirmeye çalışıyorlar.


Yönetme krizi içinde çözülen devlet yapısını bu sayede ayakta tutmaya, ırkçı-mezhepçi bir temelde bir çete devlet olarak yeniden inşa etmeye çalışıyorlar.


Bu referandumla;

  • Irkçılık ve mezhepçilik üzerine inşa edilmiş, içeride ve dışarıda savaş politikalarına onay istiyorlar.
  • Açlık sınırının altında asgarî ücretlerle sefalet içinde, bir gelecek beklemeden çalışmaya ve yaşamaya boyun eğmemizi istiyorlar.
  • İstikrar diyerek yarattıkları kaos ortamında tepetaklak olan ekonominin sorumlusunun, bütün duyu organları ile takip ettikleri emperyalist efendilerinin “üst aklı” olduğuna inanmamızı istiyorlar.
  • Her yıl binlerce işçinin iş cinayetlerinde katledilmesini, “işin fıtratı” olarak, olağan karşılamamızı istiyorlar.
  • Kadın cinayetlerinin, kadına karşı şiddetin, bu toplumun “milli kültürü” olarak benimsenmesini istiyorlar.
  • Çocuklarımızın yurtlarda tecavüze uğramasına, yakılmasına, okullarda her geçen gün daha da artan oranda nefretle doldurulup robotlaştırılmasına destek istiyorlar.
  • Doğamızın, kentlerimizin rant uğruna sınırsızca yağmalanmasına alkış tutmamızı, onlar için ellerimizi ovuşturmamızı istiyorlar.
  • Hırsızlıklarına, yolsuzluklarına, bizim vergilerimizle yapılan rant kapısı köprülere, yollara, “çalıyorlar ama çalışıyorlar” diyerek yürekten destek vermemizi, hatta övünmemizi istiyorlar.
  • En yakınımızdaki komşumuzdan başlayarak, birbirimize düşman olarak bakmamızı, onlar için ölmemizi ve öldürmemizi, sorgusuz sualsiz birbirimizi boğazlamamızı istiyorlar.
  • Yarınımızdan emin olmadan, hiçbir gelecek umudu taşımadan, her gün ne şekilde öleceğimizi bilmeden nefes alıp vermemizi, adına yaşamak diyerek sürdürmemizi istiyorlar.
  • Tüm bunlara karşı çıkan, itiraz edenlere onların gözü ile bakmamızı, yapılan her zulme onay vermemizi istiyorlar.
  • Kendileri hiçbir hukuk tanımazken, bizim; onların, hatta tek bir adamın, “başçoban”ın ağzından çıkan her sözü, hikmetinden sual olunmaz kanun olarak tanımamızı istiyorlar.

 

Referandumda bize dayatılan ve oylanacak olan budur!

 

Biz işçi-emekçilere, halklara dayatılan bu tabloya itiraz eden, boyun eğmeyen herkesi; “Artık yeter, biz varız! Kendi kaderimizi biz belirleyeceğiz!” diyerek mücadeleye çağırıyoruz.

 

Gezi Direnişi’nde başlattığımız, 7 Haziran seçimlerinde büyüttüğümüz umudu sahiplenmeye, çoğaltmaya ve örgütlemeye çağırıyoruz.

 

Bu gidişata dur demenin ilk adımı, referandumda güçlü bir HAYIR’ın örgütlenmesi olacaktır.

 

“Hayır Meclisleri”nde, “Hayır Komiteleri”nde örgütlenerek, burada olduğumuzu; çoğunluk olduğumuzu ve geleceğimize sahip çıktığımızı gösterelim.

 

Meclisler ve komiteler yoluyla, seferberlik içinde, bu ülkenin gerçeğini, yapılmak isteneni, toplumun tüm ezilen, yok sayılanlarına anlatalım, Hayır’a ikna edelim.

 

Referandumun sonucu ne çıkarsa çıksın, kendimizi ve toplumu örgütleyerek atacağımız her adım, kendi geleceğimize sahip çıkmanın bir zemini olacaktır.

 

Gezi Direnişi ve 7 Haziran seçimlerinde ortaya çıkan, insanca ve onurumuzla, kardeşçe yaşayacağımız bir ülke/dünya için; elimizden gelenin en fazlasını yapmak için kendimizi ortaya koyalım.

 

Fiilî duruma da, çobanlık sistemine de, geçmişlerine de, geleceklerine de HAYIR!

 

Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!

 

KALDIRAÇ

 

31.01.2017

 

                                                  

 

 

 

                                                  

 

 


--
"İnsan, tarihin öznesidir; değişir, değiştirir."

Referandum_Kaldıraç açıklama.doc
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages