Bu mesaj, birçok e-posta adresine gönderilmiş, ancak adresler gizlenmiştir.
“İşte bu Kur’an, indirdiğimiz mübarek bir Kitab’dır; artık ona tâbi olun ve (günahlardan) sakının ki merhamet olunasınız” (En’am/155)
(Bu Kur'an,) Ayetlerini, iyiden iyiye düşünsünler ve temiz akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir Kitap'tır. (Sad/29)
“Kur'an'ı iyiden iyiye düşünmezler miydi? Yoksa birtakım kalpler üzerinde kilitler mi vurulmuş?” (Muhammed/24)
“(Kıyâmet günü (kendine zulmeden kimse):
“Vay hâlime! Keşke ben falanca (kötü kişi)yi dost edinmeseydim!
Yemin olsun ki, o (kötü kişi) beni zikirden (Kur’an)’dan saptırdı” der.
Şeytan ise, o gün insanı yardımsız bırakır.
Peygamber (de): ”Ey Rabbim, Doğrusu kavmim bu Kitâb’ı ortada/terk edilmiş olarak bıraktılar” der. (Furkan/28-30)
“Yâ men bid’dünyâhu’ş-tegal,
Ey dünya meşgaleleri ile oyalanan zavallı insan,
Kad garrahu tûl’ul-emel.
Upuzun bir ömür ümidiyle aldandın.
Evelem yezel fî gafletin,
Yetmez mi artık bunca gaflet ve umursamazlığın,
Hattâ denâ minhu’l-ecel.
Bak yaklaştı ötelere yolculuk zamanın.
El-mevtu ye’ti bağteten,
Unutma, ölüm çıkıp gelir bir gün ansızın,
Ve’l-kabru sundûku-l amel.
Seni bekleyen kabir bir amel sandığıdır.
Isbir alâ ehvâlihâ,
Öyleyse, kov dünya endişelerini ve (Allah’a itaat ve ibadette) sabra sığın,
Lâ mevte illâ bi’l-ecel.
Ecelin dolup da yolculuk anın gelene dek, hâlâ var bir fırsatın.”