{Kadin Muhendisler, Mimarlar...Aylik Bulteni} Mayıs 2012
14 views
Skip to first unread message
Kadin Muhendisler
unread,
May 30, 2012, 4:32:37 PM5/30/12
Reply to author
Sign in to reply to author
Forward
Sign in to forward
Delete
You do not have permission to delete messages in this group
Copy link
Report message
Show original message
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to kadin_muhendisler, kadinmuhend...@googlegroups.com, tmmob-...@googlegroups.com, tm...@tmmob.org.tr
Mayıs 2012 Bülteni
Merhaba,
Kadın cinsine karşı vandallığın en açık tezahürünü yaşadığımız
günlere denk geldi bültenimizin çıkışı. Ülkemizin başbakanı kürtaj ve
sezaryen'e karşı savaş açtı ve yetkililer hemen harekete geçtiler, Abd
muhafazakarlığının simgesi olan kürtaj karşıtlığıyla taçlandırdılar
mescitli gökdelenlerini. Kadın için zaten zor bir konu olan kürtajın
cinayet olduğu yanılsaması yaratılmak isteniyor toplumda. Aradan onca
zaman geçmesine karşın hesabını veremediği katliamın adını "her kürtaj
bir Uluderedir" diye ağzına alabildi başbakan. Gerekmeyen durumlarda da
sezaryen uygulamasının nedeni sağlık sisteminin paralı olması değilmiş
gibi, bundan kendisi sorumlu değilmiş gibi, rahat rahat sezaryen'e karşı
olduğunu söyleyebildi. Tepkiler gecikmedi elbette. İlk cevabı
Dolmabahçe'de feminist hareketten aldı başbakan. Tepkiler artarak devam
ediyor, edecek. Kürtajla ilgili Özdeş arkadaşımız yazdı bültene.
1990'larda "ailenin güçlendirilmesi" amaçlı kanun hükmünde
kararname gündeme geldiğinde tepesi atan ve eyleme geçen kadınlardan
birisi de meslektaşımız inşaat mühendisi Saadet Arıkan Özkal'dı. 19
nisan perşembe günü uğurlandı yıldızlara. "Yoksa kadın çocuk
doğurmalıdır mantığıyla, istemediğimiz çocukları devlet eliyle doğurmaya
zorlanmak mı demek? Koca iznine bağlı kürtajın yeniden tümüyle
yasaklanması mı demek?" diye soruyordu arkadaşlarıyla birlikte
yaptıkları basın açıklamasında.
2005 Dünya kadın yürüyüşü Türkiye ayağının örgütlenmesi, kamusal
alanda kılık kıyafet yönetmeliğinin değişmesi, Novamed Direnişi'nin
Dünya ve Avrupa sendikal hareketiyle kadın dayanışmasının örülmesi
eylemlerinden tanıdığımız Sevgi Göyçe 14 mayıs pazartesi günü uğurlandı
yıldızlara. Vasiyeti üzerine kadınların omzunda taşındı Sevgi.
Hatırlarsınız, "kadınların kullanımı için pembe metrobüs
istiyoruz" diyerek imza kampanyası başlatmıştı Saadet Partisi. İpek
arkadaşımız yazdı "metrobüsün cinsiyeti"ni.
1 Mayıs'ta taleplerimizle alanlardaydık. Emek ve meslek
örgütlerinden kadınlar olarak kazancı yokuşunda, 1 Mayıs'a yaptığımız
çağrıyı okuyabilirsiniz.
İşten atılan ve direnen Hey Tekstil işçilerinin direnişine
destek ziyareti yapıldı. Katılanlardan Selma arkadaşımız paylaştı duygu
ve düşüncelerini.
Erkek egemenliğine karşı kadın dayanışmasını büyüten Fethiye
davasının yedincisi duruşmasına katılan Beyza arkadaşımız yazdı: "Bu
dava böyle bitmez".
Bu bültenimizde de devam ediyoruz TMMOB'li kadınlarla
söyleşimize. Özlem, Gurbet, Pınar ve Emine arkadaşlarımız yanıtladılar
sorularımızı.
8 Nisan'da Mobbing (Yıldırma) ve başa çıkma yöntemleri
atölyesinde buluşmuştuk. Beyhan ve Behice arkadaşlarımız paylaştılar
izlenimlerini.
İnatla Tekrar Ediyoruz: Benim Bedenim! Benim Seçimim!
İktidarın doğum yöntemi dahil kadın bedeniyle ilgili her
konuda görüş bildirdiği, görüş bildirmekten öte müdahaleye hazırlandığı
bir döneme girdik. Yakında doğum kontrol yöntemleri ile ilgili
önerilerini de dinleriz diyeceğim ama bu bile iyimser bir senaryo olur.
Zira en az üç çocuk yapılmasını buyurmalarından yola çıkarsak, doğum
kontrol yöntemi önermek bir yana, doğum kontrol yöntemlerine erişimi
güçleştirmelerini beklemeliyiz.
devamı. Özdeş Bodur, Gıda Mühendisi
Fethiye
davasının yedinci duruşması 27 Nisan günü görüldü.Kadınların inat,
ısrar, mücadele ve dayanışma içinde yürüttüğü bir tecavüz davasının daha
sonuna gelindi.
Kendi deyimiyle "Tamam, bu korkunç şiddeti ben yaşadım. Ama ya 14-15
yaşında, hiçbir dayanağı olmayan, bu mücadeleyi sürdürme olanağı olmayan
bir kız çocuğu yaşasaydı, bunun üstesinden gelemeseydi?" sorusunun
üzerine, tüm cesaretini toplayıp mücadele sürecine giren ve ancak 4 yıl
sonra davayı açtırabilen genç kadına Türkiye'nin her yerinden kadınlar
el uzattılar.
devamı. Beyza Metin, Elektrik Mühendisi
Bu bültenimizde TMMOB'li kadınlarla söyleşimize devam ediyoruz.
Çeşitli odalarda şube yönetiminde görev alan kadın arkadaşlarımız sorularımızı yanıtladı. İyi okumalar.
devamı.
Metrobüsün Cinsiyeti Evvel zaman içinde de İstanbul Belediyesi iken
kadınlara mahsus otobüs koyulması ile ilgili tartışmalar kent tarihinde
yerini almıştı. "Saadet Partisi toplu taşıma araçlarındaki taciz
olaylarına karşı önerdiği kadınlara özel pembe metrobüs projesine destek
bulmak için imza kampanyası başlattı." yakın zamanda bu çarpıcı haber
ve metrobüs duraklarına asılan pankartlarla hepimiz, yeniden kadınlara
mahsus metrobüs talebiyle haşir neşir olduk. Toplu taşıma politikaları
ve bu bağlamda kavramsal olarak metrobüs aldatmacası, toplumsal cinsiyet
ve taciz pratiklerimiz bizi ne yana düşürür?
devamı.
İstanbul Emek ve Meslek Örgütlerinden Kadınlar'la birlikte HEY Tekstil
işçilerini ziyaret etmek için toplandığımızda, 81 gündür direnen
işçileri ziyaret edeceğiz diye çok heyecanlıydım. Çoğu sendikasız, 420
işçinin işten atılmasıyla başlayan süreçte, yüze yakın işçinin günlerdir
onca baskıya rağmen, direniyor olması geleceğe dair umutlarımı
artırmıştı. 27 Nisan 2012 saat 11.00 de Taksim AKM önünde
toplandığımızda, gelen arkadaşlarla birlikte araçta yerimizi aldık ve
Mahmutbey'e doğru yol almaya başladık.
devamı. Selma Eroğlu, Makina Mühendisi
Kadın Mühendisler Mobbing Atölyesinde Buluştu
Küçük çocuklu çalışan bir anne ne
yapa(bilir)r. İşe gider-eve gider. İşe gider-eve gider. İşe-gider-eve
gider. İşe gider-eve gider.
Bunu sizi sıkacak kadar çoğaltabilirim. devamı. Beyhan Tayat Orman ve Behice Çağlar
Emek ve Meslek Örgütlerinden Kadınların 1 Mayıs Çağrısı
DİSK,
KESK, TMMOB, TTB ve Sendikal Güç Birliği'nden kadınların bir araya
gelerek oluşturduğu, İstanbul Emek ve Meslek Örgütlerinden Kadınlar, 26
Nisan 2012, saat 19.00 da Galatasaray Meydanı önünde bir araya gelerek,
ellerinde karanfil ve pankartlarla Kazancı Yokuşu'na yürüyüş
düzenlediler. Yürüyüş sırasında sık sık "Güvenceli iş, şiddetsiz yaşam
istiyoruz",
"Görünmeyen emek sesini yükselt", "Yaşasın 1
Mayıs, yaşasın kadın dayanışması",
"Her kadına iş, her işyerine kreş", "1
Mayıs'ta 1 Mayıs meydanındayız", "Esnek değil, güvenceli iş",
"Bijî yek gûlan" sloganlarını atan kadınlar,
Taksim meydanına gelmeden önce karşılaştıkları Nükleer protestosuna da
"Nükleere inat, yaşasın hayat" sloganları
atarak destek verdiler...
devamı.
-- Kadın Mühendisler, Mimarlar, Şehir Plancılar, Fen Bilimciler ve Teknik Elemanlar